İtirazın iptali | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4800 E. 2023/4387 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
görev itirazı↗ kefalet sözleşmesi↗ hesap kat↗ müktesep hak↗ vekâlet ücreti↗ kefalet↗ rücu↗ genel kredi sözleşmesi↗ işlemiş faiz↗ kefil↗ görevsizlik kararı↗ geçersizlik↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yasal faiz↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 28.03.2017 tarih, 2016/546 E. ve 2017/135 K. sayılı karar ile davacının birlikte kefil oldukları borcun tamamını ödediği, her bir davalının kendi sorumlu olduğu miktar kadar borcun tamamını ödeyen davacıya karşı ayrı ayrı sorumlu oldukları gerekçeleriyle davanın kabulü ile takibin her bir davalı için ayrı ayrı 38.487,00'şer TL asıl alacak üzerinden devamına, işlenmiş faiz toplamının 2.316,80 TL olduğu ve her bir davalının bu miktarın 386.13'er TL’sinden sorumlu olduğuna, her bir davalının sorumlu olduğu asıl alacağa takip tarihinden itibaren ayrı ayrı yasal faiz yürütülmesine, her bir davalıdan %40 inkar tazminatı 15.374,80 TL'nin tahsiline karar verilmiş, ... ve diğer davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 16.05.2019 tarih, 2017/5001 E. ve 2019/3260 K. sayılı kararıyla, davalı ...'un temyiz isteminin süreden reddine, diğer davalıların temyizine gelince, genel kredi sözleşmesinde davacı ile birlikte toplam 8 kefil bulunduğu, borcun bir kısmının davada taraf olmayan kefiller tarafından ödendiği, kefilin ancak diğer kefillerin alacaklı bankaya ödemesi gereken toplam borç miktarı üzerinden sorumlu olduğu, bu nedenle Mahkemece genel kredi sözleşmesinden dolayı yapılan ödemelerin tarihlerine göre asıl borç ve fer'ilerinin belirlenmesi için banka kayıt ve belgeleri üzerinde bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla yerinde incelettirme yaptırılması gerektiği, banka alacağı bu şekilde belirlendikten sonra şayet fazla ödeme yapılmış ise diğer kefillerin kötü ödemeden dolayı sorumlu tutulamayacağı gözetilerek toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamı uyarınca bankacılık konusunda uzman bilirkişilerden rapor alındığı, kötü ödemenin söz konusu olmadığı, hükme elverişli olduğu kanaatine varılan 06.03.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; her bir kefilin ödemesi gereken tutarın 34.562,50 TL olarak tespit edildiği, davacının yaptığı ödemeden 172.812,50 TL'sini davalılara rücu edebileceği, takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarlarının 285,14’er TL olduğu, davalılardan ... yönünden 2016/546 esas sayılı kararın kesinleştiği, önceki kararlara göre işlemiş faiz hesabının yasal faiz üzerinden yapıldığı ve bu hususun davacı yönünden kesinleştiği, davalıların, şirketin çift imza ile temsil edilmesi gerekirken tek imza ile sözleşmenin yapılmış olması nedeniyle kredi ve dolayısıyla kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığı, davacının kefil olmadığı halde hesap kat edildikten sonra kefil gibi gösterilmiş olması nedeniyle kefilliğinin geçersiz olduğu, davacı ile alacaklı bankanın işbirliği halinde olduğunu savunmalarının, bu hususlar daha önce temyiz konusu yapılıp bozma kapsamı dışında kalıp kesinleştiğinden bozma ilamında belirtilen hususlarla sınırlı inceleme yapıldığı gerekçesiyle davalı ...’a yönelik davanın kabulüne, Konya 3. İcra Dairesinin 2011/938 sayılı dosyasından yapılan takipte, 38.437,00 TL asıl alacak, 386,13 TL işlemiş faiz ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yönünden davalının itirazının iptali ile bu davalı yönünden takibin bu şekilde devamına, 15.374,80 TL icra inkar tazminatının bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine; diğer her bir davalı yönünden davanın kısmen kabulüne, Konya 3. İcra Dairesinin 2011/938 sayılı dosyasından yapılan takipte, 34.562,50 TL asıl alacak, 285,14 TL işlemiş faiz ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yönünden davalının itirazının iptali ile bu davalı yönünden takibin bu şekilde devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın % 40 oranı olan 13.825,00 TL icra inkar tazminatının bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve ... hariç diğer davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, dosyada alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, kefiller tarafından yapılan tüm ödemelerin hesapta dikkate alınması gerektiğini, davacı aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, görev itirazlarının değerlendirilmediğini, genel kredi sözleşmesinin geçersizliği hususunda ileri sürdükleri hususların bozma kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle değerlendirilmesiğini, ancak bozmada bu hususla alakalı bir tespit olmadığını, davacının aslında kefil olmadığını, kefilliğine dair evrakın sonradan düzenlendiğini, davacının şirkete borç verdiğini, dava konusu edilen paranın şirketten alınması gerektiğini, davacının kat ihtarında dahi adının yer almadığını, dosya evrakına göre banka tarafından da borcun kimin ödendiği bilgisinin olmadığının belirtildiğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyadaki bozma ilamlarında usuli müktesep hak teşkil eden bir durum olmamasına rağmen Mahkemece taleplerinin bozma kapsamı dışında kaldığından değerlendirilmemesinin, savunmalarının karşılanmamasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, Mahkemenin görevsiz olduğunu, faize faiz yürütülemeyeceğini, genel kredi sözleşmesinin yetkili kişilerce imzalanmadığını, kat ihtarında davacının yer almadığını, davacı tarafından yapılan ödemenin kefil ödemesi olmadığını, aleyhlerine hükmedilen icra inkar tazminatının haksız olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
4.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin görevsiz olduğunu, genel kredi sözleşmesinin geçersiz olduğunu, buna ilişkin savunmaları, bozma kapsamı dışında kalmadığı halde, Mahkemece aksi tespit ile değerlendirilmediğini, davacı tarafından yapılan ödemenin kefil sıfatıyla yapılmış bir ödeme olmadığını, faize faiz yürütülemeyeceğini, bilirkişi raporunun eksik olduğunu, aleyhlerine hükmedilen icra inkar tazminatının haksız olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
5. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin görevli olmadığını, genel kredi sözleşmesini imzalayan asıl borçlunun dava dışı tutulamayacağını, kefalet sözleşmesinin, asıl sözleşme geçerli olmadığından, geçerli olmadığını, buna dair itirazları önceki bozma kapsamında kalmadığı halde Mahkemece değerlendirilmediğini, faize faiz yürütülemeyeceğini, davacı tarafından yapılan ödemenin kefil olarak yapılmadığını, aleyhlerine hükmedilen icra inkar tazminatının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, dava dışı şirketin kullandığı kredi borcunun davacı kefil tarafından ödendiğinden bahisle rücuan alacağın tahsili için başlatılan takibe davalıların itirazının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16408 E. 2013/20759 K.
Ortak:kefalet · kefil · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin «görevli» olmadığını, «genel kredi sözleşmesini» imzalayan asıl borçlunun dava dışı tutulamayacağını, «kefalet sözleşmesinin», asıl sözleşme geçerli olmadığından, geçerli olmadığını, buna dair itirazları önceki bozma kapsamında kalmadığı halde Mahkemece değerlendirilmediğini, faize faiz yürütülemeyeceğini, davacı tarafından yapılan ödemenin «kefil» olarak yapılmadığını, aleyhlerine hükmedilen «icra inkar tazminatının» hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… kuk Dairesinin 16.05.2019 tarih, 2017/5001 E. ve 2019/3260 K. sayılı kararıyla, davalı ...'un temyiz isteminin süreden reddine, diğer davalıların temyizine gelince, «genel kredi sözleşmesinde» davacı ile birlikte toplam 8 «kefil» bulunduğu, borcun bir kısmının davada taraf olmayan kefiller tarafından ödendiği, kefilin ancak diğer kefillerin alacaklı bankaya ödemesi gereken toplam borç mikta …
… zman bilirkişilerden rapor alındığı, kötü ödemenin söz konusu olmadığı, hükme elverişli olduğu kanaatine varılan 06.03.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; her bir «kefilin» ödemesi gereken tutarın 34.562,50 TL olarak tespit edildiği, davacının yaptığı ödemeden 172.812,50 TL'sini davalılara «rücu» edebileceği, takip tarihine kadar «işlemiş faiz» tutarlarının 285,14’er TL olduğu, davalılardan ... yönünden 2016/546 esas sayılı kararın kesinleştiği, önceki kararlara göre işlemiş faiz hesabının «yasal faiz» üzerinden yapıldığı ve bu hususun davacı yönünden kesinleştiği, davalıların, şirketin çift imza ile «temsil» edilmesi gerekirken tek imza ile sözleşmenin yapılmış olması nedeniyle kredi ve dolayısıyla «kefalet sözleşmesinin» geçerli olmadığı, davacının kefil olmadığı halde «hesap kat» edildikten sonra kefil gibi gösterilmiş olması nedeniyle kefilliğinin «geçersiz» olduğu, davacı ile alacaklı bankanın işbirliği halinde olduğunu savunmalarının, bu hususlar daha önce temyiz konusu yapılıp bozma kapsamı dışında kalıp kesinleştiğ …
Benzer bu karardaTalep, «ticari kredi sözleşmesi» «kefili» olan borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, İİK.'nun 45. maddesi hükmüne göre, bir borç için borçlu lehine «ipotek» tesisinin ancak ipotek borçlularına ipotek miktarınca başvurulmasına engel olacağı düzenlenmiş olup, bu husus kefillerin «kefalet» borcu için ayrıca ipotek «teminatı» verilmediği sürece kefillere başvurmaya engel oluşturmaz.
Bu durumda, mahkemece, dosya içinde mevcut «ipotek» resmi senedinde, «müşterek borçlu müteselsil kefil» gerçek kişinin borç ve «kefaletine» ilişkin olarak verilmiş bir ipotek «teminatı» bulunmadığı göz önüne alınarak, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · ticari kredi · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · haciz · teminat
Benzer bu karardaTalep, «ticari kredi sözleşmesi» «kefili» olan borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, İİK.'nun 45. maddesi hükmüne göre, bir borç için borçlu lehine «ipotek» tesisinin ancak ipotek borçlularına ipotek miktarınca başvurulmasına engel olacağı düzenlenmiş olup, bu husus kefillerin «kefalet» borcu için ayrıca ipotek «teminatı» verilmediği sürece kefillere başvurmaya engel oluşturmaz.
Bu durumda, mahkemece, dosya içinde mevcut «ipotek» resmi senedinde, «müşterek borçlu müteselsil kefil» gerçek kişinin borç ve «kefaletine» ilişkin olarak verilmiş bir ipotek «teminatı» bulunmadığı göz önüne alınarak, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre; ...'ın borca karşılık «ipotek» verdiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17723 E. 2014/19442 K.
Ortak:hesap kat · kefalet · rücu · kefil · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… zman bilirkişilerden rapor alındığı, kötü ödemenin söz konusu olmadığı, hükme elverişli olduğu kanaatine varılan 06.03.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; her bir «kefilin» ödemesi gereken tutarın 34.562,50 TL olarak tespit edildiği, davacının yaptığı ödemeden 172.812,50 TL'sini davalılara «rücu» edebileceği, takip tarihine kadar «işlemiş faiz» tutarlarının 285,14’er TL olduğu, davalılardan ... yönünden 2016/546 esas sayılı kararın kesinleştiği, önceki kararlara göre işlemiş faiz hesabının «yasal faiz» üzerinden yapıldığı ve bu hususun davacı yönünden kesinleştiği, davalıların, şirketin çift imza ile «temsil» edilmesi gerekirken tek imza ile sözleşmenin yapılmış olması nedeniyle kredi ve dolayısıyla «kefalet sözleşmesinin» geçerli olmadığı, davacının kefil olmadığı halde «hesap kat» edildikten sonra kefil gibi gösterilmiş olması nedeniyle kefilliğinin «geçersiz» olduğu, davacı ile alacaklı bankanın işbirliği halinde olduğunu savunmalarının, bu hususlar daha önce temyiz konusu yapılıp bozma kapsamı dışında kalıp kesinleştiğ …
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin «görevli» olmadığını, «genel kredi sözleşmesini» imzalayan asıl borçlunun dava dışı tutulamayacağını, «kefalet sözleşmesinin», asıl sözleşme geçerli olmadığından, geçerli olmadığını, buna dair itirazları önceki bozma kapsamında kalmadığı halde Mahkemece değerlendirilmediğini, faize faiz yürütülemeyeceğini, davacı tarafından yapılan ödemenin «kefil» olarak yapılmadığını, aleyhlerine hükmedilen «icra inkar tazminatının» hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… kuk Dairesinin 16.05.2019 tarih, 2017/5001 E. ve 2019/3260 K. sayılı kararıyla, davalı ...'un temyiz isteminin süreden reddine, diğer davalıların temyizine gelince, «genel kredi sözleşmesinde» davacı ile birlikte toplam 8 «kefil» bulunduğu, borcun bir kısmının davada taraf olmayan kefiller tarafından ödendiği, kefilin ancak diğer kefillerin alacaklı bankaya ödemesi gereken toplam borç mikta …
Benzer bu karardaBu durumda borcun tamamını ödeyen davacı- «kefilin» alacaklının haklarına halef olduğu ve asıl borçlu ile diğer kefillere «rücu» edebileceğinin kabülü gerekirken, mahkemece asıl borçlunun borcu «kabul beyanı» nedeniyle artık kefillere gidilemeyeceği şeklinde sonuca varılması hukuka aykırı olup; diğer kefillerin de sorumluluğunun söz konusu olduğu, sorumluluklarının tayini için «kredi sözleşmelerinin» incelenmesi gerektiği, «hesap kat» ihtarında bahsi geçen Tarımsal Üretim Kredisinin de dosyaya celbi ile yapılacak inceleme ve değerlendirmeye göre kefillerin sorumluluklarının tayin ve tespiti gere …
6098 sayılı TBK'nın 587. ve 596. maddeleri (818 sayılı BK'nın 488. ve 496. maddeleri) birlikte «kefalet» ve «kefilin» «rücu hakkına» ilişkin düzenlemeler içermektedir.
Dava, kredi borcuna «kefaleti» nedeniyle hakkında yapılan icra takibi kapsamında borcun tamamını ödeyen «kefilin» asıl borçlu ve diğer kefillere karşı açtığı «rücuen alacak davası» niteliğindedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kabul beyanı · rücuen alacak · rücu hakkı · müteselsil kefil · alacak davası · kâr payı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDava, kredi borcuna «kefaleti» nedeniyle hakkında yapılan icra takibi kapsamında borcun tamamını ödeyen «kefilin» asıl borçlu ve diğer kefillere karşı açtığı «rücuen alacak davası» niteliğindedir.
Buna göre; birden çok kişi, aynı borca birlikte «kefil» oldukları takdirde, her biri kendi «payı» için adi kefil gibi, diğerlerinin payı için de kefile kefil gibi sorumlu olacak, borçluyla birlikte veya kendi aralarında «müteselsil kefil» olarak yükümlülük altına giren kefillerden her biri, borcun tamamından sorumlu olacaktır.
T..'in davacının açtığı alacak davasını kabul ettiği, kabul nedeniyle diğer davalıların borcunun da «son» bulduğu gerekçesiyle davalılar Z..
6098 sayılı TBK'nın 587. ve 596. maddeleri (818 sayılı BK'nın 488. ve 496. maddeleri) birlikte «kefalet» ve «kefilin» «rücu hakkına» ilişkin düzenlemeler içermektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4800 E. , 2023/4387 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/352 Esas, 2022/272 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali ve alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili ve ... hariç diğer davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı şirketin kullandığı krediye müvekkili ile dava dışı diğer kişiler ile davalıların müşterek mütelsesil kefil olduğunu, asıl borçlu kredi borcunu ödemediğinden müvekkili ile davada taraf olmayan diğer kefillerin kefillikleri sebebiyle hisselerine düşen borcu ödediklerini, davalıların ödeme yapmaması sebebiyle müvekkilinin kalan borcu ödediğini, her bir kefilin sorumlu olduğu miktarın rücuan tahsili için başlatılan icra takibine davalıların itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekilleri, görev itirazlarının olduğunu, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, dava dışı şirketle imzalanan sözleşmenin geçersiz olduğunu zira şirketin mişterek imza ile temsil edildiğini ancak genel kredi sözleşmesinde tek imzanın olduğunu, genel kredi sözleşmesinde davacının kefaletinin bulunmadığını, şirket için ödediği meblağın tahsili için sonradan ekleme yapıldığını, davalılara gönderilen kat ihtarında davacının adının yer almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 28.03.2017 tarih, 2016/546 E. ve 2017/135 K. sayılı karar ile davacının birlikte kefil oldukları borcun tamamını ödediği, her bir davalının kendi sorumlu olduğu miktar kadar borcun tamamını ödeyen davacıya karşı ayrı ayrı sorumlu oldukları gerekçeleriyle davanın kabulü ile takibin her bir davalı için ayrı ayrı 38.487,00'şer TL asıl alacak üzerinden devamına, işlenmiş faiz toplamının 2.316,80 TL olduğu ve her bir davalının bu miktarın 386.13'er TL’sinden sorumlu olduğuna, her bir davalının sorumlu olduğu asıl alacağa takip tarihinden itibaren ayrı ayrı yasal faiz yürütülmesine, her bir davalıdan %40 inkar tazminatı 15.374,80 TL'nin tahsiline karar verilmiş, ... ve diğer davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 16.05.2019 tarih, 2017/5001 E. ve 2019/3260 K. sayılı kararıyla, davalı ...'un temyiz isteminin süreden reddine, diğer davalıların temyizine gelince, genel kredi sözleşmesinde davacı ile birlikte toplam 8 kefil bulunduğu, borcun bir kısmının davada taraf olmayan kefiller tarafından ödendiği, kefilin ancak diğer kefillerin alacaklı bankaya ödemesi gereken toplam borç miktarı üzerinden sorumlu olduğu, bu nedenle Mahkemece genel kredi sözleşmesinden dolayı yapılan ödemelerin tarihlerine göre asıl borç ve fer'ilerinin belirlenmesi için banka kayıt ve belgeleri üzerinde bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla yerinde incelettirme yaptırılması gerektiği, banka alacağı bu şekilde belirlendikten sonra şayet fazla ödeme yapılmış ise diğer kefillerin kötü ödemeden dolayı sorumlu tutulamayacağı gözetilerek toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamı uyarınca bankacılık konusunda uzman bilirkişilerden rapor alındığı, kötü ödemenin söz konusu olmadığı, hükme elverişli olduğu kanaatine varılan 06.03.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; her bir kefilin ödemesi gereken tutarın 34.562,50 TL olarak tespit edildiği, davacının yaptığı ödemeden 172.812,50 TL'sini davalılara rücu edebileceği, takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarlarının 285,14’er TL olduğu, davalılardan ... yönünden 2016/546 esas sayılı kararın kesinleştiği, önceki kararlara göre işlemiş faiz hesabının yasal faiz üzerinden yapıldığı ve bu hususun davacı yönünden kesinleştiği, davalıların, şirketin çift imza ile temsil edilmesi gerekirken tek imza ile sözleşmenin yapılmış olması nedeniyle kredi ve dolayısıyla kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığı, davacının kefil olmadığı halde hesap kat edildikten sonra kefil gibi gösterilmiş olması nedeniyle kefilliğinin geçersiz olduğu, davacı ile alacaklı bankanın işbirliği halinde olduğunu savunmalarının, bu hususlar daha önce temyiz konusu yapılıp bozma kapsamı dışında kalıp kesinleştiğinden bozma ilamında belirtilen hususlarla sınırlı inceleme yapıldığı gerekçesiyle davalı ...’a yönelik davanın kabulüne, Konya 3.
İcra Dairesinin 2011/938 sayılı dosyasından yapılan takipte, 38.437,00 TL asıl alacak, 386,13 TL işlemiş faiz ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yönünden davalının itirazının iptali ile bu davalı yönünden takibin bu şekilde devamına, 15.374,80 TL icra inkar tazminatının bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine; diğer her bir davalı yönünden davanın kısmen kabulüne, Konya 3. İcra Dairesinin 2011/938 sayılı dosyasından yapılan takipte, 34.562,50 TL asıl alacak, 285,14 TL işlemiş faiz ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yönünden davalının itirazının iptali ile bu davalı yönünden takibin bu şekilde devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın % 40 oranı olan 13.825,00 TL icra inkar tazminatının bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve ... hariç diğer davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, dosyada alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, kefiller tarafından yapılan tüm ödemelerin hesapta dikkate alınması gerektiğini, davacı aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, görev itirazlarının değerlendirilmediğini, genel kredi sözleşmesinin geçersizliği hususunda ileri sürdükleri hususların bozma kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle değerlendirilmesiğini, ancak bozmada bu hususla alakalı bir tespit olmadığını, davacının aslında kefil olmadığını, kefilliğine dair evrakın sonradan düzenlendiğini, davacının şirkete borç verdiğini, dava konusu edilen paranın şirketten alınması gerektiğini, davacının kat ihtarında dahi adının yer almadığını, dosya evrakına göre banka tarafından da borcun kimin ödendiği bilgisinin olmadığının belirtildiğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyadaki bozma ilamlarında usuli müktesep hak teşkil eden bir durum olmamasına rağmen Mahkemece taleplerinin bozma kapsamı dışında kaldığından değerlendirilmemesinin, savunmalarının karşılanmamasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, Mahkemenin görevsiz olduğunu, faize faiz yürütülemeyeceğini, genel kredi sözleşmesinin yetkili kişilerce imzalanmadığını, kat ihtarında davacının yer almadığını, davacı tarafından yapılan ödemenin kefil ödemesi olmadığını, aleyhlerine hükmedilen icra inkar tazminatının haksız olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
4.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin görevsiz olduğunu, genel kredi sözleşmesinin geçersiz olduğunu, buna ilişkin savunmaları, bozma kapsamı dışında kalmadığı halde, Mahkemece aksi tespit ile değerlendirilmediğini, davacı tarafından yapılan ödemenin kefil sıfatıyla yapılmış bir ödeme olmadığını, faize faiz yürütülemeyeceğini, bilirkişi raporunun eksik olduğunu, aleyhlerine hükmedilen icra inkar tazminatının haksız olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
5. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin görevli olmadığını, genel kredi sözleşmesini imzalayan asıl borçlunun dava dışı tutulamayacağını, kefalet sözleşmesinin, asıl sözleşme geçerli olmadığından, geçerli olmadığını, buna dair itirazları önceki bozma kapsamında kalmadığı halde Mahkemece değerlendirilmediğini, faize faiz yürütülemeyeceğini, davacı tarafından yapılan ödemenin kefil olarak yapılmadığını, aleyhlerine hükmedilen icra inkar tazminatının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, dava dışı şirketin kullandığı kredi borcunun davacı kefil tarafından ödendiğinden bahisle rücuan alacağın tahsili için başlatılan takibe davalıların itirazının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin ilgililere yükletilmesine
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
11.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/946708900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz