Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6338 E. 2023/915 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
katma değer vergisi (kdv)↗ faturaya itiraz↗ yemin deliline dayanma↗ ba beyannamesi↗ peşin karar harcı↗ irsaliye↗ yemin delili↗ ispat külfeti↗ tasdik kararı↗ ticari defter kayıtları↗ yemin↗ istinaf incelemesi↗ ispat yükü↗ ifa↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ istirdat↗ ticari defter↗ fatura↗ ihtarname↗ dahili dava↗ ibraz↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/785 E., 2018/250 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin petrol, fuel-oil, mazot, yağ gibi tehlikeli madde içeren atıkların geri kazandırılarak ya da bertaraf edilerek çevreye zararsız hale getirilmesi işini yaptığını, bu maddelerin nakliyesi ve bertarafı için davalı şirket ile bir iki defa çalıştığını, bu doğrultuda davalı şirketin katma değer vergisi (KDV) dahil 542.800,00 TL ve 212.400,00 TL bedelli faturaları müvekkili şirkete gönderdiğini, o dönemde yoğun çalışan müvekkili şirket yöneticisinin faturalar ile ilgili sonradan bilgi sahibi olduğunu, faturaları iptal ederek maliyeye düzeltme beyannamesi verdiğini, yine faturaları 18.08.2016 tarihli noter ihtarnamesi ile davalıya iade ettiğini ileri sürerek faturalara istinaden ödenen 82.000,00 TL KDV bedelinin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; faturaların müvekkilinin ticari defterlerine işlendiğini, davacının faturaya istinaden 82.000,00 TL ödeme yaptığını, fatura bedelinin bakiye kısmının ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2016/16261 E. sayılı icra takibi başlatıldığını ve davacının takibe itiraz ettiğini, davacı şirketin icra takibinden haberdar olur olmaz, her iki faturayı düzeltme beyanıyla ticari defterlerinden çıkarttığını ve noter ihtarnamesi keşide ettiğini, davacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 21 inci maddesi uyarınca süresi içerisinde faturalara itiraz etmediğini, yapılan işin toplam maliyetinin davalı şirket için 600.000,00 TL olduğunu, dava konusu iş sebebiyle davacı şirketten alacaklı bulunduklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, dava konusu faturaların davalının ticari defterlerine kaydedildiği, ayrıca davalı şirketin ticari defterlerinde davaya konu 82.000,00 TL ödemenin de kayıtlı olduğu, davacı şirketin ticari defterlerinin de açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, davaya konu faturaların davacının ticari defterlerine kaydedildiği, ancak 17.08.2016 tarihinde düzenlenen 2016 yılı 4 üncü dönem ve 2016 yılı 5 inci dönem KDV beyannameleri ile bu durumun düzeltildiği ve her iki faturanın da ticari defterlerden çıkartıldığı, 82.000,00 TL ödemenin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu suretle davacı şirketin ticari defterlerine göre davacının davalıdan 82.000,00 TL alacaklı bulunduğu, davacı tarafın davaya konu faturaları, usulüne uygun olarak ticari defterlerinden çıkartmakla eldeki davada faturaya konu sözleşmenin varlığını ispat külfetinin davalı üzerinde olduğu, davalının sözleşmenin varlığı ile faturadaki edimin ifa edildiği yönünde herhangi bir delil ibraz etmediği gibi açıkça yemin deliline de dayanmadığı, davalının, faturalardaki hizmetin verildiği yönündeki iddiasının sübuta ermediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 82.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kesilen bu faturaları yasal defterlerine kaydettiğini, KDV ve kurum geçici vergi beyanlarında gösterip vergilerini ödediğini, aynı şekilde davacı şirketin de faturalara karşı herhangi bir itirazda bulunmaksızın kendi ticari defterlerine işlediğini, davacı şirketin, faturaların düzenlenme tarihinden dört ay sonra gönderdiği ihbarname ile faturaları müvekkili şirkete iade ettiğini, ayrıca kendi ticari ticari defterlerindeki kayıtları, Maliyeye ibraz ettikleri 17.08.2016 tarihli düzeltme beyannamesiyle sildirdiğini, 6102 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca faturayı kabul etmiş sayılacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından düzenlenen faturaların davacı defterlerine kaydedildiği, bu faturalara konu işin yapıldığının kabulü gerektiği, davacının öncesinde itiraz etmediği ve defterlerine davalı yararına borç kaydettiği faturalarla ilgili sonradan vergi mevzuatı açısından gerekli düzeltmeleri yapmasının taşıma hukuku açısından, varılan sonucu değiştirmeyeceği, davacının dava konusu faturalardan dolayı davalıya borçlu olduğu ve mevcut borcunu ödediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının çamur bertaraf işi için lisansı olmadığını, faturaların iade edildiğini, ihmalen kaydedilen faturaların üç ay sonra farkına varıldığını, gerekli düzeltmelerin yapıldığını, itiraz edilmemesinin faturadaki verilerin doğru olduğu anlamına gelmediğini, ispat yükünün davalıda olduğunu, teslime dair irsaliyelerin bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, faturalara konu hizmetin verilip verilmediği, deftere kaydedildikten sonra düzeltilerek kayıtlardan çıkarılan faturalar nedeniyle KDV ödemesinin talep edilip edilemeyeceği hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12596 E. 2014/18367 K.
Ortak:yemin delili · tasdik kararı · yemin · ticari defter · e-defter
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin «ticari defterlerinin» açılış ve kapanış «tasdiklerinin» süresinde yapıldığı, dava konusu faturaların davalının ticari defterlerine kaydedildiği, ayrıca davalı şirketin ticari defterlerinde davaya konu 82.000,00 TL ödemenin de kayıtlı olduğu, davacı şirketin ticari defterlerinin de açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, davaya konu faturaların davacının ticari defterlerine kaydedildiği, ancak 17.08.2016 tarihinde düzenlenen 2016 yılı 4 üncü dönem ve 2016 yılı 5 inci dönem KDV «beyannameleri» ile bu durumun düzeltildiği ve her iki faturanın da ticari defterlerden çıkartıldığı, 82.000,00 TL ödemenin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu suretle davacı şirketin ticari defterlerine göre davacının davalıdan 82.000,00 TL alacaklı bulunduğu, davacı tarafın davaya konu faturaları, usulüne uygun olarak ticari defterlerinden çıkartmakla eldeki davada faturaya konu sözleşmenin varlığını «ispat külfetinin» davalı üzerinde olduğu, davalının sözleşmenin varlığı ile faturadaki edimin «ifa» edildiği yönünde herhangi bir delil «ibraz» etmediği gibi açıkça «yemin deliline» de dayanmadığı, davalının, faturalardaki hizmetin verildiği yönündeki iddiasının sübuta ermediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 82.000,00 TL'nin davalıdan tahsili …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; faturaların müvekkilinin «ticari defterlerine» işlendiğini, davacının faturaya istinaden 82.000,00 TL ödeme yaptığını, «fatura» bedelinin bakiye kısmının ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Ankara 2.
… 1 E. sayılı icra takibi başlatıldığını ve davacının takibe itiraz ettiğini, davacı şirketin icra takibinden haberdar olur olmaz, her iki faturayı düzeltme beyanıyla «ticari defterlerinden» çıkarttığını ve noter «ihtarnamesi» keşide ettiğini, davacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 21 inci maddesi uyarınca süresi içerisinde «faturalara itiraz» etmediğini, yapılan işin toplam maliyetinin davalı şirket için 600.000,00 TL olduğunu, dava konusu iş sebebiyle davacı şirketten alacaklı bulunduklarını savunarak, …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafın işletme «defterinin» açılış «tasdikinin» bulunduğu, kapanış tasdikinin bulunmadığı, bu suretle davacının işletme defterinin HMK.nın 222. maddesi uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilemeyeceği, davalının «ticari defterlerinin» açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, davalının defter kayıtlarına göre davacı şirketin davacı tarafa 0,33 TL borçlu olduğu, davacının …
Ancak; davacının işletme «defteri» tuttuğu ve bu defterin açılış «tasdikinin» bulunduğu, VUK hükümleri gereğince işletme defterleri için sadece açılış onayı yaptırılmasının öngörüldüğü, kapanış onayı yaptırılması yükümlülüğünün getirilmediği …
Davalının kendi «ticari defterlerinde» davacıya yapılan ödemeler kayıtlı olsa da dosya içerisinde ödemelerin dayanağı belgeler yer almamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · taşıma sözleşmesi · eksik inceleme
Benzer bu kararda1- Dava, kargo «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Defter kayıtlarının dayanağı olan belgelerin de belirlenerek, kayıt ve davadaki ödeme olgusunun bu belgelerle ispat edilmesi gerekirken bu yönde bir araştırma yapılmayarak, «eksik incelemeyle» hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6338 E. , 2023/915 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/705 Esas, 2021/897 Karar
DAVA TARİHİ 29.09.2016
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/785 E., 2018/250 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin petrol, fuel-oil, mazot, yağ gibi tehlikeli madde içeren atıkların geri kazandırılarak ya da bertaraf edilerek çevreye zararsız hale getirilmesi işini yaptığını, bu maddelerin nakliyesi ve bertarafı için davalı şirket ile bir iki defa çalıştığını, bu doğrultuda davalı şirketin katma değer vergisi (KDV) dahil 542.800,00 TL ve 212.400,00 TL bedelli faturaları müvekkili şirkete gönderdiğini, o dönemde yoğun çalışan müvekkili şirket yöneticisinin faturalar ile ilgili sonradan bilgi sahibi olduğunu, faturaları iptal ederek maliyeye düzeltme beyannamesi verdiğini, yine faturaları 18.08.2016 tarihli noter ihtarnamesi ile davalıya iade ettiğini ileri sürerek faturalara istinaden ödenen 82.000,00 TL KDV bedelinin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; faturaların müvekkilinin ticari defterlerine işlendiğini, davacının faturaya istinaden 82.000,00 TL ödeme yaptığını, fatura bedelinin bakiye kısmının ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2016/16261 E. sayılı icra takibi başlatıldığını ve davacının takibe itiraz ettiğini, davacı şirketin icra takibinden haberdar olur olmaz, her iki faturayı düzeltme beyanıyla ticari defterlerinden çıkarttığını ve noter ihtarnamesi keşide ettiğini, davacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 21 inci maddesi uyarınca süresi içerisinde faturalara itiraz etmediğini, yapılan işin toplam maliyetinin davalı şirket için 600.000,00 TL olduğunu, dava konusu iş sebebiyle davacı şirketten alacaklı bulunduklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, dava konusu faturaların davalının ticari defterlerine kaydedildiği, ayrıca davalı şirketin ticari defterlerinde davaya konu 82.000,00 TL ödemenin de kayıtlı olduğu, davacı şirketin ticari defterlerinin de açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, davaya konu faturaların davacının ticari defterlerine kaydedildiği, ancak 17.08.2016 tarihinde düzenlenen 2016 yılı 4 üncü dönem ve 2016 yılı 5 inci dönem KDV beyannameleri ile bu durumun düzeltildiği ve her iki faturanın da ticari defterlerden çıkartıldığı, 82.000,00 TL ödemenin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu suretle davacı şirketin ticari defterlerine göre davacının davalıdan 82.000,00 TL alacaklı bulunduğu, davacı tarafın davaya konu faturaları, usulüne uygun olarak ticari defterlerinden çıkartmakla eldeki davada faturaya konu sözleşmenin varlığını ispat külfetinin davalı üzerinde olduğu, davalının sözleşmenin varlığı ile faturadaki edimin ifa edildiği yönünde herhangi bir delil ibraz etmediği gibi açıkça yemin deliline de dayanmadığı, davalının, faturalardaki hizmetin verildiği yönündeki iddiasının sübuta ermediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 82.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kesilen bu faturaları yasal defterlerine kaydettiğini, KDV ve kurum geçici vergi beyanlarında gösterip vergilerini ödediğini, aynı şekilde davacı şirketin de faturalara karşı herhangi bir itirazda bulunmaksızın kendi ticari defterlerine işlediğini, davacı şirketin, faturaların düzenlenme tarihinden dört ay sonra gönderdiği ihbarname ile faturaları müvekkili şirkete iade ettiğini, ayrıca kendi ticari ticari defterlerindeki kayıtları, Maliyeye ibraz ettikleri 17.08.2016 tarihli düzeltme beyannamesiyle sildirdiğini, 6102 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca faturayı kabul etmiş sayılacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından düzenlenen faturaların davacı defterlerine kaydedildiği, bu faturalara konu işin yapıldığının kabulü gerektiği, davacının öncesinde itiraz etmediği ve defterlerine davalı yararına borç kaydettiği faturalarla ilgili sonradan vergi mevzuatı açısından gerekli düzeltmeleri yapmasının taşıma hukuku açısından, varılan sonucu değiştirmeyeceği, davacının dava konusu faturalardan dolayı davalıya borçlu olduğu ve mevcut borcunu ödediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının çamur bertaraf işi için lisansı olmadığını, faturaların iade edildiğini, ihmalen kaydedilen faturaların üç ay sonra farkına varıldığını, gerekli düzeltmelerin yapıldığını, itiraz edilmemesinin faturadaki verilerin doğru olduğu anlamına gelmediğini, ispat yükünün davalıda olduğunu, teslime dair irsaliyelerin bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, faturalara konu hizmetin verilip verilmediği, deftere kaydedildikten sonra düzeltilerek kayıtlardan çıkarılan faturalar nedeniyle KDV ödemesinin talep edilip edilemeyeceği hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı peşin harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936584700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz