Şirketin tek/hayati malvarlığı devrinde genel kurul kararı gereği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4176 E. 2023/2546 K. · · İlk derece: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
6762 sayılı TTK 321 uyarınca temsile yetkili yönetim kurulu kural olarak şirket malvarlığı üzerinde tasarruf edebilir; ancak devre konu malvarlığı şirketin tek malvarlığı ya da varlığını sürdürmesi için hayati önem taşıyorsa devir için genel kurul kararı aranır. Bu halde dahi devrin şirket menfaatine aykırılığı ortaya konmalıdır; şirket uzun süredir gayrifaal, borca batık ve malın elde tutulmasında somut ekonomik yarar yoksa ve ortağın payı devri engelleyecek oranda değilse iptal istemi reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Tek/hayati malvarlığının devrinde genel kurul kararı gereği ve temsil yetkisi → ret
İddia: Davacı, şirketin tek aktifini oluşturan taşınmaz işletme hakkının devrinin genel kurul onayına tabi olduğunu, böyle bir onay alınmadığını, devirde muvazaa bulunduğunu ve ibra genel kuruluna katılmadığı halde imzasının taklit edildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: 6762 sayılı TTK 321 uyarınca şirketi temsile yetkili yönetim kurulu üyeleri kural olarak şirkete ait malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunabilir; ancak Dairenin yerleşik uygulamasına göre tasarrufa konu malvarlığının şirketin sahip olduğu tek malvarlığı olduğu veya varlığını sürdürmesi için hayati önem taşıdığı belirlenirse, devir taahhüdünün geçerli olabilmesi için genel kuruldan karar alınması gerekir. Somut olayda davacı, devredilen işletme hakkının şirketin tek/hayati malvarlığı olduğunu ileri sürdüğünden devrin şirket menfaatine olup olmadığı değerlendirilmiş; şirketin uzun süredir gayrifaal olduğu, taşınmazın işletme hakkı nedeniyle icra takiplerine maruz kalıp borca batık hale geldiği ve taşınmazın devredende kalmasını gerektirecek somut bir ekonomik yarar bulunmadığı saptanmıştır. Ayrıca davacının devir tarihindeki %20, genel kurul tarihindeki %0,4 oranındaki payının, katılmadığı kabul edilse dahi devri engelleyebilecek oranda olmadığı gözetilerek devrin iptali istemi reddedilmiştir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Fazla yatan harcın iadesi ve nisbi vekâlet ücreti → kabul
İddia: Davacı fazla yatırılan harcın iade edilmemesinin hatalı olduğunu; davalı Gür Grup ise dava değeri üzerinden nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu belirlenmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı tarafından harç tamamlatılmasına rağmen fazla yatan kısmın tümünün iade edilmemesi yerinde değildir; ayrıca devrin iptali ve tahliye talep edilip belirlenen değer üzerinden harç tamamlatıldığından, davalı Gür Grup yararına vekâlet ücretinin nisbi olarak hesaplanması gerekirken maktu belirlenmesi hatalıdır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Şirketin tek/hayati malvarlığının devrinde genel kurul kararı gerektiği yönündeki Dairenin yerleşik uygulaması ve bu şartın somut olayda uygulanması bakımından emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
devir işleminin iptali↗ muvazaa↗ tek malvarlığı↗ genel kurul kararı↗ temsil yetkisi (TTK 321)↗ borca batıklık↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10219 E. 2011/4144 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · marka hakkına tecavüz · ek tasfiye · terkin · maddi tazminat · e-defter
Benzer bu kararda2- Davalı-karşı davacı vekilinin temyiz istemine gelince; dava «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi ve «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, davalı-karşı davacının tescilli markası “Avrasya” kelimesinden oluşmaktadır.
Yine, davalı-karşı davacının “Avrasya” ibareli markası «sicilden terkin» edilinceye kadar hukuki korumadan yararlanır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı-karşı davalının 1994 yılında kurulup 2005 tarihinde «tasfiye» edilen şirketin markasal kullanımına dayanamayacağı, yine marka tescilinden itibaren 5 yıllık sürenin geçtiği, karşı dava yönünden ise ‘Avrasya’ ibaresinin coğrafi …
1- Davacı-karşı davalının temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedildiği belirlenemediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/640 E. 2019/1880 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru · olumsuz oy · fesih · tüzel kişilik · limited şirket · ek tasfiye · temsil · husumet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin «temsile» tek yetkili müdürü davacı ...'ın, şirkette büyük hisseye sahip olduğu, şirket ortaklarının evliliklerinin 06/03/2012 tarihinde sona erdiği, davalı şirketin 2014 yılından bu yana gayri faal olduğu, ortaklığın amacını yitirdiği gerekçesiyle davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» olarak Ercan Gür'ün tayinine karar verilmiştir.
2- Dava haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Böyle bir davanın ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, şirket ortağına da «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
Kaldı ki mahkemece kurulan hükümde davalı şirket ortağı ... hakkında davada taraf gösterilmesine rağmen olumlu/«olumsuz» bir karar da verilmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4176 E. , 2023/2546 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/166 Esas, 2021/446 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2014/1161 E., 2018/148 K.
Taraflar arasındaki taşınmazın işletme ve kullanım hakkının devrine yönelik devir işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı Avrasya Müşavirlik İnşaat Turizm Altyapı Asfalt Sanayi ve Tic.AŞ’nin ortağı olduğunu,davalı şirketin Orman Bakanlığına ait Antalya-Alanya-İncekum-2 Orman İçi Dinlenme yeri olarak ifade edilen taşınmazın yapılan ihale sonucunda kullanım ve işletmecilik hakkını aldığını, mevcut taşınmazın kullanım ve işletmecilik hakkının davalı şirketin tek ekonomik aktifini ve şirketin varoluş amacını oluşturduğunu, davalı şirketin taşınmazın işletme ve kullanım hakkını diğer davalı şirket Gür Grup İnşaat San. ve Tic. AŞ’ye 2011 yılında hukuka uygun olmayan bir şekilde devir ettiğini,devir hususunda ortaklar kurulunca herhangi bir karar alınmadığını, davalı her iki şirketin özellikle devir işleminin yapıldığı tarih itibariyle ortaklık ve hissedar durumları, yetkili temsilcileri incelendiğinde aralarındaki yakınlığın ve bağlantının görüleceğini,devir işlemi esnasında kötü niyetin muvazaa ve müvekkilinin ortağı olduğu şirketin içinin boşaltılarak müvekkilini zarara uğratma amacı güttüğünün görüleceğini, devir tarihinden sonra genel kurul yapıldığını müvekkilinin toplantıda hazır olarak gösterildiğini ve 2009-2010-2011 yıllarına ait yönetim kurulu faaliyetlerinin ibra edildiği belirtilmiş ise de müvekkilinin böyle bir toplantıya katılmadığını, hazirun cetvelindeki imzanın kendisine ait olmadığını, toplantıya katıldığı ve yönetim faaliyetlerinin ibra edildiği kabul edilse dahi toplantı tutanaklarında şirketin tek aktifi olan dava konusu taşınmazın işletme ve kullanma hakkının devrine yönelik işlemden açıkça bahsedilmediğini ileri sürerek her iki şirket arasında yapılan Antalya -Alanya İncekum-2 Orman İçi Dinlenme Yeri olarak ifade edilen taşınmazın işletme ve kullanım hakkının devrine yönelik devir işleminin iptali ile davalı Gür Grup İnşaat San.
ve Tic. A.Ş.’nin mevcut taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı Avrasya A.Ş. tarafından yapılan yapıların mülkiyetinin idareye ait olduğunu ve tasarruf yetkisi bulunmadığını, diğer davalı şirkete devir bedeli olarak toplamda 2.080.000,00 TL devir bedeli ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin uzun süre gayrı faal olması, dava konusu taşınmazın işletme hakkı nedeni ile icra takiplerine maruz kalması, borca batık hale gelmesi hususu dikkate alındığında taşınmazın davalı Avrasya A.Ş.'de kalmasını gerektirecek herhangi bir somut ekonomik yarara rastlanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Gür Grup İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin tek aktifini ve varlık sebebini oluşturan taşınmazın devri esnasında ortaklar kurulu toplantısı yapılmadığını, devir hususunda ortaklar kurulunca herhangi bir karar alınmadığını; müvekkilinin 27.04.2012 tarihinde genel kurula katılmadığını,müvekkilinin genel kurul toplantısına katıldığı ve yönetim kurulu faaliyetlerinin ibra edildiği kabul edilse dahi, toplantı tutanaklarında dava konusu taşınmazın işletme ve kullanım hakkının devrine yönelik işlemden bahsedilmediği, ibra işleminin bu devir işlemini kapsamadığı,davalı her iki şirketin devir işlemi yapıldığı tarih itibariyle ortaklık ve hissedar durumları, yetkili temsilcileri incelendiğinde aralarındaki yakınlık ve bağlantının görüleceğini,davacının gerek dava konusu yapılan işlemin yapıldığı tarihte gerekse de davanın açıldığı tarih ve karar tarihi itibariyle aktif dava ehliyeti bulunduğunu,davanın reddine karar verilmesine karşılık, yerel mahkemece eksik harç olarak dosyaya yatırılan 16.157,106,00 TL harcın taraflarına iade edilmemesinin hatalı olduğunu, istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı Gür Grup İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece harç tamamlatılmasına ve kendileri lehine dava değeri üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek hükmedilen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, yapılan devir işleminin genel kurulun onayına tabi olduğunu, genel kurulun bu yönde herhangi bir onayının alınmadığını, dolayısı ile yapılan devir işleminin geçersiz olduğunu iddia ettiği,devir işleminden daha sonra yapılan yönetim kurulunun ibra edildiği 27.04.2012 tarihli genel kurulda hazır bulunmadığı halde imzası taklit edilmek suretiyle genel kurulda hazır gösterildiğini ileri sürdüğü, davalı Avrasya Müşavirlik İnşaat Turizm Altyapı Asfalt San. ve Tic. A.Ş. ana sözleşmesine göre şirketin yönetim ve dışarıya karşı temsili yönetim kuruluna ait olduğu, işlemin yapıldığı tarih itibari ile yönetim kurulu başkanı ...olup tek başına münferit imza ile şirketi temsil ve ilzam yetkisine sahip olduğunun anlaşıldığı, anonim ortaklığın temsil yetkisi ve temsilin kapsamı dava konusu işlemin yürürlükte olduğu 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 321 inci maddesinde belirlenmiş olup, kural olarak şirketi temsile yetkili yönetim kurulu üyelerinin şirkete ait mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunabilme yetkisi bulunduğu, ana sözleşme ve açıklanan yasa hükümlerine göre şirketi temsile yetkili yönetim kurulu üyelerinin şirkete ait bir mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunabileceğini kabul etmek gerektiği,bununla birlikte 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) yürürlükte olduğu döneme ilişkin Yargıtay 11.
Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre tasarrufta bulunulan mal varlığının şirketin sahip olduğu tek mal varlığı olduğunun veya şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz olduğunun belirlenmesi halinde bu kez anılan devir yönündeki taahhüdün geçerli olabilmesi için genel kuruldan karar alınması gerektiği, somut olayda davacı devir edilen işletme hakkının şirketin sahip olduğu tek mal varlığı olduğunu ve şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati öneme haiz olduğunu öne sürmüş olduğundan genel kuruldan karar alınmadan yapılan satım sözleşmesinin şirketin menfaatine olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, davacının davalı Avrasya Tic. A.Ş.'nin 17.09.2004 tarih ve 2004/03 nolu şirket yönetim kurulu kararı ile %20 hisse ile şirkete ortak olduğu, dava konusu sözleşme devir tarihi olan 10.11.2011 tarihi itibari ile davacının davalı şirketteki ortaklık payının %20 olduğu, 27.04.2012 tarihli genel kurul toplantısı tarihi itibari ile ise davacının ortaklık payının % 0,4 oranında olduğu, Mahkemece, davacının 27.04.2012 tarihli genel kurul toplantısına katılmadığı, dolayısı ile devir işlemine muvafakat etmediğinin kabul edilmesi halinde dahi hisse oranı yapılan devri engelleyebilecek oranda olmadığı, şirketin uzun süre gayri faal olduğu, dava konusu taşınmazın işletme hakkı nedeni ile icra takiplerine maruz kaldığı, borca batık hale geldiği, taşınmazın davalı Avrasya A.Ş.'de kalmasını gerektirecek herhangi bir somut ekonomik yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davalı Avrasya Müşavirlik İnşaat Turizm Altyapı Asfalt San.
ve Tic. A.Ş.'nin 2005 yılı işletme bedelinin 1. taksidini yapılan tebligatlara rağmen ödemediği, 18.02.2005 tarih ve 06.04.2005 tarihli dilekçeleri ile kiranın durdurulmasını talep ettiği, ayrıca 2006 ve 2007 yıllarına ilişkin taksitlerin ödenmemesi üzerine Antalya Çevre ve Orman İl Müdürlüğü tarafından davalı Avrasya Müşavirlik İnşaat Turizm Altyapı Asfalt San. ve Tic. A.Ş. aleyhine icra takibi başlatmış olduğu, davalı Avrasya A.Ş.'nin sözleşmelere konu işletme hakkını devralmış olduğu gayrimenkul ile ilgili uzun süre herhangi bir işlem yapmadığı, sözleşmede yer alan taahhütlerin yerine getirilmemesi nedeni ile işletme hakkını veren idare tarafından icra takibine maruz kaldığı ve sermayesini yitirerek borca batık hale geldiği, dolayısıyla şirketin uzun süreden beri faaliyetinin bulunmadığı, bilirkişi heyeti tarafından tespit edildiği üzere taşınmazın davalı Avrasya A.Ş.'de kalmasını gerektirecek herhangi bir somut ekonomik yarar bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği,buna karşılıklık davacı tarafından dava açılırken 170,80 TL, 20/10/2015 tarihinde ise 16.157,10 TL harç yatırıldığı halde mahkemece sadece 170,80 TL harçtan kalan kısmın davacıya iadesine karar verilmesinin yerinde olmadığı,davalı Gür Grup Şirketi'nin vekalet ücreti yönünden yapılan istinaf başvurusunun incelemesinde;
mahkemece ilk oturumda davacı tarafın, davalı her iki şirket arasında yapılan Antalya -Alayna- İncekum- 2 Orman içi dinlenme yeri olarak ifade edilen taşınmazın işletme ve kullanım hakkının devrine yönelik devir işleminin iptali ile birlikte davalı Gür Grup İnş. San ve Tic. AŞ.'nin mevcut taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep etmesi nedeniyle davacı vekiline 16.01.2004 tarihli ihale sözleşmesindeki ihale bedeli üzerinden eksik harcın tamamlanması için süre verildiği, davacı tarafça 20.10.2015 tarihinde 16.157,10 TL harç yatırıldığı, davada devrin iptali ve davalı Gür Grup İnşaat San. ve Tic. A.Ş.'nin taşınmazdan tahliyesinin talep edilmesine ve mahkemece 956.104,88 TL üzerinden harç tamamlatıldığına göre davalı Gür Grup İnşaat San.
ve Tic. A.Ş. yararına vekalet ücretinin nisbi olarak hesaplanması gerekirken maktu belirlenmesi hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek,davalı şirket lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ve resen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava taşınmazın işletme ve kullanım hakkının devrine yönelik devir işleminin iptali ve tahliye istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/950112500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz