6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Zayi belgesi davasında ceza dosyasının yetersiz incelenmesi nedeniyle kaldırma

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/108 E. 2025/143 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Kıymetli evrak iptali / Zayikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Gerekçe özeti

Zayi belgesi davalarında mahkeme, incelemesini davacının iddia ve delilleriyle sınırlı tutamaz; belgelerin saklama yükümlülüğüne tabi olup olmadığı, kusursuz bir afetle zayi olup olmadığı, tasdik durumu, soruşturma varlığı ve olay yerinin uygunluğu gibi hususları re'sen araştırarak olayın şüpheden uzak biçimde gerçekleştiğini tespit etmelidir. Ceza dosyasında defterlerin çalınmasına ilişkin açık bir tespit/mahkumiyet bulunmasa da, müştekinin ifadesinde bu yönde beyanı varsa ve dosyada incelenmemiş kamera görüntüsü/olay yeri tutanağı gibi deliller mevcutsa, mahkeme bu delilleri fiziken getirterek ve gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırarak eksikliği tamamlamadan zayi talebini reddedemez.

Ele alınan sorunlar

Ticari defterlerin çalınması nedeniyle zayi belgesi talebinde ilk derece mahkemesinin inceleme yükümlülüğü → tartışılmadı

İddia: Davacı vekili, şirket yetkilisinin 13.12.2022 tarihli ifadesinde şirket defterlerinin de çalındığını beyan ettiğini, ceza dosyasının gerekçeli kararında defterlere ilişkin ifade bulunmamasının maddi hatadan kaynaklandığını, ilk derece mahkemesinin ceza dosyasını yeterince incelemediğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü istemiştir.

Gerekçe: Zayi belgesi verilmesi davaları, sadece davacı taraf yönünden değil, davada taraf olmayan kimseler bakımından da sonuç doğuran dava türlerindendir. Mahkemece bu tür davalarda yapılacak inceleme, davacı tarafın iddia ve delilleriyle sınırlandırılmamalı; zayi belgesi istenilen belgelerin tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olup olmadığı, TTK 68. maddesindeki afet kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek irade dışı olayların girebileceği gözetilerek tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği, tasdike tabi defterlerin tasdik edilip edilmediği, davacıya ait defterler hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı ve iddia edilen olayın meydana geldiği yerin tacirin faaliyette bulunduğu yerlerden olup olmadığı araştırılarak, ticaret sicil kayıtları da getirtilmek suretiyle olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana gelip gelmediğinin tespit edilmesi gerekir. Somut olayda ceza davasında verilen gerekçeli kararda ticari defterlerden söz edilmemiş ve bu nedenle mahkumiyet kararı verilmemiştir; ancak olayın akabinde müşteki sıfatıyla ifade veren şirket yetkilisi, eşine ait üç şirketin defterlerinin de çalındığını beyan etmiştir. Bu beyan nedeniyle ticari defterlerin çalınmadığı kanaatine duraksamadan varılamaz. Ceza dava dosyasının UYAP üzerinden yapılan incelemesinde olay yeri tutanağı ve kamera görüntülerinden söz edilmekte ise de bunların çözümünün yapılıp yapılmadığı anlaşılamamıştır. Resen araştırma ilkesine tabi eldeki davada, ceza dava dosyasının fiziken getirtilerek olay yeri inceleme tutanağı ve kamera görüntülerinin incelenmesi, gerekirse bilirkişi görüşüne başvurularak ticari defterlerle ilgili bir bilgiye ulaşılıp ulaşılamadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Zayi belgesi davalarında mahkemenin sadece davacının delilleriyle sınırlı kalmayıp, üçüncü kişileri de etkileyen sonuçlar doğurması nedeniyle olayın şüpheden uzak şekilde gerçekleştiğini re'sen araştırması gerektiğine ilişkin tespiti, benzer davalarda uygulanabilecek genel bir ilke niteliğindedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zayi belgesi resen araştırma ilkesi ticari defter TTK 68 afet kavramı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 68 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/108

KARAR NO 2025/143

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 11/07/2024

NUMARASI 2022/993 Esas - 2024/498 Karar

DAVA

Zayi Belgesi Verilmesi

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/02/2025

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Talep eden vekili; talep eden şirketin eski yetkilisi ...'in, 12/11/2022 tarihinde vefat ettiğini, şirketin imza yetkilisi ..., eski eşinin vefatı ve şirketi devralma sürecinde iken eski şirket yetkilisi ...'in evinde bulunan değerli eşyaları ile birlikte davacı şirkete ve eski eşinin diğer şirketlerine ait defterlerin çalındığını öğrendiğini, davacı şirket yetkilisinin 13.12.2022 tarihli şikayetçi ifade tutanağı yer aldığını, davacı şirketin eski yetkilisinin vefatı sonrası bazı kişilerce evine girilerek maddi değeri olan eşyalar ile birlikte şirket defterlerinin de çalındığını, davacı şirketin yetkilisinin, hırsızlık durumunu öğrenmesi ile şikayet başvurusu yaptığını, davacı şirket yetkilisinin elinde olmayan ve öngöremeyeceği şekilde şirket defterleri çalındığını belirterek, davacı şirkete ait karar defteri dışındaki tüm defterlerin zayi olduğunu, davacı şirketin;

2018 - 2019 - 2020 - 2021 - 2022 yılı defter-i kebir, envanter defteri, yevmiye defteri çalındığını, davacı şirketin fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davacı şirkete ait 2018 - 2019 - 2020 - 2021 - 2022 yılı defter-i kebir, envanter defteri, yevmiye defterinin zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; talep eden tarafça zayi olduğu bildirilen şirketin 2018 - 2019 - 2020 - 2021 - 2022 yılı defter-i kebir, envanter defteri, yevmiye defterlerinin çalındığı ileri sürüldüğü, talep dilekçesindeki ve duruşmalardaki açıklamalar gereğince ticari defter ve belgelerin de çalındığı öne sürülen hırsızlık olayı nedeniyle dayanılan İstanbul Anadolu 45. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/49 Esas Sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden getirtilerek incelendiği, gerek iddianamede gerekse mahkeme duruşma tutanakları ve gerekçeli kararında talebe konu ticari defterlere ilişkin hiçbir bilgi, beyan ve tespit bulunmadığı ve sonuçta sanıklar hakkında ticari defterlerin çalınması eylemi nedeniyle herhangi bir hüküm verilmediği, talep konusu ticari defter ve belgelerin vaki hırsızlık eylemiyle bağlantı kurulmak suretiyle zayi belgesi alınmasına çalışıldığı, ceza dosyasından çalınan eşyalara bakıldığında sanıkların ticari defter ve belgeleri çalmalarını gerektirir bir husus bulunmadığından talebin samimi ve inandırıcı olmadığı değerlendirilerek zayi belgesi isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; mahkemece; "...Yapılan incelemede gerek iddianamede gerekse mahkeme duruşma tutanakları ve gerekçeli kararında talebe konu ticari defterlere ilişkin hiçbir bilgi, beyan ve tespit bulunmadığı ve sonuçta sanıklar hakkında ticari defterlerin çalınması eylemi nedeniyle herhangi bir hüküm verilmediği anlaşılmıştır..." şeklinde bir değerlendirme yapıldığını, şirket yetkilisinin 13.12.2022 tarihinde ifadesinde açıkça "eşimin üç şirketine ait şirket defterleri" şeklinde belirtildiğini, vefat eden ...'in evinden çalınanları sayarken müvekkil şirket defterlerinin de içinde olduğunu beyan ettiğini, öyle ki, şirket yetkilisinin 13.12.2022 tarihinde ifadesi de ilk derece mahkemesi tarafından celbedilen İstanbul Anadolu 45.

Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/49 Esas sayılı ceza dosyası içerisinde yer aldığını,mahkemece ilgili ceza dosyasının yeterli incelemeye tabii tutulmadığını, ayrıca huzurdaki dosyanın 27.12.2022 tarihli dava dilekçesinin ekinde de şirket yetkilisi ...'in 13.12.2022 tarihinde verdiği ifadesine de yer verildiğini, her ne kadar gerekçeli kararda maddi hata ile defter ve belgelere ilişkin bir ifade geçmemekteyse de, ceza dosyasında gerekçeli karar yazılırken yapılan bir maddi hatanın müvekkil şirketin mağdur olduğu bir konuda müvekkil şirket aleyhine yorumlanmasının hukuka aykırı olacağını, müvekkil şirketin defter ve belgelerinin çalınması olgusu, savcılık ve mahkeme nezdinde yürütülen ceza davasında somut bir şekilde kanıtlandığını belirterek, istinaf başvurusunun kabulüne,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, davacının saklamakla yükümlü şirket karar defteri dışındaki ticari defterlerinin zayi olduğundan bahisle açılan zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Zayi belgesi verilmesi davaları sonuçları itibariyle sadece davacı taraf yönünden değil, davada taraf olmayan kimseler bakımından da sonuç doğuran dava türlerindendir. Mahkemece bu tür davalarda yapılacak incelemeler, sadece davacı tarafın iddia ve delilleri ile sınırlandırılmamalı, zayi belgesi verilmesi istenilen belgelerin, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olup olmadığı, TTK'nın 68. maddesinde yazılı afet kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların girebileceği gözetilerek tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği, tasdike tabi defterlerin tasdik edilip edilmediği, davacıya ait defterler hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı ve iddia edilen olayın meydana geldiği yerin tacirin faaliyette bulunduğu yerlerden olup olmadığı hususlarının araştırılarak, ticaret sicil kayıtları getirtilmek suretiyle olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana gelip gelmediğinin tespiti gerekir."(Yargıtay HGK'nın 2014/827 esas, 2016/311 karar sayılı, 16.3.2016 tarihli ilamı) Somut olayda davacı şirket yetkilisinin eski eşi olan müteveffanın ölümünden sonra bir kısım eşyaların rızası dışında konutundan çalınması nedeniyle şikayetçi olduğu, yapılan yargılama neticesinde hırsızlık suçu nedeniyle şüpheliler hakkında verilen mahkumiyet kararının İstanbul BAM 7 Ceza Dairesinin 2024/739 e,3554 k, 04.11.2024 tarihli ilamı ile kesin olarak onandığı anlaşılmaktadır.

İlk derece mahkemesince tespit edildiği üzere ceza davasında verilen gerekçeli kararda ticari defterlerden söz edilmemiş, bu nedenle bir mahkumiyet kararı da verilmemiştir. Ancak; olayın akabinde müşteki sıfatıyla ifade veren davacı şirket yetkilisi eşine ait üç şirketin defterlerinin de çalındığını beyan etmiştir. Ticari defterler nedeniyle bir mahkumiyet kararı verilmemiş olsa da; şirket yetkilisinin beyanı nedeniyle ticari defterlerin çalınmadığı kanaatine de duraksamadan varılamamaktadır. Ceza dava dosyasının uyap üzerinden yapılan incelemesinde olay yeri ttutanağı ve kamera görüntülerinden söz edilmekte ise de çözümü yapılıp yapılmadığı anlaşılamamıştır.Bu kapsamda resen araştırma ilkesine tabi eldeki davada ceza dava dosyası fiziken getirtilerek olay yeri inceleme tutanağı, kamera görüntüleri incelenerek gerekirse bilirkişi görüşüne başvurularak ticari defterlerle ilgili bir bilgiye ulaşılıp ulaşılamadığı noktasında inceleme yapılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.Davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde görüldüğünden kararın kaldırılmasına, anılan eksiklik giderilip sonucuna göre karar verilmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/993 Esas - 2024/498 Karar sayılı 11/07/2024 tarihli kararının, HMK'nin 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/02/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/9479 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.