Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/659 E. 2023/809 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dain-i mürtehin↗ aktif husumet yokluğu↗ aktif husumet↗ rehin↗ teminat kapsamı↗ muvafakat↗ uyuşmazlık konusu↗ husumet yokluğu↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ teminat↗ kesin hüküm↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerindeki ürünlerde meydana gelen zararın poliçe kapsamında olup olmadığı ve poliçe kapsamındaysa hesaplamanın doğru yapılıp yapılmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 inci maddesi, 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu'nun 12 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13978 E. 2018/5328 K.
Ortak:dain-i mürtehin · aktif husumet yokluğu · aktif husumet · rehin · muvafakat · husumet yokluğu · sigorta poliçesi · kesin hüküm · dava şartı · Tazminat
Benzer bu karardaBankası A.Ş. gösterildiği, bu nedenle tazminat talep etme hakkının öncelikle «rehin» alacaklısı bankaya ait olduğu, ancak davacının rehin alacaklısının açık, «kesin» ve koşulsuz «muvafakatını» almak şartı ile sigorta şirketinden tazminat talep edebileceği, dain-i mürtehin tarafından "tazminat davasının açılmasına muvafakatimiz varken, ilgili tazminatın ödenmesine muvafakatimizin olmadığı" şeklinde cevap verildiği, bu durumda rehin alacaklısının kesin ve koşulsuz muvafakatının olmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, poliçede «dain mürtehin» «kaydı» bulunduğu, ancak dain mürtehin ...
Bankası A.Ş'nin açılan davada hükmedilecek tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakat» etmemesi nedeniyle «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaBankası A.Ş'nin açılan davada hükmedilecek tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakat» etmemesi nedeniyle «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, poliçede «dain mürtehin» «kaydı» bulunduğu, ancak dain mürtehin ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13450 E. 2018/4735 K.
Ortak:dain-i mürtehin · aktif husumet yokluğu · aktif husumet · rehin · muvafakat · husumet yokluğu · sigorta poliçesi · kesin hüküm · dava şartı · Tazminat
Benzer bu karardaBankası A.Ş. gösterildiği, bu nedenle tazminat talep etme hakkının öncelikle «rehin» alacaklısı bankaya ait olduğu, ancak davacının rehin alacaklısının açık, «kesin» ve koşulsuz «muvafakatını» almak şartı ile sigorta şirketinden tazminat talep edebileceği, dain-i mürtehin tarafından "tazminat davasının açılmasına muvafakatimiz varken, ilgili tazminatın ödenmesine muvafakatimizin olmadığı" şeklinde cevap verildiği, bu durumda rehin alacaklısının kesin ve koşulsuz muvafakatının olmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, poliçede «dain mürtehin» «kaydı» bulunduğu, ancak dain mürtehin ...
Bankası A.Ş'nin açılan davada hükmedilecek tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakat» etmemesi nedeniyle «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaBankası A.Ş'nin açılan davada hükmedilecek tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakat» etmemesi nedeniyle «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, poliçede «dain mürtehin» «kaydı» bulunduğu, ancak dain mürtehin ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3273 E. 2017/4502 K.
