6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin ihyası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1956 E. 2023/2516 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
derdest icra takibi yargılama giderinden sorumluluk sınırlı ihya münfesihlik yargılama giderlerinden sorumluluk re'sen terkin ön inceleme aşaması ticaret sicilinden terkin ipoteğin paraya çevrilmesi yasal hasım işlemden kaldırma şirketin ihyası tasfiye memuru atanması ticaret sicili müdürlüğü sicilden terkin yargılama giderleri derdestlik ihya tasfiye memuru hak düşürücü süre kaldırma ve yeniden hüküm ihtar limited şirket tebligat ticaret sicili ek tasfiye terkin ilk derece kararının kaldırılması ilan dava sebebi cy/cy kaydı temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 7TTK -7

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2021/537 E., 2022/46 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile dava dışı Makpa Temizlik Petrol Gıda İnşaat Turizm Medikal ve Deri Mamüller San. ve Tic. A.Ş. arasında ticari iş ve işlemler sonucunda davacı tarafından şirket aleyhine Ankara Gayrimenkul İcra Müdürlüğünün 2021/100 E. (öncesi Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2007/2121 E, 2011/1196 E, Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2014/7863 E., 2016/4754 E.) sayılı, 2021/101 (öncesi Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2007/2123 E., Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2014/7862 E., 2016/4755 E.) ve 2021/102 E. (öncesi Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2007/2122 E.) sayılı dosyaları üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takipleri başlatıldığını, ödeme emirlerinin tebliğ esnasında şirketin ticaret sicilden re'sen terkin edildiğinin anlaşıldığını ileri sürerek şirketin ihyasına, ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde; davanın 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, şirketin adresine tebligat yapıldığı ancak taşındı ibaresi ile iade edildiğini, yapılan terkin işlemlerinin usulüne uygun olduğunu, davalının şirketin davalarını, alacak ve borçlarının bilinmesinin mümkün olmadığından davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, davalının yasal hasım durumunda bulunduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticaret sicil kayıtlarına göre dava dışı şirketin terkin işleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine göre yapıldığı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on altıncı fıkrasında bu maddenin uygulanmasına ilişkin düzenlemenin Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca yapılacağı düzenlendiği, Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ) kapsamında yapılan incelemede, gerek 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi ve gerek Tebliğ'in 6 ncı maddesinde Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yapılacak tebliğin şirketin kayıtlı son adresine ve temsil ve ilzama yetkili kişilere yapılması gerektiği açıklanmış olmasına rağmen davalı tarafından şirketin yetkili temsilcilerine ihtar yapılmamış olması nedeniyle terkin işleminin yerinde olmadığı, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2007/2121, 2122 ve 2123 Esaslara kayıtlı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takiplerinin başlatıldığı, takiplerin işlemden kaldırılması sonrası yeniden takipler başlatıldığı ve son olarak da Ankara Gayrimenkul İcra Müdürlüğünün 2021/100, 101 ve 102 E. sayılı icra takiplerinin başlatıldığı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince derdest dava veya icra takibi varken terkin işleminin yapılamayacağı, somut olayda 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı, usulsüz terkin edilen şirketin terkin öncesi ve sonrasında tasfiyeye tabi tutulmadığı gözetildiğinde tasfiye memuru atanmasına ve ek tasfiye yapılmasına gerek olmadığı, ihyası istenen şirketin sicilden terkin koşulları oluşmadığı halde Kanuna aykırı olarak sicilden terkin işlemi gerçekleştiğinden davalının yargılama giderinden sorumlu tutulmasına gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin Ankara Gayrimenkul İcra Müdürlüğünün 2021/100 E., 2021/101 E., 2021/102 E. sayılı icra takip dosyaları ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, karar kesinleştiğinde kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı istinaf dilekçesinde özetle; beş yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava dışı şirkete usulüne uygun ihtar yapıldığını, terkin işleminin mevzuata uygun yapıldığını, davalının yasal hasım konumunda olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde şirkete tasfiye memuru atanmasının gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin sadece kendisine tabligat yapıldığı ve tebligatın bila döndüğü, şirket yetkilisine tebligat yapılmadığı, şirket hakkında derdest icra takip dosyalarının bulunduğu, bu nedenle 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ihyası istenen şirket hakkında uygulanmasının mümkün olamayacağı, İlk Derece Mahkemesince ihyası istenen şirket yönünden takip dosyaları yönünden mahkemece sınırlı olarak ihya kararı verilmiş olmakla ihyası istenen şirketi temsil etmek ve tasfiye işlemlerini yapmak üzere tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerektiği, ihyası istenen şirket hakkında terkinden önce açılmış ve derdest bulunan takip dosyaları bulunması nedeniyle şirket hakkında 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin uygulanması mümkün olmadığı halde şirketin terkin edilmesi usul ve Kanuna aykırı olduğundan eldeki davanın hak düşürücü sürenin dolduğundan da söz edilemeyeceği, şirketin sicilden usule aykırı bir şekilde terkin edildiği ve davanın açılmasına davalı sicil müdürlüğünün sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, şirketin Ankara Gayrimenkul İcra Müdürlüğünün 2021/100 E., 2021/101 E., 2021/102 E. sayılı icra takip dosyaları ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuru atanmasına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7 nci maddesi

3. Değerlendirme

1. Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasında öngörülen sicilden terkin edilen şirketin ihyası (ek tasfiyesi) istemine ilişkindir. 6102 sayılı Kanun'da ticaret sicilinden kaydı silinen şirketin silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde ihyasının talep edilebileceği düzenlenmiş olup, ihyası talep edilen şirketin 08.10.2015 tarihinde sicilden terkin edildiği ve eldeki davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçirildikten sonra 31.08.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlıkta, mahkemece 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca terkin işleminin usule uygun yapılıp yapılmadığı, ihyası istenen şirket hakkında açılan bir davanın bulunup bulunmadığı hususları 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılan davalarda incelenmesi gerekmekte olup, hak düşürücü süre geçirildikten sonra açılan davada esasa girilmeksizin karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.

2. Bozma sebep ve şekline göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/1956 E.  ,  2023/2516 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/645 Esas, 2022/1755 Karar

HÜKÜM

Davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/537 E., 2022/46 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile dava dışı Makpa Temizlik Petrol Gıda İnşaat Turizm Medikal ve Deri Mamüller San. ve Tic. A.Ş. arasında ticari iş ve işlemler sonucunda davacı tarafından şirket aleyhine Ankara Gayrimenkul İcra Müdürlüğünün 2021/100 E. (öncesi Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2007/2121 E, 2011/1196 E, Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2014/7863 E., 2016/4754 E.) sayılı, 2021/101 (öncesi Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2007/2123 E., Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2014/7862 E., 2016/4755 E.) ve 2021/102 E. (öncesi Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2007/2122 E.) sayılı dosyaları üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takipleri başlatıldığını, ödeme emirlerinin tebliğ esnasında şirketin ticaret sicilden re'sen terkin edildiğinin anlaşıldığını ileri sürerek şirketin ihyasına, ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde; davanın 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, şirketin adresine tebligat yapıldığı ancak taşındı ibaresi ile iade edildiğini, yapılan terkin işlemlerinin usulüne uygun olduğunu, davalının şirketin davalarını, alacak ve borçlarının bilinmesinin mümkün olmadığından davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, davalının yasal hasım durumunda bulunduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticaret sicil kayıtlarına göre dava dışı şirketin terkin işleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine göre yapıldığı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on altıncı fıkrasında bu maddenin uygulanmasına ilişkin düzenlemenin Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca yapılacağı düzenlendiği, Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ) kapsamında yapılan incelemede, gerek 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi ve gerek Tebliğ'in 6 ncı maddesinde Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yapılacak tebliğin şirketin kayıtlı son adresine ve temsil ve ilzama yetkili kişilere yapılması gerektiği açıklanmış olmasına rağmen davalı tarafından şirketin yetkili temsilcilerine ihtar yapılmamış olması nedeniyle terkin işleminin yerinde olmadığı, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine Ankara 22.

İcra Müdürlüğünün 2007/2121, 2122 ve 2123 Esaslara kayıtlı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takiplerinin başlatıldığı, takiplerin işlemden kaldırılması sonrası yeniden takipler başlatıldığı ve son olarak da Ankara Gayrimenkul İcra Müdürlüğünün 2021/100, 101 ve 102 E. sayılı icra takiplerinin başlatıldığı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince derdest dava veya icra takibi varken terkin işleminin yapılamayacağı, somut olayda 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı, usulsüz terkin edilen şirketin terkin öncesi ve sonrasında tasfiyeye tabi tutulmadığı gözetildiğinde tasfiye memuru atanmasına ve ek tasfiye yapılmasına gerek olmadığı, ihyası istenen şirketin sicilden terkin koşulları oluşmadığı halde Kanuna aykırı olarak sicilden terkin işlemi gerçekleştiğinden davalının yargılama giderinden sorumlu tutulmasına gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin Ankara Gayrimenkul İcra Müdürlüğünün 2021/100 E., 2021/101 E., 2021/102 E.

sayılı icra takip dosyaları ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, karar kesinleştiğinde kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı istinaf dilekçesinde özetle; beş yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava dışı şirkete usulüne uygun ihtar yapıldığını, terkin işleminin mevzuata uygun yapıldığını, davalının yasal hasım konumunda olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde şirkete tasfiye memuru atanmasının gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin sadece kendisine tabligat yapıldığı ve tebligatın bila döndüğü, şirket yetkilisine tebligat yapılmadığı, şirket hakkında derdest icra takip dosyalarının bulunduğu, bu nedenle 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ihyası istenen şirket hakkında uygulanmasının mümkün olamayacağı, İlk Derece Mahkemesince ihyası istenen şirket yönünden takip dosyaları yönünden mahkemece sınırlı olarak ihya kararı verilmiş olmakla ihyası istenen şirketi temsil etmek ve tasfiye işlemlerini yapmak üzere tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerektiği, ihyası istenen şirket hakkında terkinden önce açılmış ve derdest bulunan takip dosyaları bulunması nedeniyle şirket hakkında 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin uygulanması mümkün olmadığı halde şirketin terkin edilmesi usul ve Kanuna aykırı olduğundan eldeki davanın hak düşürücü sürenin dolduğundan da söz edilemeyeceği, şirketin sicilden usule aykırı bir şekilde terkin edildiği ve davanın açılmasına davalı sicil müdürlüğünün sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, şirketin Ankara Gayrimenkul İcra Müdürlüğünün 2021/100 E., 2021/101 E., 2021/102 E.

sayılı icra takip dosyaları ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuru atanmasına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7 nci maddesi

3. Değerlendirme

1. Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasında öngörülen sicilden terkin edilen şirketin ihyası (ek tasfiyesi) istemine ilişkindir. 6102 sayılı Kanun'da ticaret sicilinden kaydı silinen şirketin silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde ihyasının talep edilebileceği düzenlenmiş olup, ihyası talep edilen şirketin 08.10.2015 tarihinde sicilden terkin edildiği ve eldeki davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçirildikten sonra 31.08.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlıkta, mahkemece 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca terkin işleminin usule uygun yapılıp yapılmadığı, ihyası istenen şirket hakkında açılan bir davanın bulunup bulunmadığı hususları 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılan davalarda incelenmesi gerekmekte olup, hak düşürücü süre geçirildikten sonra açılan davada esasa girilmeksizin karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.

2. Bozma sebep ve şekline göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940533300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.