Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8617 E. 2023/2705 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
basit yargılama usulü↗ idari para cezası↗ mazeret dilekçesi↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ mazeret↗ belirsiz alacak davası↗ hmk 150↗ takipsizlik kararı↗ işlemden kaldırma↗ kısıtlılık↗ davanın açılmamış sayılması↗ maddi hata↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ alacak davası↗ kâr kaybı↗ bilirkişi incelemesi↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yasal faiz↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2020 tarihli duruşmasında davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde duruşmaya gelmediği, mazeret dilekçesi sunduğu, aynı tarihli duruşmada davacı vekilinin mazeret olarak bildirmiş olduğu, bildirilen dosyanın mahkeme dosyasından herhangi bir önceliği bulunmadığı, davacı vekilinin daha önce yapılan duruşmalara da mazeret bildirilerek katılmadığı gerekçesiyle mazeretinin reddine karar verildiği ve davacısı tarafından takip edilmeyen davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun'un) 150 nci maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı, taraflarca süresinde yenileme talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 16.12.2020 tarihli duruşmaya aynı tarihli İzmir 22. İş Mahkemesinin 2020/97 E. sayılı dosyanın duruşması nedeni ile mazeret bildirildiğini, bu duruşmaya bizzat katıldıklarını, kaldı ki Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2019/5897 E., 2020/2229 K. ve 11.06.2020 tarihli kararında "...Davacı vekilinin 01.07.2019 tarihli mazeret dilekçesi mahkemeye intikal etmiş olması, mazerette sebep belirtilmemiş ise de elektronik ortamdan vekilin duruşma gününün görülebileceği ve böylelikle hak kaybına yol açılmayacağı anlaşıldığından mazeret dilekçesi geçerli kabul edilerek, yargılamaya devam edilmesi gerekirken HMK 150. maddesi gereğince davanın 2. defa takipsiz bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." ifadelerinin yer aldığını, karara göre mazeret dilekçesinde sebep gösterilmese dahi, mazeretin kabul edilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkeme gerekçesinin de yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın basit yargılama usulü ile görüldüğünü, 27.11.2019 tarihli celseye davacı vekilinin mazeret gönderdiği, mahkemece "...mazeret dilekçesine herhangi bir tevsik edici belge veya mazeretinin geçerliliğini ortaya koyacak bir belge sunulmadığı.." gerekçesi ile mazeretin reddi ile dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 16.12.2020 tarihli celseye de aynı gün İzmir 22. İş Mahkemesi 2016/1302 E. sayılı dosyasındaki duruşması bulunduğunu belirterek mazeret dilekçesi ibraz ettiği, İlk Derece Mahkemesince "... davacı vekilinin mazeret olarak bildirmiş olduğu dosyanın mahkememiz dosyasından herhangi bir önceliği bulunmadığı, davacı vekilinin daha önce yapılan duruşmalara da mazeret bildirilerek katılmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin tevsik edilmeyen mazeretinin reddine.." karar verilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, 6100 sayılı Kanun'un 320 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre, basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, davanın açılmamış sayılacağının düzenlendiği, davacı vekilinin mazeret dilekçesinin ekinde mazeretin dayanağı ile ilgili bir belgenin eklenmediği gibi davacı vekilinin istinaf dilekçesi ekinde sunduğu duruşma zabtına göre İzmir 22. İş Mahkemesi dosyası esas numarasının 2020/97 olduğu, davacı vekilinin mazeret dilekçesinde bildirdiği dosyanın esas numarasının da yanlış bildirdiği, bu sebeple İlk Derece Mahkemesinin mazeretin reddi gerekçesi ile davanın açılmamış sayılması yönündeki kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetli; mazeret dilekçesinde maddi hata yapıldığını, davacının İzmir 22. İş Mahkemesinin 2020/97 E. sayılı dosyasında aynı gün duruşmasının sabit olduğunu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davada 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin altıncı fıkrasının şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin altıncı fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10476 E. 2016/5047 K.
Ortak:mazeret dilekçesi · mazeret · takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesi 2016/1302 E. sayılı dosyasındaki duruşması bulunduğunu belirterek «mazeret dilekçesi» «ibraz» ettiği, İlk Derece Mahkemesince "... davacı vekilinin mazeret olarak bildirmiş olduğu dosyanın mahkememiz dosyasından herhangi bir önceliği bulunmadığı, davacı vekilinin daha önce yapılan duruşmalara da mazeret bildirilerek katılmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin tevsik edilmeyen mazeretinin reddine.." karar verilerek «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiği, 6100 sayılı Kanun'un 320 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre, basit yargılama usulüne tabi davalarda, «işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş olan dosya, «yenilenmesinden» sonra «takipsiz» bırakılırsa, davanın açılmamış sayılacağının düzenlendiği, davacı vekilinin mazeret dilekçesinin ekinde mazeretin dayanağı ile ilgili bir belgenin eklenmediği gibi …
… ı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2020 tarihli duruşmasında davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde duruşmaya gelmediği, «mazeret dilekçesi» sunduğu, aynı tarihli duruşmada davacı vekilinin mazeret olarak bildirmiş olduğu, bildirilen dosyanın mahkeme dosyasından herhangi bir önceliği bulunmadığı, davacı vekilinin daha önce yapılan duruşmalara da mazeret bildirilerek katılmadığı gerekçesiyle mazeretinin reddine karar verildiği ve davacısı tarafından takip edilmeyen davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun'un) 150 nci maddesi gereğince «işlemden kaldırıldığı», taraflarca süresinde «yenileme» talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Hukuk Dairesinin 2019/5897 E., 2020/2229 K. ve 11.06.2020 tarihli kararında "...Davacı vekilinin 01.07.2019 tarihli «mazeret dilekçesi» mahkemeye intikal etmiş olması, mazerette sebep belirtilmemiş ise de elektronik ortamdan vekilin duruşma gününün görülebileceği ve böylelikle hak «kaybına» yol açılmayacağı anlaşıldığından mazeret dilekçesi geçerli kabul edilerek, yargılamaya devam edilmesi gerekirken HMK 150. maddesi gereğince davanın 2. defa «takipsiz» bırakılması nedeniyle «açılmamış sayılmasına» karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." ifadelerinin yer aldığını, karara göre mazeret dilekçesinde sebep gösterilmese dahi, mazeretin kabul …
Benzer bu karardaAncak, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı tarafça 24/12/2014 tarihli celsede de 2. kez «takipsiz» bırakıldığından bahisle hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından 22/12/2014 tarihinde UYAP sistemi üzerinden «mazeret dilekçesi» gönderildiği anlaşılmakla, işbu mazeret dilekçesi ile ilgili olarak bir değerlendirme yapılıp, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı vekilinin 24/12/2014 tarihli celsede de davayı takip etmemesi nedeniyle 2. kez işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 320/«son» maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Davacı tarafça, imzasını taşımayan «ortaklar kurulu» kararı ve «yetkisiz» vekaletnameye bağlı pay devirlerinin hukuken «geçersiz» temel ilişkiye dayanmaları sebebiyle iptali ve «kaydın» eski hale getirilmesi istemi ile açılan davada, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararı · olumsuz oy · geçersizlik · yetkisizlik kararı · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDavacı tarafça, imzasını taşımayan «ortaklar kurulu» kararı ve «yetkisiz» vekaletnameye bağlı pay devirlerinin hukuken «geçersiz» temel ilişkiye dayanmaları sebebiyle iptali ve «kaydın» eski hale getirilmesi istemi ile açılan davada, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı vekilinin 24/12/2014 tarihli celsede de davayı takip etmemesi nedeniyle 2. kez işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 320/«son» maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı tarafça 24/12/2014 tarihli celsede de 2. kez «takipsiz» bırakıldığından bahisle hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından 22/12/2014 tarihinde UYAP sistemi üzerinden «mazeret dilekçesi» gönderildiği anlaşılmakla, işbu mazeret dilekçesi ile ilgili olarak bir değerlendirme yapılıp, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Kıymetli evrak iptal | Çek iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4008 E. 2014/10056 K.
Ortak:mazeret dilekçesi · dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesi 2016/1302 E. sayılı dosyasındaki duruşması bulunduğunu belirterek «mazeret dilekçesi» «ibraz» ettiği, İlk Derece Mahkemesince "... davacı vekilinin mazeret olarak bildirmiş olduğu dosyanın mahkememiz dosyasından herhangi bir önceliği bulunmadığı, davacı vekilinin daha önce yapılan duruşmalara da mazeret bildirilerek katılmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin tevsik edilmeyen mazeretinin reddine.." karar verilerek «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiği, 6100 sayılı Kanun'un 320 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre, basit yargılama usulüne tabi davalarda, «işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş olan dosya, «yenilenmesinden» sonra «takipsiz» bırakılırsa, davanın açılmamış sayılacağının düzenlendiği, davacı vekilinin mazeret dilekçesinin ekinde mazeretin dayanağı ile ilgili bir belgenin eklenmediği gibi …
… ı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2020 tarihli duruşmasında davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde duruşmaya gelmediği, «mazeret dilekçesi» sunduğu, aynı tarihli duruşmada davacı vekilinin mazeret olarak bildirmiş olduğu, bildirilen dosyanın mahkeme dosyasından herhangi bir önceliği bulunmadığı, davacı vekilinin daha önce yapılan duruşmalara da mazeret bildirilerek katılmadığı gerekçesiyle mazeretinin reddine karar verildiği ve davacısı tarafından takip edilmeyen davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun'un) 150 nci maddesi gereğince «işlemden kaldırıldığı», taraflarca süresinde «yenileme» talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın «basit yargılama usulü» ile görüldüğünü, 27.11.2019 tarihli celseye davacı vekilinin «mazeret» gönderdiği, mahkemece "...«mazeret dilekçesine» herhangi bir tevsik edici belge veya mazeretinin geçerliliğini ortaya koyacak bir belge sunulmadığı.." gerekçesi ile mazeretin reddi ile «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, davacı vekilinin 16.12.2020 tarihli celseye de aynı gün İzmir 22.
Benzer bu karardaDava, «kıymetli evrak iptali» istemine ilişkin olup; mahkemece; davacı vekilinin elektronik ortamda gönderdiği 16/10/2012 tarihli mesleki «mazeret dilekçesine» rağmen, duruşmaya mazereti olmaksızın katılmadığından bahisle; 17/10/2012 tarihinde «dosyanın işlemden kaldırılması» kararı verilerek ve usulüne uygun olmayan işlemden kaldırma kararı esas alınarak 3 ay sonra dosyanın «yenilenmemesi» nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak iptali · kıymetli evrak
Benzer bu karardaDava, «kıymetli evrak iptali» istemine ilişkin olup; mahkemece; davacı vekilinin elektronik ortamda gönderdiği 16/10/2012 tarihli mesleki «mazeret dilekçesine» rağmen, duruşmaya mazereti olmaksızın katılmadığından bahisle; 17/10/2012 tarihinde «dosyanın işlemden kaldırılması» kararı verilerek ve usulüne uygun olmayan işlemden kaldırma kararı esas alınarak 3 ay sonra dosyanın «yenilenmemesi» nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18950 E. 2013/16358 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesi 2016/1302 E. sayılı dosyasındaki duruşması bulunduğunu belirterek «mazeret dilekçesi» «ibraz» ettiği, İlk Derece Mahkemesince "... davacı vekilinin mazeret olarak bildirmiş olduğu dosyanın mahkememiz dosyasından herhangi bir önceliği bulunmadığı, davacı vekilinin daha önce yapılan duruşmalara da mazeret bildirilerek katılmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin tevsik edilmeyen mazeretinin reddine.." karar verilerek «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiği, 6100 sayılı Kanun'un 320 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre, basit yargılama usulüne tabi davalarda, «işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş olan dosya, «yenilenmesinden» sonra «takipsiz» bırakılırsa, davanın açılmamış sayılacağının düzenlendiği, davacı vekilinin mazeret dilekçesinin ekinde mazeretin dayanağı ile ilgili bir belgenin eklenmediği gibi …
… ı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2020 tarihli duruşmasında davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde duruşmaya gelmediği, «mazeret dilekçesi» sunduğu, aynı tarihli duruşmada davacı vekilinin mazeret olarak bildirmiş olduğu, bildirilen dosyanın mahkeme dosyasından herhangi bir önceliği bulunmadığı, davacı vekilinin daha önce yapılan duruşmalara da mazeret bildirilerek katılmadığı gerekçesiyle mazeretinin reddine karar verildiği ve davacısı tarafından takip edilmeyen davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun'un) 150 nci maddesi gereğince «işlemden kaldırıldığı», taraflarca süresinde «yenileme» talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Hukuk Dairesinin 2019/5897 E., 2020/2229 K. ve 11.06.2020 tarihli kararında "...Davacı vekilinin 01.07.2019 tarihli «mazeret dilekçesi» mahkemeye intikal etmiş olması, mazerette sebep belirtilmemiş ise de elektronik ortamdan vekilin duruşma gününün görülebileceği ve böylelikle hak «kaybına» yol açılmayacağı anlaşıldığından mazeret dilekçesi geçerli kabul edilerek, yargılamaya devam edilmesi gerekirken HMK 150. maddesi gereğince davanın 2. defa «takipsiz» bırakılması nedeniyle «açılmamış sayılmasına» karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." ifadelerinin yer aldığını, karara göre mazeret dilekçesinde sebep gösterilmese dahi, mazeretin kabul …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekili tarafından 09/02/2011 tarihli celsede davanın «mazeretsiz» olarak takip edilmediği için «işlemden kaldırıldığı» ve «yenilendiği» yine davacı vekilinin 12/03/2012 tarihli oturuma mazeretsiz katılmadığı bu haliyle davanın ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davacı vekili tarafından 09/02/2011 tarihli celsede dosyanın «mazeretsiz» olarak takip edilmediği için «işlemden kaldırıldığı» ve «yenilendiği» yine davacı vekilinin 12/03/2012 tarihli oturuma mazeretsiz katılmadığı bu haliyle davanın ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Somut olayda dava yazılı yargılama usulüne tabi olduğu ve davacı vekili ilk olarak 09.02.2011 tarihli celseye «mazeretsiz» olarak katılmamış ve «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, davacı vekilinin harcını yatırarak 06.05.2011 tarihli «yenileme dilekçesi» ile dosya yenilenmiş, 12.03.2012 tarihli celsede davacı vekilinin yine mazeretsiz olarak celseye katılmaması üzerine mahkemece HMK 150/6 maddesi gerekçe gösterilerek «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yenileme dilekçesi · davanın yenilenmesi · internet bankacılığı
Benzer bu karardaDava «internet bankacılığı» üzerinden sehven yanlış hesaba gönderildiği iddia edilen paranın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda dava yazılı yargılama usulüne tabi olduğu ve davacı vekili ilk olarak 09.02.2011 tarihli celseye «mazeretsiz» olarak katılmamış ve «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, davacı vekilinin harcını yatırarak 06.05.2011 tarihli «yenileme dilekçesi» ile dosya yenilenmiş, 12.03.2012 tarihli celsede davacı vekilinin yine mazeretsiz olarak celseye katılmaması üzerine mahkemece HMK 150/6 maddesi gerekçe gösterilerek «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Oysa madde metninde «davanın yenilendikten» sonra 1 defadan fazla «takipsiz» bırakılamayacağı hususu düzenlenmiş olup, somut olayda da dosyanın ilk yenilemeden sonra 1 defa takipsiz bırakılmış olmasına göre mahkemenin HMK 150/6 maddesini hatalı biçimde yorumlayarak dosyanın yenilendikten sonra 1 defa takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11611 E. 2016/8322 K.
Ortak:mazeret dilekçesi · dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesi 2016/1302 E. sayılı dosyasındaki duruşması bulunduğunu belirterek «mazeret dilekçesi» «ibraz» ettiği, İlk Derece Mahkemesince "... davacı vekilinin mazeret olarak bildirmiş olduğu dosyanın mahkememiz dosyasından herhangi bir önceliği bulunmadığı, davacı vekilinin daha önce yapılan duruşmalara da mazeret bildirilerek katılmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin tevsik edilmeyen mazeretinin reddine.." karar verilerek «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiği, 6100 sayılı Kanun'un 320 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre, basit yargılama usulüne tabi davalarda, «işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş olan dosya, «yenilenmesinden» sonra «takipsiz» bırakılırsa, davanın açılmamış sayılacağının düzenlendiği, davacı vekilinin mazeret dilekçesinin ekinde mazeretin dayanağı ile ilgili bir belgenin eklenmediği gibi …
… ı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2020 tarihli duruşmasında davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde duruşmaya gelmediği, «mazeret dilekçesi» sunduğu, aynı tarihli duruşmada davacı vekilinin mazeret olarak bildirmiş olduğu, bildirilen dosyanın mahkeme dosyasından herhangi bir önceliği bulunmadığı, davacı vekilinin daha önce yapılan duruşmalara da mazeret bildirilerek katılmadığı gerekçesiyle mazeretinin reddine karar verildiği ve davacısı tarafından takip edilmeyen davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun'un) 150 nci maddesi gereğince «işlemden kaldırıldığı», taraflarca süresinde «yenileme» talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın «basit yargılama usulü» ile görüldüğünü, 27.11.2019 tarihli celseye davacı vekilinin «mazeret» gönderdiği, mahkemece "...«mazeret dilekçesine» herhangi bir tevsik edici belge veya mazeretinin geçerliliğini ortaya koyacak bir belge sunulmadığı.." gerekçesi ile mazeretin reddi ile «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, davacı vekilinin 16.12.2020 tarihli celseye de aynı gün İzmir 22.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin duruşmaya katılmadığı gibi «mazeret dilekçesi» de göndermediği için «dosyanın işlemden kaldırıldığı», bu tarihten itibaren üç aylık yasal sürede de dosyanın «yenilenmediği» gerekçesiyle HMK'nın 150. maddesi uyarınca 22/08/2014 tarihi itibariyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, 22.05.2014 tarihli celsede, davacılar vekilinin katılmadığı ve «mazeret» de bildirmediği gerekçesiyle «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, üç aylık yasal sürede de dosya «yenilenmediği» için «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davacı vekilinin «mazeretinin» değerlendirilmesi ve olumlu yada «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devrinin iptali · hisse devri · olumsuz oy
Benzer bu karardaDava, şirket hisselerini devralan davalının hisse bedellerini ödememesi nedeniyle «hisse devrinin iptali» istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece davacı vekilinin «mazeretinin» değerlendirilmesi ve olumlu yada «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8617 E. , 2023/2705 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/ 928 Esas, 2021/1098 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı bankadan 21.08.2007 - 22.09.2011 tarihleri arasında birçok kredi kullandığını, Rekabet Kurulunun kararıyla aralarında davalı Bankanın da bulunduğu 12 bankanın uyumlu eylem içerisinde hareket ederek faiz oranlarında müşterileri aleyhine düzenleme yaptıklarının tespit edildiği ve idari para cezası uygulandığını, söz konusu idari para cezasının iptali için açılan davanın reddedildiğini, kararın Danıştayca onandığını, davacının uğramış olduğu zararın bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacağını ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un (4054 sayılı Kanun) 57 nci maddesi uyarınca davacının uğradığı zararı ile 4054 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca davacının zararının 3 katı oranında tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının zarara uğradığını ortaya koyan hiçbir delilin mevcut olmadığını, Rekabet Kurulunun işlemiyle ilgili yargısal sürecin devam ettiğini, Rekabet Kurulunun rekabetin kısıtlandığı iddiasına ilişkin eylemin doğrudan kredi hizmeti ile ilgili olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2020 tarihli duruşmasında davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde duruşmaya gelmediği, mazeret dilekçesi sunduğu, aynı tarihli duruşmada davacı vekilinin mazeret olarak bildirmiş olduğu, bildirilen dosyanın mahkeme dosyasından herhangi bir önceliği bulunmadığı, davacı vekilinin daha önce yapılan duruşmalara da mazeret bildirilerek katılmadığı gerekçesiyle mazeretinin reddine karar verildiği ve davacısı tarafından takip edilmeyen davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun'un) 150 nci maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı, taraflarca süresinde yenileme talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
16. 12.2020 tarihli duruşmaya aynı tarihli İzmir 22. İş Mahkemesinin 2020/97 E. sayılı dosyanın duruşması nedeni ile mazeret bildirildiğini, bu duruşmaya bizzat katıldıklarını, kaldı ki Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2019/5897 E., 2020/2229 K. ve 11.06.2020 tarihli kararında "...Davacı vekilinin 01.07.2019 tarihli mazeret dilekçesi mahkemeye intikal etmiş olması, mazerette sebep belirtilmemiş ise de elektronik ortamdan vekilin duruşma gününün görülebileceği ve böylelikle hak kaybına yol açılmayacağı anlaşıldığından mazeret dilekçesi geçerli kabul edilerek, yargılamaya devam edilmesi gerekirken HMK 150. maddesi gereğince davanın 2. defa takipsiz bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." ifadelerinin yer aldığını, karara göre mazeret dilekçesinde sebep gösterilmese dahi, mazeretin kabul edilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkeme gerekçesinin de yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın basit yargılama usulü ile görüldüğünü, 27.11.2019 tarihli celseye davacı vekilinin mazeret gönderdiği, mahkemece "...mazeret dilekçesine herhangi bir tevsik edici belge veya mazeretinin geçerliliğini ortaya koyacak bir belge sunulmadığı.." gerekçesi ile mazeretin reddi ile dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 16.12.2020 tarihli celseye de aynı gün İzmir 22. İş Mahkemesi 2016/1302 E. sayılı dosyasındaki duruşması bulunduğunu belirterek mazeret dilekçesi ibraz ettiği, İlk Derece Mahkemesince "... davacı vekilinin mazeret olarak bildirmiş olduğu dosyanın mahkememiz dosyasından herhangi bir önceliği bulunmadığı, davacı vekilinin daha önce yapılan duruşmalara da mazeret bildirilerek katılmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin tevsik edilmeyen mazeretinin reddine.." karar verilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, 6100 sayılı Kanun'un 320 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre, basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, davanın açılmamış sayılacağının düzenlendiği, davacı vekilinin mazeret dilekçesinin ekinde mazeretin dayanağı ile ilgili bir belgenin eklenmediği gibi davacı vekilinin istinaf dilekçesi ekinde sunduğu duruşma zabtına göre İzmir 22.
İş Mahkemesi dosyası esas numarasının 2020/97 olduğu, davacı vekilinin mazeret dilekçesinde bildirdiği dosyanın esas numarasının da yanlış bildirdiği, bu sebeple İlk Derece Mahkemesinin mazeretin reddi gerekçesi ile davanın açılmamış sayılması yönündeki kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetli; mazeret dilekçesinde maddi hata yapıldığını, davacının İzmir 22. İş Mahkemesinin 2020/97 E. sayılı dosyasında aynı gün duruşmasının sabit olduğunu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davada 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin altıncı fıkrasının şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin altıncı fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940950500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz