Menfi tespit | İstirdat | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2989 E. 2021/1957 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istirdat davası↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ itirazın iptali davası↗ iptal davası↗ istirdat↗ hukuki yarar↗ haciz↗ menfi tespit↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında görülmekte olan Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/630 esas sayılı dosyasında itirazın iptali talep edildiği, itirazın iptali davasının 24.05.2016 tarihinde açıldığı bu menfi tespit davasının ise 25.01.2017 tarihinde itirazın iptali davasından sonra açıldığı anlaşıldığından hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili istinafa başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, tarafların delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf isteğinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik davacı ... yönünden tüm, davacı ... yönünden aşağıdaki bendin kapsamı dışına kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, Çorum 4. İcra Müdürlüğünün 2016/5597 sayılı takip dosyasında her iki davacı aleyhinde yapılan genel haciz yolu ile icra takibi, Çorum 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasında davacılardan ... aleyhinde yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi nedeniyle davacıların borçlu olmadıklarının tespiti ile istirdat istemine ilişkindir.
Genel haciz yolu ile icra takibinin borçluları olan davacılar aleyhinde Çorum Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2016/630 esas sayılı dosyasında alacaklı, banka tarafından borçlular aleyhine daha önce itirazın iptali davası açılmış olup yargılama sonucunda Mahkemenin 05.03.2019 tarihli 2019/98 sayılı kararı ile karar verilmiştir.
Eldeki menfi tespit davasının, itirazın iptali davasından sonra açılmış olması nedeniyle, Genel haciz yolu ile icra takibine ilişkin dosya borcu yönünden her iki davacınında dava açmakta hukuki yararları bulunmamakla birlikte, menfi tespit davasına konu diğer icra dosyası olan Çorum 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine konu borç, itirazın iptali davasına konu olmadığından, icra dosyası borçlusu davacı ... Kayaların 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyası yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.
Bu halde davacı ...'un 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasına ilişkin menfi tespit ve istirdat davası yönünden tüm delillerinin eksiksiz toplanması ve değerlendirilmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesisi gerektiğinden yazılı şekilde hüküm tesis eden İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı ... Kayaların istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Menfi tespit | Menfi tespit | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2384 E. 2023/2153 K.
Ortak:istirdat davası · ipoteğin paraya çevrilmesi · itirazın iptali davası · iptal davası · istirdat · hukuki yarar · haciz · menfi tespit · dava şartı
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasına ilişkin «menfi tespit» ve «istirdat davası» yönünden tüm delillerinin eksiksiz toplanması ve değerlendirilmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesisi gerektiğinden yazılı şekilde hüküm tesis eden İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı ...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/630 esas sayılı dosyasında itirazın iptali talep edildiği, itirazın iptali davasının 24.05.2016 tarihinde açıldığı bu «menfi tespit» davasının ise 25.01.2017 tarihinde itirazın iptali davasından sonra açıldığı anlaşıldığından «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasında davacılardan ... aleyhinde yapılan «ipoteğin paraya çevrilmesi» yolu ile icra takibi nedeniyle davacıların borçlu olmadıklarının tespiti ile «istirdat» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasına ilişkin «menfi tespit» ve «istirdat davası» yönünden tüm delillerinin eksiksiz toplanması ve değerlendirilmesi gerektiğinden dosyanın bankacı bilirkişiye tevdii edildiği, raporda; borcun dayanağını oluşturan sözleşmelerin, eklerinin geçerli olduğu, icra takibi sırasında icra vasıtası ile ödendiği anlaşılan 490.783,36 TL'den «müşterek borçlu müteselsil kefil» ...'ın sorumlu olduğu borç «teminat kapsamı» içerisinde yer aldığından davalı bankadan istirdadına gerek olmadığı mütalaa olunmuş olup Genel Kredi Sözleşmesinde davacı ...'ın imzasının olmadığı, borcun ... tarafından ödendiği, hem kendisinin hem de diğer kefil ...'ın alacaklı bankaya olan «kefalet» sorumluluklarının sona erdiği anlaşıldığından davacılardan ... yönünden «hukuki yarar» bulunmadığından davanın «usulden reddine», ... yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı ... hakkında açılan davanın usulden reddine, davacı ... hakkında açılan dav …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların ilamsız takibe yaptıkları itiraz üzerine «itirazın iptali davası» açıldığını bu nedenle davacıların «menfi tespit davası» açmakta hukuki yararları bulunmadığını, sözleşmelerin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasına ilişkin «menfi tespit» ve «istirdat davası» yönünden tüm delillerinin eksiksiz toplanması ve değerlendirilmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesisi gerektiğinden yazılı şekilde hüküm tesis eden İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilamsız takip · ihtirazi kayıt · hukuki menfaat · kefalet sözleşmesi · istinaf başvurusunun reddi · müşterek borçlu müteselsil kefil · menfi tespit davası · teminat kapsamı
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasına ilişkin «menfi tespit» ve «istirdat davası» yönünden tüm delillerinin eksiksiz toplanması ve değerlendirilmesi gerektiğinden dosyanın bankacı bilirkişiye tevdii edildiği, raporda; borcun dayanağını oluşturan sözleşmelerin, eklerinin geçerli olduğu, icra takibi sırasında icra vasıtası ile ödendiği anlaşılan 490.783,36 TL'den «müşterek borçlu müteselsil kefil» ...'ın sorumlu olduğu borç «teminat kapsamı» içerisinde yer aldığından davalı bankadan istirdadına gerek olmadığı mütalaa olunmuş olup Genel Kredi Sözleşmesinde davacı ...'ın imzasının olmadığı, borcun ... tarafından ödendiği, hem kendisinin hem de diğer kefil ...'ın alacaklı bankaya olan «kefalet» sorumluluklarının sona erdiği anlaşıldığından davacılardan ... yönünden «hukuki yarar» bulunmadığından davanın «usulden reddine», ... yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı ... hakkında açılan davanın usulden reddine, davacı ... hakkında açılan dav …
… rarda itirazlarına ilişkin değerlendirme yapılmadan bilirkişi raporunda mütalaa olunduğundan bahisle hüküm kurulmasının hatalı olduğunu her iki müvekkil yönünden de «geçersiz» olan bir «kredi sözleşmesine» dayanılarak müvekkillerden icra zoru ile para tahsil edildiğini, dava konusu kredi sözleşmeleri bilirkişi tarafından incelendiğinde bu kredilerin 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi ve Kâr Payı Destekli Fon Kullandırılmasına Dair Kanun'a (5570 sayılı Kanun) tabi olduğu belirtilmiş ise de tarafların böyle bir iddiası bulunmadığı gibi kredi sözleşmesi ve eklerinde de böyle bir ibarenin bulunmadığını, sözleşme kapsamında uygulanan faizin, 5570 sayılı Kanun kapsamında belirtilen düşük oranlı faiz değil, piyasa koşullarında tespit edilen güncel faiz olduğunu, buna rağmen dava konusu kredi sözleşmesinin 5570 sayılı Kanun kapsamında olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, mahkemenin kararında da, bilirkişi raporunda da davacı müvekkil ...'ın 06.08.2014 tarihli kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığı belirtildiği halde müvekkilinin dava açmakta «hukuki menfaati» bulunmadığı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, müvekkilin iki kredi sözleşmesinden de sorumlu tutulduğunu, müvekkillerin dava konusu «kefalet sözleşmelerinde» eşlerinin «rızası» bulunmadığını, bu haliyle kefaletin yasal şartları oluşmadığı halde müvekkillerin sorumluluğuna gidilmesinin kefalet hukukuna aykırı olduğunu, bilirkişi, icra dosyasındaki hesaba itirazlarının olmadığını iddia ettiğini, oysa ki müvekkilin hiç bir borcu olmadığı iddiası ile açmış oldukları «menfi tespit» davasında, icra takibinde yapılmış hesaba itiraz olmadığı gerekçesi ile yeni hesap yapılmamasının hatalı olduğunu, davanın «istirdat» davasına dönüşmüş olması nedeni ile bilirkişi tarafından dosyaya ödenen miktara bakılmaksızın hesap çıkartılması gerektiğini, denetime ve hüküm kurmaya elverişli o …
Davacı ... icra dosyasına «ihtirazi kayıt» ileri sürerek ödeme yaptığı gibi ödemeden önce «menfi tespit davası» açılmış olması nedeniyle şayet davacı ödeme tarihinde takipten dolayı fazla ödeme yapmış ise bu ödemenin tespiti ile 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin altıncı fıkrası gereğince davaya «istirdat davası» olarak devam edilmesi gerekir.
İcra Müdürlüğünün 2016/5579 sayılı dosyasında «ilamsız takip» başlattığını, «kredi sözleşmelerinin» davacılar yönünden «geçersiz» olduğunu ileri sürerek davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3941 E. 2021/3339 K.
Ortak:menfi tespit
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/630 esas sayılı dosyasında itirazın iptali talep edildiği, itirazın iptali davasının 24.05.2016 tarihinde açıldığı bu «menfi tespit» davasının ise 25.01.2017 tarihinde itirazın iptali davasından sonra açıldığı anlaşıldığından «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Eldeki «menfi tespit» davasının, itirazın iptali davasından sonra açılmış olması nedeniyle, Genel «haciz» yolu ile icra takibine ilişkin dosya borcu yönünden her iki davacınında dava açmakta hukuki yararları bulunmamakla birlikte, menfi tespit davasına konu diğer icra dosyası olan Çorum 2.
İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasına ilişkin «menfi tespit» ve «istirdat davası» yönünden tüm delillerinin eksiksiz toplanması ve değerlendirilmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesisi gerektiğinden yazılı şekilde hüküm tesis eden İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı ...
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/150 esas sayılı dosyasıyla «ayıp» nedeniyle «menfi tespit davası» açtığı, bu davada da inceleme konusu aynı «fatura» olduğundan davanın kesinleşmesinin beklenildiği, mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, söz konusu kararın davalı lehine olduğu gerekçesiyle davanın reddine, «kötü niyet tazminatı» talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/150 esas sayılı dosyasıyla «ayıp» nedeniyle «menfi tespit davası» açmış olup, bu davada da inceleme konusu aynı «fatura» olduğundan davanın kesinleşmesi beklenilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayıp · menfi tespit davası · tespit davası · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · fatura
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/150 esas sayılı dosyasıyla «ayıp» nedeniyle «menfi tespit davası» açtığı, bu davada da inceleme konusu aynı «fatura» olduğundan davanın kesinleşmesinin beklenildiği, mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, söz konusu kararın davalı lehine olduğu gerekçesiyle davanın reddine, «kötü niyet tazminatı» talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/150 esas sayılı dosyasıyla «ayıp» nedeniyle «menfi tespit davası» açmış olup, bu davada da inceleme konusu aynı «fatura» olduğundan davanın kesinleşmesi beklenilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen karar davacı lehine olduğundan, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine ve «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmesi hatalı olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2989 E. , 2021/1957 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 12.02.2019 tarih ve 2018/365 E- 2019/69 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.06.2019 tarih ve 2019/713 E- 2019/767 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı banka ile dava dışı Meyseb Tarım Gıda Paz. Ltd. Şti. arasında düzenlenen tarımsal kredi sözleşmesi ile genel kredi sözleşmesinin davacılar tarafından kefil olarak imzalandığını, davalının davacılar hakkında Çorum 2. İcra Müdürlüğü 2016/5571 sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi ve Çorum 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5579 sayılı dosyasında ilamsız takip başlattığını, kredi sözleşmelerinin davacılar yönünden geçersiz olduğunu ileri sürerek davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların ilamsız takibe yaptıkları itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığını bu nedenle davacıların menfi tespit davası açmakta hukuki yararları bulunmadığını, sözleşmelerin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında görülmekte olan Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/630 esas sayılı dosyasında itirazın iptali talep edildiği, itirazın iptali davasının 24.05.2016 tarihinde açıldığı bu menfi tespit davasının ise 25.01.2017 tarihinde itirazın iptali davasından sonra açıldığı anlaşıldığından hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili istinafa başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, tarafların delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf isteğinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik davacı ... yönünden tüm, davacı ... yönünden aşağıdaki bendin kapsamı dışına kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, Çorum 4. İcra Müdürlüğünün 2016/5597 sayılı takip dosyasında her iki davacı aleyhinde yapılan genel haciz yolu ile icra takibi, Çorum 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasında davacılardan ... aleyhinde yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi nedeniyle davacıların borçlu olmadıklarının tespiti ile istirdat istemine ilişkindir.
Genel haciz yolu ile icra takibinin borçluları olan davacılar aleyhinde Çorum Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2016/630 esas sayılı dosyasında alacaklı, banka tarafından borçlular aleyhine daha önce itirazın iptali davası açılmış olup yargılama sonucunda Mahkemenin 05.03.2019 tarihli 2019/98 sayılı kararı ile karar verilmiştir.
Eldeki menfi tespit davasının, itirazın iptali davasından sonra açılmış olması nedeniyle, Genel haciz yolu ile icra takibine ilişkin dosya borcu yönünden her iki davacınında dava açmakta hukuki yararları bulunmamakla birlikte, menfi tespit davasına konu diğer icra dosyası olan Çorum 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine konu borç, itirazın iptali davasına konu olmadığından, icra dosyası borçlusu davacı ... Kayaların 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyası yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.
Bu halde davacı ...'un 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasına ilişkin menfi tespit ve istirdat davası yönünden tüm delillerinin eksiksiz toplanması ve değerlendirilmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesisi gerektiğinden yazılı şekilde hüküm tesis eden İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı ... Kayaların istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davacı ... yönünden tüm, davacı ... yönünden sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılardan ... yararına BOZULMASINA, HMK 372/1 maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 03.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/656136100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz