Haksız rekabetin tespiti, men'i ve tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/564 E. 2023/856 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ibraz süresi↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ işçilik alacakları↗ aktif husumet yokluğu↗ rekabet yasağı↗ aktif husumet↗ dava şartı yokluğu↗ tazminat davası↗ derdestlik↗ kesin süre↗ oy yasağı↗ husumet yokluğu↗ usulden reddi↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 17.12.2015 tarih, 2015/1217 E. ve 2015/1794 K. sayılı kararı ile davacı tarafından, davalı hakkında haksız rekabet iddiasına dayanılarak açılan tazminat davasının aynı taraflar ve aynı dava konusu ile ilgili olarak daha önce Adana 3. İş Mahkemesinin 2015/469 E. sayılı dosyası ile de açıldığı ve temyiz edilmesi nedeni ile henüz kesinleşmediği, halen derdest olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 31.10.2017 tarih, 2016/8783 E. ve 2017/5900 K. sayılı kararıyla dava, haksız rekabetin tespiti, men’i ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ise de, derdestlikten söz edilebilmesi için davaların taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekmektedir. Oysa, Adana 3. İş Mahkemesinin 2015/469 E. sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan dava, Borçlar Kanunu’nda düzenlenen işçinin rekabet yasağına aykırılıktan kaynaklanan tazminat, işbu temyize konu dava ise, 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi ve devamı maddelerinin haksız rekabet hükümlerine dayalı tespit, men ve tazminat istemine ilişkin olup, davaların konularının farklı olması nedeniyle derdest bir davanın varlığından söz edilemeyeceğinden yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...nin davalı ...'ın haksız rekabeti nedeniyle, haksız rekabetin tespiti, meni ve tazminat talebinde bulunduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan 01.10.1996 tarihli iş sözleşmesinin...Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. ile ... arasında yapıldığı, yine dilekçe ekinde sunulan ikale sözleşmesinin ...ile ... arasında yapıldığı, davalı ... ile 03.01.2003 tarihinde yapılan iş sözleşmesinde iş veren olarak...Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş'nin yer aldığı, davacı ile davalı arasında rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin ibrazı için süre verildiği, kesin süre içerisinde her hangi bir sözleşmenin ibraz edilmediği, 03.01.2003 tarihli sözleşmenin dava dışı...Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş ile akdedilmiş olduğu, davacının rekabet yasağına dayalı olarak davalıya karşı husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; işbu davanın 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi ve devamı maddeleri uyarınca genel hükümlere göre açılmış tazminat davası olduğunu,...Fuarcılık Grubu Şirketlerinden... Adana Fuarcılık A.Ş.'nin Adana'da fuarlar düzenlediğini, Tüyabın fuarların düzenlendiği bu alanların sahibi ya da işleticisi olduğunu, davalının 03.01.2003 tarihli iş sözleşmesi ile...Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş.'de çalışmaya başladığını, aradan geçen süre içerisinde TÜYAP'ın İstanbul'a ilaveten Bursa, Konya, Adana ve Diyarbakır fuar alanlarının da sahibi ve işleticisi olmasıyla birlikte, davalının...Adana Fuarcılık A.Ş.'de satış personeli olarak görevine devam ettiğini, davacının hem müvekkile hem dava dışı...Tüm Fuarcılık A.Ş.'ye açmış olduğu işçilik alacaklarına ilişkin Adana 5. İş Mahkemesinin 2015/272 E. sayılı dosyasında her iki davalı aleyhine karar verildiğini, her iki şirketin aynı merkezden yönetilen, ortakları aynı olan şirketler olduğunu,...Adana Fuarcılık A.Ş.'nin %99.5'inin...Fuarcılık A.Ş.'ye ait olup tarafların sözleşme ile yükümlü olduğunun açık olduğunu, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti, meni ve tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3368 E. 2024/226 K.
Ortak:haksız rekabet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece 17.12.2015 tarih, 2015/1217 E. ve 2015/1794 K. sayılı kararı ile davacı tarafından, davalı hakkında «haksız rekabet» iddiasına dayanılarak açılan tazminat davasının aynı taraflar ve aynı dava konusu ile ilgili olarak daha önce Adana 3.
Bozma Kararı Dairemizin 31.10.2017 tarih, 2016/8783 E. ve 2017/5900 K. sayılı kararıyla dava, «haksız rekabetin» tespiti, men’i ve tazminat istemine ilişkindir.
İş Mahkemesinin 2015/469 E. sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan dava, Borçlar Kanunu’nda düzenlenen işçinin «rekabet yasağına» aykırılıktan kaynaklanan tazminat, işbu temyize konu dava ise, 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi ve devamı maddelerinin «haksız rekabet» hükümlerine dayalı tespit, men ve tazminat istemine ilişkin olup, davaların konularının farklı olması nedeniyle «derdest» bir davanın varlığından söz edilemeyeceğinden yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki asıl markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, men'i, ref'i, karşı markanın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine karar karar verilmiştir.
… nternet sayfasında "DRINTECH" ibaresini izinsiz olarak kullandığını, markanın müvekkili markasının tescilli olduğu sınıflar kapsamında kullanıldığını, davalı tarafa «ihtarname» gönderildiğini fakat hukuka aykırı eylemlerine «son» vermediğini, davalının kullandığı "Eurosia" ibaresinin Türkçe'de "Avrasya" anlamına geldiğini ve jenerik bir isim olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin "DRINKTEC" markası üzerinden haksız avantaj elde ettiğini, fuar katılımcıları tarafından fuarın müvekkili tarafından düzenlendiğinin ya da davalı tarafın müvekkilinin bir şubesi olduğunu düşünmeleri ihtimalinin olduğunu, davalı eylemlerinin aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğini, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalının "DRINKTECH" ibaresine ilişkin kullanım ve eylemlerinin müvekkili markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin tespitine, men'ine, ref'ine ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… mış olduğu lisans sözleşmesi kapsamında tescile dayalı olarak kullandığını iddia etmiş ise de bahse konu lisans sözleşmelerinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde «kaydının» bulunmadığı, dolayısıyla «üçüncü kişi» konumundaki davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, kaldı ki lisans sözleşmesinin varlığı kabul olunsa bile fiili kullanımının lisansa konu tescilli markanın tescil edildiği haliyle olmadığı, bilirkişi raporunda da tespit olunduğu üzere davalının fiili kullanımlarının fuarcılık sektöründe bilinirliği yüksek olan davacıya ait tescilli markaya yaklaştırarak benzetmeye çalıştığı, "Eurasia" ibaresini küçültmek suretiyle "Drink" ibaresini ön plana çıkardığı, markalar bütün olarak değerlendirildiğinde «iltibasa» sebebiyet verecek şekilde benzerlik oluştuğu ve haksız yararlanılmaya çalışıldığı, her iki markanın da aynı sınıflarda kullanıldığı, «ortalama tüketici» algısı dikkate alındığında kullanımın karıştırılma ihtimalini yükselttiği ve tecavüz teşkil ettiği, 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin yedinci fıkrası hükümleri kapsamında marka tecavüzü olarak değerlendirilmesi gerektiği, yine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 vd. maddeleri uyarınca davalının fiili kullanımının iltibas ve haksızlık oluşturduğu, «haksız rekabet» olarak değerlendirilmesi gerektiği; karşı dava yönünden dosyada yer ... deliller 6769 sayılı 9 kapsamında değerlendirildiğinde karşı davalının kullanımlarının ciddi olduğu ve iptal şartlarının oluşmadığı gerekçeleriyle asıl davanın kabulüne davalının kullanımının davacı markasına tecavüz haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine karar kesinleştiğinde hüküm özetinin «ilanına»; karşı davanın reddine karar vermiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısıtlılık · ara karar · denetime elverişlilik · üçüncü kişi · iptal davası · hukuki yarar · ortalama tüketici · ihtarname
Benzer bu kararda2.Karşı davalı vekili cevap dilekçesinde; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9 uncu maddesi uyarınca markanın kullanılmaması nedeniyle «iptal davası» açılamayacağını, davalı-karşı davacının müvekkilinin markasının iptalini talep etmekte «hukuki yararının» bulunmadığını, davalı-karşı davacının fuarcılık sektöründe faaliyet yürüttüğünü, kendi adına tescilli olmayan markalara dayandığını, davalı-karşı davacının dayanmış olduğu markaların tamamının 35 ... sınıfta tescilli olduğunu, dayandıkları markaların hiçbirinin müvekkilinin markasının tescilli olduğu 16 ve 41 ... sınıfların bulunmadığını, dayandıkları tescillerin hiçbirinin kendi adlarına tescilli olmadığını, herhangi bir hakkının «kısıtlandığından» veya kısıtlanma tehlikesi doğduğundan ve hukuki yararı bulunduğundan söz edilemeyeceğini, müvekkilinin markasının iptalini isteyemeyeceğini, "drinktec" markasının …
… mış olduğu lisans sözleşmesi kapsamında tescile dayalı olarak kullandığını iddia etmiş ise de bahse konu lisans sözleşmelerinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde «kaydının» bulunmadığı, dolayısıyla «üçüncü kişi» konumundaki davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, kaldı ki lisans sözleşmesinin varlığı kabul olunsa bile fiili kullanımının lisansa konu tescilli markanın tescil edildiği haliyle olmadığı, bilirkişi raporunda da tespit olunduğu üzere davalının fiili kullanımlarının fuarcılık sektöründe bilinirliği yüksek olan davacıya ait tescilli markaya yaklaştırarak benzetmeye çalıştığı, "Eurasia" ibaresini küçültmek suretiyle "Drink" ibaresini ön plana çıkardığı, markalar bütün olarak değerlendirildiğinde «iltibasa» sebebiyet verecek şekilde benzerlik oluştuğu ve haksız yararlanılmaya çalışıldığı, her iki markanın da aynı sınıflarda kullanıldığı, «ortalama tüketici» algısı dikkate alındığında kullanımın karıştırılma ihtimalini yükselttiği ve tecavüz teşkil ettiği, 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin yedinci fıkrası hükümleri kapsamında marka tecavüzü olarak değerlendirilmesi gerektiği, yine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 vd. maddeleri uyarınca davalının fiili kullanımının iltibas ve haksızlık oluşturduğu, «haksız rekabet» olarak değerlendirilmesi gerektiği; karşı dava yönünden dosyada yer ... deliller 6769 sayılı 9 kapsamında değerlendirildiğinde karşı davalının kullanımlarının ciddi olduğu ve iptal şartlarının oluşmadığı gerekçeleriyle asıl davanın kabulüne davalının kullanımının davacı markasına tecavüz haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine karar kesinleştiğinde hüküm özetinin «ilanına»; karşı davanın reddine karar vermiştir.
… nternet sayfasında "DRINTECH" ibaresini izinsiz olarak kullandığını, markanın müvekkili markasının tescilli olduğu sınıflar kapsamında kullanıldığını, davalı tarafa «ihtarname» gönderildiğini fakat hukuka aykırı eylemlerine «son» vermediğini, davalının kullandığı "Eurosia" ibaresinin Türkçe'de "Avrasya" anlamına geldiğini ve jenerik bir isim olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin "DRINKTEC" markası üzerinden haksız avantaj elde ettiğini, fuar katılımcıları tarafından fuarın müvekkili tarafından düzenlendiğinin ya da davalı tarafın müvekkilinin bir şubesi olduğunu düşünmeleri ihtimalinin olduğunu, davalı eylemlerinin aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğini, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalının "DRINKTECH" ibaresine ilişkin kullanım ve eylemlerinin müvekkili markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin tespitine, men'ine, ref'ine ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… nu, karşı davalının tescil tarihinden bu yana 5 yılı ... süredir tescil ediliği mal ve hizmetler bakımından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına «ara» verilen markanın talepleri doğrultusunda iptaline karar verilmesi gerektiğini, tarafların markaları asli ve tali unsurları ile bir bütün olup, bu unsurlar bakımından markaların karıştırılma ihtimalinin olmadığını, fuarcılık sektörünün butik bir sektör olduğunu, marka ile muhatap kullanıcılar markalar arasında farkı bilebilecek durumda olduğunu, bu nedenle davacının markalar arasında «iltibas» gerçekleştiği iddialarının yerinde olmadığını, müvekkilinin yurtiçi ve yurtdışında fuarlar düzenleyen, Türkiye'nin en büyük fuar şirketlerinden biri olduğunu, Tüya …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/564 E. , 2023/856 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/42 Esas, 2021/16 Karar
DAVA TARİHİ 12.06.2015
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, men'i ve tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının iş sözleşmesi ile müvekkili şirkette çalışmaya başladığını, şirketin iş bilgilerine, sırlarına vakıf olduğunu, iş sözleşmesinde rekabet yasağının düzenlendiğini, davalının gerek çalıştığı dönemde gerekse de ayrılırken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi ve devamı maddelerine aykırı davrandığını, haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespiti, men’i, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 17.12.2015 tarih, 2015/1217 E. ve 2015/1794 K. sayılı kararı ile davacı tarafından, davalı hakkında haksız rekabet iddiasına dayanılarak açılan tazminat davasının aynı taraflar ve aynı dava konusu ile ilgili olarak daha önce Adana 3. İş Mahkemesinin 2015/469 E. sayılı dosyası ile de açıldığı ve temyiz edilmesi nedeni ile henüz kesinleşmediği, halen derdest olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 31.10.2017 tarih, 2016/8783 E. ve 2017/5900 K. sayılı kararıyla dava, haksız rekabetin tespiti, men’i ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ise de, derdestlikten söz edilebilmesi için davaların taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekmektedir. Oysa, Adana 3. İş Mahkemesinin 2015/469 E. sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan dava, Borçlar Kanunu’nda düzenlenen işçinin rekabet yasağına aykırılıktan kaynaklanan tazminat, işbu temyize konu dava ise, 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi ve devamı maddelerinin haksız rekabet hükümlerine dayalı tespit, men ve tazminat istemine ilişkin olup, davaların konularının farklı olması nedeniyle derdest bir davanın varlığından söz edilemeyeceğinden yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...nin davalı ...'ın haksız rekabeti nedeniyle, haksız rekabetin tespiti, meni ve tazminat talebinde bulunduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan 01.10.1996 tarihli iş sözleşmesinin...Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. ile ... arasında yapıldığı, yine dilekçe ekinde sunulan ikale sözleşmesinin ...ile ... arasında yapıldığı, davalı ... ile 03.01.2003 tarihinde yapılan iş sözleşmesinde iş veren olarak...Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş'nin yer aldığı, davacı ile davalı arasında rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin ibrazı için süre verildiği, kesin süre içerisinde her hangi bir sözleşmenin ibraz edilmediği, 03.01.2003 tarihli sözleşmenin dava dışı...Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş ile akdedilmiş olduğu, davacının rekabet yasağına dayalı olarak davalıya karşı husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; işbu davanın 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi ve devamı maddeleri uyarınca genel hükümlere göre açılmış tazminat davası olduğunu,...Fuarcılık Grubu Şirketlerinden... Adana Fuarcılık A.Ş.'nin Adana'da fuarlar düzenlediğini, Tüyabın fuarların düzenlendiği bu alanların sahibi ya da işleticisi olduğunu, davalının 03.01.2003 tarihli iş sözleşmesi ile...Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş.'de çalışmaya başladığını, aradan geçen süre içerisinde TÜYAP'ın İstanbul'a ilaveten Bursa, Konya, Adana ve Diyarbakır fuar alanlarının da sahibi ve işleticisi olmasıyla birlikte, davalının...Adana Fuarcılık A.Ş.'de satış personeli olarak görevine devam ettiğini, davacının hem müvekkile hem dava dışı...Tüm Fuarcılık A.Ş.'ye açmış olduğu işçilik alacaklarına ilişkin Adana 5.
İş Mahkemesinin 2015/272 E. sayılı dosyasında her iki davalı aleyhine karar verildiğini, her iki şirketin aynı merkezden yönetilen, ortakları aynı olan şirketler olduğunu,...Adana Fuarcılık A.Ş.'nin %99.5'inin...Fuarcılık A.Ş.'ye ait olup tarafların sözleşme ile yükümlü olduğunun açık olduğunu, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti, meni ve tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936575500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz