6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6800 E. 2023/2760 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Zamanaşımı
11 ay
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıba karşı tekeffül iade davası yabancı para alacağı ayıplı mal finansal kiralama sözleşmesi para alacağı imzaya itiraz makul süre ayıp finansal kiralama bedel iadesi yemin delili 3095 sayılı kanun usuli kazanılmış hak satış sözleşmesi sözleşmenin feshi pasif husumet yokluğu yemin hakkaniyet tespit davası cezai şart kesin süre kazanılmış hak pasif husumet husumet yokluğu kefil protokol ihbar ihtar ıslah ihtarname yükleten (shipper) vekalet ücreti zamanaşımı ibraz temsil teslim kesin hüküm husumet i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: İİK · HMK · BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 20.05.2015 tarih, 2014/740 E. ve 2015/277 K. sayılı kararıyla; davalı ...'nın diğer davalı şirketin temsilcisi olmadığı ve akdin de tarafı olmadığından kendisine husumet yöneltilemeyeceği, ayrıca finansal kiralama sözleşmesinin 8 ve 11 inci maddesinde finansal kiralama şirketinin malın ayıplarından sorumlu olmayacağının düzenlendiği, davalı ...'ın protokolde davacının kefili olduğu, malın satıcısı ve malın hasarından sorumlu olduğunu gösterir bir delil ibraz edilemediği, davacının yemin deliline başvurmadığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın sübut bulmadığından reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise husumetten reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 22.12.2016 tarih, 2016/9804 E. ve 2016/16099 K. sayılı kararıyla, dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, dosyaya sunulan 05.05.2004 tarihli protokolü davacı ile birlikte davalı ... imzalamıştır. Anılan protokol adı geçenler arasındaki satış akdini düzenlenmekte olup, dava konusu makinanın satış bedelinin ne şekilde ödeneceğini belirtmektedir. Bu durumda mahkemece davacı ile davalı ... arasında alım satım ilişkisinin kurulduğunun kabulü ile uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınarak çözümlenmesi gerekirken adı geçen davalının akdin tarafı olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararıyla; bozmadan önce alınmış olan bilirkişi raporları ile satılanın ayıplı olduğunun tespit edilmiş olması, mahkemece uyulmasına karar verilen Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 22.12.2016 tarih 2016/9804 E. ve 2016/16099 K. sayılı kararı ile vaki ilişkinin davacı ile davalı ... arasında vuku bulan satım ilişkisi olduğu ve bu durumun usulü kazanılmış hak niteliğinde olması, satış ilişkisinin vuku ve bu ilişkinin kapsamının incelenmesine gerek olmaksızın sadece satış ilişkisinden ayıp nedeniyle dönülmesi nedeniyle davacının satış bedeli ve cezai şart olarak davalıdan talebi mümkün alacak miktarının tespiti noktasından kaynaklandığı, bu kapsamda taraflar arasında imzalanmış olan protokol ile satış sözleşmesinin 50.000,00 Euro olduğu, bu bedelin 10.000,00 Euro'sunun eski makinenin mahsubu suretiyle ödendiği, peşin ödenmesi gereken 10.000,00 Euro'nun ise 2.500,00 Euro'sunun tahsil edilmiş olduğunun 12.03.2004 tarihli protokol ile kabul edilmiş olduğu, 05.05.2004 tarihli protokol ile de bakiye 7.500,00 Euro'nun 4.700,00 Euro'sunun ödendiğinin kabul edildiği, bu durum karşısında peşin ödenmesi gereken 2.800,00 Euro'sunun belirsiz olduğu, ilk protokol ile kararlaştırılan 30.000,00 Euro'nun ise davacı ile davalı ...Ş. tarafından sağlanan finansman ile ödendiği anlaşıldığından, keza bilirkişi raporları ile de 300,00 Euro cezai şartın oluştuğu saptandığından, gizli ayıbın 04.03.2005 tarihinde keşide edilen ihtarname ile davalı tarafa bildirildiği, bilahare makinedeki arızanın giderilmemiş olması nedeniyle 22.04.2005 tarihinde sözleşmeden dönülmek suretiyle satış bedeli olarak yapılan ödemenin iadesi ve 300,00 Euro cezai şartın tahsili talep edildiğinden davanın 2002 yılında açılmış olması nedeniyle tüm dosya kapsamı nazara alınmak ve muğlak olan konular bakımından da 818 sayılı Borçlar Kanununun 44 üncü maddesindeki takdir yetkisi kullanılmak suretiyle davalı ... ve Alternatif Finansal Kiralama A.Ş. bakımından pasif husumet yokluğundan davanın reddine, davalı ... bakımından davanın kısmen kabulü ile 47.200,00 Euro cihaz bedeli ile 300,00 Euro cezai şart olmak üzere toplam 47.500,00 Euro'nun (38.300,00 Euro'suna dava tarihi olan 22.04.2005 tarihinden, 9.000,00 Euro'suna ise ıslah tarihi olan 17.04.2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında Euro cinsinden yabancı paraya devlet bankalarınca uygulanmakta olan en yüksek yıllık faiz uygulanmak suretiyle) davalıdan tahsiline, 2.800,00 Euro bakımından davanın reddine, davalı ... tarafından davacılara satılan Sophia SPI-990E makinenin davacılar tarafından davalıya iadesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın tamamı yönünde kabulü kararı verilmesi gerekirken 2.800,00 Euro'nun ödenip ödenmediği hususunda belirsizlik olduğu gerekçesi ile 2.800,00 Euro üzerinden davanın kısmen reddine karar verildiğini, son bilirkişi raporundan da anlaşılacağa üzere ; ''Bu protokole göre 7.500.-Euronun 4.700.-Eurosunun ödendiği, geri kalan 2.800.-Euro içinde her biri 560 Euroluk 5 adet senet tanzim edilmiş olduğu anlaşılmakla, davacının toplam 10.000.-Euroluk ödeme yapmış olduğu sonucuna varılmaktadır.'' protokole göre mahkemece reddedilen 2.800,00 Euro davalıya senet olarak verildiğini, senedin bir ödeme vasıtası olduğunu, davalı tarafın senet ödenmediği yönünde bir iddiası varsa senetleri sunması gerektiğini, davalı tarafından dosyaya senetler sunalamadığını, murisin senetleri ödediğinin sabit olduğunu, davanın tamamı üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekmekle birlikte hükmedilen bu bedele karşılık dahi 13.030,10 TL düşük vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen bedel üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesini talep ettiklerini, yabancı para alacağının karar tarihi itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrilerek hesaplanacak vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın düzelterek onanmasına mümkün olmaması durumunda bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın makul sürede bitirilmediğini, 12.03.2004 tarihli tarafları dava dışı ..., ... ve davacı ... tarafından imzalanan protokol sözleşme de müvekkilinin imzasının bulunmadığını, imzası olmayan protokolden müvekkilinin haberdar olmasının beklenemeyeceğini, ceza-i şart istenmesinin de afaki bir talep olduğunu, mahkemece zorlanarak müvekkilinin imzalarının olmadığı fotokopi belgelerle müvekkili aleyhine hüküm kurulmaya çalışıldığını, eksik olan unsurlar dikkate alınmadan bozmaya karar verilmesinin gerçeğe ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin ve davalının imzaladığı iddia edilen 05.05.2004 tarihli bu protokollere dayalı açılan bu sözleşmenin feshi-bedel iadesi davası, davalı tarafından genel sınırları önceden belirlenerek, bu protokoller çerçevesinde değerlendirilmesinin talep edildiğini, müvekkili adına protokol ile ilgili imza itirazlarının ileri sürüldüğünü protokol gereğince davada husumet yöneltmesine mahal verecek sıfat oluşmadığından yerel mahkeme bu incelemeye gerek duymadığını, müvekkili tarafından imzalandığı iddia edilen belgenin aslı davacı tarafından dosya içerisine kazandırılmadığını, mahkemece kesin süreler verilmesine rağmen davacının hukuki işlemlerin kaynağını teşkil eden sözleşmeyi dosya içerisine sunamadığı gibi müvekkilinin ödemiş olduğunu iddia ettiği ödeme belgelerini de dosya içerisine sunmadığını, davacının iddiasını ispat edemediğini, davacının davalı ... arasında bir ticari ilişki olduğunu ve bu ticari ilişkiden kaynaklı diğer edimlerini dosya içerisine kazandıramadığından dolayı davanın reddi gerektiğini ileri sürerek ve re'sen dikkate alınacak sebepler de gözetilerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı ile davalı ... arasındaki fotoğraf makinası satış sözleşmesi konusu makinanın ayıplı olması nedeniyle bedel iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7783 E. 2023/2132 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/6800 E.  ,  2023/2760 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/526 Esas, 2022/420 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ..., (Turan Color Fat. İth. İhr. Paz. San. Tic.) adına hareket eden ve kendisini firmanın temsilcisi olarak tanıtan davalı ... ile Dijital fotoğraf baskı makinası alımı hususunda anlaşarak 12.03.2004 tarihli protokol akdedildiğini, malın 40.48,009 USD'lik bedelinin Leasing sözleşmesi ile karşılandığını, malın tesliminden itibaren sürekli arızalandığını ve cihazdan beklenen faydanın elde edilmediğinin davalılara defalarca ihtarda bulunulmasına rağmen davalıların hiçbir şekilde ayıplı malın tamirine veya yenisiyle değiştirilmesine yanaşmadıklarını iddia ederek, müvekkilinin davalı ...Ş.'ye yapılan ödemelerin durdurulmasına, ayıplı mal nedeniyle sözleşmenin feshi ile ödenen paranın davalılar ...

ve ...'dan faizi ile tahsiline sözleşme uyarınca bu davalıların 38.300,00 Euro tazminata mahkum edilmelerine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacı ile müvekkili arasındaki finansal kiralama sözleşmesinden 11 ay sonra davacının ayıp ihbarında bulunduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, diğer yandan finansal kiralama sözleşmesi uyarınca müvekkilinin ayıba karşı tekeffül borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin sözleşmede taraf olmadığını bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ayıplı mal ile ilgili ihbarda da bulunulmadığını, beyan ederek davanın reddini istemiştir.

3.Davalı ... cevap dilekçesinde, makinanın davacı tarafından kullanıldığını, malın ayıplı olup olmadığının tespitiyle davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 20.05.2015 tarih, 2014/740 E. ve 2015/277 K. sayılı kararıyla; davalı ...'nın diğer davalı şirketin temsilcisi olmadığı ve akdin de tarafı olmadığından kendisine husumet yöneltilemeyeceği, ayrıca finansal kiralama sözleşmesinin 8 ve 11 inci maddesinde finansal kiralama şirketinin malın ayıplarından sorumlu olmayacağının düzenlendiği, davalı ...'ın protokolde davacının kefili olduğu, malın satıcısı ve malın hasarından sorumlu olduğunu gösterir bir delil ibraz edilemediği, davacının yemin deliline başvurmadığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın sübut bulmadığından reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise husumetten reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 22.12.2016 tarih, 2016/9804 E. ve 2016/16099 K. sayılı kararıyla, dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, dosyaya sunulan 05.05.2004 tarihli protokolü davacı ile birlikte davalı ... imzalamıştır. Anılan protokol adı geçenler arasındaki satış akdini düzenlenmekte olup, dava konusu makinanın satış bedelinin ne şekilde ödeneceğini belirtmektedir. Bu durumda mahkemece davacı ile davalı ... arasında alım satım ilişkisinin kurulduğunun kabulü ile uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınarak çözümlenmesi gerekirken adı geçen davalının akdin tarafı olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararıyla; bozmadan önce alınmış olan bilirkişi raporları ile satılanın ayıplı olduğunun tespit edilmiş olması, mahkemece uyulmasına karar verilen Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 22.12.2016 tarih 2016/9804 E. ve 2016/16099 K. sayılı kararı ile vaki ilişkinin davacı ile davalı ... arasında vuku bulan satım ilişkisi olduğu ve bu durumun usulü kazanılmış hak niteliğinde olması, satış ilişkisinin vuku ve bu ilişkinin kapsamının incelenmesine gerek olmaksızın sadece satış ilişkisinden ayıp nedeniyle dönülmesi nedeniyle davacının satış bedeli ve cezai şart olarak davalıdan talebi mümkün alacak miktarının tespiti noktasından kaynaklandığı, bu kapsamda taraflar arasında imzalanmış olan protokol ile satış sözleşmesinin 50.000,00 Euro olduğu, bu bedelin 10.000,00 Euro'sunun eski makinenin mahsubu suretiyle ödendiği, peşin ödenmesi gereken 10.000,00 Euro'nun ise 2.500,00 Euro'sunun tahsil edilmiş olduğunun 12.03.2004 tarihli protokol ile kabul edilmiş olduğu, 05.05.2004 tarihli protokol ile de bakiye 7.500,00 Euro'nun 4.700,00 Euro'sunun ödendiğinin kabul edildiği, bu durum karşısında peşin ödenmesi gereken 2.800,00 Euro'sunun belirsiz olduğu, ilk protokol ile kararlaştırılan 30.000,00 Euro'nun ise davacı ile davalı ...Ş.

tarafından sağlanan finansman ile ödendiği anlaşıldığından, keza bilirkişi raporları ile de 300,00 Euro cezai şartın oluştuğu saptandığından, gizli ayıbın 04.03.2005 tarihinde keşide edilen ihtarname ile davalı tarafa bildirildiği, bilahare makinedeki arızanın giderilmemiş olması nedeniyle 22.04.2005 tarihinde sözleşmeden dönülmek suretiyle satış bedeli olarak yapılan ödemenin iadesi ve 300,00 Euro cezai şartın tahsili talep edildiğinden davanın 2002 yılında açılmış olması nedeniyle tüm dosya kapsamı nazara alınmak ve muğlak olan konular bakımından da 818 sayılı Borçlar Kanununun 44 üncü maddesindeki takdir yetkisi kullanılmak suretiyle davalı ... ve Alternatif Finansal Kiralama A.Ş. bakımından pasif husumet yokluğundan davanın reddine, davalı ...

bakımından davanın kısmen kabulü ile 47.200,00 Euro cihaz bedeli ile 300,00 Euro cezai şart olmak üzere toplam 47.500,00 Euro'nun (38.300,00 Euro'suna dava tarihi olan 22.04.2005 tarihinden, 9.000,00 Euro'suna ise ıslah tarihi olan 17.04.2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında Euro cinsinden yabancı paraya devlet bankalarınca uygulanmakta olan en yüksek yıllık faiz uygulanmak suretiyle) davalıdan tahsiline, 2.800,00 Euro bakımından davanın reddine, davalı ... tarafından davacılara satılan Sophia SPI-990E makinenin davacılar tarafından davalıya iadesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın tamamı yönünde kabulü kararı verilmesi gerekirken 2.800,00 Euro'nun ödenip ödenmediği hususunda belirsizlik olduğu gerekçesi ile 2.800,00 Euro üzerinden davanın kısmen reddine karar verildiğini, son bilirkişi raporundan da anlaşılacağa üzere ; ''Bu protokole göre 7.500.-Euronun 4.700.-Eurosunun ödendiği, geri kalan 2.800.-Euro içinde her biri 560 Euroluk 5 adet senet tanzim edilmiş olduğu anlaşılmakla, davacının toplam 10.000.-Euroluk ödeme yapmış olduğu sonucuna varılmaktadır.'' protokole göre mahkemece reddedilen 2.800,00 Euro davalıya senet olarak verildiğini, senedin bir ödeme vasıtası olduğunu, davalı tarafın senet ödenmediği yönünde bir iddiası varsa senetleri sunması gerektiğini, davalı tarafından dosyaya senetler sunalamadığını, murisin senetleri ödediğinin sabit olduğunu, davanın tamamı üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekmekle birlikte hükmedilen bu bedele karşılık dahi 13.030,10 TL düşük vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen bedel üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesini talep ettiklerini, yabancı para alacağının karar tarihi itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrilerek hesaplanacak vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın düzelterek onanmasına mümkün olmaması durumunda bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın makul sürede bitirilmediğini, 12.03.2004 tarihli tarafları dava dışı ..., ... ve davacı ... tarafından imzalanan protokol sözleşme de müvekkilinin imzasının bulunmadığını, imzası olmayan protokolden müvekkilinin haberdar olmasının beklenemeyeceğini, ceza-i şart istenmesinin de afaki bir talep olduğunu, mahkemece zorlanarak müvekkilinin imzalarının olmadığı fotokopi belgelerle müvekkili aleyhine hüküm kurulmaya çalışıldığını, eksik olan unsurlar dikkate alınmadan bozmaya karar verilmesinin gerçeğe ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin ve davalının imzaladığı iddia edilen 05.05.2004 tarihli bu protokollere dayalı açılan bu sözleşmenin feshi-bedel iadesi davası, davalı tarafından genel sınırları önceden belirlenerek, bu protokoller çerçevesinde değerlendirilmesinin talep edildiğini, müvekkili adına protokol ile ilgili imza itirazlarının ileri sürüldüğünü protokol gereğince davada husumet yöneltmesine mahal verecek sıfat oluşmadığından yerel mahkeme bu incelemeye gerek duymadığını, müvekkili tarafından imzalandığı iddia edilen belgenin aslı davacı tarafından dosya içerisine kazandırılmadığını, mahkemece kesin süreler verilmesine rağmen davacının hukuki işlemlerin kaynağını teşkil eden sözleşmeyi dosya içerisine sunamadığı gibi müvekkilinin ödemiş olduğunu iddia ettiği ödeme belgelerini de dosya içerisine sunmadığını, davacının iddiasını ispat edemediğini, davacının davalı ...

arasında bir ticari ilişki olduğunu ve bu ticari ilişkiden kaynaklı diğer edimlerini dosya içerisine kazandıramadığından dolayı davanın reddi gerektiğini ileri sürerek ve re'sen dikkate alınacak sebepler de gözetilerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı ile davalı ... arasındaki fotoğraf makinası satış sözleşmesi konusu makinanın ayıplı olması nedeniyle bedel iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenler davacılar ve davalılar ... (Turan Color Fot. İth. İhr. Paz. San. Tic. A.Ş.)'a yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/941015200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.