İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6165 E. 2023/798 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi faiz oranı↗ haksız şart↗ ödeme planı↗ mükerrer tahsilat↗ akdi faiz↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ bsmv↗ mükerrerlik↗ temerrüt tarihi↗ basiretli tacir↗ genel kredi sözleşmesi↗ garantörlük↗ mahsup↗ işlemiş faiz↗ temerrüt faizi↗ esastan ret↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ tacir↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ dava sebebi↗ temerrüt↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/376 E., 2021/150 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankadan genel kredi sözleşmesi ile kredi kullanan davalı tarafça kredi borcunun geri ödenmemesi sebebi ile davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu belirterek itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap vermemiş, davalı vekili bilahare bilirkişi raporuna itirazlarını sunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bankacı bilirkişinin hazırladığı 04.01.2021 tarihli raporda takip tarihi itibari ile talepte bağlılık ilkesi gereği davacı bankanın davalı şirketten asıl alacak 79.410,20 TL işlemiş faiz 3.264,05 TL vergi (BSMV) 163,20 TL olmak üzere toplam 82.837,45 TL alacağı olduğunun belirtildiği, raporun ayrıntılı ve gerekçeli olup hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, Ordu İcra Dairesinin 2019/14795 sayılı dosyasında davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, icra takibine konulan asıl alacağın %20'si olan 15.882,04 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davalının temerrüde düşürülüp düşürülmediğinin, faiz oranlarının fahiş olup olmadığının tespit edilmediğini, kredi garanti fonundan dolayı davacının mükerrer tahsil yapmış olacağını, icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, tarafların basiretli tacir oldukları, davacının imzaladığı genel kredi sözleşmesi ile bağlı olduğu, bilirkişi tarafından da dosyada mevcut ihtarnameye göre temerrüt tarihinin tespit edildiği ve faiz oranlarının uygulandığı, mahkemece verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı ve eksik olduğunu, rapora itirazlarının reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, anapara, işlemiş faiz, faiz oranlarının bankanın beyanları esas alınarak hesaplandığını, sözleşmenin haksız şart niteliğinde hükümler içerdiğini, davalının usulüne uygun temerrüde düşürülmediğini, faize faiz işletildiğini, faiz oranlarının fahiş olduğunu, dava konusu kredinin kredi garanti fonu kapsamında teminat altında olduğunu ve davacı bankanın tüm krediler için takip yetkisinin bulunmadığını, kredi garanti fonu ile banka arasındaki sözleşmenin müvekkilini bağlamayacağını, ayrıca garanti fonundan dolayı davacı bankanın mükerrer tahsilat yapmış olacağını, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredinin geri ödenmediğinden bahisle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinin akdi faiz oranına ilişkin 9 uncu maddesinde "Bir ödeme planına bağlanmış kredilerde, faiz ödemeleri ödeme planında belirtildiği şekilde gerçekleştirilecektir..." düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre geri ödeme planında da akdi faiz oranının 17,04 olduğu kabul edilmiştir. Yine sözleşmenin 19 uncu maddesinde temerrüt faizine ilişkin olarak "... temerrüdün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için Bankaca tespit edilmiş en yüksek faiz oranının yıllık %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizini ödeyecektir.." düzenlemesine yer verilmiş olup, bu hükme göre temerrüt faizinin de en fazla %25,56 olması gerekir. Bilirkişi tarafından bu faiz oranları dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekirken taraflar arasındaki sözleşme ve geri ödeme planı dikkate alınmayarak hesap yapılması doğru görülmemiştir.
2.Ayrıca davacı tarafından davalıya kullandırılan kredi için, geri ödenmeyen kredi bedeline ilişkin olarak kredi garanti fonundan para tahsil edildiği anlaşıldığından söz konusu tahsilatın davalının toplam borcundan mahsup edilip edilmeyeceği konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın borcun tamamından davalının sorumlu olduğu şeklinde karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5193 E. 2013/6183 K.
Ortak:mükerrer tahsilat · mükerrerlik
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davalının «temerrüde» düşürülüp düşürülmediğinin, faiz oranlarının fahiş olup olmadığının tespit edilmediğini, kredi «garanti» fonundan dolayı davacının «mükerrer tahsil» yapmış olacağını, «icra inkar tazminatına» hükmedilmemesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
… epleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı ve eksik olduğunu, rapora itirazlarının reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, anapara, «işlemiş faiz», faiz oranlarının bankanın beyanları esas alınarak hesaplandığını, sözleşmenin «haksız şart» niteliğinde hükümler içerdiğini, davalının usulüne uygun «temerrüde» düşürülmediğini, faize faiz işletildiğini, faiz oranlarının fahiş olduğunu, dava konusu kredinin kredi «garanti» fonu kapsamında «teminat» altında olduğunu ve davacı bankanın tüm krediler için takip «yetkisinin» bulunmadığını, kredi garanti fonu ile banka arasındaki sözleşmenin müvekkilini bağlamayacağını, ayrıca garanti fonundan dolayı davacı bankanın «mükerrer tahsilat» yapmış olacağını, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden «icra inkar tazminatına» hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi'nin 2002/205-2010/410 sayılı kararı kapsamında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin davacı da hesabın banka güvencesi olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerin bulunduğu, ...’nin 28.04.2008 günlü «borcu üstlenme» dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulü ile 263.298 USD’nin bankaya yatırıldığı tarih olan 07...1999 gününden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının bir yıl vadeli USD’na ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalı ... (... ve üstlenen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan) tahsili ile davacıya verilmesine, «infaz» sırasında 2003/151 esas–2005/ 282 karar sayılı ilamla verilen ....000 USD’lik kısmın nazara alınarak «mükerrer tahsilat» yapılmamasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:aciz vesikası · peşin karar harcı · borcun üstlenilmesi · infaz · dosya masrafı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi'nin 2002/205-2010/410 sayılı kararı kapsamında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin davacı da hesabın banka güvencesi olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerin bulunduğu, ...’nin 28.04.2008 günlü «borcu üstlenme» dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulü ile 263.298 USD’nin bankaya yatırıldığı tarih olan 07...1999 gününden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının bir yıl vadeli USD’na ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalı ... (... ve üstlenen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan) tahsili ile davacıya verilmesine, «infaz» sırasında 2003/151 esas–2005/ 282 karar sayılı ilamla verilen ....000 USD’lik kısmın nazara alınarak «mükerrer tahsilat» yapılmamasına karar verilmiştir.
A.Ş. ve «borcu üstlenen» sıfatıyla ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Ancak, borcu üstlenen davalı ...’nin 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen ve mahkemece de hüküm kısmında bu hususun belirtilmesine rağmen mahkeme «masrafının» içinde «peşin harcın» gösterilmesi ve davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı ...
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... banka hakkında davacılar ve başka alacaklılarca «aciz vesikası» alındığı, davacının alacağının icra yoluyla tahsil etme imkanının bulunmadığı, davalı banka yönünden davanın zamansız olmadığı, ...
A.Ş. ve «borcu üstlenen» sıfatıyla ... vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6165 E. , 2023/798 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/884 Esas, 2021/985 Karar
DAVA TARİHİ 20.08.2020
HÜKÜM
Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/376 E., 2021/150 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankadan genel kredi sözleşmesi ile kredi kullanan davalı tarafça kredi borcunun geri ödenmemesi sebebi ile davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu belirterek itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap vermemiş, davalı vekili bilahare bilirkişi raporuna itirazlarını sunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bankacı bilirkişinin hazırladığı 04.01.2021 tarihli raporda takip tarihi itibari ile talepte bağlılık ilkesi gereği davacı bankanın davalı şirketten asıl alacak 79.410,20 TL işlemiş faiz 3.264,05 TL vergi (BSMV) 163,20 TL olmak üzere toplam 82.837,45 TL alacağı olduğunun belirtildiği, raporun ayrıntılı ve gerekçeli olup hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, Ordu İcra Dairesinin 2019/14795 sayılı dosyasında davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, icra takibine konulan asıl alacağın %20'si olan 15.882,04 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davalının temerrüde düşürülüp düşürülmediğinin, faiz oranlarının fahiş olup olmadığının tespit edilmediğini, kredi garanti fonundan dolayı davacının mükerrer tahsil yapmış olacağını, icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, tarafların basiretli tacir oldukları, davacının imzaladığı genel kredi sözleşmesi ile bağlı olduğu, bilirkişi tarafından da dosyada mevcut ihtarnameye göre temerrüt tarihinin tespit edildiği ve faiz oranlarının uygulandığı, mahkemece verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı ve eksik olduğunu, rapora itirazlarının reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, anapara, işlemiş faiz, faiz oranlarının bankanın beyanları esas alınarak hesaplandığını, sözleşmenin haksız şart niteliğinde hükümler içerdiğini, davalının usulüne uygun temerrüde düşürülmediğini, faize faiz işletildiğini, faiz oranlarının fahiş olduğunu, dava konusu kredinin kredi garanti fonu kapsamında teminat altında olduğunu ve davacı bankanın tüm krediler için takip yetkisinin bulunmadığını, kredi garanti fonu ile banka arasındaki sözleşmenin müvekkilini bağlamayacağını, ayrıca garanti fonundan dolayı davacı bankanın mükerrer tahsilat yapmış olacağını, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredinin geri ödenmediğinden bahisle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinin akdi faiz oranına ilişkin 9 uncu maddesinde "Bir ödeme planına bağlanmış kredilerde, faiz ödemeleri ödeme planında belirtildiği şekilde gerçekleştirilecektir..." düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre geri ödeme planında da akdi faiz oranının 17,04 olduğu kabul edilmiştir. Yine sözleşmenin 19 uncu maddesinde temerrüt faizine ilişkin olarak "... temerrüdün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için Bankaca tespit edilmiş en yüksek faiz oranının yıllık %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizini ödeyecektir.." düzenlemesine yer verilmiş olup, bu hükme göre temerrüt faizinin de en fazla %25,56 olması gerekir.
Bilirkişi tarafından bu faiz oranları dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekirken taraflar arasındaki sözleşme ve geri ödeme planı dikkate alınmayarak hesap yapılması doğru görülmemiştir.
2.Ayrıca davacı tarafından davalıya kullandırılan kredi için, geri ödenmeyen kredi bedeline ilişkin olarak kredi garanti fonundan para tahsil edildiği anlaşıldığından söz konusu tahsilatın davalının toplam borcundan mahsup edilip edilmeyeceği konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın borcun tamamından davalının sorumlu olduğu şeklinde karar verilmesi de doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936534500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz