YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1191 E. 2023/4630 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
illiyet bağı↗ münhasırlık↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/102 E., 2019/579 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1985 yılından itibaren farklı tarihlerde 18 ayrı “ustam” esas veya münhasır unsurlu markayı tescil ettirdiğini, ilgili markalardan birinin tanınmış marka olduğunu, davalının "ustavita" ibareli marka tescil başvurusunun, müvekkilinin markaları ile iltibas oluşturduğunu, çekişme konusu markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davacı markasının yanına “vita” ibaresinin eklenmesinin, dava konusu marka başvurusuna belirgin bir farklılık katmadığını, dava konusu marka başvurusunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası anlamında da reddedilmesinin gerektiğini, davaya konu marka başvurusunun tescili durumunda davalı şirketin haksız kazanç elde edeceğini, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu, buna rağmen müvekkili tarafından yapılan itirazın davalı kurum tarafından reddedildiğini ileri sürerek, dava konusu YİDK kararının iptaline ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Tavita Gıda Kafeterya Tarım Ürünleri Tur. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti., davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusu ile davacının mesnet markaları arasında, emtia benzerliği tespit edilmesine rağmen işaret benzerliği koşulunun oluşmadığı, taraf markaları arasında birbirine gönderme/hatırlatma/çağrıştırma yapma yeteneğinin bulunmadığı ve firmalar arasında bir illiyet bağının kurulamayacağı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasının uygulama koşullarının oluşmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna dair kanıtın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ''ustam'' esas unsuru benzerinin, davalı tarafça da asıl unsur olarak kullanıldığını, dava konusu markaya eklenen ''vita'' ibaresinin herhangi bir ayırt edicilik kazandırmadığını, ''vita'' ibaresinin tali unsur olduğunu, dava konusu markada da dikkat çeken ibarenin, esasen markanın başında bulunan ''USTA'' ibaresi olduğunu, davaya konu marka başvurusunun, müvekkiline ait “USTAM” markası ile iltibas teşkil ettiğinin son derece açık bulunduğunu, somut olayda haksız rekabetin de söz konusu olduğunu, haksız rekabete hazırlık amacıyla yapılan marka başvurusunun iyi niyetli olduğundan söz edilemeyeceğini, bu durumun aksini ispat etmenin de marka başvurusunu yapan davalı şahsa düştüğünü, davalı tarafın da bu ispatı sağlayamadığını ileri sürerek kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibarelerin renk, şekil, kelime unsurları ve kelimelerin konumlandırılması gibi özellikleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, genel görünüm itibariyle benzer bulunmadıkları, dolayısıyla bir kısım emtia yönünden taraf markaları arasında benzerlik bulunsa da somut uyuşmazlıkta 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının uygulama koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun' un geçici 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2785 E. 2021/1305 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti
Benzer bu kararda2-Asıl davaya yönelik karar düzeltme itirazlarının incelenmesine gelince; davacı Vita (Europe) Ltd. vekili «delil tespiti» istemine dair dilekçesinde, müvekkilinin patent tescili ile davalı tarafça üretilen ürün içeriğinin ve müvekkilinin ürün ambalajı ile davalı tarafın ürün ambalajının bilirkişi marifetiyle benzer olduğunun tespitini talep etmiştir.
400 vd. uyarınca geçici hukuki korumalar kapsamında düzenlenen «delil tespiti» olarak değerlendirilmesi gerekirken, esas numarası verilerek talebin dava olarak görülüp karara bağlanması doğru olmadığından davacı/karşı davalı vekilinin asıl da …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16079 E. 2013/14444 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… üvekkili şirketin ''ustam'' esas unsuru benzerinin, davalı tarafça da asıl unsur olarak kullanıldığını, dava konusu markaya eklenen ''vita'' ibaresinin herhangi bir «ayırt edicilik» kazandırmadığını, ''vita'' ibaresinin tali unsur olduğunu, dava konusu markada da dikkat çeken ibarenin, esasen markanın başında bulunan ''USTA'' ibaresi olduğunu, davaya konu marka başvurusunun, müvekkiline ait “USTAM” markası ile «iltibas» teşkil ettiğinin «son» derece açık bulunduğunu, somut olayda «haksız rekabetin» de söz konusu olduğunu, haksız rekabete hazırlık amacıyla yapılan marka başvurusunun iyi niyetli olduğundan söz edilemeyeceğini, bu durumun aksini ispat etmenin de …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1985 yılından itibaren farklı tarihlerde 18 ayrı “ustam” esas veya «münhasır» unsurlu markayı tescil ettirdiğini, ilgili markalardan birinin tanınmış marka olduğunu, davalının "ustavita" ibareli marka tescil başvurusunun, müvekkilinin markaları ile «iltibas» oluşturduğunu, çekişme konusu markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davacı markasının yanına “vita” ibaresinin eklenmesinin, dava konusu marka başvu …
Benzer bu kararda… VİTA” sözcüğü olduğu, itiraza dayanak davacı markalarının ise “YOVİTA” ve “YOVİTAL” ibarelerinden oluştuğu ve 29., 30., 32. sınıftaki mallar için tescilli bulunduğu «iltibas» değerlendirmesinin en önemli kriteri olan önceki markanın «ayırt ediciliği» yönünden davacı markalarının en düşük seviyede ayırt edicilik ve koruma kapsamına sahip olduğu, markalar arası salt kısmi telafuz benzerliğinin özellikle görülerek alınan gıda ürünlerinde anlam görünüm ve genel izlenim farkını geri plana itemeyeceği, idari, ticari, ekonomik bağlantı ihtimali «dahil» markalar arası iltibas riskinin bulunmadığı gererkçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… konusu işaretlerin gıda malları için "vitamin" kelimesinin kökeni olan VİTA ve yine Latince "yaşamsal" anlamındaki "VİTAL" kelimelerinden oluşturulmaları nedeniyle «ayırt ediciliği» düşük markalar niteliğinde bulundukları, bu nedenle de 556 Sayılı KHK'nin 8/1-(b) maddesi anlamında benzer olmadıkları gerekçesiyle dava reddedilmişse de, dava konusu markaları oluşturan işaretlerin gıda maddeleri için doğrudan cins, vasıf, coğrafi kaynak vb. karakteristik özellik belirten ibareler olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, "VİTA" ve "VİTAL" kelimelerinin türetilmesi sonucu meydana getirilen davacı markaları tescilli oldukları sürece aynı KHK hükümlerine göre, başkaları tarafından da aynı kökten türetilecek kelime ve ibareler ile marka oluşturulması mümkün bulunmasına karşın, bu şekilde türetilen markanın da davacı markaları ile «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzer olmaması gereklidir.
Davacı tarafça, daha önceki tarihlerde 29., 30. ve 32. sınıflar için tescil edilen "YOVİTA", "YOVİTAL" markalarına dayanılarak dava konusu işaret ile «iltibas» yaratacak derecede benzerlik ve tanınmışlık iddiasıyla davalı şirket başvurusuna karşı itirazda bulunulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ilan · dahili dava
Benzer bu kararda… VİTA” sözcüğü olduğu, itiraza dayanak davacı markalarının ise “YOVİTA” ve “YOVİTAL” ibarelerinden oluştuğu ve 29., 30., 32. sınıftaki mallar için tescilli bulunduğu «iltibas» değerlendirmesinin en önemli kriteri olan önceki markanın «ayırt ediciliği» yönünden davacı markalarının en düşük seviyede ayırt edicilik ve koruma kapsamına sahip olduğu, markalar arası salt kısmi telafuz benzerliğinin özellikle görülerek alınan gıda ürünlerinde anlam görünüm ve genel izlenim farkını geri plana itemeyeceği, idari, ticari, ekonomik bağlantı ihtimali «dahil» markalar arası iltibas riskinin bulunmadığı gererkçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TPE tarafından Resmi Marka Bülteni'nde «ilana» çıkartılan dava konusu başvuru "NOVİTA" ibaresinden ibaret olup 29., 30., 31. ve 42. sınıf mal ve hizmetlere ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/269 E. 2024/3863 K.
Ortak:ayırt edicilik · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… üvekkili şirketin ''ustam'' esas unsuru benzerinin, davalı tarafça da asıl unsur olarak kullanıldığını, dava konusu markaya eklenen ''vita'' ibaresinin herhangi bir «ayırt edicilik» kazandırmadığını, ''vita'' ibaresinin tali unsur olduğunu, dava konusu markada da dikkat çeken ibarenin, esasen markanın başında bulunan ''USTA'' ibaresi olduğunu, davaya konu marka başvurusunun, müvekkiline ait “USTAM” markası ile «iltibas» teşkil ettiğinin «son» derece açık bulunduğunu, somut olayda «haksız rekabetin» de söz konusu olduğunu, haksız rekabete hazırlık amacıyla yapılan marka başvurusunun iyi niyetli olduğundan söz edilemeyeceğini, bu durumun aksini ispat etmenin de …
Benzer bu kararda… HALI" ibaresi altında oldukça küçük biçimde yazıldığı, bütüncül olarak bakıldığında anılan sloganın markanın tali unsuru olduğu, bu ibarenin bilgi verici nitelikte «mücerret» sözcük olarak yalnız başına «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, özellikle «son» yıllarda gelişen teknoloji ile birlikte yeni nesil ibaresinin bir çok sektörde (yeni nesil ev, yeni nesil televizyon vb) kullanımına rastlanıldığı, bu kullanımla birlikte dilimizde de tanımlayıcı anlamı itibariyle yaygın kullanımının geliştiği, günlük hayat içerisinde oldukça yoğun kullanılmaya başlandığı, bir teknolojiyi tanımladığından marka algısı yaratmayacağı ve bu sebeple ürünün ya da hizmetin işletmeye bağlılığını sağlamayacağı veya diğer işletme ürün ya da hizmetlerinden ayırmaya yetmeyeceği dolayısı ile ayırt edici niteliğe haiz olmadığı gibi günlük ve ticari hayatta herkesin kullanımına açık jenerik bir ifade olduğu, bu itibarla davacının markası ile davalının kullanımı arasında bir benzerlik oluşturmadığından davalının mevcut kullanımının davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin «delil tespitine» yönelik olduğunu ve değişik iş olarak değil esas olarak açıldığını, davalının «yerleşim yeri» adresinin İstanbul olması nedeni ile mahkemenin yetkili olmadığını, "yeni nesil halı" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» bulunmadığını, cins anlamı ile kullanıldığını, davalının “Rugrita yeni nesil halı” ibaresi için 20.12.2018 tarihli marka başvurusunda bulunduğunu savunarak davanın …
… ullanabileceği, davacının marka tescilinde yan unsur olan bu sözcüklerin, mutlak bir koruma sağlamayacağı cünkü, kendi başına "yeni nesil halı" sloganı kuvvetli bir «ayırt edicilik» özelliği taşımadığı, ürünün yapım yöntemi, kullanılan teknikler hakkında bilgi verici olduğu, nitekim davacı vekili dahi bilgi verici işlevi dile getirildiği, herh …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yerleşim yeri · mücerretlik · delil tespiti · marka hakkına tecavüz · eksik inceleme
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin «delil tespitine» yönelik olduğunu ve değişik iş olarak değil esas olarak açıldığını, davalının «yerleşim yeri» adresinin İstanbul olması nedeni ile mahkemenin yetkili olmadığını, "yeni nesil halı" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» bulunmadığını, cins anlamı ile kullanıldığını, davalının “Rugrita yeni nesil halı” ibaresi için 20.12.2018 tarihli marka başvurusunda bulunduğunu savunarak davanın …
… HALI" ibaresi altında oldukça küçük biçimde yazıldığı, bütüncül olarak bakıldığında anılan sloganın markanın tali unsuru olduğu, bu ibarenin bilgi verici nitelikte «mücerret» sözcük olarak yalnız başına «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, özellikle «son» yıllarda gelişen teknoloji ile birlikte yeni nesil ibaresinin bir çok sektörde (yeni nesil ev, yeni nesil televizyon vb) kullanımına rastlanıldığı, bu kullanımla birlikte dilimizde de tanımlayıcı anlamı itibariyle yaygın kullanımının geliştiği, günlük hayat içerisinde oldukça yoğun kullanılmaya başlandığı, bir teknolojiyi tanımladığından marka algısı yaratmayacağı ve bu sebeple ürünün ya da hizmetin işletmeye bağlılığını sağlamayacağı veya diğer işletme ürün ya da hizmetlerinden ayırmaya yetmeyeceği dolayısı ile ayırt edici niteliğe haiz olmadığı gibi günlük ve ticari hayatta herkesin kullanımına açık jenerik bir ifade olduğu, bu itibarla davacının markası ile davalının kullanımı arasında bir benzerlik oluşturmadığından davalının mevcut kullanımının davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tescilli “dolce vita yeni nesil halı” ibareli markası bulunmakla “Dolce Vita Halı” ve “Yeni nesil halı” ifadelerininin tescil tarihinden bu yana fiilen kullandığını, davalı şirketin kendisine ait "rugrita.com" sitesinde “Rugrita yeni nesil halı” ifadesini kullanmak suretiyle «marka hakkına tecavüzde» bulunduğunu ileri sürerek markaya tecavüzün tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, itirazların dikkate alınmadığını, «eksik inceleme» yapıldığını, müvekkilinin tescili markasının koruma kapsamının Dolce Vita Halı (Aitlik) + Şekil+ Yeni Nesil Halı (Slogan) şeklinde çoklu unsurlara sirayet ettiğini …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1191 E. , 2023/4630 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/393 Esas, 2021/1522 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/102 E., 2019/579 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1985 yılından itibaren farklı tarihlerde 18 ayrı “ustam” esas veya münhasır unsurlu markayı tescil ettirdiğini, ilgili markalardan birinin tanınmış marka olduğunu, davalının "ustavita" ibareli marka tescil başvurusunun, müvekkilinin markaları ile iltibas oluşturduğunu, çekişme konusu markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davacı markasının yanına “vita” ibaresinin eklenmesinin, dava konusu marka başvurusuna belirgin bir farklılık katmadığını, dava konusu marka başvurusunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası anlamında da reddedilmesinin gerektiğini, davaya konu marka başvurusunun tescili durumunda davalı şirketin haksız kazanç elde edeceğini, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu, buna rağmen müvekkili tarafından yapılan itirazın davalı kurum tarafından reddedildiğini ileri sürerek, dava konusu YİDK kararının iptaline ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Tavita Gıda Kafeterya Tarım Ürünleri Tur. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti., davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusu ile davacının mesnet markaları arasında, emtia benzerliği tespit edilmesine rağmen işaret benzerliği koşulunun oluşmadığı, taraf markaları arasında birbirine gönderme/hatırlatma/çağrıştırma yapma yeteneğinin bulunmadığı ve firmalar arasında bir illiyet bağının kurulamayacağı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasının uygulama koşullarının oluşmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna dair kanıtın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ''ustam'' esas unsuru benzerinin, davalı tarafça da asıl unsur olarak kullanıldığını, dava konusu markaya eklenen ''vita'' ibaresinin herhangi bir ayırt edicilik kazandırmadığını, ''vita'' ibaresinin tali unsur olduğunu, dava konusu markada da dikkat çeken ibarenin, esasen markanın başında bulunan ''USTA'' ibaresi olduğunu, davaya konu marka başvurusunun, müvekkiline ait “USTAM” markası ile iltibas teşkil ettiğinin son derece açık bulunduğunu, somut olayda haksız rekabetin de söz konusu olduğunu, haksız rekabete hazırlık amacıyla yapılan marka başvurusunun iyi niyetli olduğundan söz edilemeyeceğini, bu durumun aksini ispat etmenin de marka başvurusunu yapan davalı şahsa düştüğünü, davalı tarafın da bu ispatı sağlayamadığını ileri sürerek kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibarelerin renk, şekil, kelime unsurları ve kelimelerin konumlandırılması gibi özellikleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, genel görünüm itibariyle benzer bulunmadıkları, dolayısıyla bir kısım emtia yönünden taraf markaları arasında benzerlik bulunsa da somut uyuşmazlıkta 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının uygulama koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun' un geçici 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/943359000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz