Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13073 E. 2017/215 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutabakat↗ harç↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 1.997.089,33 TL'nin dava tarihinden itibaren 6183 sayılı Yasa'nın 51.maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, bakiye kısım yönünden taraflar arasında mutabakat sağlandığından hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce harç yönünden resen bozulmuştur.
Taraf vekilleri, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4412 E. 2019/1276 K.
Ortak:mutabakat · harç · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 1.997.089,33 TL'nin dava tarihinden itibaren 6183 sayılı Yasa'nın 51.maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, bakiye kısım yönünden taraflar arasında «mutabakat» sağlandığından hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce «harç» yönünden resen bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sırasında taraflar arasında çeşitli konularda «mutabakat» sağlandığı ve 02.05.2003 tarihinde finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinin düzenlendiği, davalıların bir kısım alacakları kabul ettikleri, «uyuşmazlık konusu» olarak yalnızca iştirak paylarının ödenmemiş sermaye değerlerinin, kaldığı, davalı tarafça yapılan kısmi ödemeler de gözetildiğinde bu kapsamda davacının 1.997.089,33 TL zararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının, dava dışı Bank Kapital A.Ş.'nin iştiraklerinden doğan zararı olan 1.997.089,33 TL'nin dava tarihinden itibaren 6183 sayılı Yasa'nın 51. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, dava konusu bakiye 189.470.910,67 TL'lik kısım taraflar arasında yargılama aşamasında yapılan 30.04.2003 yürürlük tarihli FYYS'ye bağlanarak mutabakat sağlanmış olmakla bu kısım için hüküm kurmaya yer olmadığına, 4743 sayılı Kanunun .... maddesi gereği davalı harçtan muaf olduğundan «harç» alınmasına yer olmadığına, dair bozma ilamı öncesinde verilen kararda tarafların temyiz itirazlarının reddi ile anılan «harç muafiyeti» hususunun bozma «sebebi» yapılmış olması karşısında, bozma ilamı öncesindeki hükmün gerekçelerini tekrarla mahkemece 2012/215 E.- 2013/196 K. sayılı ilamla 189.470.910,67 TL'lik Finansal Y …
… e davacıya verilmesine, dava konusu bakiye 189.470.910,67 TL'lik kısım taraflar arasında yargılama aşamasında yapılan 30.04.2003 yürürlük tarihli FYYS'ye bağlanarak «mutabakat» sağlanmış olmakla bu kısım için karar «verilmesine yer olmadığına»” karar verilmiş olup, karara karşı tarafların temyizi üzerine Dairemizin 14.05.2015 tarih 2014/7870 E. - 2015/6919 K. sayılı ilamının 1. bendinde taraf vekillerini …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harç muafiyeti · hükmün kesinleşmesi · muafiyet · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · uyuşmazlık konusu · dava sebebi · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sırasında taraflar arasında çeşitli konularda «mutabakat» sağlandığı ve 02.05.2003 tarihinde finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinin düzenlendiği, davalıların bir kısım alacakları kabul ettikleri, «uyuşmazlık konusu» olarak yalnızca iştirak paylarının ödenmemiş sermaye değerlerinin, kaldığı, davalı tarafça yapılan kısmi ödemeler de gözetildiğinde bu kapsamda davacının 1.997.089,33 TL zararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının, dava dışı Bank Kapital A.Ş.'nin iştiraklerinden doğan zararı olan 1.997.089,33 TL'nin dava tarihinden itibaren 6183 sayılı Yasa'nın 51. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, dava konusu bakiye 189.470.910,67 TL'lik kısım taraflar arasında yargılama aşamasında yapılan 30.04.2003 yürürlük tarihli FYYS'ye bağlanarak mutabakat sağlanmış olmakla bu kısım için hüküm kurmaya yer olmadığına, 4743 sayılı Kanunun .... maddesi gereği davalı harçtan muaf olduğundan «harç» alınmasına yer olmadığına, dair bozma ilamı öncesinde verilen kararda tarafların temyiz itirazlarının reddi ile anılan «harç muafiyeti» hususunun bozma «sebebi» yapılmış olması karşısında, bozma ilamı öncesindeki hükmün gerekçelerini tekrarla mahkemece 2012/215 E.- 2013/196 K. sayılı ilamla 189.470.910,67 TL'lik Finansal Y …
… 147 E.-2017/575 K. sayılı kararının gerekçesinde, Dairemizin bozma ilamında tarafların tüm temyiz itirazlarının reddine dair vermiş olduğu kararın bozma öncesindeki «hükmün kesinleşmesi» sonucunu doğurmayacağı gözetilmeksizin, bozma öncesinde kurulan hükümde 189.470.910,67 TL'lik Finansal Yapılandırma Sözleşmesi kapsamında kalan kısım ile ilgili verilen kararın kesinleştiği ve bu kısım yönünden yeniden karar verilmesinin mümkün olmadığından bahisle “bu kısım için yeniden hüküm kurulmamıştır” denilmiş ise de, hüküm fıkrasında anılan gerekçeye de aykırı olarak “dava dışı ....Ş.'nin iştiraklerinden doğan zararı olan 1.997.089,33 TL'nin dava tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun 51. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine” yönelik hüküm kurulmuş olup, Dairemiz bozma ilamının sebep ve şekli gözetildiğinde davacı taraf lehine miktar itibariyle «usuli kazanılmış hak» gözetilmeksizin davanın kısmen reddi doğru görülmeyerek bozmayı gerektirmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz istemlerinin şimdilik …
Bozma üzerine inceleme yapan Mahkemece mezkur bozma ilamımıza uyulmasına karar verilmekle de bozma sebep ve şekline göre davacı yararına miktar itibariyle «usuli kazanılmış hak» doğmuştur.
TL’nin davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazine'ye irat «kaydına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13506 E. 2016/4986 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7870 E. 2015/6919 K.
Ortak:mutabakat · harç · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 1.997.089,33 TL'nin dava tarihinden itibaren 6183 sayılı Yasa'nın 51.maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, bakiye kısım yönünden taraflar arasında «mutabakat» sağlandığından hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce «harç» yönünden resen bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sırasında taraflar arasında çeşitli konularda «mutabakat» sağlandığı ve 02.05.2003 tarihinde finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinin düzenlendiği, davalıların bir kısım alacakları kabul ettikleri, «uyuşmazlık konusu» olarak yalnızca iştirak paylarının (ödenmemiş sermaye değerleri) kaldığı, davalı tarafça yapılan kısmi ödemeler de gözetildiğinde bu kapsamda davacının 1.997.089,3 …
2-Ancak, her ne kadar mahkemece, 4743 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca davalının harçtan muaf olduğu gerekçesiyle «harç» alınmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de anılan Kanun'un 1. maddesinde, Kanun'un amacının “Türkiye’de faaliyette bulunan bankalar, özel finans kurumları ve kendi özel mevzuatları uyarınca alınan izinler dahilinde faaliyette bulunan diğer malî kurumlar tarafından, bankalar ve diğer malî kurumlar ile kredi ilişkisi içinde bulunup, finansal darboğaz yaşayan borçluların; finansal yeniden yapılandırma çerçevesinde belirlenecek süre ve koşullarla, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış kredilerle ilgili olarak vadeleri uzatmak, krediyi «yenilemek», ilave yeni kredi vermek, anapara ve/veya faiz indirmek, faizden vazgeçmek, kredileri kısmen veya tamamen iştirake çevirmek, kredileri aynî, nakdi ya da tahsil şartına bağlı bir bedel karşılığı devir ve «temlik» etmek, kredileri borçlu ya da üçüncü kişilere ait aynî değerler karşılığında kısmen veya tamamen «tasfiye» etmek, diğer bankalarla birlikte hareket ederek «protokoller» yapmak gibi alınacak tedbirlerle malî kesime olan geri ödeme yükümlülüklerini yerine getirebilmelerine ve katma değer yaratmaya devam etmelerine imkan verilmesinin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · yenileme · uyuşmazlık konusu · temlik · protokol · ek tasfiye
Benzer bu kararda2-Ancak, her ne kadar mahkemece, 4743 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca davalının harçtan muaf olduğu gerekçesiyle «harç» alınmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de anılan Kanun'un 1. maddesinde, Kanun'un amacının “Türkiye’de faaliyette bulunan bankalar, özel finans kurumları ve kendi özel mevzuatları uyarınca alınan izinler dahilinde faaliyette bulunan diğer malî kurumlar tarafından, bankalar ve diğer malî kurumlar ile kredi ilişkisi içinde bulunup, finansal darboğaz yaşayan borçluların; finansal yeniden yapılandırma çerçevesinde belirlenecek süre ve koşullarla, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış kredilerle ilgili olarak vadeleri uzatmak, krediyi «yenilemek», ilave yeni kredi vermek, anapara ve/veya faiz indirmek, faizden vazgeçmek, kredileri kısmen veya tamamen iştirake çevirmek, kredileri aynî, nakdi ya da tahsil şartına bağlı bir bedel karşılığı devir ve «temlik» etmek, kredileri borçlu ya da üçüncü kişilere ait aynî değerler karşılığında kısmen veya tamamen «tasfiye» etmek, diğer bankalarla birlikte hareket ederek «protokoller» yapmak gibi alınacak tedbirlerle malî kesime olan geri ödeme yükümlülüklerini yerine getirebilmelerine ve katma değer yaratmaya devam etmelerine imkan verilmesinin …
Oysa işbu dava, kanuna aykırı karar ve işlemleriyle bankayı zarara uğrattığı ileri sürülen ve kanunda sayılan yöneticilerle menfaat temin eden ortakların «şahsi sorumluluklarına» dayalı olarak açılmış olup mahkemece de kabul edildiği üzere «uyuşmazlık konusu» olan alacak, finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi kapsamı dışında bırakılmış bir alacaktır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sırasında taraflar arasında çeşitli konularda «mutabakat» sağlandığı ve 02.05.2003 tarihinde finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinin düzenlendiği, davalıların bir kısım alacakları kabul ettikleri, «uyuşmazlık konusu» olarak yalnızca iştirak paylarının (ödenmemiş sermaye değerleri) kaldığı, davalı tarafça yapılan kısmi ödemeler de gözetildiğinde bu kapsamda davacının 1.997.089,3 …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13073 E. , 2017/215 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/04/2013 gün ve 2002/215-2013/196 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.05.2015 gün ve 2014/7870 - 2015/6919 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumun 27.10.2000 tarihli kararıyla ... A.Ş.'nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin ...'ye devredildiğini, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Bankalar Yeminli Murakıpları tarafından düzenlenen 02/02/2001 tarihli raporda, söz konusu bankanın yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak elinde bulunduran ortakların, banka kaynaklarından 191.468.000 TL'yi kendi lehlerine kullandıklarının tespit edildiğini, bu kapsamda davalıların kendi lehlerine kullandıkları parayı talep edilmesine rağmen iade etmediklerini ileri sürerek, 191.468.000 TL'nin 27.10.2000 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 1.997.089,33 TL'nin dava tarihinden itibaren 6183 sayılı Yasa'nın 51.maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, bakiye kısım yönünden taraflar arasında mutabakat sağlandığından hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce harç yönünden resen bozulmuştur.
Taraf vekilleri, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, davacıdan harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 7.80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 12/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/294585500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz