6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6338 E. 2023/915 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
katma değer vergisi (kdv) faturaya itiraz yemin deliline dayanma ba beyannamesi peşin karar harcı irsaliye yemin delili ispat külfeti tasdik kararı ticari defter kayıtları yemin istinaf incelemesi ispat yükü ifa kaldırma ve yeniden hüküm istirdat ticari defter fatura ihtarname dahili dava ibraz teslim istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 21

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2016/785 E., 2018/250 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin petrol, fuel-oil, mazot, yağ gibi tehlikeli madde içeren atıkların geri kazandırılarak ya da bertaraf edilerek çevreye zararsız hale getirilmesi işini yaptığını, bu maddelerin nakliyesi ve bertarafı için davalı şirket ile bir iki defa çalıştığını, bu doğrultuda davalı şirketin katma değer vergisi (KDV) dahil 542.800,00 TL ve 212.400,00 TL bedelli faturaları müvekkili şirkete gönderdiğini, o dönemde yoğun çalışan müvekkili şirket yöneticisinin faturalar ile ilgili sonradan bilgi sahibi olduğunu, faturaları iptal ederek maliyeye düzeltme beyannamesi verdiğini, yine faturaları 18.08.2016 tarihli noter ihtarnamesi ile davalıya iade ettiğini ileri sürerek faturalara istinaden ödenen 82.000,00 TL KDV bedelinin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; faturaların müvekkilinin ticari defterlerine işlendiğini, davacının faturaya istinaden 82.000,00 TL ödeme yaptığını, fatura bedelinin bakiye kısmının ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2016/16261 E. sayılı icra takibi başlatıldığını ve davacının takibe itiraz ettiğini, davacı şirketin icra takibinden haberdar olur olmaz, her iki faturayı düzeltme beyanıyla ticari defterlerinden çıkarttığını ve noter ihtarnamesi keşide ettiğini, davacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 21 inci maddesi uyarınca süresi içerisinde faturalara itiraz etmediğini, yapılan işin toplam maliyetinin davalı şirket için 600.000,00 TL olduğunu, dava konusu iş sebebiyle davacı şirketten alacaklı bulunduklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, dava konusu faturaların davalının ticari defterlerine kaydedildiği, ayrıca davalı şirketin ticari defterlerinde davaya konu 82.000,00 TL ödemenin de kayıtlı olduğu, davacı şirketin ticari defterlerinin de açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, davaya konu faturaların davacının ticari defterlerine kaydedildiği, ancak 17.08.2016 tarihinde düzenlenen 2016 yılı 4 üncü dönem ve 2016 yılı 5 inci dönem KDV beyannameleri ile bu durumun düzeltildiği ve her iki faturanın da ticari defterlerden çıkartıldığı, 82.000,00 TL ödemenin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu suretle davacı şirketin ticari defterlerine göre davacının davalıdan 82.000,00 TL alacaklı bulunduğu, davacı tarafın davaya konu faturaları, usulüne uygun olarak ticari defterlerinden çıkartmakla eldeki davada faturaya konu sözleşmenin varlığını ispat külfetinin davalı üzerinde olduğu, davalının sözleşmenin varlığı ile faturadaki edimin ifa edildiği yönünde herhangi bir delil ibraz etmediği gibi açıkça yemin deliline de dayanmadığı, davalının, faturalardaki hizmetin verildiği yönündeki iddiasının sübuta ermediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 82.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kesilen bu faturaları yasal defterlerine kaydettiğini, KDV ve kurum geçici vergi beyanlarında gösterip vergilerini ödediğini, aynı şekilde davacı şirketin de faturalara karşı herhangi bir itirazda bulunmaksızın kendi ticari defterlerine işlediğini, davacı şirketin, faturaların düzenlenme tarihinden dört ay sonra gönderdiği ihbarname ile faturaları müvekkili şirkete iade ettiğini, ayrıca kendi ticari ticari defterlerindeki kayıtları, Maliyeye ibraz ettikleri 17.08.2016 tarihli düzeltme beyannamesiyle sildirdiğini, 6102 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca faturayı kabul etmiş sayılacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından düzenlenen faturaların davacı defterlerine kaydedildiği, bu faturalara konu işin yapıldığının kabulü gerektiği, davacının öncesinde itiraz etmediği ve defterlerine davalı yararına borç kaydettiği faturalarla ilgili sonradan vergi mevzuatı açısından gerekli düzeltmeleri yapmasının taşıma hukuku açısından, varılan sonucu değiştirmeyeceği, davacının dava konusu faturalardan dolayı davalıya borçlu olduğu ve mevcut borcunu ödediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının çamur bertaraf işi için lisansı olmadığını, faturaların iade edildiğini, ihmalen kaydedilen faturaların üç ay sonra farkına varıldığını, gerekli düzeltmelerin yapıldığını, itiraz edilmemesinin faturadaki verilerin doğru olduğu anlamına gelmediğini, ispat yükünün davalıda olduğunu, teslime dair irsaliyelerin bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, faturalara konu hizmetin verilip verilmediği, deftere kaydedildikten sonra düzeltilerek kayıtlardan çıkarılan faturalar nedeniyle KDV ödemesinin talep edilip edilemeyeceği hususlarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12596 E. 2014/18367 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/6338 E.  ,  2023/915 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/705 Esas, 2021/897 Karar

DAVA TARİHİ 29.09.2016

HÜKÜM

Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2016/785 E., 2018/250 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin petrol, fuel-oil, mazot, yağ gibi tehlikeli madde içeren atıkların geri kazandırılarak ya da bertaraf edilerek çevreye zararsız hale getirilmesi işini yaptığını, bu maddelerin nakliyesi ve bertarafı için davalı şirket ile bir iki defa çalıştığını, bu doğrultuda davalı şirketin katma değer vergisi (KDV) dahil 542.800,00 TL ve 212.400,00 TL bedelli faturaları müvekkili şirkete gönderdiğini, o dönemde yoğun çalışan müvekkili şirket yöneticisinin faturalar ile ilgili sonradan bilgi sahibi olduğunu, faturaları iptal ederek maliyeye düzeltme beyannamesi verdiğini, yine faturaları 18.08.2016 tarihli noter ihtarnamesi ile davalıya iade ettiğini ileri sürerek faturalara istinaden ödenen 82.000,00 TL KDV bedelinin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; faturaların müvekkilinin ticari defterlerine işlendiğini, davacının faturaya istinaden 82.000,00 TL ödeme yaptığını, fatura bedelinin bakiye kısmının ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2016/16261 E. sayılı icra takibi başlatıldığını ve davacının takibe itiraz ettiğini, davacı şirketin icra takibinden haberdar olur olmaz, her iki faturayı düzeltme beyanıyla ticari defterlerinden çıkarttığını ve noter ihtarnamesi keşide ettiğini, davacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 21 inci maddesi uyarınca süresi içerisinde faturalara itiraz etmediğini, yapılan işin toplam maliyetinin davalı şirket için 600.000,00 TL olduğunu, dava konusu iş sebebiyle davacı şirketten alacaklı bulunduklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, dava konusu faturaların davalının ticari defterlerine kaydedildiği, ayrıca davalı şirketin ticari defterlerinde davaya konu 82.000,00 TL ödemenin de kayıtlı olduğu, davacı şirketin ticari defterlerinin de açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, davaya konu faturaların davacının ticari defterlerine kaydedildiği, ancak 17.08.2016 tarihinde düzenlenen 2016 yılı 4 üncü dönem ve 2016 yılı 5 inci dönem KDV beyannameleri ile bu durumun düzeltildiği ve her iki faturanın da ticari defterlerden çıkartıldığı, 82.000,00 TL ödemenin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu suretle davacı şirketin ticari defterlerine göre davacının davalıdan 82.000,00 TL alacaklı bulunduğu, davacı tarafın davaya konu faturaları, usulüne uygun olarak ticari defterlerinden çıkartmakla eldeki davada faturaya konu sözleşmenin varlığını ispat külfetinin davalı üzerinde olduğu, davalının sözleşmenin varlığı ile faturadaki edimin ifa edildiği yönünde herhangi bir delil ibraz etmediği gibi açıkça yemin deliline de dayanmadığı, davalının, faturalardaki hizmetin verildiği yönündeki iddiasının sübuta ermediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 82.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kesilen bu faturaları yasal defterlerine kaydettiğini, KDV ve kurum geçici vergi beyanlarında gösterip vergilerini ödediğini, aynı şekilde davacı şirketin de faturalara karşı herhangi bir itirazda bulunmaksızın kendi ticari defterlerine işlediğini, davacı şirketin, faturaların düzenlenme tarihinden dört ay sonra gönderdiği ihbarname ile faturaları müvekkili şirkete iade ettiğini, ayrıca kendi ticari ticari defterlerindeki kayıtları, Maliyeye ibraz ettikleri 17.08.2016 tarihli düzeltme beyannamesiyle sildirdiğini, 6102 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca faturayı kabul etmiş sayılacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından düzenlenen faturaların davacı defterlerine kaydedildiği, bu faturalara konu işin yapıldığının kabulü gerektiği, davacının öncesinde itiraz etmediği ve defterlerine davalı yararına borç kaydettiği faturalarla ilgili sonradan vergi mevzuatı açısından gerekli düzeltmeleri yapmasının taşıma hukuku açısından, varılan sonucu değiştirmeyeceği, davacının dava konusu faturalardan dolayı davalıya borçlu olduğu ve mevcut borcunu ödediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının çamur bertaraf işi için lisansı olmadığını, faturaların iade edildiğini, ihmalen kaydedilen faturaların üç ay sonra farkına varıldığını, gerekli düzeltmelerin yapıldığını, itiraz edilmemesinin faturadaki verilerin doğru olduğu anlamına gelmediğini, ispat yükünün davalıda olduğunu, teslime dair irsaliyelerin bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, faturalara konu hizmetin verilip verilmediği, deftere kaydedildikten sonra düzeltilerek kayıtlardan çıkarılan faturalar nedeniyle KDV ödemesinin talep edilip edilemeyeceği hususlarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı peşin harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936584700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.