Ortak:rehin · teminat kapsamı · muvafakat · teminat
Benzer bu kararda… mece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar poliçede dain-i mürtehin olarak görülen banka tarafından davaya «muvafakat» edilmediği belirtilmiş ise de, dava konusu poliçe kapsamında meydana gelen «riziko» nedeniyle davalı tarafından yapılan kısmi ödemeyi, hiçbir «ihtirazi kayıt» belirtmeden davacının hesabına aktardığı, bu durumun dain-i mürtehinin, zımnen işbu davanın açılması için muvafakat gösterdiği şeklinde yorumlandığı, kaldı ki, dain-i mürtehin tarafından, davacının dava konusu poliçe kapsamında bankalarına olan kredi borcunun ödenmesini, yahut taksitlerini aksattığına dair bir beyanda da bulunulmadığından davaya muvafakat verilmesinin «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olacağı, 30/03/2014 tarihinde davacının 1/3 hissedarı olduğu taşınmazın bulunduğu bölgede fırtınaya bağlı aşırı soğuk, dolu, don ve «olumsuz» hava koşulları sebebiyle ürünlerinde %100 oranında zarar meydana geldiği, bu nedenle davalının poliçedeki üst limit ile sorumlu olduğu, fırtına ve dolu rizikoları da açıkça «teminat kapsamında» olduğundan davalının poliçedeki azami sorumluluk miktarı olan 19.200,00 TL'den, davalı tarafından yapıldığı ile beyan edilen 2.400,00 TL'lik ödemenin düşülmesi sur …
Şubesi'nin davacının kredi riskinin devam etmesi nedeniyle davaya «muvafakat» edilmediğini bildirmesinin «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu belirtilerek işin esasının incelenmesine geçilmiş ise de, Dairemizin yerleşik uygulamaları uyarınca poliçede dain-i mürtehin olarak görünen bankanın «rehin hakkı» bulunduğundan, «sigortadan tazminat» talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının «açık muvafakatini» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur (14.06.2010 gün ve 2009/430-6814 E.K., 12.10.2012 gün ve 2011/8534-1604 …
Bu itibarla, somut uyuşmazlıkta adı geçen bankanın davaya açıkça «muvafakat» etmediği yönündeki beyanı nazara alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açık muvafakat · rehin hakkı · ihtirazi kayıt · sigorta tazminatı · hakkın kötüye kullanılması · riziko · olumsuz oy
Benzer bu kararda… mece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar poliçede dain-i mürtehin olarak görülen banka tarafından davaya «muvafakat» edilmediği belirtilmiş ise de, dava konusu poliçe kapsamında meydana gelen «riziko» nedeniyle davalı tarafından yapılan kısmi ödemeyi, hiçbir «ihtirazi kayıt» belirtmeden davacının hesabına aktardığı, bu durumun dain-i mürtehinin, zımnen işbu davanın açılması için muvafakat gösterdiği şeklinde yorumlandığı, kaldı ki, dain-i mürtehin tarafından, davacının dava konusu poliçe kapsamında bankalarına olan kredi borcunun ödenmesini, yahut taksitlerini aksattığına dair bir beyanda da bulunulmadığından davaya muvafakat verilmesinin «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olacağı, 30/03/2014 tarihinde davacının 1/3 hissedarı olduğu taşınmazın bulunduğu bölgede fırtınaya bağlı aşırı soğuk, dolu, don ve «olumsuz» hava koşulları sebebiyle ürünlerinde %100 oranında zarar meydana geldiği, bu nedenle davalının poliçedeki üst limit ile sorumlu olduğu, fırtına ve dolu rizikoları da açıkça «teminat kapsamında» olduğundan davalının poliçedeki azami sorumluluk miktarı olan 19.200,00 TL'den, davalı tarafından yapıldığı ile beyan edilen 2.400,00 TL'lik ödemenin düşülmesi sur …
Şubesi'nin davacının kredi riskinin devam etmesi nedeniyle davaya «muvafakat» edilmediğini bildirmesinin «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu belirtilerek işin esasının incelenmesine geçilmiş ise de, Dairemizin yerleşik uygulamaları uyarınca poliçede dain-i mürtehin olarak görünen bankanın «rehin hakkı» bulunduğundan, «sigortadan tazminat» talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının «açık muvafakatini» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur (14.06.2010 gün ve 2009/430-6814 E.K., 12.10.2012 gün ve 2011/8534-1604 …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1950 E. 2017/2379 K.
Ortak:hasar
Benzer bu karardaDava, davacı taşınmazında farklı tarihlerde meydana gelen fırtına «hasarı» nedeni ile oluşan zararın tazminine ilişkindir.
Dosya içerisindeki ekspertiz raporlarında 08/04/2013 günlü fırtına nedeni ile %21, 24/05/2013 günlü fırtına nedeni ile %22 ve 25/05/2013 tarihli fırtına «hasarı» için %0 oranında hasar meydana geldiği belirtilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksper raporu · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaBu durumda, bilirkişi raporundaki değerlendirme dosyada mevcut «ekspertiz raporlarına» uygun bulunmadığından davacı vekilinin bilirkişi raporuna vaki itirazlarının değerlendirilmesi ve yeniden rapor alınması için ayrı bir «bilirkişiye inceleme» yaptırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi ve tüm dosya kapsamına göre; davalı sigorta şirketi tarafından alınan «ekspertiz raporlarının» incelenmesinde raporlar arasında bir çelişki görülmediği, verimle ilgili hesaplamalarda da bir yanlışlık tespit edilmediği, dosyadaki mevcut veriler incelendiğinde davalı tarafın yasal yükümlülüğünü yerine getirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14372 E. 2016/175 K.
Ortak:aktif husumet · muvafakat · husumet yokluğu · kesin hüküm · husumet · dava şartı
Benzer bu karardaBankası Genel Müdürlüğü'nün «muvafakatinin» olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere davacı tarafa «kesin süre» verildiği, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmadığı, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · kesin süre · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaBankası Genel Müdürlüğü'nün «muvafakatinin» olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere davacı tarafa «kesin süre» verildiği, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmadığı, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/659 E. , 2023/809 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/366 Esas, 2020/42 Karar
DAVA TARİHİ 19.09.2014
HÜKÜM
Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin karpuz ekimi yaptığı taşınmazın devlet destekli bitkisel ürün sigortası poliçesi ile davalı şirkete sigortalandığını, taşınmazda meydana gelen fırtınadan kaynaklı olarak ürünlerin hasara uğradığını ve meydana gelen zararın 32.946,36 TL olduğunun tespit edildiğini, ancak davalının hasarın kaynağının don olduğundan bahisle teminat kapsamında olmadığı için ödeme yapmadığını, oysa hasarın fırtınadan meydana geldiğinin sabit olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince şimdilik 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı arazide fırtınadan kaynaklı hiçbir kırılma, kopma, parçalanma, sökülme hasarının tespit edilmediğini, hasarın tamamının sürgün ve yapraklarda soğuk nedeniyle meydana geldiğini ve teminat kapsamında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 10.12.2015 tarih, 2014/565 E. ve 2015/838 K. sayılı kararı ile tüm dosya kapsamına göre sigorta poliçesinde dain-i mürtehin olarak Ziraat Bankası A.Ş.'nin gösterildiği, bu nedenle tazminat talep etme hakkının öncelikle rehin alacaklısı bankaya ait olduğu, ancak davacının rehin alacaklısının açık, kesin ve koşulsuz muvafakatını almak şartı ile sigorta şirketinden tazminat talep edebileceği, dain-i mürtehin tarafından, "tazminat davasının açılmasına muvafakatimiz varken, ilgili tazminatın ödenmesine muvafakatimizin olmadığı" şeklinde cevap verildiği, bu durumda rehin alacaklısının kesin ve koşulsuz muvafakatının olmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 17.09.2018 tarih, 2016/13978 E. ve 2018/5328 K. sayılı kararı ile “ ... Oysa, davacı vekilinin temyiz dilekçesine ekli olarak 15.06.2016 tarihli Ziraat Bankası A.Ş'nin davaya ve ödenecek tazminata muvafakatını gösterir belgeyi sunmuş olduğu ve aktif husumete ilişkin noksanlığı giderdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece artık işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir...” gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarım ürününün zarara uğramasına sebebiyet veren olayın fırtına kaynaklı düşük nem oranı nedeniyle olduğu, bu itibarla zararın poliçe kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 21.919,52 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının bozma ilamından sonra yaptığı ıslah talebinin dikkate alınmamasının gerektiğini, ıslah ile artırılan kısma ilişkin zamanaşımı süresinin geçtiğini, alınan bilirkişi raporlarının hükme esas almaya elverişli olmadığını, o bölgede alınan tüm raporlarda hasarın don kaynaklı olduğunun tespit edildiğini, dava konusu olayda da hasarın don olayından kaynaklandığını, fırtınadan kaynaklanmadığını, dosyaya sunulan görüntü kaydında fırtına hasarını gösteren bir ibarenin bulunmadığını, dosyaya sunulan delillerinin dikkate alınmadığını, tazminat hesabının da doğru yapılmadığını, işçilik, nakliye ve sair kalemlerin poliçe teminatının dışında olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerindeki ürünlerde meydana gelen zararın poliçe kapsamında olup olmadığı ve poliçe kapsamındaysa hesaplamanın doğru yapılıp yapılmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 inci maddesi, 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu'nun 12 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936549500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz