6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit | Menfi tespit | Kötü niyet tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/618 E. 2023/3248 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ciro zinciri meşru hamil ticari defter incelemesi ciranta bedelsizlik ciro kötü niyet tazminatı ispat yükü hamil keşideci kötü niyet ticari defter esastan ret haciz iflas çek menfi tespit yükleten (shipper) vekalet ücreti kesin hüküm istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2021/53 E., 2021/216 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığı halde davalının iki adet çeke dayalı olarak müvekkili aleyhine Antalya İcra Dairesinin 2020/137972 E. sayılı dosyası ile takip başlattığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı, süresinde cevap dilekçesi vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile toplam 129.783,19 TL alacak yönünden takip başlattığı, takibin davacının keşideci, davalının ciranta olduğu, 20.04.2020 tarihli 80.000,00 TL bedelli çek ile 15.04.2020 tarihli 40.000 TL bedelli çeke dayandığı, çekin havaleden ibaret kayıtsız, şartsız bir ödeme aracı olduğu, çeklerin incelenmesinde şekil itibariyle ciro zincirinde bir kopukluk bulunmadığı, çek üzerindeki kayıtlara göre davalı tarafın şeklen çekin hamili ve alacaklısı sıfatı taşıdığı, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, davanın miktar ve değeri itibariyle iddianın davacı tarafça yazılı belge ile ispat olunması gerektiği, çekler yönünden davalının çek üzerindeki kayıtlara göre meşru hamil olduğu, davacı tarafın davalı ile aralarında ticari ilişkinin bulunmadığı yönündeki iddiasının çekin kayıtsız şartsız bir ödeme aracı olması nedeniyle yerinde görülmediği, davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında borç ilişkisinin bulunmadığını, mal veya hizmet satımının gerçekleşmediğini, ticari defterlerin incelenmeden karar verilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çeklerin altındaki imzaların inkar edilmediği, çekin arkasındaki temel ilişkiden bağımsız kayıtsız şartsız ödeme aracı olduğu, davacının çeklerin bedelsiz olduğu hususunu kesin delillerle ispatlaması gerektiği, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında borç ilişkisi bulunmadığını, davacının davalıya bir borcundan söz edilemeyeceğini, ticari defterlerin incelenmesiyle mal veya hizmet satımı gerçekleşmediğinin görüleceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati Haciz Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13739 E. 2010/11839 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/618 E.  ,  2023/3248 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/2837 Esas, 2021/2095 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/53 E., 2021/216 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığı halde davalının iki adet çeke dayalı olarak müvekkili aleyhine Antalya İcra Dairesinin 2020/137972 E. sayılı dosyası ile takip başlattığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı, süresinde cevap dilekçesi vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile toplam 129.783,19 TL alacak yönünden takip başlattığı, takibin davacının keşideci, davalının ciranta olduğu, 20.04.2020 tarihli 80.000,00 TL bedelli çek ile 15.04.2020 tarihli 40.000 TL bedelli çeke dayandığı, çekin havaleden ibaret kayıtsız, şartsız bir ödeme aracı olduğu, çeklerin incelenmesinde şekil itibariyle ciro zincirinde bir kopukluk bulunmadığı, çek üzerindeki kayıtlara göre davalı tarafın şeklen çekin hamili ve alacaklısı sıfatı taşıdığı, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, davanın miktar ve değeri itibariyle iddianın davacı tarafça yazılı belge ile ispat olunması gerektiği, çekler yönünden davalının çek üzerindeki kayıtlara göre meşru hamil olduğu, davacı tarafın davalı ile aralarında ticari ilişkinin bulunmadığı yönündeki iddiasının çekin kayıtsız şartsız bir ödeme aracı olması nedeniyle yerinde görülmediği, davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında borç ilişkisinin bulunmadığını, mal veya hizmet satımının gerçekleşmediğini, ticari defterlerin incelenmeden karar verilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çeklerin altındaki imzaların inkar edilmediği, çekin arkasındaki temel ilişkiden bağımsız kayıtsız şartsız ödeme aracı olduğu, davacının çeklerin bedelsiz olduğu hususunu kesin delillerle ispatlaması gerektiği, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında borç ilişkisi bulunmadığını, davacının davalıya bir borcundan söz edilemeyeceğini, ticari defterlerin incelenmesiyle mal veya hizmet satımı gerçekleşmediğinin görüleceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/947968900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.