İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/538 E. 2023/3817 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekaletnamede özel yetki↗ mirasın reddi↗ özel yetki↗ ödeme planı↗ vekalet sözleşmesi↗ kefalet limiti↗ akdi faiz↗ kefalet sözleşmesi↗ hesap kat↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ itirazın iptali davası↗ bsmv↗ maddi hata↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ mirasçılık↗ iş bölümü↗ kefalet↗ kötü niyet tazminatı↗ muvafakat↗ genel kredi sözleşmesi↗ iptal davası↗ işlemiş faiz↗ vade↗ kefil↗ kötü niyet↗ temerrüt faizi↗ esastan ret↗ yetki↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dosya masrafı↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ ibraz↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2016/2066 E., 2019/279 K.
Taraflar arasındaki itirazın davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı asıl borçlular Zengibar İnş. Nak. Taah. Mad. Oto. Tur. Gıda Tek Tic. ve San. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde davalıların murisi Mehmet Terzi'nin kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen ödenmeyen kredi borcunun tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini, takibe konu kredi sözleşmesinin...adına vekili ... tarafından imzalandığını, davalıların mirası reddetmediklerini, borçtan sorumlu olduklarını ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kredi sözleşmede davalıların murisinin imzası olmadığını, murisin vermiş olduğu vekaletnamede vekilin borçlandırma yetkisinin olmadığını, ayrıca böyle bir vekaletin de olmadığını, davalıların murisinin 2005 yılından beri kısmi felç hastası olduğunu, ayırt etme yeteneğinin bulunmadığını, takip kefalete dayanmakta ise de kefilliğin şartları olan kendi el yazısı ile yazılmış olan kefalet limiti, kefil olunan tarih, kefil olunan sözleşmenin önceden teslim edilerek incelendikten sonra imzalattırılmış olması ve eşinin de kefalete muvafakat vermiş olması şartlarının gerektiğini, davalıların mirasın reddi için davası açtığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile genel kredi sözleşmesinde davalıların murisi ...'nun kefil olduğu, sözleşmenin imzalandığı tarihte 818 sayılı Borçlar Kanunu'da (818 sayılı Kanun) kefalet sözleşmesi için vekalet sözleşmesinde özel yetki gerektiren bir düzenleme bulunmadığı, kefalete ilişkin hükümlerinin el yazısı ile olması ve eş rızasının bulunmasının da düzenlenmediği, bu nedenlerle sözleşmenin geçerli olduğu, takip dosyasında %39 oranında işletilen faizde faiz oranının yerinde olduğu, ancak işlemiş faizin %39 oranına göre 229.889,28 TL olduğu ve bu miktar üzerinden hesaplanan %5 BSMV'nin de 11.494,46 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin 379.616,26 TL asıl alacak 229.889,28 TL işlemiş faiz, 11.494,46 TL BSMV, 10.283,94 TL masraf üzerinden devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporu dikkate alınarak karar verildiğini, bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazların dikkate alınmadığını, 30.05.2018 tarihli ön raporda her ne kadar ana para alacak bakiyesi 379.616,26 TL olarak belirtilmişse de 31.10.2014 kat tarihli kredi borçlusunun ait takibe esas ana para alacak bakiyesinin banka kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde 379.962,26 TL olarak tespit edildiğini, bu durum bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ifade edilmesine rağmen değerlendirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların muris...tarafından dava dışı ...' ye verilmiş olan vekaletname ile miras bırakanın borçlandırıldığını, dava dışı vekilin sözleşmeye ibraz ettiği vekatnamenin davalıların miras bırakanını borçlandırmaya yeterli olmadığını, yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, 6098 Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 504 üncü maddesi gereğince vekaletnamede özel yetki olmadığı takdirde vekilin kefil olamayacağının düzenlendiğini, davacı ile dava dışı Zengibar İnşaat Nak. Taah. Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşmenin ön kısmında düzenleme tarihi yazan bölümde 6098 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden bir gün öncesinin tarihinin bulunduğunu, sözleşmenin o tarihte yapılıp yapılmadığının müvekkilleri tarafından bilinmediğini, bununla birlikte davalıların miras bırakanı tarafından dava dışı Abdulvahap Terziye verilen vekaletnamede vekilin asil adına borçlanmaya yetkili olduğu belirtilmiş olsa da üçüncü kişilerin bankadan alacakları krediye kefil olma yönünde bir yetki içerir irade beyanı olmadığının da kesin olduğunu, 6098 sayılı Kanun'unun yürürlük tarihinden önce imzalanan sözleşmelerde kefaletin vekaletle yapılması halinde vekalet verenin açık bir irade beyanı olmadan üçünçü kişilerin borçlarına kefil olmayacaklarını, İlk Derece Mahkemesinin bu hususu göz ardı ederek vekalet hükümlerini dikkate almadan sadece kefalet hükümlerini dikkate alarak davanın kabulüne karar verdiğini, yine 818 sayılı Kanun'un 484 üncü maddesinde vekalette kefilliğin sınırını gösteren bir miktar olmayan bir vekalete dayanılarak yapılan kefalet sözleşmesinin de geçerli olmayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarının 379.616,26 TL olduğu, itirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğundan İlk Derece Mahkemesince icra takibinde belirtilen asıl alacak miktarının esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı 818 sayılı Kanun'un 388 inci maddesinde vekilin kefalet sözleşmesi imzalayabilmesi için özel yetki aranmadığı, davalıların murisi Mehmet Terzi'nin ...'ye verdiği vekaletnamede çok geniş yetkiler verildiği, davacı banka ile yapılan kredi sözleşmesindeki kefaletin davalılar murisi yönünden geçerli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl alacağa faiz hesaplaması yapılırken bilirkişi tarafından hataya düşüldüğünü, asıl alacağa faiz işletilerek hesap kat tarihi ile takip tarihi arasındaki işlemiş faiz hesabı yapıldığını, hesap kat tarihine kadar olan ve ödenmeyen geri ödeme planındaki faiz ile ödeme planına göre taksit ödemelerinden kaynaklı işlemiş faiz miktarları hesap edilmediğini, icra takip dosyasında talep edilen faiz miktarı toplamının içerisinde hesap kat tarihi ile takip tarihi arasındaki işlemiş faize ek olarak ödeme planındaki ve ödenmeyen taksitlere ilişkin faiz ile akdi faiz de talep edildiğini, bilirkişi raporunda taksit ödemelerindeki faiz ile akdi faiz hesaplanmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalıların murisinin dava dışı şirketle imzalanan genel kredi sözleşmesine kefaletinden kaynaklanan alacağa istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dava, davalıların murisinin dava dışı şirketle imzalanan genel kredi sözleşmesine kefaletinden kaynaklanan alacağa istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının bilirkişi raporuna yaptığı itiraz dikkate alınmamıştır. Kredi taksitlerinin ödemelerinin vadesine kadar akdi faiz, vade tarihlerinden itibaren temerrüt faizi hesaplanıp davacının alacağının takip tarihi itibariyle belirlenmesi gerekirken ve bu husus bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde ileri sürüldüğünden, bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, itiraza yönelik inceleme yapılmadan eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2. Karar başlığında davalı görünen ... veraset ilamında muris Mehmet Terzi'nin mirasçısı olmadığı gibi asaleten dava da edilmediğinden ve hakkında icra takibi de bulunmadığından karar başlığında gösterilmesi maddi hataya dayandığından ve mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre bozma sebebi yapılmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9113 E. 2012/16167 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporu dikkate alınarak karar verildiğini, bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazların dikkate alınmadığını, 30.05.2018 tarihli ön raporda her ne kadar ana para alacak bakiyesi 379.616,26 TL olarak belirtilmişse de 31.10.2014 kat tarihli kredi borçlusunun ait takibe esas ana para alacak bakiyesinin banka kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde 379.962,26 TL olarak tespit edildiğini, bu durum «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde ifade edilmesine rağmen değerlendirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Kredi taksitlerinin ödemelerinin vadesine kadar «akdi faiz», «vade» tarihlerinden itibaren «temerrüt faizi» hesaplanıp davacının alacağının takip tarihi itibariyle belirlenmesi gerekirken ve bu husus «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde ileri sürüldüğünden, bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, itiraza yönelik inceleme yapılmadan «eksik inceleme» sonucu karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… ncak, dava dilekçesinde ve yargılama aşamalarında davacı yan miras bırakanın ölümünden sonraki kredi borcu taksitleri nedeniyle tahsil talebinde bulunduğu, kredinin «son» taksit tarihinin ise dava açılmadan önceki bir tarih olduğu, temyiz dilekçesinde ise murisin ölümünden sonraki taksitlerin davacı tarafından ödendiği iddia edilmiş olup, bu ödemelerin yapılıp yapılmadığı araştırılması ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · ödeme emri · ihtar · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kredi borçlusunun vefatı nedeniyle ödenmeyen kredi taksitlerinin ödenmesi için dava dışı banka tarafından, davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığına, bankanın taksitlerin ödenmesi konusunda herhangi bir «ihtar», «ödeme emri» ile davacıdan talepte bulunduğuna dair bilgi ve belge olmadığı gerekçesiyle «erken açılan» davanın reddine karar verilmiştir.
… ncak, dava dilekçesinde ve yargılama aşamalarında davacı yan miras bırakanın ölümünden sonraki kredi borcu taksitleri nedeniyle tahsil talebinde bulunduğu, kredinin «son» taksit tarihinin ise dava açılmadan önceki bir tarih olduğu, temyiz dilekçesinde ise murisin ölümünden sonraki taksitlerin davacı tarafından ödendiği iddia edilmiş olup, bu ödemelerin yapılıp yapılmadığı araştırılması ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/538 E. , 2023/3817 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/56 Esas, 2021/1624 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2016/2066 E., 2019/279 K.
Taraflar arasındaki itirazın davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı asıl borçlular Zengibar İnş. Nak. Taah. Mad. Oto. Tur. Gıda Tek Tic. ve San. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde davalıların murisi Mehmet Terzi'nin kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen ödenmeyen kredi borcunun tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini, takibe konu kredi sözleşmesinin...adına vekili ... tarafından imzalandığını, davalıların mirası reddetmediklerini, borçtan sorumlu olduklarını ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kredi sözleşmede davalıların murisinin imzası olmadığını, murisin vermiş olduğu vekaletnamede vekilin borçlandırma yetkisinin olmadığını, ayrıca böyle bir vekaletin de olmadığını, davalıların murisinin 2005 yılından beri kısmi felç hastası olduğunu, ayırt etme yeteneğinin bulunmadığını, takip kefalete dayanmakta ise de kefilliğin şartları olan kendi el yazısı ile yazılmış olan kefalet limiti, kefil olunan tarih, kefil olunan sözleşmenin önceden teslim edilerek incelendikten sonra imzalattırılmış olması ve eşinin de kefalete muvafakat vermiş olması şartlarının gerektiğini, davalıların mirasın reddi için davası açtığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile genel kredi sözleşmesinde davalıların murisi ...'nun kefil olduğu, sözleşmenin imzalandığı tarihte 818 sayılı Borçlar Kanunu'da (818 sayılı Kanun) kefalet sözleşmesi için vekalet sözleşmesinde özel yetki gerektiren bir düzenleme bulunmadığı, kefalete ilişkin hükümlerinin el yazısı ile olması ve eş rızasının bulunmasının da düzenlenmediği, bu nedenlerle sözleşmenin geçerli olduğu, takip dosyasında %39 oranında işletilen faizde faiz oranının yerinde olduğu, ancak işlemiş faizin %39 oranına göre 229.889,28 TL olduğu ve bu miktar üzerinden hesaplanan %5 BSMV'nin de 11.494,46 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin 379.616,26 TL asıl alacak 229.889,28 TL işlemiş faiz, 11.494,46 TL BSMV, 10.283,94 TL masraf üzerinden devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporu dikkate alınarak karar verildiğini, bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazların dikkate alınmadığını, 30.05.2018 tarihli ön raporda her ne kadar ana para alacak bakiyesi 379.616,26 TL olarak belirtilmişse de 31.10.2014 kat tarihli kredi borçlusunun ait takibe esas ana para alacak bakiyesinin banka kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde 379.962,26 TL olarak tespit edildiğini, bu durum bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ifade edilmesine rağmen değerlendirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların muris...tarafından dava dışı ...' ye verilmiş olan vekaletname ile miras bırakanın borçlandırıldığını, dava dışı vekilin sözleşmeye ibraz ettiği vekatnamenin davalıların miras bırakanını borçlandırmaya yeterli olmadığını, yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, 6098 Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 504 üncü maddesi gereğince vekaletnamede özel yetki olmadığı takdirde vekilin kefil olamayacağının düzenlendiğini, davacı ile dava dışı Zengibar İnşaat Nak. Taah. Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşmenin ön kısmında düzenleme tarihi yazan bölümde 6098 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden bir gün öncesinin tarihinin bulunduğunu, sözleşmenin o tarihte yapılıp yapılmadığının müvekkilleri tarafından bilinmediğini, bununla birlikte davalıların miras bırakanı tarafından dava dışı Abdulvahap Terziye verilen vekaletnamede vekilin asil adına borçlanmaya yetkili olduğu belirtilmiş olsa da üçüncü kişilerin bankadan alacakları krediye kefil olma yönünde bir yetki içerir irade beyanı olmadığının da kesin olduğunu, 6098 sayılı Kanun'unun yürürlük tarihinden önce imzalanan sözleşmelerde kefaletin vekaletle yapılması halinde vekalet verenin açık bir irade beyanı olmadan üçünçü kişilerin borçlarına kefil olmayacaklarını, İlk Derece Mahkemesinin bu hususu göz ardı ederek vekalet hükümlerini dikkate almadan sadece kefalet hükümlerini dikkate alarak davanın kabulüne karar verdiğini, yine 818 sayılı Kanun'un 484 üncü maddesinde vekalette kefilliğin sınırını gösteren bir miktar olmayan bir vekalete dayanılarak yapılan kefalet sözleşmesinin de geçerli olmayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarının 379.616,26 TL olduğu, itirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğundan İlk Derece Mahkemesince icra takibinde belirtilen asıl alacak miktarının esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı 818 sayılı Kanun'un 388 inci maddesinde vekilin kefalet sözleşmesi imzalayabilmesi için özel yetki aranmadığı, davalıların murisi Mehmet Terzi'nin ...'ye verdiği vekaletnamede çok geniş yetkiler verildiği, davacı banka ile yapılan kredi sözleşmesindeki kefaletin davalılar murisi yönünden geçerli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl alacağa faiz hesaplaması yapılırken bilirkişi tarafından hataya düşüldüğünü, asıl alacağa faiz işletilerek hesap kat tarihi ile takip tarihi arasındaki işlemiş faiz hesabı yapıldığını, hesap kat tarihine kadar olan ve ödenmeyen geri ödeme planındaki faiz ile ödeme planına göre taksit ödemelerinden kaynaklı işlemiş faiz miktarları hesap edilmediğini, icra takip dosyasında talep edilen faiz miktarı toplamının içerisinde hesap kat tarihi ile takip tarihi arasındaki işlemiş faize ek olarak ödeme planındaki ve ödenmeyen taksitlere ilişkin faiz ile akdi faiz de talep edildiğini, bilirkişi raporunda taksit ödemelerindeki faiz ile akdi faiz hesaplanmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalıların murisinin dava dışı şirketle imzalanan genel kredi sözleşmesine kefaletinden kaynaklanan alacağa istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dava, davalıların murisinin dava dışı şirketle imzalanan genel kredi sözleşmesine kefaletinden kaynaklanan alacağa istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının bilirkişi raporuna yaptığı itiraz dikkate alınmamıştır. Kredi taksitlerinin ödemelerinin vadesine kadar akdi faiz, vade tarihlerinden itibaren temerrüt faizi hesaplanıp davacının alacağının takip tarihi itibariyle belirlenmesi gerekirken ve bu husus bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde ileri sürüldüğünden, bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, itiraza yönelik inceleme yapılmadan eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2. Karar başlığında davalı görünen ... veraset ilamında muris Mehmet Terzi'nin mirasçısı olmadığı gibi asaleten dava da edilmediğinden ve hakkında icra takibi de bulunmadığından karar başlığında gösterilmesi maddi hataya dayandığından ve mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre bozma sebebi yapılmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954261800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz