Haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1318 E. 2023/4446 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yurt dışı tescilli tasarımın ithalinde haksız rekabetin sınırı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3406 E. 2023/3810 K.
Ortak:haksız rekabet · iltibas · Haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaSulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/610 Değişik İş sayılı dosyası ile «tespit davası» ikame edildiğini, müvekkili ürünlerin ayırt edilemeyecek ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan USB flash sürücülü ve kalemli kartvizitliklerini müvekkil şirket ürünleriyle açıkça «iltibas» yaratacak şekilde kullanan promosyon amaçlı olarak üreten ve/veya ürettiren, piyasaya sunan, promosyon amaçlı satışını gerçekleştiren her çeşit ticaretinn yapan ve/veya yaptıran, piyasada çeşitli firmalara dağıtarak sipariş için teklifte bulunan ve siparişleri alan her türlü tanıtım vasıtalarında kullanan ve sergileyen davalıların bu tecavüzlerinin ve «haksız rekabetinin» tespiti ile durdurulmasına, önlenmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek müvekkili şirketin maddi ve manevi tazminat talep ve dava hakları ile her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak üzere, davalıların tecavüzlerinin ve haksız rekabetinin tespiti ile durdurulmasına, önlenmesine ve giderilmesine, dava konusu ürünlerle ilgili basılı evraklara broşürlere, ambalajlara ve tanıtım vasıtalarına el konulmasına, toplanmasına, imhasına, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 58 inci maddesine binaen davalıların tecavüz ve haksız fiilerinin vuku bulduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faizleriyle birlikte fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere davalıların ayrı ayrı 3.000,00 TL «maddi tazminat» ve davalıların ayrı ayrı 1.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
… 2016/5324 K. sayılı ilamı ile onandığı ve kararın kesinleştiği, dava konusu ithal edilen bu ürünlerin davacıya ait ürünlerin birebir aynısı olduğu, ürünler arasında «iltibas» bulunduğu, «tacir» olan davalıların davacıya ait ürünler ile satın aldıkları ürünler arasında iltibas olduğunu bilmeleri gerektiği, dolayısıyla davalıların kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, «haksız rekabetin» oluşması için davalının kusurlu olmasının da şart olmadığı, davalıların şahsi amaçlı olarak ürünleri bulundurmadıkları, ticari faaliyetleri gereğince ürünleri satın aldıkları ve ellerinde bulundurdukları, iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmiyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak unsurlarının somut olayda oluştuğu hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalıların bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine varıldığı, davacı şirketin maliki olduğu "USB FLASH SÜRÜCÜ VE KALEMLİ KART YUVASI" isimli ürün ile "USB BELLEK CİHAZİ VE KALEMLİ KARTVİZİT KUTUSU" isimli ürün ile iltibas oluşturan davalı Türmak tarafından satın alınan ve diğer davalı Pfizer'e satılan Usb Flash Sürücülü ve Kalemli Kartvizitliklerin davalılar tarafından ithalinin, satışının, «dağıtımının» ve herhangi bir şekilde piyasaya sürülmesinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile, davalıların bu eylemlerinin durdurulmasına ve önlenmesine, Usb Flash Sürücülü ve Kalemli Kartvizitliklere, bu ürünlerle kullanılan basılı evraklara, broşürlere, ambalajlara ve tanıtım araçlarına el konulmasına, toplatılmasına ve imhasına, ithal edilen Usb Flash Sürücülü ve Kalemli Kartvizitliklerin üretmeye yarayan araç ve makinalara el konulması toplanması ve imhası taleplerinin ürünlerin yurt dışından ithal edildiği, belirli somut bir araç ve gereç isim ve adresi bildirilmediği ve şartları oluşmadığı anlaşılmakla reddine, iltibas yaratan ürünlerin ithali nedeniyle davacının ne kadar zarara uğradığının tam olarak belirlenmesi mümkün olmadığı, bu nedenle 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun(818 sayılı Kanun) 42 nci maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi nazara alınarak her bir davalı yönünden takdiren 2.000,00 TL maddî tazminat takdirine, davalıların «basiretli tacir» gibi davranmayarak, gerekli izni almaksızın davacı ürünleri ile iltibas oluşturacak ithal edilen ürünleri ticari faaliyetlerinde kullanmaya devam etmesinin kusurlu bir davranış olduğu, bu suretle «haksız eylemin» manevi tazminatı da gerektirdiği, tarafların ekonomik durumları, ihlâl olunan hakkın mahiyeti, fiilin ve «kusurun» ağırlığı karşısında her bir davalı yönünden 1.000,00 TL manevî tazminat takdirine, davacı tarafça haksız rekabetin oluştuğu tarihten itibaren «ticari faiz» istenmiş olduğu değerlendirildiğinde hükmedilen miktarlara «delil tespit» tarihi olan 28.12.2009 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmişti …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olaya uygulanacak olan 6762 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca, «haksız rekabet», aldatıcı hareket ve hüsnüniyet kaidelerine aykırı suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimali olduğu, aynı yasanın 57 nci maddesinin beşinci fıkrasında, haksız rekabet olarak kabul edilen eylemlerden biri de; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibas» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak" olarak belirtildiği, dava konusu ürünleri promosyon olarak kullanmak üzere davalı Pfizer'in açtığı ihaleyi diğer davalı kazandığı ve ürünleri yurtdışından davacı dışındaki başka şirketlerden tedarik etmek suretiyle davalı Pfizer'e «teslim» ettiği, davaya konu ürünlerin ithalatçısı Tuem İç ve Dış Tic.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım
Benzer bu kararda… rünün patentli olmadığı, bu bilginin aksi olduğunda doğabilecek her türlü zarar ve sorumluluğun Türmak’a ait olacağı hususunda diğer davalı Türmak’tan yazılı olarak «taahhüt» aldığını, aynı zamanda sözleşmenin ek niteliğindeki Pfizer Politikaları adlı şartnamade diğer davalı Türmak’ın müvekkil şirket ile olan çalışmalarında fikri haklarda her türlü yasal ve etik normlara riayet etmesi gerektiğinin açıkça ifade edildiğini, müvekkil şirket kartvizitlikleri temin etmeden önce emtiaların TPMK nezdinde tescil ettirilmiş olup olmadığını araştırdığını ve bu emtilara ilişkin herhangi bir tescil «kaydının» olmadığı bilgisini aldığını, müvekkil şirket; ürünlerin Türkiye’de tescilli olmadığını tespit etmesine, şartnamesinde fikri haklarda her türlü yasal ve etik normlara riayet edilmesi gerektiğini açıkça beyan etmesi ve kendisinden beklenenden de fazla özeni göstermesine rağmen ürünlerin ihtilaflı hale gelmesi akabinde, ürünlerin «dağıtımı» dahi yapılmadan derhal diğer davalıya iade edildiğini, davacının; Çin ve Hong Kong’daki «tescilli tasarımlarını» Türkiye’de tescil ettirmediği gibi ürünlerini Türkiye’de satışa sunmadığını, pazarlamadığını ya da başka türlü faaliyette bulunmadığını, dolayısıyla öncelikle rekabet bulunmadığından «haksız rekabetin» oluşmasının mümkün olmadığını, davacının Çin ve Hong Kong Devletleri nezdindeki tescillere dayanarak Türkiye'de hak iddia edebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkil şirketin «kusuru» bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Hukuk Dairesinin nin 2016/10703 E., 2018/6467 K. sayılı ve 10.8.2018 tarihli ilamı ile dava konusu ürünlerin ithalinin «haksız rekabet» teşkil edip etmeyeceği hususunun incelendiği "... dava konusu ürünler uzun yıllar önce yurt dışında piyasaya sunulmuş ve Türkiye'de herhangi bir kişi adına «tescilli tasarım» niteliğinde olmadıklarına göre, ilke olarak söz konusu tescilsiz tasarımlar herkesin serbestçe kullanımına açık olup, bu tasarımların uygulandığı ürünler nedeniyle …
Mahkemece, açıklanan ilkeler ve somut olayın özelliklerine uygun düşmeyen şekilde davacı adına yurt dışında «tescilli tasarıma» konu ürünlerin benzerinin Türkiye'de davalı tarafından ithal edilerek satışa konu edilmesi «haksız rekabet» olarak nitelendirilmiş ise de, yurt dışında tescilli bir tasarımın ithal edilerek yurt içinde satışa sunulması tek başına haksız rekabet oluşturmaz.
… özdeşleşen bir ibarenin ya da ayırt edici işaretin ürünle birlikte kullanılmak suretiyle iş ürünleri ve buradan hareketle her iki ürünü pazarlayan firmalar arasında «iltibasa» yol açılması gerekmekte olup, somut olayda, davalı tarafça satışa sunulan hediyelik eşyada (Flash Bellekli ve Kalemli Kartlık) "pfizer" firmasının markası ve alan adı kullanılmak suretiyle iltibası önleyici tedbirler alınmış oldugu gibi, daha önce davacı tarafça satışa sunulan aynı görünümlü malların tamamen özgün ve yaygın kullanım ve tanıtım sonucu davacı firmayla özdeşleşmiş bir ürün olduğu da ispat edilemediğine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı gerekçeyle özgün olduğu dahi kanıtlanamayan «tescilsiz tasarıma», tescilli tasarımlardan bile daha uzun süre koruma imkanı sağlayacak surette davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 11.05.2016 tarih ve 114/5324 sayılı ilamıyla onanmış ise de; yukarıdaki gerekçelerle davalı vekilinin karar düzeltme talebi yerinde görüldüğünden talebin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının bozulması gerekmiştir..." denildiği, davacı ürünlerine benzer ürünlerin ithalatının «haksız rekabet» teşkil etmeyeceğine dair tespitler, ithalatçıdan satın alan davalılar bakımından da geçerli olup ,Türkiye'de tescilli bulunmayan ürünlerin üzerinde davacı şirket ile özdeşleşen bir ibare ya da ayırt edici bir işaret kullanılmadığı sabit olup, promosyon olarak kullanılacağından Pfizer ibaresi yazılı bulunduğunun sabit olduğu, haksız rekabetin gerçekleşmesi için, davacı ile özdeşleşen bir ibarenin ya da ayırt edici işaretin ürünle birlikte kullanılmak suretiyle iş ürünleri ve buradan hareketle her iki ürünü pazarlayan firmalar arasında iltibasa yol açılması gerektiğinden, davalıların benzer ürünleri ithalatçıdan satın alması ve bayilere ücretsiz «dağıtımının» da haksız rekabet teşkil etmeyeceği, o halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne haksız rekabetin tesbiti ve meni ile maddi ve manevi tazmi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9177 E. 2016/1361 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · husumet yokluğu · temerrüt faizi · eksik inceleme · temerrüt · husumet
Benzer bu karardaOysa, davaya dayanak yapılan o dava, işbu davadaki davalı yönünden «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiş ve o davada verilen karar işbu davadaki davalı tarafından temyiz edilmemiş olup mahkemece davacıya dava konusu anılan kalemler yönünden ödemenin kim tarafından yapıldığı hususunda ispat olanağı sağlanmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… gılama nedeniyle temyiz harcı ve Yargıtay onama harcının tahsili de istenmiş ise de, bu kalemlere yönelik istemlerinin yerinde olmadığı, davalı şirket usulüne uygun «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren «temerrüt faizi» uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2-Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, davacı tarafından işbu davaya dayanak yapılan o davadaki temyiz ve onama harcına ilişkin istem mahkemece yazılı gerekçe ile reddedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/831 E. 2023/3884 K.
Ortak:haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 5. sınıfta tescilli 2011/92894 numaralı "FLASH" markasının sahibi olduğunu, davalının hem "Flash" markasını birebir aynı sınıf ürünlerde kullandığını hem de benzeri olan "Bivy Flash" markasını kullanarak «haksız rekabete» sebebiyet verdiğini, Gaziantep 3.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın «husumetten» reddi gerektiğini, tespit dosyasına konu "Asin Flash" adlı ürünün davalı şirkete ait olmadığını, rapordaki fotoğraflarda yer alan "Asin Flash" ürününün Asin Flash Chemistry & Cosmetics isimli başka bir şirkete ait olduğunu, davacının markasal kullamınının 2014/82765 no.lu tesciline uygun olduğunu, "Bivy" ibareli kullanımının «iltibasa» sebep olmadığını, "Flash" ibaresinin yaygın kullanılan bir ibare olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın «husumetten» reddi gerektiğini, tespit dosyasına konu “FLASH' isimli ürünün müvekkili şirkete ait olmadığını, “Flash” kelimesinin temizlik/sterilizasyon sektöründe, hızlı ve güçlü temizlik anlamında kullanılan yaygın bir terim olduğunu, müvekkili markasının “"Bivy Flash” şeklinde olduğunu, "flash” ibaresinin tamamlayıcı unsur olduğunu, dosyada alınan «bilirkişi raporları arasında çelişki» bulunduğunu, 05.07.2019 tarihli «bilirkişi raporuna itiraz» edip yeni bir bilirkişiye gönderilmesi taleplerinin karşılanmadığını, markalar arasında «iltibastan» söz edilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · husumet itirazı · bilirkişi raporuna itiraz · sicilden terkin · kamu düzeni · terkin · dava sebebi · dahili dava
Benzer bu kararda… firma adına tescil edilen ""Bivy Flash" ve "FLASH" markaları arasında benzerlik nedeniyle hükümsüzlük koşullarının oluştuğunun tespit edildiği, bu nedenle davalının «husumet itirazının» yerinde olmadığı, «bilirkişi raporları arasında çelişki» bulunmadığı ancak kanunun uygulanmasına yönelik bir görüş farklılığı bulunduğu ve bu hususun hakimin yetkisi ve takdirinde olduğu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki bir tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı veya benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirme ihtimali de «dahil» karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmüne yer verildiği, 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin birinci fıkrasına göre ise 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının hükümsüzlük «sebebi» olduğu, bu nedenle hükme esas alınan 05.07.2019 tarihli bilirkişi raporunun yasaya ve usule uygun olduğu, davacının hak sahipliğinden kaynaklı kendine tanınan hükümsüzlük davasını, süresi içinde davalıya karşı açtığı, davalının markalar arasında benzerlik bulunmadığı, "Flash" ibaresinin yaygın kullanıldığı iddialarının tarafça ispatlanamamış olduğu, davacıya ait marka ile davalı adına tescil edilmiş marka arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak tüketicileri «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu Mahkeme gerekçesinde belirtilmek suretiyle kararda «kamu düzenine» aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar v …
… n ortaya çıkabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2014/82765 tescil numaralı "Bivy Flash" markasının hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde «sicilden terkini» için re'sen Türk Patent ve Marka Kurumu'na bildirimde bulunulmasına karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın «husumetten» reddi gerektiğini, tespit dosyasına konu “FLASH' isimli ürünün müvekkili şirkete ait olmadığını, “Flash” kelimesinin temizlik/sterilizasyon sektöründe, hızlı ve güçlü temizlik anlamında kullanılan yaygın bir terim olduğunu, müvekkili markasının “"Bivy Flash” şeklinde olduğunu, "flash” ibaresinin tamamlayıcı unsur olduğunu, dosyada alınan «bilirkişi raporları arasında çelişki» bulunduğunu, 05.07.2019 tarihli «bilirkişi raporuna itiraz» edip yeni bir bilirkişiye gönderilmesi taleplerinin karşılanmadığını, markalar arasında «iltibastan» söz edilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1318 E. , 2023/4446 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/18 Esas, 2020/423 Karar
HÜKÜM
Ret
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davacı vekili
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait yurt dışında tescilli, Türkiye'de tescilsiz olan USB Flash Sürücü ve Kalemli Kart Yuvası isimli ürün ile USB Bellek Cihazı ve Kalemli Kartvizit Kutusu adlı ürünün ayırt edilemeyecek kadar aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan USB flash sürücülü ve kalemli kartvizitliklerini yurt dışından ithal eden ve açıkça iltibas yaratacak şekilde kullanan, piyasaya sunan, satışını gerçekleştiren, her çeşit ticaretini yapan ve/veya yaptıran, piyasada çeşitli firmalara dağıtarak sipariş için teklifte bulunan ve siparişler alan, her türlü tanıtım vasıtalarında kullanan, sergileyen davalının bu tecavüzlerinin ve haksız rekabetinin tespiti ile durdurulmasına, önlenmesine ve giderilmesine, müvekkili şirkete ait ürünün davalı şirketin ithal ettiği bu ürünlerle ilgili kullanılan basılı evraka, broşürlere, ambalajlara ve tanıtım vasıtalarına, davalının belirtilen adreslerinde el konulmasına, toplatılmasına, imhasına, davalının bu haksız rekabetine karşılık 3.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin 18.10.2018 tarihli bozma ilamına uyularak davacı tarafla özdeşleşen bir ibarenin ya da ayırt edici işaretin ürünle birlikte kullanılmak suretiyle iş ürünleri ve buradan hareketle her iki ürünü pazarlayan firmalar arasında iltibasa yol açılması gerekmekte olup somut olayda, davalı tarafça satışa sunulan hediyelik eşyada (Flash Bellekli ve Kalemli Kartlık) "pfizer" firmasının markası ve alan adı kullanılmak suretiyle iltibası önleyici tedbirler alındığı gibi daha önce davacı tarafça satışa sunulan aynı görünümlü malların tamamen özgün, yaygın kullanım ve tanıtım sonucu davacı firmayla özdeşleşmiş bir ürün olduğunun da ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairemizin 06.10.2022 tarihli ve 2021/6663 E., 2022/6750K. sayılı kararıyla Mahkeme kararı onanmıştır.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile tespit dosyasında alınan bilirkişi raporlarında müvekkilinin haklılığı ve haksız rekabetin varlığı tespit edilmiş olmasına rağmen bu tespitlerin aksi yönde hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece alınan bilirkişi raporu ve tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile davalının müvekkili şirkete ait dava konusu tasarımlar ile aynı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlerini piyasaya sürerek satışa arz edip haksız rekabette bulunduğunun sabit olduğunu, davaya konu ürünlerin birebir aynı olduğunu, işbu promosyon ürünü olan özgün tasarım mahsulü eşyaların üzerine promosyon dağıtan firmanın isminin belirsiz bir şekilde konulmasının onları orijinal üründen farklı kılmadığını ve davalının kötü niyetini ortadan kaldırmadığını, davalının dava konusu ürünlerin tescilli olduğunu, ithal ettiği tarihten önce bildiği ve bu nedenle kusurlu olduğunun kabulü gerektiğinin bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, müvekkili şirketin ürünleri özgün nitelikte olup işbu ürünlerin müvekkili ile özdeşleştiğini, iltibas değerlendirilmesi yapılırken ürünlerin esaslı özeliklerinin karşılaştırılması ve yapılacak değerlendirmede tasarımların bütünsel olarak kişilerde bıraktığı izlenimin dikkate alınması gerektiğini, iltibasın varlığı için tasarımın bir bütün olarak kişide bıraktığı etkinin esas alındığını, bilgilenmiş kullanıcıya etki bırakması açısından yan yana konan iki ürünün bütünsel açıdan bakıldığında kişide aynı veya benzer olduğu izlenimi oluşturması halinde iltibasın varlığından söz edileceğini, somut olayda iltibasın ve haksız rekabetin tüm koşulların gerçekleştiğini ileri sürerek 19.01.2023 tarihli dilekçede belirtilen sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Alınması gereken karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 13.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003653200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz