Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/444 E. 2023/3198 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vedia sözleşmesi↗ saklama sözleşmesi↗ tazmin talebi↗ delil değerlendirmesi↗ ayıp↗ ihbar olunan↗ temerrüt tarihi↗ depo kararı↗ şikayet↗ ticari faiz↗ oy yasağı↗ ihbar↗ dosya masrafı↗ kusur↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 13.07.2012 tarih, 2009/496 E., 2012/426 K. sayılı kararı ile davacının deterjan kokulu koliler de olması nedeniyle pazarlama olanağı yitirilmiş maden suyu şişeleme sırasında kullanılacak şişe kapakları için davalının antreposunda deterjan kokularının aynı anda depoda bulunan hiçbir başka ürüne yansımaması, ulaşmaması, sızmaması için önlem almadığı, cam ve sızdırmaz bölmeler yaparak o ürünleri tecrit etmediği için davacının özel olarak gıdaya temas edeceği açıklaması olmasa dahi gıda için kullanılacak olduğu apaçık belli ürünlerine, diğer firmaların depolamasını yaptığı deterjanların yüzünden ayıp oluşturduğu görülüp, malın teslim alınmasından sonra ayıbın nihai tüketicide teslim sırasında kabul edilmeyişi ile ortaya çıkıp derhal davacıya tazmin talebi yöneltildiğinden davacının davasının hurda tenzili yapılmış hali ile kabulü ve zararının davalı tarafından karşılanması gerektiği, malzeme bedeli (hurda tenzili yapılıp) ve depolama gideri toplamı olarak hesaplanan rakam uygun ve yerinde kabul edilip, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 159.432,49 TL tazminatın dava tarihinden başlayacak ticari faizi ile davalıdan tahsiline, ihbar olunan davalı yerine geçmediğinden hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş davalı vekili ve ihbar olunan Axa Sigorta A.Ş vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 08.05.2014 tarih, 2013/447 E., 2014/8757 K. sayılı kararıyla davalı tarafın zarara ilişkin bir kabulünün bulunmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği zararı kanıtlaması gerektiği, mahkemece dosya kapsamındaki tüm deliller ve tarafların dayandığı deliller de değerlendirilmek suretiyle uzman kişilerden oluşturulacak bir bilirkişi kuruluna öncelikle davaya konu kapakların kullanım olanağı olup olmadığı, kokunun giderilmesi için masraf yapılması halinde kullanılıp kullanılmayacağı, kullanım olanağı kalmayan ürünlerden ne kadarının maden suyu ve meşrubat kapağı olduğu hususlarında inceleme yaptırılarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması, bu hususların belirlenmesinden sonra amacına uygun olarak kullanımı mümkün olmayan ürünlerin hurda değerleri de belirlenerek davacının uğradığı zararın tespit edilmesi gerektiği gibi, davalı ürünlerin niteliği konusunda davacının kendisini uyarmadığını, kendisine teslim edilen yüke ilişkin evraklardan yükün niteliğinin anlaşılamadığını, taraflar arasındaki sözleşmede de bu konuda bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle davacının da kusurlu olduğunu ileri sürmüş olmasına göre, davalının bu yöndeki savunmasının da nazara alınarak bilirkişilerden bu yönden de görüş alınıp, sonucuna göre davaya konu tazminat ve depolama masrafına ilişkin istemlerle ilgili olarak davalının sorumluluğunun belirlenmesi gerektiğinden bahisle kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile davaya konu kapakların kullanım olanağının olmadığı, davalının taraflar arasındaki saklama sözleşmesi gereğince davalıya teslim edilen dava konusu kapakların antrepoda başka ürünler ile bîr arada bulundurulmasından dolayı koku sinmesi nedeniyle kullanılamadığı ve antrepoda bulunan kapakların gıda ambalajlanmasında kullanılmasının uygun olmadığı bu suretle davacının oluşan zararının 161.669,72 TL olduğu, bu ürünlerin antrepo depolama gideri olan 9.351,75 TL maliyet ile birlikte 171.261,47 TL olduğu, Mahkemece daha önce davanın 159.432,49 TL üzerinden kısmen kabulüne, 1.828,98 TL tutarındaki fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği, kararın Yargıtay tarafından davalı yararına bozulduğu, aleyhe hüküm kurma yasağı gözetilerek davacının davasının kısmen kabulüne, 159.432,49 TL tazminatın temerrüt tarihi dava tarihinden daha sonra olmakla dava tarihinden başlayacak ticari faizi ile davalıdan tahsili ve davacıya ödenmesine, 11.828,98TL isteğin ise reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararında işaret edildiği şekilde araştırma yapılmadığı, davacının kusurunun araştırılmadığını, uyuşmazlıkla ilgili olarak uygulanması gereken mevzuatın Gümrük mevzuatı olduğunu, A tipi genel antrepo işletmecisi sıfatıyla ticari iş yapan müvekkilinin yalnızca depolayacağı emtianın yanıcı/parlayıcı/tehlikeli madde ve soğuk hava zinciri içinde depolanması gereken madde olup olmadığını araştırmak ve sormakla yükümlü olduğunu, müvekkil şirketin ürünün niteliğini öğrenme imkanının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının kusurunun tazminattan indirim sebebi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek belirtilen ve resen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, vedia sözleşmesine aykırı davranıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci madde, 561 vd.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemece bozmadan sonra alınan 17.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmeler benimsenmek suretiyle davacıya kusur izafe edilmemesi yerinde görülmüştür.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/447 E. 2014/8757 K.
Ortak:tazmin talebi · ayıp · ihbar olunan · depo kararı · ticari faiz · ihbar · dosya masrafı · teslim · Tazminat
İncelediğiniz kararda… e olması nedeniyle pazarlama olanağı yitirilmiş maden suyu şişeleme sırasında kullanılacak şişe kapakları için davalının antreposunda deterjan kokularının aynı anda «depoda» bulunan hiçbir başka ürüne yansımaması, ulaşmaması, sızmaması için önlem almadığı, cam ve sızdırmaz bölmeler yaparak o ürünleri tecrit etmediği için davacının özel olarak gıdaya temas edeceği açıklaması olmasa dahi gıda için kullanılacak olduğu apaçık belli ürünlerine, diğer firmaların depolamasını yaptığı deterjanların yüzünden «ayıp» oluşturduğu görülüp, malın «teslim» alınmasından sonra ayıbın nihai tüketicide teslim sırasında kabul edilmeyişi ile ortaya çıkıp derhal davacıya «tazmin talebi» yöneltildiğinden davacının davasının hurda tenzili yapılmış hali ile kabulü ve zararının davalı tarafından karşılanması gerektiği, malzeme bedeli (hurda tenzili yapılıp) ve depolama gideri toplamı olarak hesaplanan rakam uygun ve yerinde kabul edilip, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 159.432,49 TL tazminatın dava tarihinden başlayacak «ticari faizi» ile davalıdan tahsiline, «ihbar olunan» davalı yerine geçmediğinden hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş davalı vekili ve ihbar olunan Axa Sigorta A.Ş vekilince temyiz edilmiştir.
… endirilmek suretiyle uzman kişilerden oluşturulacak bir bilirkişi kuruluna öncelikle davaya konu kapakların kullanım olanağı olup olmadığı, kokunun giderilmesi için «masraf» yapılması halinde kullanılıp kullanılmayacağı, kullanım olanağı kalmayan ürünlerden ne kadarının maden suyu ve meşrubat kapağı olduğu hususlarında inceleme yaptırılarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması, bu hususların belirlenmesinden sonra amacına uygun olarak kullanımı mümkün olmayan ürünlerin hurda değerleri de belirlenerek davacının uğradığı zararın tespit edilmesi gerektiği gibi, davalı ürünlerin niteliği konusunda davacının kendisini uyarmadığını, kendisine «teslim» edilen yüke ilişkin evraklardan yükün niteliğinin anlaşılamadığını, taraflar arasındaki sözleşmede de bu konuda bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle davacının da ku …
… ahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile davaya konu kapakların kullanım olanağının olmadığı, davalının taraflar arasındaki «saklama sözleşmesi» gereğince davalıya «teslim» edilen dava konusu kapakların antrepoda başka ürünler ile bîr arada bulundurulmasından dolayı koku sinmesi nedeniyle kullanılamadığı ve antrepoda bulunan kapakların gıda ambalajlanmasında kullanılmasının uygun olmadığı bu suretle davacının oluşan zararının 161.669,72 TL olduğu, bu ürünlerin antrepo depolama gideri olan 9.351,75 TL maliyet ile birlikte 171.261,47 TL olduğu, Mahkemece daha önce davanın 159.432,49 TL üzerinden kısmen kabulüne, 1.828,98 TL tutarındaki fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği, kararın Yargıtay tarafından davalı yararına bozulduğu, aleyhe hüküm kurma «yasağı» gözetilerek davacının davasının kısmen kabulüne, 159.432,49 TL tazminatın «temerrüt tarihi» dava tarihinden daha sonra olmakla dava tarihinden başlayacak «ticari faizi» ile davalıdan tahsili ve davacıya ödenmesine, 11.828,98TL isteğin ise reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… e olması nedeniyle pazarlama olanağı yitirilmiş maden suyu şişeleme sırasında kullanılacak şişe kapakları için davalının antreposunda deterjan kokularının aynı anda «depoda» bulunan hiçbir başka ürüne yansımaması, ulaşmaması, sızmaması için önlem almadığı, cam ve sızdırmaz bölmeler yaparak o ürünleri tecrit etmediği için davacının özel olarak gıdaya temas edeceği açıklaması olmasa dahi gıda için kullanılacak olduğu apaçık belli ürünlerine, diğer firmaların depolamasını yaptığı deterjanların yüzünden «ayıp» oluşturduğu görülüp, malın «teslim» alınmasından sonra ayıbın nihai tüketicide teslim sırasında kabul edilmeyişi ile ortaya çıkıp derhal davacıya «tazmin talebi» yöneltildiğinden davacının davasının hurda tenzili yapılmış hali ile kabulü ve zararının davalı tarafından karşılanması gerektiği, malzeme bedeli (hurda tenzili yapılıp) ve depolama gideri toplamı olarak hesaplanan rakam uygun ve yerinde kabul edilip, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 159.432,49 TL tazminatın dava tarihinden başlayacak «ticari faizi» ile davalıdan tahsiline, «ihbar olunan» davalı yerine geçmediğinden hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile «ihbar olunan» vekili temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan A..Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuş ise de anılan şirket hakkında davacı tarafça «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi mahkemece verilen kararda da anılan «ihbar olunan» sıfatı ile karar başlığında gösterilmiş olup, hüküm de usul ve yasaya uygun olarak sadece davanın açıldığı davalı taraf aleyhinde kurularak, ihbar olunan aleyhine herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · hukuki yarar · eksik inceleme · husumet
Benzer bu kararda1- İhbar olunan A..Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuş ise de anılan şirket hakkında davacı tarafça «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi mahkemece verilen kararda da anılan «ihbar olunan» sıfatı ile karar başlığında gösterilmiş olup, hüküm de usul ve yasaya uygun olarak sadece davanın açıldığı davalı taraf aleyhinde kurularak, ihbar olunan aleyhine herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir.
O halde, aleyhinde verilmiş bir hüküm bulunmayan ve karar başlığında da «ihbar olunan» sıfatı ile gösterilmiş olan A..Sigorta A.Ş.'nin hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
… masında problem yaratacağı yönündeki tespite dayalı olarak zararın gerçekleştiği kabul edilerek, sadece dava konusu kapakların hurda değerinin belirlenmesi amacıyla «bilirkişi incelemesi» yaptırılmıştır.
… endirilmek suretiyle uzman kişilerden oluşturulacak bir bilirkişi kuruluna öncelikle davaya konu kapakların kullanım olanağı olup olmadığı, kokunun giderilmesi için «masraf» yapılması halinde kullanılıp kullanılmayacağı, kullanım olanağı kalmayan ürünlerden ne kadarının maden suyu ve meşrubat kapağı olduğu hususlarında inceleme yaptırılarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması, bu hususların belirlenmesinden sonra amacına uygun olarak kullanımı mümkün olmayan ürünlerin hurda değerleri de belirlenerek davacının uğradığı zararın tespit edilmesi gerektiği gibi, davalı ürünlerin niteliği konusunda davacının kendisini uyarmadığını, kendisine «teslim» edilen yüke ilişkin evraklardan yükün niteliğinin anlaşılamadığını, taraflar arasındaki sözleşmede de bu konuda bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle davacının da kusurlu olduğunu ileri sürmüş olmasına göre, davalının bu yöndeki savunmasının da nazara alınarak bilirkişilerden bu yönden de görüş alınıp, sonucuna göre davaya konu tazminat ve depolama masrafına ilişkin istemlerle ilgili olarak davalının sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken anılan hususlar üzerinde durulmadan «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/444 E. , 2023/3198 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/338 Esas., 2021/187 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ...Ş. arasında 05.05.2008 tarihinde yapılan anlaşma uyarınca müvekkili tarafından ithal edilen maden suyu ve meşrubat şişelerini kapatmakta kullanılan kapak ürünlerinin gümrük işlemleri yapılmakta iken davalıya ait antrepoya teslim edildiğini, davalıya teslim edilen bu ürünlerin bu esnada aynı anda başka bir firmaya ait olup, antrepoya konulan deterjan ürünlerinin kokusuna maruz kaldığını ve kokunun ithal edilen müvekkiline ait tüm ürünlere sızdığını, müşteriler tarafından koliler açılınca deterjan kokusu ile karşılaşıldığı gerekçesiyle şikayetçi olunarak ürünlerin iade edildiğini, davalının kusuru nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 161.669,72 TL zarar ile müvekkili tarafından ödenen 9.591,75 TL depolama masrafının ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete depolayacağı ürünün vasfı ile ilgili olarak hiçbir bilginin verilmediğini ve müvekkiline teslim edilen malların depolanma biçimiyle ilgili olarak sözleşmede özel bir hüküm bulunmadığını, müvekkilinin depolama esnasında kendisinden beklenen dikkat ve özeni gösterdiğini, davacının iddia ettiği olayın gerçekleştiği varsayılsa dahi müvekkilinin olayda bir kusurunun bulunmadığını, davacı taleplerinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 13.07.2012 tarih, 2009/496 E., 2012/426 K. sayılı kararı ile davacının deterjan kokulu koliler de olması nedeniyle pazarlama olanağı yitirilmiş maden suyu şişeleme sırasında kullanılacak şişe kapakları için davalının antreposunda deterjan kokularının aynı anda depoda bulunan hiçbir başka ürüne yansımaması, ulaşmaması, sızmaması için önlem almadığı, cam ve sızdırmaz bölmeler yaparak o ürünleri tecrit etmediği için davacının özel olarak gıdaya temas edeceği açıklaması olmasa dahi gıda için kullanılacak olduğu apaçık belli ürünlerine, diğer firmaların depolamasını yaptığı deterjanların yüzünden ayıp oluşturduğu görülüp, malın teslim alınmasından sonra ayıbın nihai tüketicide teslim sırasında kabul edilmeyişi ile ortaya çıkıp derhal davacıya tazmin talebi yöneltildiğinden davacının davasının hurda tenzili yapılmış hali ile kabulü ve zararının davalı tarafından karşılanması gerektiği, malzeme bedeli (hurda tenzili yapılıp) ve depolama gideri toplamı olarak hesaplanan rakam uygun ve yerinde kabul edilip, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 159.432,49 TL tazminatın dava tarihinden başlayacak ticari faizi ile davalıdan tahsiline, ihbar olunan davalı yerine geçmediğinden hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş davalı vekili ve ihbar olunan Axa Sigorta A.Ş vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 08.05.2014 tarih, 2013/447 E., 2014/8757 K. sayılı kararıyla davalı tarafın zarara ilişkin bir kabulünün bulunmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği zararı kanıtlaması gerektiği, mahkemece dosya kapsamındaki tüm deliller ve tarafların dayandığı deliller de değerlendirilmek suretiyle uzman kişilerden oluşturulacak bir bilirkişi kuruluna öncelikle davaya konu kapakların kullanım olanağı olup olmadığı, kokunun giderilmesi için masraf yapılması halinde kullanılıp kullanılmayacağı, kullanım olanağı kalmayan ürünlerden ne kadarının maden suyu ve meşrubat kapağı olduğu hususlarında inceleme yaptırılarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması, bu hususların belirlenmesinden sonra amacına uygun olarak kullanımı mümkün olmayan ürünlerin hurda değerleri de belirlenerek davacının uğradığı zararın tespit edilmesi gerektiği gibi, davalı ürünlerin niteliği konusunda davacının kendisini uyarmadığını, kendisine teslim edilen yüke ilişkin evraklardan yükün niteliğinin anlaşılamadığını, taraflar arasındaki sözleşmede de bu konuda bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle davacının da kusurlu olduğunu ileri sürmüş olmasına göre, davalının bu yöndeki savunmasının da nazara alınarak bilirkişilerden bu yönden de görüş alınıp, sonucuna göre davaya konu tazminat ve depolama masrafına ilişkin istemlerle ilgili olarak davalının sorumluluğunun belirlenmesi gerektiğinden bahisle kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile davaya konu kapakların kullanım olanağının olmadığı, davalının taraflar arasındaki saklama sözleşmesi gereğince davalıya teslim edilen dava konusu kapakların antrepoda başka ürünler ile bîr arada bulundurulmasından dolayı koku sinmesi nedeniyle kullanılamadığı ve antrepoda bulunan kapakların gıda ambalajlanmasında kullanılmasının uygun olmadığı bu suretle davacının oluşan zararının 161.669,72 TL olduğu, bu ürünlerin antrepo depolama gideri olan 9.351,75 TL maliyet ile birlikte 171.261,47 TL olduğu, Mahkemece daha önce davanın 159.432,49 TL üzerinden kısmen kabulüne, 1.828,98 TL tutarındaki fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği, kararın Yargıtay tarafından davalı yararına bozulduğu, aleyhe hüküm kurma yasağı gözetilerek davacının davasının kısmen kabulüne, 159.432,49 TL tazminatın temerrüt tarihi dava tarihinden daha sonra olmakla dava tarihinden başlayacak ticari faizi ile davalıdan tahsili ve davacıya ödenmesine, 11.828,98TL isteğin ise reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararında işaret edildiği şekilde araştırma yapılmadığı, davacının kusurunun araştırılmadığını, uyuşmazlıkla ilgili olarak uygulanması gereken mevzuatın Gümrük mevzuatı olduğunu, A tipi genel antrepo işletmecisi sıfatıyla ticari iş yapan müvekkilinin yalnızca depolayacağı emtianın yanıcı/parlayıcı/tehlikeli madde ve soğuk hava zinciri içinde depolanması gereken madde olup olmadığını araştırmak ve sormakla yükümlü olduğunu, müvekkil şirketin ürünün niteliğini öğrenme imkanının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının kusurunun tazminattan indirim sebebi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek belirtilen ve resen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, vedia sözleşmesine aykırı davranıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci madde, 561 vd.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemece bozmadan sonra alınan 17.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmeler benimsenmek suretiyle davacıya kusur izafe edilmemesi yerinde görülmüştür.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/947189800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz