Menfi tespit | Menfi tespit | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2384 E. 2023/2153 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kapak hesabı↗ geçerli icra takibi↗ sözleşmesel sorumluluk↗ ilamsız takip↗ ihtirazi kayıt↗ hukuki menfaat↗ istirdat davası↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ kefalet sözleşmesi↗ istinaf başvurusunun reddi↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ menfi tespit davası↗ itirazın iptali davası↗ teminat kapsamı↗ müteselsil kefil↗ eş rızası↗ tespit davası↗ istinaf incelemesi↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ iptal davası↗ kefil↗ istirdat↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗ kâr payı↗ geçersizlik↗ haciz↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ hmk 353(1)b-2↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı banka ile dava dışı Meyseb Tarım Gıda Paz. Ltd. Şti. arasında düzenlenen tarımsal kredi sözleşmesi ile genel kredi sözleşmesinin davacılar tarafından kefil olarak imzalandığını, davalının davacılar hakkında Çorum 2. İcra Müdürlüğü 2016/5571 sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi ve Çorum 4. İcra Müdürlüğünün 2016/5579 sayılı dosyasında ilamsız takip başlattığını, kredi sözleşmelerinin davacılar yönünden geçersiz olduğunu ileri sürerek davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların ilamsız takibe yaptıkları itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığını bu nedenle davacıların menfi tespit davası açmakta hukuki yararları bulunmadığını, sözleşmelerin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.02.2019 tarih, 2018/365 E. ve 2019/69 K. sayılı kararıyla; taraflar arasında görülmekte olan Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/630 E. sayılı dosyasında itirazın iptali talep edildiği, itirazın iptali davasının 24.05.2016 tarihinde açıldığı bu menfi tespit davasının ise 25.01.2017 tarihinde itirazın iptali davasından sonra açıldığı anlaşıldığından hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.06.2019 tarih, 2019/713 E. ve 2019/767 K. sayılı kararıyla; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 03.03.2021 tarih, 2020/2989 E. ve 2021/1957 K. sayılı kararıyla ''... 1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik davacı ... yönünden tüm, davacı ... yönünden aşağıdaki bendin kapsamı dışına kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, Çorum 4. İcra Müdürlüğünün 2016/5597 sayılı takip dosyasında her iki davacı aleyhinde yapılan genel haciz yolu ile icra takibi, Çorum 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasında davacılardan Yusuf Kayalar aleyhinde yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi nedeniyle davacıların borçlu olmadıklarının tespiti ile istirdat istemine ilişkindir.
Genel haciz yolu ile icra takibinin borçluları olan davacılar aleyhinde Çorum Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2016/630 esas sayılı dosyasında alacaklı, banka tarafından borçlular aleyhine daha önce itirazın iptali davası açılmış olup yargılama sonucunda Mahkemenin 05.03.2019 tarihli 2019/98 sayılı kararı ile karar verilmiştir.
Eldeki menfi tespit davasının, itirazın iptali davasından sonra açılmış olması nedeniyle, Genel haciz yolu ile icra takibine ilişkin dosya borcu yönünden her iki davacınında dava açmakta hukuki yararları bulunmamakla birlikte, menfi tespit davasına konu diğer icra dosyası olan Çorum 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine konu borç, itirazın iptali davasına konu olmadığından, icra dosyası borçlusu davacı ... Kayaların 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyası yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.
Bu halde davacı ...'un 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasına ilişkin menfi tespit ve istirdat davası yönünden tüm delillerinin eksiksiz toplanması ve değerlendirilmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesisi gerektiğinden yazılı şekilde hüküm tesis eden İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı ... Kayaların istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir...'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki menfi tespit davasının, itirazın iptali davasından sonra açılmış olması nedeniyle, genel haciz yolu ile icra takibine ilişkin dosya borcu yönünden her iki davacınında dava açmakta hukuki yararları bulunmamakla birlikte, menfi tespit davasına konu diğer icra dosyası olan Çorum 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine konu borç, itirazın iptali davasına konu olmadığından, icra dosyası borçlusu davacı ...'ın 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyası yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunduğu, Yargıtay ilamı doğrultusunda davacı ...'un 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasına ilişkin menfi tespit ve istirdat davası yönünden tüm delillerinin eksiksiz toplanması ve değerlendirilmesi gerektiğinden dosyanın bankacı bilirkişiye tevdii edildiği, raporda; borcun dayanağını oluşturan sözleşmelerin, eklerinin geçerli olduğu, icra takibi sırasında icra vasıtası ile ödendiği anlaşılan 490.783,36 TL'den müşterek borçlu müteselsil kefil ...'ın sorumlu olduğu borç teminat kapsamı içerisinde yer aldığından davalı bankadan istirdadına gerek olmadığı mütalaa olunmuş olup Genel Kredi Sözleşmesinde davacı ...'ın imzasının olmadığı, borcun ... tarafından ödendiği, hem kendisinin hem de diğer kefil ...'ın alacaklı bankaya olan kefalet sorumluluklarının sona erdiği anlaşıldığından davacılardan ... yönünden hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddine, ... yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı ... hakkında açılan davanın usulden reddine, davacı ... hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece hatalı ve hukuka aykırı olarak düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verildiğini, gerekçeli kararda itirazlarına ilişkin değerlendirme yapılmadan bilirkişi raporunda mütalaa olunduğundan bahisle hüküm kurulmasının hatalı olduğunu her iki müvekkil yönünden de geçersiz olan bir kredi sözleşmesine dayanılarak müvekkillerden icra zoru ile para tahsil edildiğini, dava konusu kredi sözleşmeleri bilirkişi tarafından incelendiğinde bu kredilerin 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi ve Kâr Payı Destekli Fon Kullandırılmasına Dair Kanun'a (5570 sayılı Kanun) tabi olduğu belirtilmiş ise de tarafların böyle bir iddiası bulunmadığı gibi kredi sözleşmesi ve eklerinde de böyle bir ibarenin bulunmadığını, sözleşme kapsamında uygulanan faizin, 5570 sayılı Kanun kapsamında belirtilen düşük oranlı faiz değil, piyasa koşullarında tespit edilen güncel faiz olduğunu, buna rağmen dava konusu kredi sözleşmesinin 5570 sayılı Kanun kapsamında olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, mahkemenin kararında da, bilirkişi raporunda da davacı müvekkil ...'ın 06.08.2014 tarihli kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığı belirtildiği halde müvekkilinin dava açmakta hukuki menfaati bulunmadığı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, müvekkilin iki kredi sözleşmesinden de sorumlu tutulduğunu, müvekkillerin dava konusu kefalet sözleşmelerinde eşlerinin rızası bulunmadığını, bu haliyle kefaletin yasal şartları oluşmadığı halde müvekkillerin sorumluluğuna gidilmesinin kefalet hukukuna aykırı olduğunu, bilirkişi, icra dosyasındaki hesaba itirazlarının olmadığını iddia ettiğini, oysa ki müvekkilin hiç bir borcu olmadığı iddiası ile açmış oldukları menfi tespit davasında, icra takibinde yapılmış hesaba itiraz olmadığı gerekçesi ile yeni hesap yapılmamasının hatalı olduğunu, davanın istirdat davasına dönüşmüş olması nedeni ile bilirkişi tarafından dosyaya ödenen miktara bakılmaksızın hesap çıkartılması gerektiğini, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna istinaden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ... vekilinin tüm, davacı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibinden dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dairemizin önceki bozma ilamında davacı ...’ın Çorum 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasına ilişkin menfi tespit ve istirdat davası yönünden tüm delillerinin eksiksiz toplanması ve değerlendirilmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesisi yönünden karar verilmiş olup, mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Davacı ...’ın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipten dolayı borçlu bulunup bulunmadığının bilirkişi tarafından hesaplama yapılarak tespiti gerekir. Davacı ... icra dosyasına ihtirazi kayıt ileri sürerek ödeme yaptığı gibi ödemeden önce menfi tespit davası açılmış olması nedeniyle şayet davacı ödeme tarihinde takipten dolayı fazla ödeme yapmış ise bu ödemenin tespiti ile 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin altıncı fıkrası gereğince davaya istirdat davası olarak devam edilmesi gerekir. Mahkemece yapılacak iş, bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla davalı banka kayıt ve belgelerinin yerinde incelettirilerek icra takibine konu tarımsal kredi sözleşmesi uyarınca davacı ... tarafından ödemenin yapıldığı tarih (23.11.2017) itibari ile davalı bankanın alacak, faiz ve ferileri, icra dosya giderleri, olmak üzere dosya kapak hesabı yaptırılarak ödeme tarihi itibariyle toplam borçtan fazla ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti ile fazla ödeme yapılmış ise bu miktarın istirdatı gerektiği değerlendirilerek tüm deliller toplanarak oluşacak sonuca göre eksik inceleme sonucu bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Menfi tespit | İstirdat | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2989 E. 2021/1957 K.
Ortak:istirdat davası · ipoteğin paraya çevrilmesi · itirazın iptali davası · iptal davası · istirdat · hukuki yarar · haciz · menfi tespit · dava şartı
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasına ilişkin «menfi tespit» ve «istirdat davası» yönünden tüm delillerinin eksiksiz toplanması ve değerlendirilmesi gerektiğinden dosyanın bankacı bilirkişiye tevdii edildiği, raporda; borcun dayanağını oluşturan sözleşmelerin, eklerinin geçerli olduğu, icra takibi sırasında icra vasıtası ile ödendiği anlaşılan 490.783,36 TL'den «müşterek borçlu müteselsil kefil» ...'ın sorumlu olduğu borç «teminat kapsamı» içerisinde yer aldığından davalı bankadan istirdadına gerek olmadığı mütalaa olunmuş olup Genel Kredi Sözleşmesinde davacı ...'ın imzasının olmadığı, borcun ... tarafından ödendiği, hem kendisinin hem de diğer kefil ...'ın alacaklı bankaya olan «kefalet» sorumluluklarının sona erdiği anlaşıldığından davacılardan ... yönünden «hukuki yarar» bulunmadığından davanın «usulden reddine», ... yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı ... hakkında açılan davanın usulden reddine, davacı ... hakkında açılan dav …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların ilamsız takibe yaptıkları itiraz üzerine «itirazın iptali davası» açıldığını bu nedenle davacıların «menfi tespit davası» açmakta hukuki yararları bulunmadığını, sözleşmelerin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasına ilişkin «menfi tespit» ve «istirdat davası» yönünden tüm delillerinin eksiksiz toplanması ve değerlendirilmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesisi gerektiğinden yazılı şekilde hüküm tesis eden İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı ...
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasına ilişkin «menfi tespit» ve «istirdat davası» yönünden tüm delillerinin eksiksiz toplanması ve değerlendirilmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesisi gerektiğinden yazılı şekilde hüküm tesis eden İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı ...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/630 esas sayılı dosyasında itirazın iptali talep edildiği, itirazın iptali davasının 24.05.2016 tarihinde açıldığı bu «menfi tespit» davasının ise 25.01.2017 tarihinde itirazın iptali davasından sonra açıldığı anlaşıldığından «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasında davacılardan ... aleyhinde yapılan «ipoteğin paraya çevrilmesi» yolu ile icra takibi nedeniyle davacıların borçlu olmadıklarının tespiti ile «istirdat» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Menfi tespit | İstirdat | Menfi tespit | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2032 E. 2024/7334 K.
Ortak:ilamsız takip · ipoteğin paraya çevrilmesi · müşterek borçlu müteselsil kefil · menfi tespit davası · itirazın iptali davası · müteselsil kefil · tespit davası · kefalet · dava şartı
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların ilamsız takibe yaptıkları itiraz üzerine «itirazın iptali davası» açıldığını bu nedenle davacıların «menfi tespit davası» açmakta hukuki yararları bulunmadığını, sözleşmelerin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasına ilişkin «menfi tespit» ve «istirdat davası» yönünden tüm delillerinin eksiksiz toplanması ve değerlendirilmesi gerektiğinden dosyanın bankacı bilirkişiye tevdii edildiği, raporda; borcun dayanağını oluşturan sözleşmelerin, eklerinin geçerli olduğu, icra takibi sırasında icra vasıtası ile ödendiği anlaşılan 490.783,36 TL'den «müşterek borçlu müteselsil kefil» ...'ın sorumlu olduğu borç «teminat kapsamı» içerisinde yer aldığından davalı bankadan istirdadına gerek olmadığı mütalaa olunmuş olup Genel Kredi Sözleşmesinde davacı ...'ın imzasının olmadığı, borcun ... tarafından ödendiği, hem kendisinin hem de diğer kefil ...'ın alacaklı bankaya olan «kefalet» sorumluluklarının sona erdiği anlaşıldığından davacılardan ... yönünden «hukuki yarar» bulunmadığından davanın «usulden reddine», ... yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı ... hakkında açılan davanın usulden reddine, davacı ... hakkında açılan dav …
Davacı ... icra dosyasına «ihtirazi kayıt» ileri sürerek ödeme yaptığı gibi ödemeden önce «menfi tespit davası» açılmış olması nedeniyle şayet davacı ödeme tarihinde takipten dolayı fazla ödeme yapmış ise bu ödemenin tespiti ile 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin altıncı fıkrası gereğince davaya «istirdat davası» olarak devam edilmesi gerekir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların ilamsız takibe yaptıkları itiraz üzerine «itirazın iptali davası» açıldığını, «menfi tespit davası» açmakta davacıların hukuki yararları bulunmadığını, sözleşmelerin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İcra Müdürlüğünün 2016/5571 E. sayılı dosyası yönünden dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, dosyanın bankacı bilirkişiye tevdii edildiği, sunulan bilirkişi raporunda borcun dayanağını oluşturan sözleşmelerin, eklerinin geçerlilik taşıdığı, icra takibi sırasında icra vasıtası ile ödendiği anlaşılan 490.783,36 TL'den «müşterek borçlu müteselsil kefil» ...'ın sorumlu olduğu, 23.11.2017 tarihi itibariyle ödenmesi gereken borç tutarının 495.291,41 TL miktarında hesaplandığı, yapılan hesaplamaya göre davacılar tarafından herhangi bir fazla ödeme söz konusu olmadığı hususlarının mütalaa edildiği, «genel kredi sözleşmesinde» davacı ...'ın imzasının olmadığı, borcun ... tarafından ödendiği, hem kendisinin hem de diğer kefil ...'ın alacaklı bankaya olan «kefalet» sorumluluklarının sona erdiği gerekçesiyle davacı ... hakkında açılan davanın «usulden reddine», davacı ... hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
İcra Müdürlüğü 2016/5571 E. sayılı dosyasında «ipoteğin paraya çevrilmesi» yolu ile icra takibi ve Çorum 4.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kur farkı · akdi faiz oranı · gecikme faizi · akdi faiz · komisyon · temerrüt faizi · ek tasfiye · dosya masrafı
Benzer bu karardaMerkez Bankası'na bildirdiği ve kredi türlerine göre farklılaşan azami kredi faiz oranlarını geçemeyeceği, müşterinin kredinin anapara, faiz, dönem faizi, taksit, «komisyon», «masraf», «kur farkı», ücret, fon kesintisi, vergi ve diğer eklentileri vb.leri ödemede gecikmesi halinde, «gecikme faizi» uygulanacağı, gecikme faizinin «akdi faiz oranına» azami %50'si oranında ilave yapılmak suretiyle tespit edileceği, ancak cari faiz oranı akdi faiz oranından daha yüksek ise gecikme faizinin cari faiz oranına azami %50’si oranında ilave yapılmak suretiyle tespit edileceği, müşterinin «temerrüde» düşmesi halinde «temerrüt faizi» uygulanacağı, temerrüt faizinin akdi faiz oranına azami %100'ü oranında ilave yapılmak suretiyle tespit edileceği, ancak cari faiz oranı akdi faiz oranından daha y …
Genel tarımsal krediler sözleşmesinin 6 ncı maddesi ise “İşbu sözleşmeye istinaden açılan kredilere, tahsil ve «tasfiye» edilinceye kadar yetkili merciler tarafından azami hadler belirlendiği takdirde bu hadleri geçmemek kaydıyla banka tarafından belirlenen oranlarda faiz, «komisyon», fon kesintisi ile vergiler «dahil» her türlü «masraf» uygulanır.
Genel «kredi sözleşmesinin» 4. maddesinde “bu sözleşmenin 1. maddesinde limiti belirlenen kredilerde, kredi kullandırım talep formunda taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça bankanın aynı tür krediler ve hesaplar için cari olan kredi faiz oranının «akdi faiz» olarak uygulanacağı, «akdi faiz oranının» bankanın T.C.
Müşteriye, kredinin anapara, faiz, dönem faizi, taksit ve «masrafların» ödenmesinde gecikmesi halinde «gecikme faizi» uygulanır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3941 E. 2021/3339 K.
Ortak:menfi tespit davası · tespit davası · menfi tespit
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların ilamsız takibe yaptıkları itiraz üzerine «itirazın iptali davası» açıldığını bu nedenle davacıların «menfi tespit davası» açmakta hukuki yararları bulunmadığını, sözleşmelerin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı ... icra dosyasına «ihtirazi kayıt» ileri sürerek ödeme yaptığı gibi ödemeden önce «menfi tespit davası» açılmış olması nedeniyle şayet davacı ödeme tarihinde takipten dolayı fazla ödeme yapmış ise bu ödemenin tespiti ile 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin altıncı fıkrası gereğince davaya «istirdat davası» olarak devam edilmesi gerekir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/630 E. sayılı dosyasında itirazın iptali talep edildiği, itirazın iptali davasının 24.05.2016 tarihinde açıldığı bu «menfi tespit» davasının ise 25.01.2017 tarihinde itirazın iptali davasından sonra açıldığı anlaşıldığından «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/150 esas sayılı dosyasıyla «ayıp» nedeniyle «menfi tespit davası» açtığı, bu davada da inceleme konusu aynı «fatura» olduğundan davanın kesinleşmesinin beklenildiği, mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, söz konusu kararın davalı lehine olduğu gerekçesiyle davanın reddine, «kötü niyet tazminatı» talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/150 esas sayılı dosyasıyla «ayıp» nedeniyle «menfi tespit davası» açmış olup, bu davada da inceleme konusu aynı «fatura» olduğundan davanın kesinleşmesi beklenilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayıp · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · fatura
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/150 esas sayılı dosyasıyla «ayıp» nedeniyle «menfi tespit davası» açtığı, bu davada da inceleme konusu aynı «fatura» olduğundan davanın kesinleşmesinin beklenildiği, mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, söz konusu kararın davalı lehine olduğu gerekçesiyle davanın reddine, «kötü niyet tazminatı» talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/150 esas sayılı dosyasıyla «ayıp» nedeniyle «menfi tespit davası» açmış olup, bu davada da inceleme konusu aynı «fatura» olduğundan davanın kesinleşmesi beklenilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen karar davacı lehine olduğundan, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine ve «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmesi hatalı olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2384 E. , 2023/2153 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/151 Esas, 2022/54 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi taespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı banka ile dava dışı Meyseb Tarım Gıda Paz. Ltd. Şti. arasında düzenlenen tarımsal kredi sözleşmesi ile genel kredi sözleşmesinin davacılar tarafından kefil olarak imzalandığını, davalının davacılar hakkında Çorum 2. İcra Müdürlüğü 2016/5571 sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi ve Çorum 4. İcra Müdürlüğünün 2016/5579 sayılı dosyasında ilamsız takip başlattığını, kredi sözleşmelerinin davacılar yönünden geçersiz olduğunu ileri sürerek davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların ilamsız takibe yaptıkları itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığını bu nedenle davacıların menfi tespit davası açmakta hukuki yararları bulunmadığını, sözleşmelerin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.02.2019 tarih, 2018/365 E. ve 2019/69 K. sayılı kararıyla; taraflar arasında görülmekte olan Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/630 E. sayılı dosyasında itirazın iptali talep edildiği, itirazın iptali davasının 24.05.2016 tarihinde açıldığı bu menfi tespit davasının ise 25.01.2017 tarihinde itirazın iptali davasından sonra açıldığı anlaşıldığından hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.06.2019 tarih, 2019/713 E. ve 2019/767 K. sayılı kararıyla; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 03.03.2021 tarih, 2020/2989 E. ve 2021/1957 K. sayılı kararıyla ''...
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik davacı ... yönünden tüm, davacı ... yönünden aşağıdaki bendin kapsamı dışına kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, Çorum 4. İcra Müdürlüğünün 2016/5597 sayılı takip dosyasında her iki davacı aleyhinde yapılan genel haciz yolu ile icra takibi, Çorum 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasında davacılardan Yusuf Kayalar aleyhinde yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi nedeniyle davacıların borçlu olmadıklarının tespiti ile istirdat istemine ilişkindir.
Genel haciz yolu ile icra takibinin borçluları olan davacılar aleyhinde Çorum Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2016/630 esas sayılı dosyasında alacaklı, banka tarafından borçlular aleyhine daha önce itirazın iptali davası açılmış olup yargılama sonucunda Mahkemenin 05.03.2019 tarihli 2019/98 sayılı kararı ile karar verilmiştir.
Eldeki menfi tespit davasının, itirazın iptali davasından sonra açılmış olması nedeniyle, Genel haciz yolu ile icra takibine ilişkin dosya borcu yönünden her iki davacınında dava açmakta hukuki yararları bulunmamakla birlikte, menfi tespit davasına konu diğer icra dosyası olan Çorum 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine konu borç, itirazın iptali davasına konu olmadığından, icra dosyası borçlusu davacı ... Kayaların 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyası yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.
Bu halde davacı ...'un 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasına ilişkin menfi tespit ve istirdat davası yönünden tüm delillerinin eksiksiz toplanması ve değerlendirilmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesisi gerektiğinden yazılı şekilde hüküm tesis eden İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı ... Kayaların istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir...'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki menfi tespit davasının, itirazın iptali davasından sonra açılmış olması nedeniyle, genel haciz yolu ile icra takibine ilişkin dosya borcu yönünden her iki davacınında dava açmakta hukuki yararları bulunmamakla birlikte, menfi tespit davasına konu diğer icra dosyası olan Çorum 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine konu borç, itirazın iptali davasına konu olmadığından, icra dosyası borçlusu davacı ...'ın 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyası yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunduğu, Yargıtay ilamı doğrultusunda davacı ...'un 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasına ilişkin menfi tespit ve istirdat davası yönünden tüm delillerinin eksiksiz toplanması ve değerlendirilmesi gerektiğinden dosyanın bankacı bilirkişiye tevdii edildiği, raporda;
borcun dayanağını oluşturan sözleşmelerin, eklerinin geçerli olduğu, icra takibi sırasında icra vasıtası ile ödendiği anlaşılan 490.783,36 TL'den müşterek borçlu müteselsil kefil ...'ın sorumlu olduğu borç teminat kapsamı içerisinde yer aldığından davalı bankadan istirdadına gerek olmadığı mütalaa olunmuş olup Genel Kredi Sözleşmesinde davacı ...'ın imzasının olmadığı, borcun ... tarafından ödendiği, hem kendisinin hem de diğer kefil ...'ın alacaklı bankaya olan kefalet sorumluluklarının sona erdiği anlaşıldığından davacılardan ... yönünden hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddine, ... yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı ... hakkında açılan davanın usulden reddine, davacı ...
hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece hatalı ve hukuka aykırı olarak düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verildiğini, gerekçeli kararda itirazlarına ilişkin değerlendirme yapılmadan bilirkişi raporunda mütalaa olunduğundan bahisle hüküm kurulmasının hatalı olduğunu her iki müvekkil yönünden de geçersiz olan bir kredi sözleşmesine dayanılarak müvekkillerden icra zoru ile para tahsil edildiğini, dava konusu kredi sözleşmeleri bilirkişi tarafından incelendiğinde bu kredilerin 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi ve Kâr Payı Destekli Fon Kullandırılmasına Dair Kanun'a (5570 sayılı Kanun) tabi olduğu belirtilmiş ise de tarafların böyle bir iddiası bulunmadığı gibi kredi sözleşmesi ve eklerinde de böyle bir ibarenin bulunmadığını, sözleşme kapsamında uygulanan faizin, 5570 sayılı Kanun kapsamında belirtilen düşük oranlı faiz değil, piyasa koşullarında tespit edilen güncel faiz olduğunu, buna rağmen dava konusu kredi sözleşmesinin 5570 sayılı Kanun kapsamında olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, mahkemenin kararında da, bilirkişi raporunda da davacı müvekkil ...'ın 06.08.2014 tarihli kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığı belirtildiği halde müvekkilinin dava açmakta hukuki menfaati bulunmadığı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, müvekkilin iki kredi sözleşmesinden de sorumlu tutulduğunu, müvekkillerin dava konusu kefalet sözleşmelerinde eşlerinin rızası bulunmadığını, bu haliyle kefaletin yasal şartları oluşmadığı halde müvekkillerin sorumluluğuna gidilmesinin kefalet hukukuna aykırı olduğunu, bilirkişi, icra dosyasındaki hesaba itirazlarının olmadığını iddia ettiğini, oysa ki müvekkilin hiç bir borcu olmadığı iddiası ile açmış oldukları menfi tespit davasında, icra takibinde yapılmış hesaba itiraz olmadığı gerekçesi ile yeni hesap yapılmamasının hatalı olduğunu, davanın istirdat davasına dönüşmüş olması nedeni ile bilirkişi tarafından dosyaya ödenen miktara bakılmaksızın hesap çıkartılması gerektiğini, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna istinaden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ... vekilinin tüm, davacı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibinden dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dairemizin önceki bozma ilamında davacı ...’ın Çorum 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasına ilişkin menfi tespit ve istirdat davası yönünden tüm delillerinin eksiksiz toplanması ve değerlendirilmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesisi yönünden karar verilmiş olup, mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Davacı ...’ın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipten dolayı borçlu bulunup bulunmadığının bilirkişi tarafından hesaplama yapılarak tespiti gerekir. Davacı ... icra dosyasına ihtirazi kayıt ileri sürerek ödeme yaptığı gibi ödemeden önce menfi tespit davası açılmış olması nedeniyle şayet davacı ödeme tarihinde takipten dolayı fazla ödeme yapmış ise bu ödemenin tespiti ile 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin altıncı fıkrası gereğince davaya istirdat davası olarak devam edilmesi gerekir.
Mahkemece yapılacak iş, bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla davalı banka kayıt ve belgelerinin yerinde incelettirilerek icra takibine konu tarımsal kredi sözleşmesi uyarınca davacı ... tarafından ödemenin yapıldığı tarih (23.11.2017) itibari ile davalı bankanın alacak, faiz ve ferileri, icra dosya giderleri, olmak üzere dosya kapak hesabı yaptırılarak ödeme tarihi itibariyle toplam borçtan fazla ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti ile fazla ödeme yapılmış ise bu miktarın istirdatı gerektiği değerlendirilerek tüm deliller toplanarak oluşacak sonuca göre eksik inceleme sonucu bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı ... vekilinin tüm, davacı ... vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacı ...'a yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/950109400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz