Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak | Tahsil | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1422 E. 2023/3467 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adil yargılanma hakkı↗ infazda tereddüt↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ istinaf incelemesi↗ infaz↗ garantörlük↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ortaklık ilişkisi↗ esastan ret↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/144 E., 2018/773 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; Davacı ...'nın davalı şirkete karşı açtığı dava hakkında istinaf başvurusunun esastan reddine, diğer talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkillerinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek ödenen paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacının şirket ortağı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2018 tarihli ve 2015/144 E., 2018/773 K. sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2020 tarihli ve 2019/281 E., 2020/79 K. sayılı kararıyla davacı ...'nın davalı şirkete karşı açtığı dava hakkında istinaf başvurusunun esastan reddine, diğer talepler yönünden 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi kapsamında dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 05.09.2022 tarihli ve 2020/7108 E., 2022/5442 K. sayılı kararıyla davacı ...'nın davalı şirket aleyhine açtığı davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı ...'nın davalı şirket aleyhine açtığı davanın kesin hüküm nedeniyle reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, ...'nın ...'a karşı açtığı ve ...'nın davalılara karşı açtığı dava hakkında 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğunu, davacının adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, davalıların haksız eylemleri ile müvekkilinden para tahsil ettiğini ve bu paranın iadesinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 7194 sayılı Kanun'un 41inci maddesi.
2. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci, 55 inci ve 60 ıncı maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 321 inci ve 336 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Dairemiz bozma ilamına uyulduktan sonra davacı ...'nın davalı şirkete karşı açtığı dava hakkında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak düzelterek veya yeniden esas hakkında hüküm vermesi ve bu hükmün de Yargıtay tarafından bozulması ile İlk Derece Mahkemesi kararı hayatiyetini kaybetmiş olur. Hüküm mahkemesi sıfatıyla esas hakkında verdiği karara ilişkin bozma ilamına uyan Bölge Adliye Mahkemesinin hüküm mahkemesi sıfatı devam ettiğinden bozma kararına uygun olarak esas hakkında uyuşmazlığı sona erdirecek, infaza elverişli bir karar vermesi gerekir. Bu itibarla hukuk dünyasında geçerli ve sonuç doğurabilir bir ilk derece mahkemesi kararı varmış gibi bu karara yönelik istinaf incelemesi yapılarak istinaf başvurusunun veya başvurularının esastan reddine karar verilmesine imkan bulunmamaktadır. Kaldı ki; İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm kuran Bölge Adliye Mahkemesince bu sefer bozmaya uyularak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hâlinde, yıllar önce verilen ve hukukî geçerliliğini yitirmiş bir İlk Derece Mahkemesi kararına yeniden hayatiyet kazandırmanın sakıncaları dikkate alındığında bu durumun infazda tereddütlere ve karışıklıklara neden olacağı, hükmün infazını engelleyecek şekilde bir etki yapacağını belirtmek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma kararı doğrultusunda uyuşmazlığı sona erdirecek, infaza elverişli hüküm kurulması gerekirken, hayatiyetini kaybetmiş İlk Derece Mahkemesi kararı ile ilgili istinaf incelemesi yapılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bu nedenle kararın resen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/4487 E. 2024/8672 K.
Ortak:infazda tereddüt · istinaf incelemesi · infaz · kaldırma ve yeniden hüküm · dava sebebi
İncelediğiniz karardaKaldı ki; İlk Derece Mahkemesi kararını «kaldırarak yeniden» esas hakkında hüküm kuran Bölge Adliye Mahkemesince bu sefer bozmaya uyularak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hâlinde, yıllar önce verilen ve hukukî geçerliliğini yitirmiş bir İlk Derece Mahkemesi kararına yeniden hayatiyet kazandırmanın sakıncaları dikkate alındığında bu durumun «infazda tereddütlere» ve karışıklıklara neden olacağı, hükmün infazını engelleyecek şekilde bir etki yapacağını belirtmek gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma kararı doğrultusunda uyuşmazlığı sona erdirecek, «infaza» elverişli hüküm kurulması gerekirken, hayatiyetini kaybetmiş İlk Derece Mahkemesi kararı ile ilgili «istinaf incelemesi» yapılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bu nedenle kararın resen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve «istinaf incelemesinden» geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; Davacı ...'nın davalı şirkete karşı açtığı dava hakkında istinaf başvurusunun esastan reddine, diğer talepler yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaKaldı ki İlk Derece Mahkemesi kararını «kaldırarak yeniden» esas hakkında hüküm kuran Bölge Adliye Mahkemesince bu sefer bozmaya uyularak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hâlinde, birden çok Bölge Adliye Mahkemesi kararı bulunduğu ve belki de yıllar önce verilen ve hukukî geçerliliğini yitirmiş bir İlk Derece Mahkemesi kararına yeniden hayatiyet kazandırmanın sakıncaları dikkate alındığında bu durumun, «infazda tereddütlere» ve karışıklıklara neden olacağı ve hükmün infazını engelleyeceği yönünde bir etki yapacağı kuşkusuzdur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu-18.11.2021 tarihli ve 2021/10-6 …
Bu itibarla Dairemiz bozma ilamına uyan Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma kararı doğrultusunda uyuşmazlığı sona erdirecek, «infaza» elverişli hüküm kurulması gerekirken, bu husus gözetilmeden hayatiyetini kaybetmiş İlk Derece Mahkemesi kararı ile ilgili «istinaf incelemesi» yapılarak yazılı şekilde “davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine” dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve «istinaf incelemesinden» geçen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödememe protestosu · ciro zinciri · ticari itibarın zedelenmesi · protesto · ciro silsilesi · ticari itibar · yetkili hamil · lehdar
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu senedin müvekkili bankanın Ümraniye Santral şubesine 16.02.2018 tarihinde «protesto» talepli olarak tahsile verildiğini, senet bedeli tahsil edilemediğinden 23.05.2018 tarihinde protesto edildiğini, yasal düzenlemeler gereği müvekkili bankanın tahsile verilen senedi inceleme yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkili bankanın senedin zorunlu unsurlarının bulunup bulunmadığı, «ciro silsilesinde» birbirine bağlı cirolar olup olmadığı ile sınırlı olduğunu, söz konusu senedin birbirine bağlı cirolardan oluştuğunu, senedi elinde bulunduranın «yetkili hamil» sayılacağını, sadece dış görünüşü incelemenin yeterli olduğunu, «cirantalardan» birisinin imzasının sahte olmasının veya «temsilci» sıfatıyla senedi imzalayanın imza «yetkisinden» yoksun bulunmasının «ciro zincirini» etkilemeyeceğini, yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, bu nedenle protesto talepli olarak müvekkili bankaya verilen senedin bedelinin ödenmemiş olması ned …
Kardoog lehine düzenlenmiş «bononun» davalı tarafından tahsile arz edildiğini ve «protesto» edilerek Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi ve Merkez Bankasına bildirildiğini, duruma muttali olunması üzerine davalı bankaya «ihtarname» keşide edilerek davacı imzaları ile bonodaki imzalar arasında benzerlik bulunmadığı, adresin davacıya ait olmadığı, bonoyu bankaya sunan, cirolayan ve borçlu olarak gözüken tüm şahısların muhtemelen gerçek olmadığı, sahte olduğu, bono içeriğinin aldatıcı olduğu, bu nedenle protesto işleminin kaldırılması gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnameye konu ile ilgisi olmayan bir cevap verildiğini, haksız protestonun Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına bildirilmesi nedeniyle müvekkilinin «ticari itibarının zedelendiğini», bu nedenlerle protesto işleminde davalı bankanın kusurlu olduğunun tespitine, protesto sonuçlarının «ihtiyati tedbir» yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Havalandırma olan senet olduğu, senet arkasında «son» «cirantanın» davalı banka müşterisi olan dava dışı ... olduğu, senedin tahsil için davalı bankaya verildiği, davalı banka tarafından davacı aleyhine 23.05.2018 tarihli «ödememe protestosunun» düzenlendiği, senet örneğinde düzenleme tarihinin 01.01.2018 tarihi olarak yer aldığı, istinaf öncesinde sunulan senet fotokopilerinde senedin tamamının değil sağ tarafının eksik olduğu, bu durumda davaya konu «bononun» zorunlu unsurları taşıdığı, şeklen yapılan incelemede «ciro silsilesinde» kopukluk bulunmadığı, davalı bankanın bonodaki imzanın «keşideciye» ait olup olmadığını kontrol yükümlülüğünün bulunmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «ödememe protestosunun» haksız olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17605 E. 2013/49 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbir · fesih · kâr payı
Benzer bu karardaDavacının 20.06.2012 tarihli geçici talebi ise davalı şirketin banka hesabı ve başka bir şirketteki «payı» üzerine ek «ihtiyati tedbir» konulmasına ilişkindir.
Davacı tarafından açılan dava, diğer taleplerle birlikte şirketten haklı nedenle çıkma olmadığı takdirde şirketin «fesih» ve tasfiyesine yöneliktir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12997 E. 2012/19761 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tavzih · şirketin ihyası · ihya · tüzel kişilik · anonim şirket · ek tasfiye · iflas · terkin
Benzer bu karardaDava, «anonim şirketin ihyası» istemine ilişkindir Temyize konu «tavzih» kararı, ihyası istenen ve daha önce sicilden «iflas» yoluyla «tasfiye» suretiyle «terkin» edilen bu şirket adına yapılan başvuru üzerine verilmiştir.
Tasfiye ve «terkin» edilen şirket, hukuk dünyasında hayatiyeti devam eden bir «tüzel kişilik» olarak mevcut olmadığından, bu şirket adına «tavzih» başvurusu yapılamayacağı gibi davada taraf olmayan şirket adına yapılan başvuru da dinlenemez.
A.Ş vekilinin 28.03.2011 tarihli «tavzih» dilekçesine istinaden, mahkeme kararının hüküm kısmınının «vekalet ücretine» ilişkin bölümünde yer alan ''davalı şirket'' ifadesinin, ''Ekmel İnşaat San. ve Tic.
Bu nedenle, «tavzih» talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 29.03.2011 tarihli tavzih hususunun bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1422 E. , 2023/3467 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1511 Esas, 2022/2009 Karar
HÜKÜM
Karar verilmesine yer olmadığına/Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2015/144 E., 2018/773 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; Davacı ...'nın davalı şirkete karşı açtığı dava hakkında istinaf başvurusunun esastan reddine, diğer talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkillerinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek ödenen paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacının şirket ortağı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2018 tarihli ve 2015/144 E., 2018/773 K. sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2020 tarihli ve 2019/281 E., 2020/79 K. sayılı kararıyla davacı ...'nın davalı şirkete karşı açtığı dava hakkında istinaf başvurusunun esastan reddine, diğer talepler yönünden 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi kapsamında dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 05.09.2022 tarihli ve 2020/7108 E., 2022/5442 K. sayılı kararıyla davacı ...'nın davalı şirket aleyhine açtığı davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı ...'nın davalı şirket aleyhine açtığı davanın kesin hüküm nedeniyle reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, ...'nın ...'a karşı açtığı ve ...'nın davalılara karşı açtığı dava hakkında 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğunu, davacının adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, davalıların haksız eylemleri ile müvekkilinden para tahsil ettiğini ve bu paranın iadesinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 7194 sayılı Kanun'un 41inci maddesi.
2. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci, 55 inci ve 60 ıncı maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 321 inci ve 336 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Dairemiz bozma ilamına uyulduktan sonra davacı ...'nın davalı şirkete karşı açtığı dava hakkında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak düzelterek veya yeniden esas hakkında hüküm vermesi ve bu hükmün de Yargıtay tarafından bozulması ile İlk Derece Mahkemesi kararı hayatiyetini kaybetmiş olur. Hüküm mahkemesi sıfatıyla esas hakkında verdiği karara ilişkin bozma ilamına uyan Bölge Adliye Mahkemesinin hüküm mahkemesi sıfatı devam ettiğinden bozma kararına uygun olarak esas hakkında uyuşmazlığı sona erdirecek, infaza elverişli bir karar vermesi gerekir. Bu itibarla hukuk dünyasında geçerli ve sonuç doğurabilir bir ilk derece mahkemesi kararı varmış gibi bu karara yönelik istinaf incelemesi yapılarak istinaf başvurusunun veya başvurularının esastan reddine karar verilmesine imkan bulunmamaktadır.
Kaldı ki; İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm kuran Bölge Adliye Mahkemesince bu sefer bozmaya uyularak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hâlinde, yıllar önce verilen ve hukukî geçerliliğini yitirmiş bir İlk Derece Mahkemesi kararına yeniden hayatiyet kazandırmanın sakıncaları dikkate alındığında bu durumun infazda tereddütlere ve karışıklıklara neden olacağı, hükmün infazını engelleyecek şekilde bir etki yapacağını belirtmek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma kararı doğrultusunda uyuşmazlığı sona erdirecek, infaza elverişli hüküm kurulması gerekirken, hayatiyetini kaybetmiş İlk Derece Mahkemesi kararı ile ilgili istinaf incelemesi yapılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bu nedenle kararın resen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının resen BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacılara iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/950294000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz