Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4311 E. 2023/3428 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap ilişkisi↗ ba/bs formları↗ bilirkişi ücreti↗ ispat külfeti↗ ticari defter ve kayıtlar↗ cari hesap↗ bayilik sözleşmesi↗ ipotek↗ ispat yükü↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ iflas↗ menfi tespit↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ teminat↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 11.02.2020 tarih ve 2018/17 E. ve 2020/156 K. sayılı kararı ile menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükünün davalı-alacaklıda olduğu, taraflar arasında su bayiliğine dayalı ticari ilişki bulunduğu, davacının su bayiliği sözleşmesinin feshinden sonra borcu bulunmadığı iddiasıyla işbu menfi tespit davasını açtığını, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelendiği ve davalının ticari alacak hesabında takibe alınmayan 47.733,21 TL ticari alacak kaydının bulunduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarının ise davalının bilirkişi ücretini yatırmaması nedeniyle incelenemediği, dosyaya celbedilen BA-BS kayıtları ile tarafların bildirim yaptığı miktarların aynı olduğu ve birbirini doğruladığı, davacı tarafça takibe konu miktarın ödendiğine ilişkin belge ve delil ibraz edilmediği, her ne kadar davacının defter ve kayıtlarının incelenmesi için ispat külfeti kendisinde olan davalı tarafça bilirkişi ücreti yatırılmamış ve bu nedenle davacı defter ve belgeleri incelenememiş ise de davacının ve davalının BA-BS formlarında matrahı 5.000,00 TL'nin üzerindeki faturaların bildirilmiş olduğu, davalının alacağını ispatladığı, davacının ödemeyi ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 17.11.2021 tarih, 2020/4688 E. ve 2021/6284 K. sayılı kararıyla davacının ticari defterlerinde bilirkişi incelemesi yapılamaması üzerine mahkemece ilgili vergi dairesinden taraflara ait BA-BS formları celp edildiği, söz konusu BA-BS formlarında taraflar arasındaki alışverişe dair 129.587,00 TL ve 28.990,00 TL tutarında faturaların varlığı saptanarak davanın reddine karar verildiği, ancak davalı taraf alacağına dayanak olarak açık-cari hesap ilişkisini gösterdiği, bahsi geçen faturalar dışında BA-BS formlarında yer almayan 5.000,00 TL'den az miktarlı faturalara da alacak kapsamında dayanıldığının davalı kayıtlarında belirtilmiş olması ve ayrıca davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 222 nci maddesi uyarınca kendi lehine delil oluşturmayacağı da birlikte değerlendirildiğinde davalı alacağın varlığını ve alacaklı olduğunu dosya kapsamı itibariyle kesin delillerle ispatlayamadığında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yetersiz ve hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamının değerlendirilmesinde, davada kural olarak ispat yükünün davalı- alacaklı üzerinde olduğu, davalı taraf alacağına dayanak olarak açık-cari hesap ilişkisini göstermiş olduğu, taraflara ait BA-BS formların da taraflar arasındaki alışverişe dair 129.587,00 TL ve 28.990,00 TL tutarındaki faturalar dışında BA-BS formlarında yer almayan 5.000,00 TL'den az miktarlı faturalara da alacak kapsamında dayanıldığının davalı kayıtlarında belirtilmiş olması ve ayrıca davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle kendi lehine delil oluşturmayacağı, davalı alacağın varlığını ve alacaklı olduğunu kesin delillerle ispatlayamamış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava değerinin %20'si üzerinden hesaplanan 10.116,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava konusu borcun ödendiğini beyan ettiğini ve bu hususa ilişkin bir belge sunmadığını, dosyaya celb edilen BA/BS kayıtları ile tarafların bildirim yaptığı miktarların aynı olduğunun belirlendiğinden kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğe dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanun'un 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4688 E. 2021/6284 K.
Ortak:cari hesap ilişkisi · ba/bs formları · bilirkişi ücreti · ispat külfeti · cari hesap · bayilik sözleşmesi · ispat yükü · bilirkişi incelemesi · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaMahkemece 11.02.2020 tarih ve 2018/17 E. ve 2020/156 K. sayılı kararı ile «menfi tespit» davalarında kural olarak «ispat yükünün» davalı-alacaklıda olduğu, taraflar arasında su bayiliğine dayalı ticari ilişki bulunduğu, davacının su «bayiliği sözleşmesinin» feshinden sonra borcu bulunmadığı iddiasıyla işbu menfi tespit davasını açtığını, davalı tarafın «ticari defter» ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelendiği ve davalının ticari alacak hesabında takibe alınmayan 47.733,21 TL ticari alacak «kaydının» bulunduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarının ise davalının «bilirkişi ücretini» yatırmaması nedeniyle incelenemediği, dosyaya celbedilen BA-BS kayıtları ile tarafların bildirim yaptığı miktarların aynı olduğu ve birbirini doğruladığı, davacı tarafça takibe konu miktarın ödendiğine ilişkin belge ve delil «ibraz» edilmediği, her ne kadar davacının defter ve kayıtlarının incelenmesi için «ispat külfeti» kendisinde olan davalı tarafça bilirkişi ücreti yatırılmamış ve bu nedenle davacı defter ve belgeleri incelenememiş ise de davacının ve davalının BA-BS «formlarında» matrahı 5.000,00 TL'nin üzerindeki faturaların bildirilmiş olduğu, davalının alacağını ispatladığı, davacının ödemeyi ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine …
Bozma Kararı Dairemizin 17.11.2021 tarih, 2020/4688 E. ve 2021/6284 K. sayılı kararıyla davacının «ticari defterlerinde» «bilirkişi incelemesi» yapılamaması üzerine mahkemece ilgili vergi dairesinden taraflara ait BA-BS «formları» celp edildiği, söz konusu BA-BS formlarında taraflar arasındaki alışverişe dair 129.587,00 TL ve 28.990,00 TL tutarında faturaların varlığı saptanarak davanın reddine karar verildiği, ancak davalı taraf alacağına dayanak olarak açık-«cari hesap ilişkisini» gösterdiği, bahsi geçen faturalar dışında BA-BS formlarında yer almayan 5.000,00 TL'den az miktarlı faturalara da alacak kapsamında dayanıldığının davalı kayıtlarında belirtilmiş olması ve ayrıca davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 222 nci maddesi uyarınca kendi lehine delil oluşturmayacağı da birlikte değerlendirildiğinde davalı alacağın varlığını ve alacaklı olduğunu dosya kapsamı itibariyle «kesin» delillerle ispatlayamadığında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yetersiz ve hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gereğine iş …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamının değerlendirilmesinde, davada kural olarak «ispat yükünün» davalı- alacaklı üzerinde olduğu, davalı taraf alacağına dayanak olarak açık-«cari hesap ilişkisini» göstermiş olduğu, taraflara ait BA-BS «formların» da taraflar arasındaki alışverişe dair 129.587,00 TL ve 28.990,00 TL tutarındaki faturalar dışında BA-BS formlarında yer almayan 5.000,00 TL'den az miktarlı faturalara da alacak kapsamında dayanıldığının davalı kayıtlarında belirtilmiş olması ve ayrıca davalının «ticari defterlerinin» usulüne uygun tutulmaması nedeniyle kendi lehine delil oluşturmayacağı, davalı alacağın varlığını ve alacaklı olduğunu «kesin» delillerle ispatlayamamış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava değerinin %20'si üzerinden hesaplanan 10.116,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; «menfi tespit» davalarında kural olarak «ispat yükünün» davalı-alacaklıda olduğu, taraflar arasında su bayiliğine dayalı ticari ilişki bulunduğu, davacının su «bayiliği sözleşmesinin» feshinden sonra borcu bulunmadığı iddiasıyla işbu menfi tespit davasını açtığını, davalı tarafın «ticari defter» ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelendiği ve davalının ticari alacak hesabında takibe alınmayan 47.733,21 TL ticari alacak «kaydının» bulunduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarının ise davalının «bilirkişi ücretini» yatırmaması nedeniyle incelenemediği, dosyaya celbedilen BA-BS kayıtları ile tarafların bildirim yaptığı miktarların aynı olduğu ve birbirini doğruladığı, davacı tarafça takibe konu miktarın ödendiğine ilişkin belge ve delil «ibraz» edilmediği, her ne kadar davacının defter ve kayıtlarının incelenmesi için «ispat külfeti» kendisinde olan davalı tarafça bilirkişi ücreti yatırılmamış ve bu nedenle davacı defter ve belgeleri incelenememiş ise de davacının ve davalının BA-BS «formlarında» matrahı 5.000,00 TL'nin üzerindeki faturaların bildirilmiş olduğu, davalının alacağını ispatladığı, davacının ödemeyi ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine …
Ancak, davalı taraf alacağına dayanak olarak açık-«cari hesap ilişkisini» göstermiş olup, bahsi geçen faturalar dışında BA-BS «formlarında» yer almayan 5.000.- TL'den az miktarlı faturalara da alacak kapsamında dayanıldığının davalı kayıtlarında belirtilmiş olması ve de ayrıca davalının «ticari defterlerinin» usulüne uygun tutulmaması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesi uyarınca kendi lehine delil oluşturmayacağı da birlikte değerlendirildiğinde davalı alacağın varlığını ve alacaklı olduğunu dosya kapsamı itibariyle «kesin» delillerle ispatlayamamıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra bu kapsamda talimat yolu ile davalı «defterlerinin» incelenmesine karar verilmiş ve davalının defterlerine dayalı olarak hazırlanan bilirkişi raporu dosyaya sunulmuş olup, bu kez davacı yanın da defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla alacağını ispat etmekle yükümlü olan davalı tarafa «bilirkişi ücretini» yatırmak üzere «kesin süre» verilerek bu kesin sürenin sonuçları «ihtar» edilmiş, davacı tarafın «ticari defterleri» mahkeme kaleminde hazır edilmesine rağmen davalı yanca bilirkişi ücretinin yatırılmaması nedeniyle «bilirkişi incelemesi» yapılamamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kesin süre · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra bu kapsamda talimat yolu ile davalı «defterlerinin» incelenmesine karar verilmiş ve davalının defterlerine dayalı olarak hazırlanan bilirkişi raporu dosyaya sunulmuş olup, bu kez davacı yanın da defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla alacağını ispat etmekle yükümlü olan davalı tarafa «bilirkişi ücretini» yatırmak üzere «kesin süre» verilerek bu kesin sürenin sonuçları «ihtar» edilmiş, davacı tarafın «ticari defterleri» mahkeme kaleminde hazır edilmesine rağmen davalı yanca bilirkişi ücretinin yatırılmaması nedeniyle «bilirkişi incelemesi» yapılamamıştır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2765 E. 2021/971 K.
Ortak:ba/bs formları · ticari defter · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece 11.02.2020 tarih ve 2018/17 E. ve 2020/156 K. sayılı kararı ile «menfi tespit» davalarında kural olarak «ispat yükünün» davalı-alacaklıda olduğu, taraflar arasında su bayiliğine dayalı ticari ilişki bulunduğu, davacının su «bayiliği sözleşmesinin» feshinden sonra borcu bulunmadığı iddiasıyla işbu menfi tespit davasını açtığını, davalı tarafın «ticari defter» ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelendiği ve davalının ticari alacak hesabında takibe alınmayan 47.733,21 TL ticari alacak «kaydının» bulunduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarının ise davalının «bilirkişi ücretini» yatırmaması nedeniyle incelenemediği, dosyaya celbedilen BA-BS kayıtları ile tarafların bildirim yaptığı miktarların aynı olduğu ve birbirini doğruladığı, davacı tarafça takibe konu miktarın ödendiğine ilişkin belge ve delil «ibraz» edilmediği, her ne kadar davacının defter ve kayıtlarının incelenmesi için «ispat külfeti» kendisinde olan davalı tarafça bilirkişi ücreti yatırılmamış ve bu nedenle davacı defter ve belgeleri incelenememiş ise de davacının ve davalının BA-BS «formlarında» matrahı 5.000,00 TL'nin üzerindeki faturaların bildirilmiş olduğu, davalının alacağını ispatladığı, davacının ödemeyi ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine …
Bozma Kararı Dairemizin 17.11.2021 tarih, 2020/4688 E. ve 2021/6284 K. sayılı kararıyla davacının «ticari defterlerinde» «bilirkişi incelemesi» yapılamaması üzerine mahkemece ilgili vergi dairesinden taraflara ait BA-BS «formları» celp edildiği, söz konusu BA-BS formlarında taraflar arasındaki alışverişe dair 129.587,00 TL ve 28.990,00 TL tutarında faturaların varlığı saptanarak davanın reddine karar verildiği, ancak davalı taraf alacağına dayanak olarak açık-«cari hesap ilişkisini» gösterdiği, bahsi geçen faturalar dışında BA-BS formlarında yer almayan 5.000,00 TL'den az miktarlı faturalara da alacak kapsamında dayanıldığının davalı kayıtlarında belirtilmiş olması ve ayrıca davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 222 nci maddesi uyarınca kendi lehine delil oluşturmayacağı da birlikte değerlendirildiğinde davalı alacağın varlığını ve alacaklı olduğunu dosya kapsamı itibariyle «kesin» delillerle ispatlayamadığında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yetersiz ve hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gereğine iş …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamının değerlendirilmesinde, davada kural olarak «ispat yükünün» davalı- alacaklı üzerinde olduğu, davalı taraf alacağına dayanak olarak açık-«cari hesap ilişkisini» göstermiş olduğu, taraflara ait BA-BS «formların» da taraflar arasındaki alışverişe dair 129.587,00 TL ve 28.990,00 TL tutarındaki faturalar dışında BA-BS formlarında yer almayan 5.000,00 TL'den az miktarlı faturalara da alacak kapsamında dayanıldığının davalı kayıtlarında belirtilmiş olması ve ayrıca davalının «ticari defterlerinin» usulüne uygun tutulmaması nedeniyle kendi lehine delil oluşturmayacağı, davalı alacağın varlığını ve alacaklı olduğunu «kesin» delillerle ispatlayamamış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava değerinin %20'si üzerinden hesaplanan 10.116,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine …
Benzer bu kararda2-Davacı vekili delil listesinde tarafların «ticari defter» ve kayıtlarına dayanmış olup vergi dairesine bildirilmiş olan BA-BS «formlarının» getirtilmesini talep etmiş olduğundan mahkemece ilgili vergi dairesinden satıma konu faturaya ilişkin BA-BS «formları» istenilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · eksik inceleme · teslim
Benzer bu kararda2-Davacı vekili delil listesinde tarafların «ticari defter» ve kayıtlarına dayanmış olup vergi dairesine bildirilmiş olan BA-BS «formlarının» getirtilmesini talep etmiş olduğundan mahkemece ilgili vergi dairesinden satıma konu faturaya ilişkin BA-BS «formları» istenilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, davacının malların davalıya «teslimini» ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4311 E. , 2023/3428 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/119 Esas, 2022/349 Karar
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında su bayiliği sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmenin teminatı olarak diğer müvekkili...'a ait taşınmazın davalı lehine ipotek ettirildiğini, davalının müvekkili şirketin borçlarını ödemediği iddiasıyla sözleşmeyi feshedip ipoteğe dayalı olarak Bakırköy 18. İcra Dairesi'nin 2013/445 E. sayılı dosyasında haksız takip yaptığını ileri sürerek davalıya borçlarının olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacı şirketin 2011 yılında satın aldığı ürünlerin bedellerini ödemediğini, bu nedenle bayilik sözleşmesinin feshedildiğini, ardından takip yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 11.02.2020 tarih ve 2018/17 E. ve 2020/156 K. sayılı kararı ile menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükünün davalı-alacaklıda olduğu, taraflar arasında su bayiliğine dayalı ticari ilişki bulunduğu, davacının su bayiliği sözleşmesinin feshinden sonra borcu bulunmadığı iddiasıyla işbu menfi tespit davasını açtığını, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelendiği ve davalının ticari alacak hesabında takibe alınmayan 47.733,21 TL ticari alacak kaydının bulunduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarının ise davalının bilirkişi ücretini yatırmaması nedeniyle incelenemediği, dosyaya celbedilen BA-BS kayıtları ile tarafların bildirim yaptığı miktarların aynı olduğu ve birbirini doğruladığı, davacı tarafça takibe konu miktarın ödendiğine ilişkin belge ve delil ibraz edilmediği, her ne kadar davacının defter ve kayıtlarının incelenmesi için ispat külfeti kendisinde olan davalı tarafça bilirkişi ücreti yatırılmamış ve bu nedenle davacı defter ve belgeleri incelenememiş ise de davacının ve davalının BA-BS formlarında matrahı 5.000,00 TL'nin üzerindeki faturaların bildirilmiş olduğu, davalının alacağını ispatladığı, davacının ödemeyi ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 17.11.2021 tarih, 2020/4688 E. ve 2021/6284 K. sayılı kararıyla davacının ticari defterlerinde bilirkişi incelemesi yapılamaması üzerine mahkemece ilgili vergi dairesinden taraflara ait BA-BS formları celp edildiği, söz konusu BA-BS formlarında taraflar arasındaki alışverişe dair 129.587,00 TL ve 28.990,00 TL tutarında faturaların varlığı saptanarak davanın reddine karar verildiği, ancak davalı taraf alacağına dayanak olarak açık-cari hesap ilişkisini gösterdiği, bahsi geçen faturalar dışında BA-BS formlarında yer almayan 5.000,00 TL'den az miktarlı faturalara da alacak kapsamında dayanıldığının davalı kayıtlarında belirtilmiş olması ve ayrıca davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 222 nci maddesi uyarınca kendi lehine delil oluşturmayacağı da birlikte değerlendirildiğinde davalı alacağın varlığını ve alacaklı olduğunu dosya kapsamı itibariyle kesin delillerle ispatlayamadığında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yetersiz ve hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamının değerlendirilmesinde, davada kural olarak ispat yükünün davalı- alacaklı üzerinde olduğu, davalı taraf alacağına dayanak olarak açık-cari hesap ilişkisini göstermiş olduğu, taraflara ait BA-BS formların da taraflar arasındaki alışverişe dair 129.587,00 TL ve 28.990,00 TL tutarındaki faturalar dışında BA-BS formlarında yer almayan 5.000,00 TL'den az miktarlı faturalara da alacak kapsamında dayanıldığının davalı kayıtlarında belirtilmiş olması ve ayrıca davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle kendi lehine delil oluşturmayacağı, davalı alacağın varlığını ve alacaklı olduğunu kesin delillerle ispatlayamamış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava değerinin %20'si üzerinden hesaplanan 10.116,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava konusu borcun ödendiğini beyan ettiğini ve bu hususa ilişkin bir belge sunmadığını, dosyaya celb edilen BA/BS kayıtları ile tarafların bildirim yaptığı miktarların aynı olduğunun belirlendiğinden kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğe dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanun'un 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/950269500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz