Şube tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/9133 E. 2023/4334 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicili tescil ve ilan↗ şirket merkezi mahkemesi↗ ticaret sicili tescili↗ keşif↗ tanıma↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ ticaret unvanı↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ticaret sicili↗ fatura↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/133 E., 2020/152 K.
Taraflar arasındaki şube tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin Eskibağlar Mah...... Tepebaşı Eskişehir adresinde Network isimli satış mağazası bulunduğunu, davalı şirketin merkez adresine ve Eskişehir faaliyet adresine ayrı ayrı şube tescili için davet yazıları gönderildiğini, davalının şube tescil başvurusunda bulunmadığını ileri sürerek davalının Eskibağlar Mah. Üniversite ...... adresinde bulunan Network isimli mağazasının şube olarak Eskişehir Ticaret Siciline tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul Ticaret Sicilinde kayıtlı olduğunu, müvekkilinin avm içinde bulunan mağazasının bağımsız bir işletme olmadığını, ayrı bir vergi kaydının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama aşamasında mahallinde keşif yapılarak bilirkişi heyetinden rapor alındığı, davalının Eskibağlar Mah. Üniversite.....Tepebaşı Eskişehir adresinde faaliyet gösteren işyerinin kendi nam ve hesabına müşteriyle bağımsız ticari ilişki kurmak suretiyle kadın ve erkek tekstil ürünleri ve aksesuarları satışı yapıldığı, karşılığında kasaya nakit para girişiyle ticari faaliyette bulunduğu, ticaret siciline şube tescili yapılmasına ilişkin koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Eskibağlar Mah. Üniversite cad.......Tepebaşı Eskişehir adresinde bulunan işyerinin şube olarak ticaret siciline tesciline ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; satış mağazasının bağımsız bir işletme veya şube olmadığını, mağazanın müstakil sermayesinin ve muhasebesinin bulunmadığını, tek başına herhangi bir ticari muamele yapamadığını, şirket merkezine iç ve dış ilişkide tam bağımlı olduğunu, şirket yönetim kurulunca şube olarak tescili ve bu suretle faaliyetinin kararlaştırılmadığını, bu mağazanın temsil ve ilzamı hususunda bir yönetim kararının bulunmadığını, mağaza müdürünün merkezden aldığı talimatlar doğrultusunda iş yerini sevk ve idare ettiğini, müdürün iş akdi ile işverene bağımlı çalıştığını, tescili istenen mağazanın kanunda tanımlanan umumi mağaza türüne de girmediğini, ayrı bir vergi kaydının bulunmadığını, mağazadaki vergi kaydında müvekkilinin merkez adresi ve vergi kaydının yer aldığını, mağazadaki satış işlemlerinin yazar kasaya geçirilmesi için vergi dairesine bildirimde bulunulduğunu, çalışanların iş yeri kayıtları yönünden de Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirim yapıldığını, merkezden bağımsız bir vergi ya da iş yeri numarası alınmadığını, Türkiye Odalar ve Borsalar Kanunu'nun satış mağazalarının ticaret odalarının kaydına ilişkin hüküm içerdiğini, şube olarak ticaret siciline tescile dair bir hüküm içermediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince anılan bilirkişi heyeti kök raporunda şube olarak tescili talep edilen satış mağazasının dış ilişkilerde merkezden bağımsız olup olmadığı, kendi başına ticari faaliyette bulunup bulunmadığı, ayrı bir sermayesi ve muhasebe kaydının olup olmadığı, çalışanların alımı, maaş ödemeleri, işten çıkarılmasının merkezden mi yoksa şube tescili talep edilen satış mağazasından mı yapıldığı, ticari işlemlerinin nereden yürütüldüğü hususlarında herhangi bir tespite yer verilmediğinden anılan hususların tespitine ilişkin olarak istinaf aşamasında bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, alınan bilirkişi heyeti ek raporunda, şube olarak tescili talep edilen mağazanın dış ilişkilerde merkez tarafından tedarik edilen tekstil ürünlerinin ve aksesuarlarının müşterilere satışını yapmakla yükümlü olduğu, kendi başına ticari faaliyette bulunduğu, ayrı bir sermayesi ve muhasebe kaydının olmadığı, tüm kayıtların elektronik ortamda merkezde toplandığı, çalışanların işe alımı ve maaş ödemeleri davaya konu olan adresteki ön görüşmeler sonrasında merkez tarafından yapıldığı, müşterilere satışı yapılan kıyafetler karşılığında nakit alınan paranın yazar kasada toplandığı, gün sonunda bu paranın merkeze kayıtlı banka hesabına aktarıldığı, ayrıca bilirkişi
ek raporu ekinde yerinde yapılan inceleme sırasında mağazada asılı bulunan vergi levhasının fotokopisi yer almakta olup, vergi levhasında mükellefin ticaret unvanı olarak davalı şirketin isim ve adresinin yer aldığı, şube olarak tescili talep edilen avm içerisindeki satış mağazasının merkezden ayrı bir muhasebesi ve sermayesi bulunmadığı, çalışanlarının işe alım ve maaş ödemelerinin merkez tarafından yapıldığı, kendi başına ticari faaliyette bulunmakta ise de dış ilişkilerde merkez tarafından tedarik edilen ürünleri müşterilere satmakla yükümlü olduğu, satış mağazasının şube tescil koşullarının oluşmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alınan ek bilirkişi raporunda aleyhe hiç bir tespit bulunmaz iken, İstinaf Mahkemesinin kararında şubenin tanımını yapıp mağazanın kendi başına ticari faaliyette bulunduğunu beyan etmişken merkez tarafından tedarik edilmiş ürünlerin müşteriye satılmasını gerekçe göstererek davanın reddine karar verilmesinin açıkça kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, bir mağazanın mallarının merkez tarafından tedarik edilmesinin şube kavramı ile hiç bir ilgisinin bulunmadığını, kendi muhasebesi ve sermayesi bulunup bulunmadığına bakılmasızın tek başına ticari faaliyet (satış) yapılması şube tanımında aranan tek koşul iken istinaf mahkemesinin malların teminine dair verdiği kararının hukuka aykırı olduğunu, bir iş yerinin şube sayılabilmesi için tek başına sınai veya ticari faaliyet yapabilme koşulu aramakla birlikte satış mağazalarını koşulsuz şube sayıldığını, davaya konu iş yerinin müşteri ile bağımsız olarak temas kurduğu su götürmez bir gerçek olduğunu, ülke çapında hizmet veren NetWork isimli mağazaların tamamında lüks giyim ürünü satışının yapıldığını, davalının, müdürlüğe sunduğu 21.12.2018 ve 27.12.2018 tarihli yazılarında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olan merkezinin Eskişehir’de faaliyet gösteren işletmesini, satış mağazası olarak nitelemesinin açıkça iddialarının kabulü anlamına geldiğini, işyerine müdür atandığı da belirtildiğini, müşteri ile satış için diyalog kurulduğunu, ürün satışı karşılığında tahsilat yapıldığını, fiş ve fatura kesildiğine mahkeme ve keşif heyetinin de bizzat şahit olduğunu, yapılan keşifte mağaza müdürü eşlik ettiğini, mağaza müdürünün bulunduğundan bilirkişi raporunda da bahsedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 33 üncü maddesine dayalı şube tescil istemine ilişkin olup, davalı şirketin Eskişehir'de bulanan satış mağazasının merkezden ayrı olarak ticari faaliyette bulunup bulunmadığı, bu yerin şube olarak sicile tescil koşullarının oluşup oluşmadığı hususları uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi, Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 118 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/939 E. 2023/4164 K.
Ortak:şirket merkezi mahkemesi · ticaret sicili tescili · keşif · tanıma · kaldırma ve yeniden hüküm · ticaret sicili · ilan · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda… ının bağımsız bir işletme veya şube olmadığını, mağazanın müstakil sermayesinin ve muhasebesinin bulunmadığını, tek başına herhangi bir ticari muamele yapamadığını, «şirket merkezine» iç ve dış ilişkide tam bağımlı olduğunu, şirket yönetim kurulunca şube olarak tescili ve bu suretle faaliyetinin kararlaştırılmadığını, bu mağazanın «temsil» ve ilzamı hususunda bir yönetim kararının bulunmadığını, mağaza müdürünün merkezden aldığı talimatlar doğrultusunda iş yerini sevk ve idare ettiğini, müdürün iş akdi ile işverene bağımlı çalıştığını, tescili istenen mağazanın kanunda tanımlanan umumi mağaza türüne de girmediğini, ayrı bir vergi «kaydının» bulunmadığını, mağazadaki vergi kaydında müvekkilinin merkez adresi ve vergi kaydının yer aldığını, mağazadaki satış işlemlerinin yazar kasaya geçirilmesi için vergi dairesine bildirimde bulunulduğunu, çalışanların iş yeri kayıtları yönünden de Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirim yapıldığını, merkezden bağımsız bir vergi ya da iş yeri numarası alınmadığını, Türkiye Odalar ve Borsalar Kanunu'nun satış mağazalarının ticaret odalarının kaydına ilişkin hüküm içerdiğini, şube olarak «ticaret siciline tescile» dair bir hüküm içermediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Üniversite cad.......Tepebaşı Eskişehir adresinde bulunan işyerinin şube olarak «ticaret siciline tesciline» ve «ilanına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alınan ek bilirkişi raporunda aleyhe hiç bir tespit bulunmaz iken, İstinaf Mahkemesinin kararında şubenin «tanımını» yapıp mağazanın kendi başına ticari faaliyette bulunduğunu beyan etmişken merkez tarafından tedarik edilmiş ürünlerin müşteriye satılmasını gerekçe göstererek davanın reddine karar verilmesinin açıkça kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, bir mağazanın mallarının merkez tarafından tedarik edilmesinin şube kavramı ile hiç bir ilgisinin bulunmadığını, kendi muhasebesi ve sermayesi bulunup bulunmadığına bakılmasızın tek başına ticari faaliyet (satış) yapılması şube tanımında aranan tek koşul iken istinaf mahkemesinin malların teminine dair verdiği kararının hukuka aykırı olduğunu, bir iş yerinin şube sayılabilmesi için tek başına sınai veya ticari faaliyet yapabilme koşulu aramakla birlikte satış mağazalarını koşulsuz şube sayıldığını, davaya konu iş yerinin müşteri ile bağımsız olarak temas kurduğu su götürmez bir gerçek olduğunu, ülke çapında hizmet veren NetWork isimli mağazaların tamamında lüks giyim ürünü satışının yapıldığını, davalının, müdürlüğe sunduğu 21.12.2018 ve 27.12.2018 tarihli yazılarında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olan merkezinin Eskişehir’de faaliyet gösteren işletmesini, satış mağazası olarak nitelemesinin açıkça iddialarının kabulü anlamına geldiğini, işyerine müdür atandığı da belirtildiğini, müşteri ile satış için diyalog kurulduğunu, ürün satışı karşılığında tahsilat yapıldığını, fiş ve «fatura» kesildiğine mahkeme ve «keşif» heyetinin de bizzat şahit olduğunu, yapılan keşifte mağaza müdürü eşlik ettiğini, mağaza müdürünün bulunduğundan bilirkişi raporunda da bahsedildiğini belirterek k …
Benzer bu kararda… rifiye Mah. ..., ...Eskişehir (Eskişehir Avm) adreslerindeki faaliyet yerlerinin hiçbirinin Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescil edilmediğinin tespit edildiğini, davalı «şirketin merkez» adresine şube tescili için davet yazıları gönderildiğini, şirketin eşit hisseli iki kardeş tarafından yönetildiği anlaşıldığından şube tescili başvurusunda bulunması için şirkete 15 gün süre verildiği halde bugüne kadar herhangi bir şubenin «kaydı» için başvuru yapılmadığını ileri sürerek davalı şirketin ... .....,.....
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Eskişehir adreslerinde bulunan işyerlerinin şube olarak Eskişehir Ticaret Siciline tescil ve «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik · eksik inceleme · görevli mahkeme
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın «görevli» mahkemede açılmadığını, yetkili ve görevli mahkemenin Eskişehir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, dava dilekçesinde yazılı işyerlerinin müvekkilinin şubesi olmadığını, müvekkili şirkete ait ek işyerleri olduğunu, müvekkili şirkete ait ek işyerlerinin müstakil bir sermayesinin ve muhasebesinin bulunmadığını savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… ödemeleri, işten çıkarılmaları vb. işlemlerin merkezden mi yoksa şubeden mi yapıldığı, ticari işlemlerin nereden yürütüldüğüne dair gerekli araştırmalar yapılmadan «eksik inceleme» ile rapor düzenlendiği, istinaf aşamasında yerinde yapılan inceleme sonucunda; şube olarak tescili talep edilen satış mağazalarının merkezden ayrı bir muhasebesi ve sermayesi bulunmadığı, çalışanlarının işe alım ve maaş ödemelerinin merkez tarafından yapıldığı, kendi başlarına ticari faaliyette bulunmakta iseler de dış ilişkilerde merkez tarafından tedarik edilen ürünleri müşterilere satmakla yükümlü oldukları, satış mağazalarının şube tescil koşullarının oluşmadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
… ağazaların alelade işyerleri gibi nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, söz konusu iş yerlerinin ilgili belediyelerden iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı olduğunu, «tüzel kişiliği», kendi muhasebesi ve sermayesi bulunmayan bir iş yerinde personel muhasebe kayıtlarının merkezde tutulması olağan bir durum olduğunu, kaldı ki muhasebe kayıtlarının nerede tutuluyor olduğunun, bağımsız sermayenin olup olmadığının, merkeze bağlı olup olmadığının şubenin «tanımı» açısından hiçbir önemi olmadığını, ayrıca şubenin dış ilişkilerde merkez adına hareket eden bir müdürünün bulunmasının kendi başına faaliyetin yürütüldüğünü açıkça …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/58 E. 2023/3423 K.
Ortak:şirket merkezi mahkemesi · ticaret sicili tescili · tanıma · kaldırma ve yeniden hüküm · ticaret sicili · fatura · temsil · Şube tescili
İncelediğiniz kararda… ının bağımsız bir işletme veya şube olmadığını, mağazanın müstakil sermayesinin ve muhasebesinin bulunmadığını, tek başına herhangi bir ticari muamele yapamadığını, «şirket merkezine» iç ve dış ilişkide tam bağımlı olduğunu, şirket yönetim kurulunca şube olarak tescili ve bu suretle faaliyetinin kararlaştırılmadığını, bu mağazanın «temsil» ve ilzamı hususunda bir yönetim kararının bulunmadığını, mağaza müdürünün merkezden aldığı talimatlar doğrultusunda iş yerini sevk ve idare ettiğini, müdürün iş akdi ile işverene bağımlı çalıştığını, tescili istenen mağazanın kanunda tanımlanan umumi mağaza türüne de girmediğini, ayrı bir vergi «kaydının» bulunmadığını, mağazadaki vergi kaydında müvekkilinin merkez adresi ve vergi kaydının yer aldığını, mağazadaki satış işlemlerinin yazar kasaya geçirilmesi için vergi dairesine bildirimde bulunulduğunu, çalışanların iş yeri kayıtları yönünden de Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirim yapıldığını, merkezden bağımsız bir vergi ya da iş yeri numarası alınmadığını, Türkiye Odalar ve Borsalar Kanunu'nun satış mağazalarının ticaret odalarının kaydına ilişkin hüküm içerdiğini, şube olarak «ticaret siciline tescile» dair bir hüküm içermediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Üniversite cad.......Tepebaşı Eskişehir adresinde bulunan işyerinin şube olarak «ticaret siciline tesciline» ve «ilanına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alınan ek bilirkişi raporunda aleyhe hiç bir tespit bulunmaz iken, İstinaf Mahkemesinin kararında şubenin «tanımını» yapıp mağazanın kendi başına ticari faaliyette bulunduğunu beyan etmişken merkez tarafından tedarik edilmiş ürünlerin müşteriye satılmasını gerekçe göstererek davanın reddine karar verilmesinin açıkça kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, bir mağazanın mallarının merkez tarafından tedarik edilmesinin şube kavramı ile hiç bir ilgisinin bulunmadığını, kendi muhasebesi ve sermayesi bulunup bulunmadığına bakılmasızın tek başına ticari faaliyet (satış) yapılması şube tanımında aranan tek koşul iken istinaf mahkemesinin malların teminine dair verdiği kararının hukuka aykırı olduğunu, bir iş yerinin şube sayılabilmesi için tek başına sınai veya ticari faaliyet yapabilme koşulu aramakla birlikte satış mağazalarını koşulsuz şube sayıldığını, davaya konu iş yerinin müşteri ile bağımsız olarak temas kurduğu su götürmez bir gerçek olduğunu, ülke çapında hizmet veren NetWork isimli mağazaların tamamında lüks giyim ürünü satışının yapıldığını, davalının, müdürlüğe sunduğu 21.12.2018 ve 27.12.2018 tarihli yazılarında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olan merkezinin Eskişehir’de faaliyet gösteren işletmesini, satış mağazası olarak nitelemesinin açıkça iddialarının kabulü anlamına geldiğini, işyerine müdür atandığı da belirtildiğini, müşteri ile satış için diyalog kurulduğunu, ürün satışı karşılığında tahsilat yapıldığını, fiş ve «fatura» kesildiğine mahkeme ve «keşif» heyetinin de bizzat şahit olduğunu, yapılan keşifte mağaza müdürü eşlik ettiğini, mağaza müdürünün bulunduğundan bilirkişi raporunda da bahsedildiğini belirterek k …
Benzer bu kararda… epleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen hizmet karşılığı dava dışı şirketle sözleşmenin genel merkez tarafından yapıldığını, faturaların müvekkili «şirket merkezi» tarafından kesildiğini, hizmet verilen yerde herhangi bir «kira sözleşmesi», elektrik ya da genel gider faturaları bulunmadığını, dava dışı şirket ile yapılan sözleşme gereğince okul içinde yemek yapım hizmeti verildiğini, genel giderlerin dava dışı okul tarafından yapıldığını, çalışanların müvekkilinin merkezine bağlı olduğunu, şirketi «temsile» yetkili herhangi bir çalışan bulunmadığını, bir iş yerinin şube olup olmadığının kendi başına merkez adına hukuki işlemler yapabilmesine göre belirlenebileceğini, …
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin Vadişehir Ender 33 Odunpazarı/Eskişehir adresinde iş yeri bulunduğunu, davalı «şirketin merkez» adresine ve Eskişehir faaliyet adresine ayrı ayrı şube tescili için davet yazıları gönderildiğini, davalının şube tescil başvurusunda bulunmadığını belirterek dava …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kira sözleşmesi · hizmet sözleşmesi · derdestlik · tüzel kişilik · kâr dağıtımı
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesince esas alınan Yargıtay kararının halen «derdest» olduğunu, İstinaf mahkemesi kararında işyerinde sözleşme yapılan okula satış yapıldığı beyan edilerek davanın reddine karar verildiğini ancak yemek sözleşmesi okulla değil, her kayıt sırasında bizzat veli ile yapıldığını, sözleşmenin yalnızca okul ile yapıldığına dair bir belge de bulunmadığını, okul kayıt ücreti yanında yemek ücreti ayrıca veli tarafından ödenerek yemek şirketi hesabına geçtiğini, davalı şirketin okul öğrencilerine ve kadrosuna hizmet verdiğini, yapılan faaliyetin tek bir sözleşmeye bağlanmış olması ve bu sözleşme ile ücretin tek seferde ödenmesi iş yerinin şube olmadığını ispatlar mahiyette olmadığını, öğrencinin okuldan ayrılması halinde de hizmet sona erdiğinden iadenin davalı şirket tarafından yapıldığını, şubenin «tanımı» yapılan Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 118 inci maddesi uyarınca bir iş yerinin şube sayılabilmesi için tek başına sınai veya ticari faaliyet yapabilme koşulu aramakla birlikte satış mağazalarını koşulsuz şube sayıldığını iş yerinin tüketici ile bağımsız olarak temas kurmaya devam ettiğini, Eskişehir Tepebaşı Belediyesinden iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı olduğunu, «tüzel kişiliği», kendi muhasebesi ve sermayesi bulunmayan bir iş yerinde personel muhasebe kayıtlarının merkezde tutulmasının olağan olduğunu, işe alım, iş yerinde mağaza müdürünü …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu iş yerinde yemek üretimi, «dağıtımı» ve satışının gerçekleştirildiği, sağlanan bu beslenme hizmeti karşılığında okula «fatura» kesildiği ve karşılığında tahsilat yapıldığı, işyerinin kendi nam ve hesabına ticari ilişki kurduğu, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve B …
… epleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen hizmet karşılığı dava dışı şirketle sözleşmenin genel merkez tarafından yapıldığını, faturaların müvekkili «şirket merkezi» tarafından kesildiğini, hizmet verilen yerde herhangi bir «kira sözleşmesi», elektrik ya da genel gider faturaları bulunmadığını, dava dışı şirket ile yapılan sözleşme gereğince okul içinde yemek yapım hizmeti verildiğini, genel giderlerin dava dışı okul tarafından yapıldığını, çalışanların müvekkilinin merkezine bağlı olduğunu, şirketi «temsile» yetkili herhangi bir çalışan bulunmadığını, bir iş yerinin şube olup olmadığının kendi başına merkez adına hukuki işlemler yapabilmesine göre belirlenebileceğini, …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şube olarak tescili talep edilen iş yerinin davalının tarafı olduğu yemek «hizmeti sözleşmesindeki» yemek hizmeti ediminin ifası dışında başka bir faaliyeti olmadığı, üretilen yemeğin sözleşmenin tarafı olan eğitim kurumu dışında başka bir şahıs veya şirkete satışının yapılmadığı, herhangi bir ticari ilişki kurmadığı, muhasebesinin İstanbul'daki merkez muhasebe birimi tarafından yürütüldüğü, faturaların düzenlenme ve tahsilat işlemlerinin merkez tarafından yapıldığı, iş yerinin şube tescil koşullarının oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/9133 E. , 2023/4334 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1306 Esas, 2021/1071 Karar
HÜKÜM
Esas hakkında yeniden hüküm kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/133 E., 2020/152 K.
Taraflar arasındaki şube tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin Eskibağlar Mah...... Tepebaşı Eskişehir adresinde Network isimli satış mağazası bulunduğunu, davalı şirketin merkez adresine ve Eskişehir faaliyet adresine ayrı ayrı şube tescili için davet yazıları gönderildiğini, davalının şube tescil başvurusunda bulunmadığını ileri sürerek davalının Eskibağlar Mah. Üniversite ...... adresinde bulunan Network isimli mağazasının şube olarak Eskişehir Ticaret Siciline tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul Ticaret Sicilinde kayıtlı olduğunu, müvekkilinin avm içinde bulunan mağazasının bağımsız bir işletme olmadığını, ayrı bir vergi kaydının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama aşamasında mahallinde keşif yapılarak bilirkişi heyetinden rapor alındığı, davalının Eskibağlar Mah. Üniversite.....Tepebaşı Eskişehir adresinde faaliyet gösteren işyerinin kendi nam ve hesabına müşteriyle bağımsız ticari ilişki kurmak suretiyle kadın ve erkek tekstil ürünleri ve aksesuarları satışı yapıldığı, karşılığında kasaya nakit para girişiyle ticari faaliyette bulunduğu, ticaret siciline şube tescili yapılmasına ilişkin koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Eskibağlar Mah. Üniversite cad.......Tepebaşı Eskişehir adresinde bulunan işyerinin şube olarak ticaret siciline tesciline ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; satış mağazasının bağımsız bir işletme veya şube olmadığını, mağazanın müstakil sermayesinin ve muhasebesinin bulunmadığını, tek başına herhangi bir ticari muamele yapamadığını, şirket merkezine iç ve dış ilişkide tam bağımlı olduğunu, şirket yönetim kurulunca şube olarak tescili ve bu suretle faaliyetinin kararlaştırılmadığını, bu mağazanın temsil ve ilzamı hususunda bir yönetim kararının bulunmadığını, mağaza müdürünün merkezden aldığı talimatlar doğrultusunda iş yerini sevk ve idare ettiğini, müdürün iş akdi ile işverene bağımlı çalıştığını, tescili istenen mağazanın kanunda tanımlanan umumi mağaza türüne de girmediğini, ayrı bir vergi kaydının bulunmadığını, mağazadaki vergi kaydında müvekkilinin merkez adresi ve vergi kaydının yer aldığını, mağazadaki satış işlemlerinin yazar kasaya geçirilmesi için vergi dairesine bildirimde bulunulduğunu, çalışanların iş yeri kayıtları yönünden de Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirim yapıldığını, merkezden bağımsız bir vergi ya da iş yeri numarası alınmadığını, Türkiye Odalar ve Borsalar Kanunu'nun satış mağazalarının ticaret odalarının kaydına ilişkin hüküm içerdiğini, şube olarak ticaret siciline tescile dair bir hüküm içermediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince anılan bilirkişi heyeti kök raporunda şube olarak tescili talep edilen satış mağazasının dış ilişkilerde merkezden bağımsız olup olmadığı, kendi başına ticari faaliyette bulunup bulunmadığı, ayrı bir sermayesi ve muhasebe kaydının olup olmadığı, çalışanların alımı, maaş ödemeleri, işten çıkarılmasının merkezden mi yoksa şube tescili talep edilen satış mağazasından mı yapıldığı, ticari işlemlerinin nereden yürütüldüğü hususlarında herhangi bir tespite yer verilmediğinden anılan hususların tespitine ilişkin olarak istinaf aşamasında bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, alınan bilirkişi heyeti ek raporunda, şube olarak tescili talep edilen mağazanın dış ilişkilerde merkez tarafından tedarik edilen tekstil ürünlerinin ve aksesuarlarının müşterilere satışını yapmakla yükümlü olduğu, kendi başına ticari faaliyette bulunduğu, ayrı bir sermayesi ve muhasebe kaydının olmadığı, tüm kayıtların elektronik ortamda merkezde toplandığı, çalışanların işe alımı ve maaş ödemeleri davaya konu olan adresteki ön görüşmeler sonrasında merkez tarafından yapıldığı, müşterilere satışı yapılan kıyafetler karşılığında nakit alınan paranın yazar kasada toplandığı, gün sonunda bu paranın merkeze kayıtlı banka hesabına aktarıldığı, ayrıca bilirkişi
ek raporu ekinde yerinde yapılan inceleme sırasında mağazada asılı bulunan vergi levhasının fotokopisi yer almakta olup, vergi levhasında mükellefin ticaret unvanı olarak davalı şirketin isim ve adresinin yer aldığı, şube olarak tescili talep edilen avm içerisindeki satış mağazasının merkezden ayrı bir muhasebesi ve sermayesi bulunmadığı, çalışanlarının işe alım ve maaş ödemelerinin merkez tarafından yapıldığı, kendi başına ticari faaliyette bulunmakta ise de dış ilişkilerde merkez tarafından tedarik edilen ürünleri müşterilere satmakla yükümlü olduğu, satış mağazasının şube tescil koşullarının oluşmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alınan ek bilirkişi raporunda aleyhe hiç bir tespit bulunmaz iken, İstinaf Mahkemesinin kararında şubenin tanımını yapıp mağazanın kendi başına ticari faaliyette bulunduğunu beyan etmişken merkez tarafından tedarik edilmiş ürünlerin müşteriye satılmasını gerekçe göstererek davanın reddine karar verilmesinin açıkça kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, bir mağazanın mallarının merkez tarafından tedarik edilmesinin şube kavramı ile hiç bir ilgisinin bulunmadığını, kendi muhasebesi ve sermayesi bulunup bulunmadığına bakılmasızın tek başına ticari faaliyet (satış) yapılması şube tanımında aranan tek koşul iken istinaf mahkemesinin malların teminine dair verdiği kararının hukuka aykırı olduğunu, bir iş yerinin şube sayılabilmesi için tek başına sınai veya ticari faaliyet yapabilme koşulu aramakla birlikte satış mağazalarını koşulsuz şube sayıldığını, davaya konu iş yerinin müşteri ile bağımsız olarak temas kurduğu su götürmez bir gerçek olduğunu, ülke çapında hizmet veren NetWork isimli mağazaların tamamında lüks giyim ürünü satışının yapıldığını, davalının, müdürlüğe sunduğu 21.12.2018 ve 27.12.2018 tarihli yazılarında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olan merkezinin Eskişehir’de faaliyet gösteren işletmesini, satış mağazası olarak nitelemesinin açıkça iddialarının kabulü anlamına geldiğini, işyerine müdür atandığı da belirtildiğini, müşteri ile satış için diyalog kurulduğunu, ürün satışı karşılığında tahsilat yapıldığını, fiş ve fatura kesildiğine mahkeme ve keşif heyetinin de bizzat şahit olduğunu, yapılan keşifte mağaza müdürü eşlik ettiğini, mağaza müdürünün bulunduğundan bilirkişi raporunda da bahsedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 33 üncü maddesine dayalı şube tescil istemine ilişkin olup, davalı şirketin Eskişehir'de bulanan satış mağazasının merkezden ayrı olarak ticari faaliyette bulunup bulunmadığı, bu yerin şube olarak sicile tescil koşullarının oluşup oluşmadığı hususları uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi, Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 118 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/938286300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz