Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/447 E. 2014/8757 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tazmin talebi↗ delil değerlendirmesi↗ ayıp↗ ihbar olunan↗ depo kararı↗ ticari faiz↗ ihbar↗ bilirkişi incelemesi↗ hukuki yarar↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının deterjan kokulu koliler de olması nedeniyle pazarlama olanağı yitirilmiş maden suyu şişeleme sırasında kullanılacak şişe kapakları için davalının antreposunda deterjan kokularının aynı anda depoda bulunan hiçbir başka ürüne yansımaması, ulaşmaması, sızmaması için önlem almadığı, cam ve sızdırmaz bölmeler yaparak o ürünleri tecrit etmediği için davacının özel olarak gıdaya temas edeceği açıklaması olmasa dahi gıda için kullanılacak olduğu apaçık belli ürünlerine, diğer firmaların depolamasını yaptığı deterjanların yüzünden ayıp oluşturduğu görülüp, malın teslim alınmasından sonra ayıbın nihai tüketicide teslim sırasında kabul edilmeyişi ile ortaya çıkıp derhal davacıya tazmin talebi yöneltildiğinden davacının davasının hurda tenzili yapılmış hali ile kabulü ve zararının davalı tarafından karşılanması gerektiği, malzeme bedeli (hurda tenzili yapılıp) ve depolama gideri toplamı olarak hesaplanan rakam uygun ve yerinde kabul edilip, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 159.432,49 TL tazminatın dava tarihinden başlayacak ticari faizi ile davalıdan tahsiline, ihbar olunan davalı yerine geçmediğinden hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile ihbar olunan vekili temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan A..Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuş ise de anılan şirket hakkında davacı tarafça husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi mahkemece verilen kararda da anılan ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterilmiş olup, hüküm de usul ve yasaya uygun olarak sadece davanın açıldığı davalı taraf aleyhinde kurularak, ihbar olunan aleyhine herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir. O halde, aleyhinde verilmiş bir hüküm bulunmayan ve karar başlığında da ihbar olunan sıfatı ile gösterilmiş olan A..Sigorta A.Ş.'nin hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- […]. A.. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Dava, davalıya ait antrepoda muhafaza edilen davacıya ait maden suyu ve meşrubat şişelerini kapatmakta kullanılan kapak ürünlerinin aynı anda antrepoya konulan başka bir firmaya ait deterjan ürünlerinin kokusuna maruz kalması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı, gıda ürünlerinde kullanılacak olan söz konusu kapakların davalı tarafından uygun koşullarda saklanmaması nedeniyle kapaklara deterjan kokusunun sızdığını, müşteriler tarafından bu nedenle kapakların iade edildiğini ileri sürerek, tazminat ve ödenen depolama masrafının iadesi isteminde bulunmuştur.
Davacı, davalının antreposunda bulunan tüm ürünlerin kullanılmaz hale geldiğini, müşterilerin ürünleri iade ettiğini iddia ederek zarar isteminde bulunmuş ise de mahkemece yargılama sırasında bu hususta bir inceleme yapılmamış, alınan tespit raporunda belirtilen kapakların içine konulduğu kutuların kokması nedeniyle bu durumun kutuların pazarlanmasında problem yaratacağı yönündeki tespite dayalı olarak zararın gerçekleştiği kabul edilerek, sadece dava konusu kapakların hurda değerinin belirlenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davalı tarafın zarara ilişkin olarak bir kabulü bulunmadığından davacının uğradığını iddia ettiği zararı kanıtlaması gerekli olup mahkemece, dosya kapsamındaki tüm deliller ve tarafların dayandığı deliller de değerlendirilmek suretiyle uzman kişilerden oluşturulacak bir bilirkişi kuruluna öncelikle davaya konu kapakların kullanım olanağı olup olmadığı, kokunun giderilmesi için masraf yapılması halinde kullanılıp kullanılmayacağı, kullanım olanağı kalmayan ürünlerden ne kadarının maden suyu ve meşrubat kapağı olduğu hususlarında inceleme yaptırılarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması, bu hususların belirlenmesinden sonra amacına uygun olarak kullanımı mümkün olmayan ürünlerin hurda değerleri de belirlenerek davacının uğradığı zararın tespit edilmesi gerektiği gibi, davalı ürünlerin niteliği konusunda davacının kendisini uyarmadığını, kendisine teslim edilen yüke ilişkin evraklardan yükün niteliğinin anlaşılamadığını, taraflar arasındaki sözleşmede de bu konuda bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle davacının da kusurlu olduğunu ileri sürmüş olmasına göre, davalının bu yöndeki savunmasının da nazara alınarak bilirkişilerden bu yönden de görüş alınıp, sonucuna göre davaya konu tazminat ve depolama masrafına ilişkin istemlerle ilgili olarak davalının sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken anılan hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/444 E. 2023/3198 K.
Ortak:tazmin talebi · ayıp · ihbar olunan · depo kararı · ticari faiz · ihbar · dosya masrafı · teslim · Tazminat
İncelediğiniz kararda… e olması nedeniyle pazarlama olanağı yitirilmiş maden suyu şişeleme sırasında kullanılacak şişe kapakları için davalının antreposunda deterjan kokularının aynı anda «depoda» bulunan hiçbir başka ürüne yansımaması, ulaşmaması, sızmaması için önlem almadığı, cam ve sızdırmaz bölmeler yaparak o ürünleri tecrit etmediği için davacının özel olarak gıdaya temas edeceği açıklaması olmasa dahi gıda için kullanılacak olduğu apaçık belli ürünlerine, diğer firmaların depolamasını yaptığı deterjanların yüzünden «ayıp» oluşturduğu görülüp, malın «teslim» alınmasından sonra ayıbın nihai tüketicide teslim sırasında kabul edilmeyişi ile ortaya çıkıp derhal davacıya «tazmin talebi» yöneltildiğinden davacının davasının hurda tenzili yapılmış hali ile kabulü ve zararının davalı tarafından karşılanması gerektiği, malzeme bedeli (hurda tenzili yapılıp) ve depolama gideri toplamı olarak hesaplanan rakam uygun ve yerinde kabul edilip, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 159.432,49 TL tazminatın dava tarihinden başlayacak «ticari faizi» ile davalıdan tahsiline, «ihbar olunan» davalı yerine geçmediğinden hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile «ihbar olunan» vekili temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan A..Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuş ise de anılan şirket hakkında davacı tarafça «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi mahkemece verilen kararda da anılan «ihbar olunan» sıfatı ile karar başlığında gösterilmiş olup, hüküm de usul ve yasaya uygun olarak sadece davanın açıldığı davalı taraf aleyhinde kurularak, ihbar olunan aleyhine herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir.
Benzer bu kararda… e olması nedeniyle pazarlama olanağı yitirilmiş maden suyu şişeleme sırasında kullanılacak şişe kapakları için davalının antreposunda deterjan kokularının aynı anda «depoda» bulunan hiçbir başka ürüne yansımaması, ulaşmaması, sızmaması için önlem almadığı, cam ve sızdırmaz bölmeler yaparak o ürünleri tecrit etmediği için davacının özel olarak gıdaya temas edeceği açıklaması olmasa dahi gıda için kullanılacak olduğu apaçık belli ürünlerine, diğer firmaların depolamasını yaptığı deterjanların yüzünden «ayıp» oluşturduğu görülüp, malın «teslim» alınmasından sonra ayıbın nihai tüketicide teslim sırasında kabul edilmeyişi ile ortaya çıkıp derhal davacıya «tazmin talebi» yöneltildiğinden davacının davasının hurda tenzili yapılmış hali ile kabulü ve zararının davalı tarafından karşılanması gerektiği, malzeme bedeli (hurda tenzili yapılıp) ve depolama gideri toplamı olarak hesaplanan rakam uygun ve yerinde kabul edilip, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 159.432,49 TL tazminatın dava tarihinden başlayacak «ticari faizi» ile davalıdan tahsiline, «ihbar olunan» davalı yerine geçmediğinden hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş davalı vekili ve ihbar olunan Axa Sigorta A.Ş vekilince temyiz edilmiştir.
… endirilmek suretiyle uzman kişilerden oluşturulacak bir bilirkişi kuruluna öncelikle davaya konu kapakların kullanım olanağı olup olmadığı, kokunun giderilmesi için «masraf» yapılması halinde kullanılıp kullanılmayacağı, kullanım olanağı kalmayan ürünlerden ne kadarının maden suyu ve meşrubat kapağı olduğu hususlarında inceleme yaptırılarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması, bu hususların belirlenmesinden sonra amacına uygun olarak kullanımı mümkün olmayan ürünlerin hurda değerleri de belirlenerek davacının uğradığı zararın tespit edilmesi gerektiği gibi, davalı ürünlerin niteliği konusunda davacının kendisini uyarmadığını, kendisine «teslim» edilen yüke ilişkin evraklardan yükün niteliğinin anlaşılamadığını, taraflar arasındaki sözleşmede de bu konuda bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle davacının da ku …
… ahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile davaya konu kapakların kullanım olanağının olmadığı, davalının taraflar arasındaki «saklama sözleşmesi» gereğince davalıya «teslim» edilen dava konusu kapakların antrepoda başka ürünler ile bîr arada bulundurulmasından dolayı koku sinmesi nedeniyle kullanılamadığı ve antrepoda bulunan kapakların gıda ambalajlanmasında kullanılmasının uygun olmadığı bu suretle davacının oluşan zararının 161.669,72 TL olduğu, bu ürünlerin antrepo depolama gideri olan 9.351,75 TL maliyet ile birlikte 171.261,47 TL olduğu, Mahkemece daha önce davanın 159.432,49 TL üzerinden kısmen kabulüne, 1.828,98 TL tutarındaki fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği, kararın Yargıtay tarafından davalı yararına bozulduğu, aleyhe hüküm kurma «yasağı» gözetilerek davacının davasının kısmen kabulüne, 159.432,49 TL tazminatın «temerrüt tarihi» dava tarihinden daha sonra olmakla dava tarihinden başlayacak «ticari faizi» ile davalıdan tahsili ve davacıya ödenmesine, 11.828,98TL isteğin ise reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vedia sözleşmesi · saklama sözleşmesi · temerrüt tarihi · oy yasağı · kusur · dava sebebi · temerrüt
Benzer bu kararda… ahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile davaya konu kapakların kullanım olanağının olmadığı, davalının taraflar arasındaki «saklama sözleşmesi» gereğince davalıya «teslim» edilen dava konusu kapakların antrepoda başka ürünler ile bîr arada bulundurulmasından dolayı koku sinmesi nedeniyle kullanılamadığı ve antrepoda bulunan kapakların gıda ambalajlanmasında kullanılmasının uygun olmadığı bu suretle davacının oluşan zararının 161.669,72 TL olduğu, bu ürünlerin antrepo depolama gideri olan 9.351,75 TL maliyet ile birlikte 171.261,47 TL olduğu, Mahkemece daha önce davanın 159.432,49 TL üzerinden kısmen kabulüne, 1.828,98 TL tutarındaki fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği, kararın Yargıtay tarafından davalı yararına bozulduğu, aleyhe hüküm kurma «yasağı» gözetilerek davacının davasının kısmen kabulüne, 159.432,49 TL tazminatın «temerrüt tarihi» dava tarihinden daha sonra olmakla dava tarihinden başlayacak «ticari faizi» ile davalıdan tahsili ve davacıya ödenmesine, 11.828,98TL isteğin ise reddine karar verilmiştir.
… akla yükümlü olduğunu, müvekkil şirketin ürünün niteliğini öğrenme imkanının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının kusurunun tazminattan indirim «sebebi» olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek belirtilen ve resen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «vedia sözleşmesine» aykırı davranıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2.Mahkemece bozmadan sonra alınan 17.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmeler benimsenmek suretiyle davacıya «kusur» izafe edilmemesi yerinde görülmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7534 E. 2022/4266 K.
Ortak:ayıp · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz kararda… e olması nedeniyle pazarlama olanağı yitirilmiş maden suyu şişeleme sırasında kullanılacak şişe kapakları için davalının antreposunda deterjan kokularının aynı anda «depoda» bulunan hiçbir başka ürüne yansımaması, ulaşmaması, sızmaması için önlem almadığı, cam ve sızdırmaz bölmeler yaparak o ürünleri tecrit etmediği için davacının özel olarak gıdaya temas edeceği açıklaması olmasa dahi gıda için kullanılacak olduğu apaçık belli ürünlerine, diğer firmaların depolamasını yaptığı deterjanların yüzünden «ayıp» oluşturduğu görülüp, malın «teslim» alınmasından sonra ayıbın nihai tüketicide teslim sırasında kabul edilmeyişi ile ortaya çıkıp derhal davacıya «tazmin talebi» yöneltildiğinden davacının davasının hurda tenzili yapılmış hali ile kabulü ve zararının davalı tarafından karşılanması gerektiği, malzeme bedeli (hurda tenzili yapılıp) ve depolama gideri toplamı olarak hesaplanan rakam uygun ve yerinde kabul edilip, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 159.432,49 TL tazminatın dava tarihinden başlayacak «ticari faizi» ile davalıdan tahsiline, «ihbar olunan» davalı yerine geçmediğinden hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
… masında problem yaratacağı yönündeki tespite dayalı olarak zararın gerçekleştiği kabul edilerek, sadece dava konusu kapakların hurda değerinin belirlenmesi amacıyla «bilirkişi incelemesi» yaptırılmıştır.
Benzer bu kararda… zenlenmiş olup, davacı şirketin imzasının bulunmadığından delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığı, dava konusu kapakların ayıplı üretildiği, mevcut ayıpların «gizli ayıp» niteliğinde bulunduğu ve Mayıs-Temmuz 2009 tarihleri arasındaki 5 ve 10 litrelik su şişelerine ait «iade faturalarının» esas alınarak yapılan hesaplamaya göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesi ve dava konusu alacak «likit alacak» (borçlusu tarafından bilinebilir) niteliğinde olmadığından yargılamayı gerektirdiğinden davacı yararına «icra inkar tazminatının» reddi gerektiği, birleşen Ankara 7.
Asıl davadaki bozma nedenine göre, birleşen davada davacının davalıya sattığı 5 ve 10 litrelik su şişeleri plastik kapak bedellerinin taraf «defterleri» üzerinde yapılacak «bilirkişi incelemesi» ile tespitine karar verilmesi gerekirken birleşen davanın kısmen kabulü yönünde verilen karar hatalı olup,kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:likit alacak · gizli ayıp · iade faturası · münhasırlık · fatura · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · e-defter
Benzer bu kararda… zenlenmiş olup, davacı şirketin imzasının bulunmadığından delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığı, dava konusu kapakların ayıplı üretildiği, mevcut ayıpların «gizli ayıp» niteliğinde bulunduğu ve Mayıs-Temmuz 2009 tarihleri arasındaki 5 ve 10 litrelik su şişelerine ait «iade faturalarının» esas alınarak yapılan hesaplamaya göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesi ve dava konusu alacak «likit alacak» (borçlusu tarafından bilinebilir) niteliğinde olmadığından yargılamayı gerektirdiğinden davacı yararına «icra inkar tazminatının» reddi gerektiği, birleşen Ankara 7.
Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan araştırma ve alınan çok sayıda bilirkişi raporu ile bozma ilamı gereği olan raporlar arasında çelişki giderilmediği gibi davacının müşterilerinden gelen «iade faturalarından» kaynaklı zarara «münhasıran» davalının imalatındaki kapakların sebebiyet verdiği ispatlanamamıştır.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/652 Esas sayılı dosyasında; davacının ayıplı olduğu ispatlanamayan 23 adet «fatura» bedelini yaptığı kısmi tahsilat sonrası tahsilini istemekte haklı olduğu diğer birleşen Ankara 4.
Asıl davadaki bozma nedenine göre, birleşen davada davacının davalıya sattığı 5 ve 10 litrelik su şişeleri plastik kapak bedellerinin taraf «defterleri» üzerinde yapılacak «bilirkişi incelemesi» ile tespitine karar verilmesi gerekirken birleşen davanın kısmen kabulü yönünde verilen karar hatalı olup,kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/447 E. , 2014/8757 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ GEBZE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 13/07/2012
NUMARASI 2009/496-2012/426
Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.07.2012 tarih ve 2009/496-2012/426 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ile ihbar olunan vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.05.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Y.. Ö.. ile davalı vekili Av. Z. K.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı O.. A.. arasında 05.05.2008 tarihinde yapılan anlaşma uyarınca müvekkili tarafından ithal edilen maden suyu ve meşrubat şişelerini kapatmakta kullanılan kapak ürünlerinin gümrük işlemleri yapılmakta iken davalıya ait antrepoya teslim edildiğini, davalıya teslim edilen bu ürünlerin bu esnada aynı anda başka bir firmaya ait olup, antrepoya konulan deterjan ürünlerinin kokusuna maruz kaldığını ve kokunun ithal edilen müvekkiline ait tüm ürünlere sızdığını, müşteriler tarafından koliler açılınca deterjan kokusu ile karşılaşıldığı gerekçesiyle şikayetçi olunarak ürünlerin iade edildiğini, davalının kusuru nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 161.669,72 TL zarar ile müvekkili tarafından ödenen 9.591,75 TL depolama masrafının ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirkete depolayacağı ürünün vasfı ile ilgili olarak hiçbir bilginin verilmediğini ve müvekkiline teslim edilen malların depolanma biçimiyle ilgili olarak sözleşmede özel bir hüküm bulunmadığını, müvekkilinin depolama esnasında kendisinden beklenen dikkat ve özeni gösterdiğini, davacının iddia ettiği olayın gerçekleştiği varsayılsa dahi müvekkilinin olayda bir kusurunun bulunmadığını, davacı taleplerinin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, yargılama sırasında verdiği dilekçe ile de davanın müvekkilinin sigortacısı olan A.. Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmesini istemiştir.
İhbar olunan A.. Sigorta A.Ş. vekili, davaya konu zararın poliçe teminatı dışında kalması nedeniyle müvekkili yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının deterjan kokulu koliler de olması nedeniyle pazarlama olanağı yitirilmiş maden suyu şişeleme sırasında kullanılacak şişe kapakları için davalının antreposunda deterjan kokularının aynı anda depoda bulunan hiçbir başka ürüne yansımaması, ulaşmaması, sızmaması için önlem almadığı, cam ve sızdırmaz bölmeler yaparak o ürünleri tecrit etmediği için davacının özel olarak gıdaya temas edeceği açıklaması olmasa dahi gıda için kullanılacak olduğu apaçık belli ürünlerine, diğer firmaların depolamasını yaptığı deterjanların yüzünden ayıp oluşturduğu görülüp, malın teslim alınmasından sonra ayıbın nihai tüketicide teslim sırasında kabul edilmeyişi ile ortaya çıkıp derhal davacıya tazmin talebi yöneltildiğinden davacının davasının hurda tenzili yapılmış hali ile kabulü ve zararının davalı tarafından karşılanması gerektiği, malzeme bedeli (hurda tenzili yapılıp) ve depolama gideri toplamı olarak hesaplanan rakam uygun ve yerinde kabul edilip, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 159.432,49 TL tazminatın dava tarihinden başlayacak ticari faizi ile davalıdan tahsiline, ihbar olunan davalı yerine geçmediğinden hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile ihbar olunan vekili temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan A..Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuş ise de anılan şirket hakkında davacı tarafça husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi mahkemece verilen kararda da anılan ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterilmiş olup, hüküm de usul ve yasaya uygun olarak sadece davanın açıldığı davalı taraf aleyhinde kurularak, ihbar olunan aleyhine herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir. O halde, aleyhinde verilmiş bir hüküm bulunmayan ve karar başlığında da ihbar olunan sıfatı ile gösterilmiş olan A..Sigorta A.Ş.'nin hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- […]. A.. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Dava, davalıya ait antrepoda muhafaza edilen davacıya ait maden suyu ve meşrubat şişelerini kapatmakta kullanılan kapak ürünlerinin aynı anda antrepoya konulan başka bir firmaya ait deterjan ürünlerinin kokusuna maruz kalması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı, gıda ürünlerinde kullanılacak olan söz konusu kapakların davalı tarafından uygun koşullarda saklanmaması nedeniyle kapaklara deterjan kokusunun sızdığını, müşteriler tarafından bu nedenle kapakların iade edildiğini ileri sürerek, tazminat ve ödenen depolama masrafının iadesi isteminde bulunmuştur.
Davacı, davalının antreposunda bulunan tüm ürünlerin kullanılmaz hale geldiğini, müşterilerin ürünleri iade ettiğini iddia ederek zarar isteminde bulunmuş ise de mahkemece yargılama sırasında bu hususta bir inceleme yapılmamış, alınan tespit raporunda belirtilen kapakların içine konulduğu kutuların kokması nedeniyle bu durumun kutuların pazarlanmasında problem yaratacağı yönündeki tespite dayalı olarak zararın gerçekleştiği kabul edilerek, sadece dava konusu kapakların hurda değerinin belirlenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davalı tarafın zarara ilişkin olarak bir kabulü bulunmadığından davacının uğradığını iddia ettiği zararı kanıtlaması gerekli olup mahkemece, dosya kapsamındaki tüm deliller ve tarafların dayandığı deliller de değerlendirilmek suretiyle uzman kişilerden oluşturulacak bir bilirkişi kuruluna öncelikle davaya konu kapakların kullanım olanağı olup olmadığı, kokunun giderilmesi için masraf yapılması halinde kullanılıp kullanılmayacağı, kullanım olanağı kalmayan ürünlerden ne kadarının maden suyu ve meşrubat kapağı olduğu hususlarında inceleme yaptırılarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması, bu hususların belirlenmesinden sonra amacına uygun olarak kullanımı mümkün olmayan ürünlerin hurda değerleri de belirlenerek davacının uğradığı zararın tespit edilmesi gerektiği gibi, davalı ürünlerin niteliği konusunda davacının kendisini uyarmadığını, kendisine teslim edilen yüke ilişkin evraklardan yükün niteliğinin anlaşılamadığını, taraflar arasındaki sözleşmede de bu konuda bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle davacının da kusurlu olduğunu ileri sürmüş olmasına göre, davalının bu yöndeki savunmasının da nazara alınarak bilirkişilerden bu yönden de görüş alınıp, sonucuna göre davaya konu tazminat ve depolama masrafına ilişkin istemlerle ilgili olarak davalının sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken anılan hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan sigorta şirketi vekilinin temyiz isteminin reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 2.342,40 TL harcın temyiz eden ihbar olunana iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101808900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz