Markanın hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4274 E. 2023/3460 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anayasa mahkemesi iptal kararı↗ yargılama giderleri↗ yenileme↗ hak düşürücü süre↗ kâr kaybı↗ taşıyıcı↗ yargılama gideri↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ kötüniyet↗ ayırt edicilik↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 11.03.2014 tarih, 2016/597 E. ve 2017/3383 K. sayılı kararı ile davalının marka tescilinde kötüniyetini gösterecek bir bulguya rastlanmadığı, hükümsüzlük davası için gerekli 5 yıllık sürenin geçirildiği, 556 sayılı KHK'nın 7 nci ve 8 inci maddelerine dayanılarak açılan hükümsüzlük davasının reddinin gerektiği, ancak davalının, dava konusu markayı kullandığına ilişkin herhangi bir delil sunamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 556 sayılı KHK'nın 7 nci ve 8 inci maddelerine dayanılarak açılan hükümsüzlük davasının reddine, kullanmama nedenine dayanılarak açılan davanın ise kabulü ile 2000/25506 sayılı markanın 556 sayılı KHK'nın 14 üncü ve 42 nci maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 05.06.2017 tarih, 2016/597 E. ve 2017/3383 K. sayılı kararıyla karar tarihinden sonra Anayasa Mahkemesi'nin 09.04.2014 gün ve 147/75 sayılı kararı ile 24/06/1995 günlü 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin hükümsüzlük hallerini düzenleyen 42 nci maddesinin birinci fıkrasının c bendinin ve 556 sayılı KHK’nın 14 üncü maddesinin iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemesi'nin anılan iptal kararları değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 16.11.2017 tarih, 2017/160 E. ve 2017/181 K. sayılı kararı ile davanın hukuki dayanağı olan 556 sayılı KHK'nın 42 nci ve 14 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin kararı ile iptal edilmesi nedeniyle konusuz kalan kullanmama nedeniyle iptal davasının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin yükleneceği tarafın tespiti yönünden, dava tarihi itibariyle tarafların haklılık durumunun değerlendirilmesi gerektiği, davalının markayı kullandığını ispatlayamadığı, dava tarihinde davacının dava açmakta haklı olduğu, yargılama giderlerinin 1/2 oranda davalıdan tahsiline karar verilmesinin yerinde olacağı gerekçesiyle davalı tarafa ait 2000/25506 sayılı "DORUK BİOMEK + şekil" markasının 556 sayılı KHK'nin 7 nci ve 8 inci maddeleri gereğince kötü niyetle tescil iddiasına dayalı olarak hükümsüzlük davasının reddine, davalının 2000/25506 sayılı markasının kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğü davası konusuz kalmakla davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, konusuz kalan dava yönünden vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, reddedilen dava yönünden vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kötüniyetli marka başvurusunda bulunulduğunu, hukuka aykırı olduğunu, sessiz kalma ile hak kaybının oluştuğunu, lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken hükmedilmediğini, dava açmakta haklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi.
2. 556 sayılı KHK'nın 42 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Markanın hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6041 E. 2024/1048 K.
Ortak:yargılama giderleri · kâr kaybı · yargılama gideri · kötüniyet · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · dava şartı · hak düşürücü süre · Markanın hükümsüzlüğü, Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkin
İncelediğiniz kararda… K'nın 42 nci ve 14 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin kararı ile iptal edilmesi nedeniyle konusuz kalan kullanmama nedeniyle iptal davasının esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verildiği, «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» yükleneceği tarafın tespiti yönünden, dava tarihi itibariyle tarafların haklılık durumunun değerlendirilmesi gerektiği, davalının markayı kullandığını ispatlayamadığı, dava tarihinde davacının dava açmakta haklı olduğu, «yargılama giderlerinin» 1/2 oranda davalıdan tahsiline karar verilmesinin yerinde olacağı gerekçesiyle davalı tarafa ait 2000/25506 sayılı "DORUK BİOMEK + şekil" markasının 556 sayılı KHK …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «kötüniyetli» marka başvurusunda bulunulduğunu, hukuka aykırı olduğunu, sessiz kalma ile hak «kaybının» oluştuğunu, lehine «vekalet ücreti» hükmedilmesi gerekirken hükmedilmediğini, dava açmakta haklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece 11.03.2014 tarih, 2016/597 E. ve 2017/3383 K. sayılı kararı ile davalının marka tescilinde «kötüniyetini» gösterecek bir bulguya rastlanmadığı, hükümsüzlük davası için gerekli 5 yıllık sürenin geçirildiği, 556 sayılı KHK'nın 7 nci ve 8 inci maddelerine dayanılarak açıl …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1218 E. 2019/6691 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak
Benzer bu kararda… miz bozma ilamına uyulmasına karar verildiği takdirde 2000/25506 sayılı “DORUK Biomek+Şekil” unsurlu markanın dava konusu 2010/38355 sayılı marka başvurusu yönünden «müktesep hak» oluşturup oluşturmadığı hakkında inceleme yapılırken 2000/25506 sayılı “DORUK Biomek+Şekil” unsurlu markanın hükümsüzlüğü ve kullanmama nedeniyle iptali talebiyle …
-
Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/597 E. 2017/3383 K.
Ortak:kötüniyet
İncelediğiniz karardaMahkemece 11.03.2014 tarih, 2016/597 E. ve 2017/3383 K. sayılı kararı ile davalının marka tescilinde «kötüniyetini» gösterecek bir bulguya rastlanmadığı, hükümsüzlük davası için gerekli 5 yıllık sürenin geçirildiği, 556 sayılı KHK'nın 7 nci ve 8 inci maddelerine dayanılarak açıl …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «kötüniyetli» marka başvurusunda bulunulduğunu, hukuka aykırı olduğunu, sessiz kalma ile hak «kaybının» oluştuğunu, lehine «vekalet ücreti» hükmedilmesi gerekirken hükmedilmediğini, dava açmakta haklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının marka tescilinde «kötüniyetini» gösterecek bir bulguya rastlanmadığı, hükümsüzlük davası için gerekli 5 yıllık sürenin geçirildiği, 556 sayılı KHK'nın 7. ve 8. maddelerine dayanılarak açılan hükü …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3084 E. 2017/5198 K.
Ortak:iltibas
Benzer bu kararda… l”, 2000/28477 sayılı “peymek” ve 2005/43000 sayılı “mek” markalarının aynı/aynı tür emtiayı kapsadığı, markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesi bulunduğu, taraf markalarının emtia listesi aynı/aynı tür olduğundan, 556 sayılı KHK’nın 7/1-i ve 8/4 maddelerine göre yapılacak değerlendirmenin sonuca etkisi olmayacağı, ancak davacının 95575 sayılı “eti mek şekil” markasının tanınmış marka olduğu, bu durumun iltibas tehlikesini arttıran bir etken olabileceği, davalının önceden tescilli markalarından 2000/25511 no’lu markasının çekişmeli “biomek” ibaresini içermediğinden, 2000/25506 no’lu markasının ise, çekişmeli ibareyi içermekle birlikte fiilen herhangi bir kullanıma konu olmayıp, taraf markalarının ilgili piyasada birlikte var oldukları kanıtlanmadığından, başvurunun yeni hali ile davacı markasına yanaştığından, dava konusu marka için «müktesep hak» sağlamayacağı, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesine göre ulaşılan sonuca etkili olmamakla birlikte, dava konusu markanın tasarım unsurları içermediğinden, davacının …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · tacir
Benzer bu kararda… 30. sınıfta, "ekmek" emtiasında tescilli “DORUK Biomek+Şekil” ibareli markasının bulunduğu ve anılan markanın dava konusu 2010/38355 sayılı marka başvurusu yönünden «müktesep hak» oluşturduğu, her ne kadar sonraki tarihli olan dava konusu markada şekil unsuru kullanılmamış olsa da "BİOMEK" ibaresinin yer almasının yeterli olduğu, her «tacirin» tescilli markasının asli unsurlarından biri ya da bir kaçını muhafaza ederek seri marka oluşturma hakkının bulunduğu nazara alınmaksızın, yanılgılı değerledirmeye …
… l”, 2000/28477 sayılı “peymek” ve 2005/43000 sayılı “mek” markalarının aynı/aynı tür emtiayı kapsadığı, markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesi bulunduğu, taraf markalarının emtia listesi aynı/aynı tür olduğundan, 556 sayılı KHK’nın 7/1-i ve 8/4 maddelerine göre yapılacak değerlendirmenin sonuca etkisi olmayacağı, ancak davacının 95575 sayılı “eti mek şekil” markasının tanınmış marka olduğu, bu durumun iltibas tehlikesini arttıran bir etken olabileceği, davalının önceden tescilli markalarından 2000/25511 no’lu markasının çekişmeli “biomek” ibaresini içermediğinden, 2000/25506 no’lu markasının ise, çekişmeli ibareyi içermekle birlikte fiilen herhangi bir kullanıma konu olmayıp, taraf markalarının ilgili piyasada birlikte var oldukları kanıtlanmadığından, başvurunun yeni hali ile davacı markasına yanaştığından, dava konusu marka için «müktesep hak» sağlamayacağı, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesine göre ulaşılan sonuca etkili olmamakla birlikte, dava konusu markanın tasarım unsurları içermediğinden, davacının …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/715 E. 2023/7544 K.
Ortak:iltibas
Benzer bu kararda… e 2005/43000 sayılı “mek” markalarının aynı/aynı tür emtiayı kapsadığı, markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesi bulunduğu, taraf markalarının emtia listesi aynı/aynı tür olduğundan, 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi ve 8 ... maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapılacak değerlendirmenin sonuca etkisi olmayacağı, ancak davacının 95575 sayılı “eti mek şekil” markasının tanınmış marka olduğu, bu durumun iltibas tehlikesini arttıran bir etken olabileceği, davalının önceden tescilli markalarından 2000/25511 no.lu markasının çekişmeli “biomek” ibaresini içermediğinden, 2000/25506 no.lu markasının ise, çekişmeli ibareyi içermekle birlikte fiilen herhangi bir kullanıma konu olmayıp, taraf markalarının ilgili piyasada birlikte var oldukları kanıtlanmadığından, başvurunun ... hali ile davacı markasına yanaştığı, dava konusu marka için «müktesep hak» sağlamayacağı, 556 sayılı KHK’nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre ulaşılan sonuca etkili olmamakla birlikte, dava konusu markanın tasarım unsu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · tacir
Benzer bu karardaBiomek+Şekil” ibareli markasının bulunduğu ve anılan markanın dava konusu 2010/38355 sayılı marka başvurusu yönünden «müktesep hak» oluşturduğu, her ne kadar sonraki tarihli olan dava konusu markada şekil unsuru kullanılmamış olsa da "BİOMEK" ibaresinin yer almasının yeterli olduğu, her «tacirin» tescilli markasının asli unsurlarından biri ya da bir kaçını muhafaza ederek seri marka oluşturma hakkının bulunduğu nazara alınmaksızın, yanılgılı değerlendirmeye …
Biomek+Şekil” ibareli markasının bulunduğu ve anılan markanın dava konusu 2010/38355 sayılı marka başvurusu yönünden «müktesep hak» oluşturduğu, her ne kadar sonraki tarihli olan dava konusu markada şekil unsuru kullanılmamış olsa da "BİOMEK" ibaresinin yer almasının yeterli olduğu, her «tacirin» tescilli markasının asli unsurlarından biri ya da bir kaçını muhafaza ederek seri marka oluşturma hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, d …
… e 2005/43000 sayılı “mek” markalarının aynı/aynı tür emtiayı kapsadığı, markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesi bulunduğu, taraf markalarının emtia listesi aynı/aynı tür olduğundan, 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi ve 8 ... maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapılacak değerlendirmenin sonuca etkisi olmayacağı, ancak davacının 95575 sayılı “eti mek şekil” markasının tanınmış marka olduğu, bu durumun iltibas tehlikesini arttıran bir etken olabileceği, davalının önceden tescilli markalarından 2000/25511 no.lu markasının çekişmeli “biomek” ibaresini içermediğinden, 2000/25506 no.lu markasının ise, çekişmeli ibareyi içermekle birlikte fiilen herhangi bir kullanıma konu olmayıp, taraf markalarının ilgili piyasada birlikte var oldukları kanıtlanmadığından, başvurunun ... hali ile davacı markasına yanaştığı, dava konusu marka için «müktesep hak» sağlamayacağı, 556 sayılı KHK’nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre ulaşılan sonuca etkili olmamakla birlikte, dava konusu markanın tasarım unsu …
… rektiğini, başvurunun kötü niyetli olduğunu, davacı markasının tanınmışlığından yararlanma amacı taşıdığını, müvekkilinin tanınmış markalarına karşı davalı şirketin «müktesep hak» iddiasını ileri sürülemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Haksız Rekabetten Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6454 E. 2011/12973 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:e-defter
Benzer bu kararda1- Davalılar vekilinin 03.05.2011 tarihli cevabi karar düzeltme dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği anlaşıldığından, usule uygun olmayan davalılar vekilinin karar düzeltme istemli dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4274 E. , 2023/3460 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/160 Esas, 2017/181 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine ve esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1976 yılından beri kullandığı ve tanınmış hale getirdiği "MEK" ibaresinin davalı adına tescilli 2000/25506 sayılı "DORUK BİOMEK" markasında da bulunduğunu, davalı markasının müvekkili markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzerlik taşıyıp iltibas oluşturduğunu, müvekkilinin markalarının esas unsurunun "MEK" ibaresinden meydana geldiğini, davalı markasındaki DORUK ve BİO ibarelerinin lider marka olduklarını, bu sebeple ayırt edici ve esaslı unsurun "MEK" ibaresi olduğunu, davalı markasının müvekkili markasının tanınmışlığından yarar sağlayacağını, müvekkili markasının itibarının ve ayırt edici karakterinin zarar göreceğini, davalının baştan itibaren kötüniyetle ve davacı markasının tanınmışlığından yarar sağlamak amacıyla hareket ettiğini, ayrıca davalının bu markasını kullanmadığını, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 14 üncü ve 42 nci maddeleri uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2000/25506 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hükümsüzlük davası için 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, kötüniyet iddiasının soyut ve delilsiz bulunduğunu, dayanılan iki ayrı hukuki nedenin birbirleriyle çeliştiğini, "MEK" ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davacının tekeline verilemeyeceğini, karıştırma ve iltibas tehlikesinin doğmadığını, müvekkili markasının 2010 yılında yenilendiğini, tescilli markanın ayırt edici karakterini değiştirmeden farklı unsurlarla kullanılmasının markanın kullanılması olarak kabul edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 11.03.2014 tarih, 2016/597 E. ve 2017/3383 K. sayılı kararı ile davalının marka tescilinde kötüniyetini gösterecek bir bulguya rastlanmadığı, hükümsüzlük davası için gerekli 5 yıllık sürenin geçirildiği, 556 sayılı KHK'nın 7 nci ve 8 inci maddelerine dayanılarak açılan hükümsüzlük davasının reddinin gerektiği, ancak davalının, dava konusu markayı kullandığına ilişkin herhangi bir delil sunamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 556 sayılı KHK'nın 7 nci ve 8 inci maddelerine dayanılarak açılan hükümsüzlük davasının reddine, kullanmama nedenine dayanılarak açılan davanın ise kabulü ile 2000/25506 sayılı markanın 556 sayılı KHK'nın 14 üncü ve 42 nci maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 05.06.2017 tarih, 2016/597 E. ve 2017/3383 K. sayılı kararıyla karar tarihinden sonra Anayasa Mahkemesi'nin 09.04.2014 gün ve 147/75 sayılı kararı ile 24/06/1995 günlü 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin hükümsüzlük hallerini düzenleyen 42 nci maddesinin birinci fıkrasının c bendinin ve 556 sayılı KHK’nın 14 üncü maddesinin iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemesi'nin anılan iptal kararları değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 16.11.2017 tarih, 2017/160 E. ve 2017/181 K. sayılı kararı ile davanın hukuki dayanağı olan 556 sayılı KHK'nın 42 nci ve 14 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin kararı ile iptal edilmesi nedeniyle konusuz kalan kullanmama nedeniyle iptal davasının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin yükleneceği tarafın tespiti yönünden, dava tarihi itibariyle tarafların haklılık durumunun değerlendirilmesi gerektiği, davalının markayı kullandığını ispatlayamadığı, dava tarihinde davacının dava açmakta haklı olduğu, yargılama giderlerinin 1/2 oranda davalıdan tahsiline karar verilmesinin yerinde olacağı gerekçesiyle davalı tarafa ait 2000/25506 sayılı "DORUK BİOMEK + şekil" markasının 556 sayılı KHK'nin 7 nci ve 8 inci maddeleri gereğince kötü niyetle tescil iddiasına dayalı olarak hükümsüzlük davasının reddine, davalının 2000/25506 sayılı markasının kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğü davası konusuz kalmakla davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, konusuz kalan dava yönünden vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, reddedilen dava yönünden vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kötüniyetli marka başvurusunda bulunulduğunu, hukuka aykırı olduğunu, sessiz kalma ile hak kaybının oluştuğunu, lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken hükmedilmediğini, dava açmakta haklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi.
2. 556 sayılı KHK'nın 42 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940537400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz