Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6574 E. 2023/3395 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fon kurulu kararı↗ 6183 sayılı kanun↗ özel yetki↗ kapitalizasyon↗ ödeme planı↗ hükmün kesinleşmesi↗ sorumluluk davası↗ mutabakat↗ sözleşmeye aykırılık↗ münhasırlık↗ yetki↗ iflas↗ yönetim kurulu kararı↗ harç↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4412 E. 2019/1276 K.
Ortak:hükmün kesinleşmesi · mutabakat · harç · dava sebebi · Alacak
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sırasında taraflar arasında çeşitli konularda «mutabakat» sağlandığı ve 02.05.2003 tarihinde finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinin düzenlendiği, davalıların bir kısım alacakları kabul ettikleri, «uyuşmazlık konusu» olarak yalnızca iştirak paylarının ödenmemiş sermaye değerlerinin, kaldığı, davalı tarafça yapılan kısmi ödemeler de gözetildiğinde bu kapsamda davacının 1.997.089,33 TL zararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının, dava dışı Bank Kapital A.Ş.'nin iştiraklerinden doğan zararı olan 1.997.089,33 TL'nin dava tarihinden itibaren 6183 sayılı Yasa'nın 51. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, dava konusu bakiye 189.470.910,67 TL'lik kısım taraflar arasında yargılama aşamasında yapılan 30.04.2003 yürürlük tarihli FYYS'ye bağlanarak mutabakat sağlanmış olmakla bu kısım için hüküm kurmaya yer olmadığına, 4743 sayılı Kanunun .... maddesi gereği davalı harçtan muaf olduğundan «harç» alınmasına yer olmadığına, dair bozma ilamı öncesinde verilen kararda tarafların temyiz itirazlarının reddi ile anılan «harç muafiyeti» hususunun bozma «sebebi» yapılmış olması karşısında, bozma ilamı öncesindeki hükmün gerekçelerini tekrarla mahkemece 2012/215 E.- 2013/196 K. sayılı ilamla 189.470.910,67 TL'lik Finansal Y …
… e davacıya verilmesine, dava konusu bakiye 189.470.910,67 TL'lik kısım taraflar arasında yargılama aşamasında yapılan 30.04.2003 yürürlük tarihli FYYS'ye bağlanarak «mutabakat» sağlanmış olmakla bu kısım için karar «verilmesine yer olmadığına»” karar verilmiş olup, karara karşı tarafların temyizi üzerine Dairemizin 14.05.2015 tarih 2014/7870 E. - 2015/6919 K. sayılı ilamının 1. bendinde taraf vekillerini …
… 147 E.-2017/575 K. sayılı kararının gerekçesinde, Dairemizin bozma ilamında tarafların tüm temyiz itirazlarının reddine dair vermiş olduğu kararın bozma öncesindeki «hükmün kesinleşmesi» sonucunu doğurmayacağı gözetilmeksizin, bozma öncesinde kurulan hükümde 189.470.910,67 TL'lik Finansal Yapılandırma Sözleşmesi kapsamında kalan kısım ile ilgili verilen kararın kesinleştiği ve bu kısım yönünden yeniden karar verilmesinin mümkün olmadığından bahisle “bu kısım için yeniden hüküm kurulmamıştır” denilmiş ise de, hüküm fıkrasında anılan gerekçeye de aykırı olarak “dava dışı ....Ş.'nin iştiraklerinden doğan zararı olan 1.997.089,33 TL'nin dava tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun 51. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine” yönelik hüküm kurulmuş olup, Dairemiz bozma ilamının sebep ve şekli gözetildiğinde davacı taraf lehine miktar itibariyle «usuli kazanılmış hak» gözetilmeksizin davanın kısmen reddi doğru görülmeyerek bozmayı gerektirmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz istemlerinin şimdilik …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harç muafiyeti · muafiyet · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · uyuşmazlık konusu · cy/cy kaydı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sırasında taraflar arasında çeşitli konularda «mutabakat» sağlandığı ve 02.05.2003 tarihinde finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinin düzenlendiği, davalıların bir kısım alacakları kabul ettikleri, «uyuşmazlık konusu» olarak yalnızca iştirak paylarının ödenmemiş sermaye değerlerinin, kaldığı, davalı tarafça yapılan kısmi ödemeler de gözetildiğinde bu kapsamda davacının 1.997.089,33 TL zararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının, dava dışı Bank Kapital A.Ş.'nin iştiraklerinden doğan zararı olan 1.997.089,33 TL'nin dava tarihinden itibaren 6183 sayılı Yasa'nın 51. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, dava konusu bakiye 189.470.910,67 TL'lik kısım taraflar arasında yargılama aşamasında yapılan 30.04.2003 yürürlük tarihli FYYS'ye bağlanarak mutabakat sağlanmış olmakla bu kısım için hüküm kurmaya yer olmadığına, 4743 sayılı Kanunun .... maddesi gereği davalı harçtan muaf olduğundan «harç» alınmasına yer olmadığına, dair bozma ilamı öncesinde verilen kararda tarafların temyiz itirazlarının reddi ile anılan «harç muafiyeti» hususunun bozma «sebebi» yapılmış olması karşısında, bozma ilamı öncesindeki hükmün gerekçelerini tekrarla mahkemece 2012/215 E.- 2013/196 K. sayılı ilamla 189.470.910,67 TL'lik Finansal Y …
Bozma üzerine inceleme yapan Mahkemece mezkur bozma ilamımıza uyulmasına karar verilmekle de bozma sebep ve şekline göre davacı yararına miktar itibariyle «usuli kazanılmış hak» doğmuştur.
… 147 E.-2017/575 K. sayılı kararının gerekçesinde, Dairemizin bozma ilamında tarafların tüm temyiz itirazlarının reddine dair vermiş olduğu kararın bozma öncesindeki «hükmün kesinleşmesi» sonucunu doğurmayacağı gözetilmeksizin, bozma öncesinde kurulan hükümde 189.470.910,67 TL'lik Finansal Yapılandırma Sözleşmesi kapsamında kalan kısım ile ilgili verilen kararın kesinleştiği ve bu kısım yönünden yeniden karar verilmesinin mümkün olmadığından bahisle “bu kısım için yeniden hüküm kurulmamıştır” denilmiş ise de, hüküm fıkrasında anılan gerekçeye de aykırı olarak “dava dışı ....Ş.'nin iştiraklerinden doğan zararı olan 1.997.089,33 TL'nin dava tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun 51. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine” yönelik hüküm kurulmuş olup, Dairemiz bozma ilamının sebep ve şekli gözetildiğinde davacı taraf lehine miktar itibariyle «usuli kazanılmış hak» gözetilmeksizin davanın kısmen reddi doğru görülmeyerek bozmayı gerektirmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz istemlerinin şimdilik …
TL’nin davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazine'ye irat «kaydına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10858 E. 2012/14796 K.
Ortak:iflas · Alacak
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, FYYS'de davalılardan herhangi birisinin «iflasının» istenmesinin «temerrüt» hali olarak tanımlandığı, davalı tarafın FYYS'yi ihlal etmiş olduğu, davacı tarafın 5.000.000,00 USD alacağını 30.06.2002 tarihinden itibaren yıllık libor faizi ile isteyebileceği, rapordaki bu değerlendirmenin sözleşmedeki «kayda» uygun düştüğü, davacı tarafın yıllık libor + 6 şeklindeki faiz isteminin yerinde görülmediği, FYYS'nin ihlali sebebiyle davacının banka oluşu nedeniyle banka işlemlerinden %5 BSMV alınmasının işlemin niteliğine uygun düştüğü, davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davanın kabulü ile 5.000.000,00 USD'nin 30.06.2002 temerrüt tarihinden itibaren yıllık %Libor faizi ve gider vergisi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılar tarafından davacı bankaya tevdi edilen hisse senetleri üzerinde davacı bankanın «rehin» ve «hapis hakkı» saklı kalmak üzere borç ödendiğinde davalılara iadesine karar verilmiştir.
… davalılardan Tümteks A.Ş., Boyasan A.Ş., Kutsal A.Ş.'nin borçlarının tahsil ve tasfiyesine yönelik olarak imzalanan 14.12.2002 tarihli finansal yeniden yapılandırma «sözleşmesinin ihlali» iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, anılan davalıların karar tarihinden sonra Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/12, 2010/«266» ve 267 esas sayılı dosyaları ile «iflaslarına» karar verildiği sunulan 26.10.2001 tarihli dilekçe ekindeki kararlardan anlaşılmaktadır.
İİK'nun «194»'üncü maddesine göre, «iflasın açılması», iflas masasına giren mal ve haklarla ilgili bilumum hukuk davalarını -acele olanlar istisna olmak üzere- «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonraya kadar durdurur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflasın açılması · hapis hakkı · ikinci alacaklılar toplantısı · i̇i̇k 266 · sözleşmenin ihlali · i̇i̇k 194 · rehin · ara karar
Benzer bu karardaİİK'nun «194»'üncü maddesine göre, «iflasın açılması», iflas masasına giren mal ve haklarla ilgili bilumum hukuk davalarını -acele olanlar istisna olmak üzere- «ikinci alacaklılar toplantısından» 10 gün sonraya kadar durdurur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, FYYS'de davalılardan herhangi birisinin «iflasının» istenmesinin «temerrüt» hali olarak tanımlandığı, davalı tarafın FYYS'yi ihlal etmiş olduğu, davacı tarafın 5.000.000,00 USD alacağını 30.06.2002 tarihinden itibaren yıllık libor faizi ile isteyebileceği, rapordaki bu değerlendirmenin sözleşmedeki «kayda» uygun düştüğü, davacı tarafın yıllık libor + 6 şeklindeki faiz isteminin yerinde görülmediği, FYYS'nin ihlali sebebiyle davacının banka oluşu nedeniyle banka işlemlerinden %5 BSMV alınmasının işlemin niteliğine uygun düştüğü, davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davanın kabulü ile 5.000.000,00 USD'nin 30.06.2002 temerrüt tarihinden itibaren yıllık %Libor faizi ve gider vergisi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılar tarafından davacı bankaya tevdi edilen hisse senetleri üzerinde davacı bankanın «rehin» ve «hapis hakkı» saklı kalmak üzere borç ödendiğinde davalılara iadesine karar verilmiştir.
… davalılardan Tümteks A.Ş., Boyasan A.Ş., Kutsal A.Ş.'nin borçlarının tahsil ve tasfiyesine yönelik olarak imzalanan 14.12.2002 tarihli finansal yeniden yapılandırma «sözleşmesinin ihlali» iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, anılan davalıların karar tarihinden sonra Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/12, 2010/«266» ve 267 esas sayılı dosyaları ile «iflaslarına» karar verildiği sunulan 26.10.2001 tarihli dilekçe ekindeki kararlardan anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, anılan kararların akibetleri araştırılarak bir «ara» kararı ile davanın «ikinci alacaklılar toplantısından» on gün sonraki bir tarihe kadar durmasına karar verilmek, o tarihten sonra yargılamaya davaya devam edilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13073 E. 2017/215 K.
Ortak:mutabakat · harç · Alacak
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 1.997.089,33 TL'nin dava tarihinden itibaren 6183 sayılı Yasa'nın 51.maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, bakiye kısım yönünden taraflar arasında «mutabakat» sağlandığından hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce «harç» yönünden resen bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6574 E. , 2023/3395 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; Bank […]A.Ş.'nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (...) devredildiğini, ...’nin 27.10.2000 tarih ve 14 sayılı yönetim kurulu kararı ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Kararıyla yönetim ve denetimi kendisine intikal eden Bank […]A.Ş.'nin zararının ödenmiş sermayeye tekabül eden 13.400.000.000.000,00 TL tutarındaki kısmını devir aldığından, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun (4389 sayılı Kanun) 14 üncü maddesinin beşinci fıkrasının (a) bendinin (ab) alt bendi uyarınca adı geçen bankanın hisselerinin fona intikal ettiğini, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Bankalar Yeminli Murakıpları tarafından düzenlenen 02.02.2001 tarih ve R-1 sayılı Bank […]A.Ş.'nin 27.10.2000 tarihli devir raporuna göre Bank […]A.Ş.'nin yönetim ve denetimini doğrudan ve dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortakların banka kaynaklarından 191.468.000,00 TL'yi kendi lehlerine kullandıklarının tespit edildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 191.468.000,00 TL'nın 27.10.2000 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili, Bank […]A.Ş’nin hisselerinin Bankalar Kanunu'nun 14 üncü maddesinin beşinci fıkrasının (a) bendinin (ab) alt bendi uyarınca davacı fona intikal ettirildiğini, anılan hükmün davacıya münhasıran bankanın ödenmiş sermayesine tekabül eden zarar karşılığında sadece hisselere malik olma hakkı verdiğini, tazmin ve iade talep etme hakkı tanımadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2002/215 E., 2013/1496 K. sayılı kararın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nce tarafların harç dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, bu durumun hükmün kesinleştiği sonucunu doğurmayacağı, bozma ilamları doğrultusunda tarafların usuli kazanılmış haklarının korunacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının dava dışı Bank Kapital A.Ş.'nin iştiraklerinden doğan zararı olan 1.997.089,33 TL'nın dava tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un (6183 sayılı Kanun) 51 inci maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, dava konusu bakiye 189.470.910,67 TL'lik miktar taraflar arasında yargılama aşamasında yapılan 30.04.2003 yürürlük tarihli Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesine (FYYS) bağlanarak mutabakat sağlanmış olmakla bu kısım için hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 17.03.2022 tarih, 2022/745 E. ve 2022/2063 K. sayılı kararıyla, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) hukuk davalarının yapılan anlaşma süresince durdurulmasını istemeye yetkili olduğuna dair hükmü ile Kuruma özel bir yetki tanıdığını, sözleşmeye aykırılık iddialarının önceden bozma sebebi yapılmadığı yönündeki gerekçenin dayanaksız olduğunu, sözleşme süresince sözleşmeye aykırı bir durumun ortaya çıkıp çıkmayacağının bilinemeyeceğini, Fon Kurulu'nun 17.09.2020 tarih ve 2020/287 sayılı kararında Ceylan Grubunun FYYS sürecinde herhangi bir ilerleme kaydetmemesi, yeni bir ödeme planı sunmaması, 02.05.2003 tarihli FYYS ödeme planının bir çok revizesine rağmen sözleşmeye konu ödemelerin gerçekleştirilmemesi sebebiyle Fon alacaklarının takibini ve tahsilini teminen 02.05.2003 tarihli FYYS hükümleri çerçevesinde durdurulan iade ve tazmin, şahsi iflas ve mali sorumluluk davalarına kaldığı yerden devam edilmesine karar verildiğini, FYYS'ye uyulmadığı için anılan kararın alındığını, bir kısmı durdurulan davanın durdurulmasına karar verilen kısmının yeniden kaldığı yerden devam etmesine karar verilmesi yönünde hüküm tesisi talep ettiklerini ileri sürerek;
kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltilme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/946977800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz