Alacak | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7464 E. 2023/3031 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takas ve mahsup hakkı↗ infisah↗ aval↗ takas-mahsup↗ pasif husumet ehliyeti↗ takas↗ hile↗ husumet ehliyeti↗ dava şartı yokluğu↗ icra takibine itiraz↗ kötü niyet tazminatı↗ mahsup↗ pasif husumet↗ sebepsiz zenginleşme↗ taraf ehliyeti↗ kötü niyet↗ ıslah↗ inkar tazminatı↗ ilan↗ kesin hüküm↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, hileye dayalı akdedildiği iddia edilen sözleşmelerle davacı tarafın bağlı olmadığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15907 E. 2014/16750 K.
Ortak:takas-mahsup · takas · hile · mahsup · pasif husumet · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, «hileye» dayalı akdedildiği iddia edilen sözleşmelerle davacı tarafın bağlı olmadığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaŞti. tarafından imzalandığı, davacının «hile» iddiasının kanıtlanmadığı, sözleşmeyi kimle yaptığını, vekilin kim olduğunu bilmesinin gerektiği, «tacir» olan davacının risklere karşı tedbir almasının zorunlu olduğu, ödemelerinin başka «tüzel kişiliğe» yönelik bulunduğu, bu iddiaları kanıtlamadığı, yine kira alacağı ile ilgili olarak hile olgusunun ispatlanmadığı, ayrı tüzel kişilikle yapılan sözleşme uyarınca ödeme yapıldığı, davacının bu ilişkiye yönelik kısmi ödemelerinin dava dışı firma kayıtlarında yer aldığı, davacının 125.000 TL RTÜK ödemesinin yerinde olduğu, ancak bu miktarın da «takas-mahsup» kapsamında davalının alacağı içinde kaldığı, sonuç olarak bir alacağının olmadığı, kötü niyetli takip bulunmadığı gerekçesiyle davacının davalı ...
… u bedeli talep etmesinin yerinde olduğu, davacı ile davalı Yaşam A.Ş arasında aynı tarihli idari ve mesleki hizmet sağlama sözleşmesi imzalandığı, davalının edimini «ifa» ettiği, davacının 300.000 USD ödediği, ancak 400.000 USD borcunun bulunduğu, davalının «takas-mahsup» savunmasının olduğu, alacağının daha fazla bulunduğu, 575.000 TL bakımından bir talep hakkının kalmadığı, davacının Digitürk sistemine geçiş bakımından iddiasının incelenmesinde, bu yönüyle sözleşme «ibraz» etmediği, kiralama sözleşmesinin dava dışı ...
TV A.Ş'nin idari, teknik ve mesleki destek sözleşmesi uyarınca davacıdan 400.000 USD alacağı bulunduğu, «takas-mahsup» talebi olduğu, davacının bu alacak kalemlerinin, takas-mahsuba konu 400.000 USD kapsamında kaldığı kabul edilerek ve davalı yan beyanları esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas-mahsup def'i · karşılıklılık esası · pasif husumet yokluğu · sicilden terkin · ifa · def'i · tüzel kişilik · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaA.Ş'nin 19.11.2005 tarihi itibariyle «sicilden terkin» edilerek «tüzel kişiliğinin» sona erdiği, kendisine «husumet» düşmeyeceği, külli halefi olarak bu davalıya yönelik istemlerin diğer davalı bakımından değerlendirildiği, davacının lisans devir bedeli olarak 575.000 TL ödeme yaptığı, davalı ...
Bu durum karşısında, tarafların alacak kalemleri, davalı tarafın «takas-mahsup def»'ini ileri sürdüğü tarih gibi hususlar dikkate alınıp, takas-mahsubun nasıl yapıldığının, hak ve borçlarının neler olduğunun denetime uygun şekilde açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
… u bedeli talep etmesinin yerinde olduğu, davacı ile davalı Yaşam A.Ş arasında aynı tarihli idari ve mesleki hizmet sağlama sözleşmesi imzalandığı, davalının edimini «ifa» ettiği, davacının 300.000 USD ödediği, ancak 400.000 USD borcunun bulunduğu, davalının «takas-mahsup» savunmasının olduğu, alacağının daha fazla bulunduğu, 575.000 TL bakımından bir talep hakkının kalmadığı, davacının Digitürk sistemine geçiş bakımından iddiasının incelenmesinde, bu yönüyle sözleşme «ibraz» etmediği, kiralama sözleşmesinin dava dışı ...
Şti. tarafından imzalandığı, davacının «hile» iddiasının kanıtlanmadığı, sözleşmeyi kimle yaptığını, vekilin kim olduğunu bilmesinin gerektiği, «tacir» olan davacının risklere karşı tedbir almasının zorunlu olduğu, ödemelerinin başka «tüzel kişiliğe» yönelik bulunduğu, bu iddiaları kanıtlamadığı, yine kira alacağı ile ilgili olarak hile olgusunun ispatlanmadığı, ayrı tüzel kişilikle yapılan sözleşme uyarınca ödeme yapıldığı, davacının bu ilişkiye yönelik kısmi ödemelerinin dava dışı firma kayıtlarında yer aldığı, davacının 125.000 TL RTÜK ödemesinin yerinde olduğu, ancak bu miktarın da «takas-mahsup» kapsamında davalının alacağı içinde kaldığı, sonuç olarak bir alacağının olmadığı, kötü niyetli takip bulunmadığı gerekçesiyle davacının davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/345 E. 2019/4872 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7464 E. , 2023/3031 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/164 Esas, 2020/777 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davalılar vekili
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı Yaşam Televizyon Yayın Hiz. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalılar vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı Trakya Basın ve Yayıncılık Hiz Tic. ve San. A.Ş. arasında 18.08.2005 tarihinde yapılan sözleşme ile anılan davalının maliki olduğu uydu yayın ve kablo TV yayın lisanslarını müvekkiline devir ettiğini, bu davalının diğer davalı tarafından devir alınması sonrasında aynı sözleşmenin yeniden imzalandığını, 04.08.2005 ve 22.08.2005 tarihinde müvekkilinin toplam 437.099 usd (575.000.00 TL) devir bedeli ödediğini, ilk sözleşmenin yapıldığı davalının kablo televizyon lisans başvurusunun olduğu, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından verilmiş izninin bulunmadığının ortaya çıktığını, bu edimini yerine getiremediğini, devir için RTÜK'e davalı tarafından yapılması gereken 93.839,00 USD (125.000.00 TL) ödemenin de müvekkili tarafından yapıldığını, borçlu davalının bu ödemeyi kendi adına yapılmış gibi gösterdiğini, sebepsiz zenginleştiğini, ayrıca davalı Yaşam TV ile Digitürk sistemine geçilmesi için sözleşme imzalandığını, 08.09.2005 ve 09.09.2005 tarihlerinde 413.000,00 USD'nin (536.900.00 TL'nin) anılan davalı yetkililerine elden ödendiğini, kiralama sözleşmesi niteliğindeki sözleşme uyarınca 12 aylık kira bedeli 500.000,00 USD'nin nakit olarak ödemesinin yapıldığını, 06.03.2006 tarihinde kiraya konu kablo lisansının müvekkilince satın alındığını, 9 aylık kira bedeli toplam 375.000,00 USD'nin de iade edilmesi gerektiğini, toplamda 1.724.400,00 TL alacaklarının bulunduğunu, tahsili için yapılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiş;
11. 07.2007 tarihli ıslah dilekçesiyle 700.800,00 TL ile 750.000 USD'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; müvekkili Trakya Basın ve Yayıncılık Hiz Tic. ve San. A.Ş,nin diğer müvekkili ile birleşerek tasfiyesiz şekilde infisah ettiğini, kendisine husumet düşmeyeceğini, davacının alacağı olmadığını aksine müvekkilinin alacağının bulunduğunu, davacının Shopping TV projesini hemen uygulamak için Yaşam Haber Ajansı Ltd. Şti. ile 02.09.2005 tarihli ayrı bir anlaşma yaptığını, bu şirketin dava dışı Kent Medya Yay. A.Ş.'den davacıya yayın hakkı temin ettiğini, bilahare bu yayın hakkını davacının satın aldığını, müvekkillerine ihtiyacı kalmadığını ve bu devirden vazgeçtiğini bildirdiğini, müvekkilinin takas-mahsup hakkını kullandığını savunarak davanın reddi ile davacının %40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan Trakya Basım ve Yayıncılık Hizm. Tic. ve San. A.Ş. hakkında verilen 12.02.2013 tarihli pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine kararı bozma konusu yapılmayıp karar kesinleştiğinden bu davalı yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına; diğer davalı Yaşam Televizyon Yayın Hizm. A.Ş. yönünden ise davalının 20.07.2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile ülke genelinde ilan edilen Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan kurumlara ilişkin listede yer aldığı, eldeki davanın 17.08.2016 tarihinden önce açılmış olduğu gerekçesiyle davalı hakkında dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Yaşam Televizyon Yayın Hizm. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 13.09.2022 tarihli ve 2021/3587 E. 2022/5789 K. sayılı kararıyla, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalılar vekili; mahkemenin 16.03.2016 tarihli kararının kesinleşmesi ile dava konusunun reddedilen miktarı bakımından kesin hüküm oluştuğunu, bu durumun gözden kaçırıldığını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hileye dayalı akdedildiği iddia edilen sözleşmelerle davacı tarafın bağlı olmadığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar avalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 206,80 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940204400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz