Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/903 E. 2023/710 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra takibinin kesinleşmesi↗ ödeme emrine itiraz↗ tebligat usulsüzlüğü↗ takibin kesinleşmesi↗ borca itiraz↗ ödeme emri↗ menfi tespit davası↗ i̇i̇k 265↗ usuli kazanılmış hak↗ tespit davası↗ kazanılmış hak↗ kamu düzeni↗ bono↗ tebligat↗ haciz↗ iflas↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 14.05.2013 tarihli ve 2013/90 E. ve 2013/265 K. sayılı kararı ile davacı borçluya icra takip dosyasında ödeme emri ve senet suretleri usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen borçlunun ödeme emrine itiraz etmediği ayrıca borçlunun 02.07.2012 tarihinde icra dosyasından fotokopi istediği ve icra takibine er geç bu tarihte öğrenmiş sayılmasına rağmen itirazda bulunmadığı ve bu suretle takibin kesinleştiği gerekçeleri ile davanın reddine, %20 tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 20.01.2014 tarihli ve 2013/17751 E. ve 2014/1455 K. sayılı kararıyla mahkemece borçlu aleyhine girişilen kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibinin kesinleşmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de icra takibinin kesinleşmesi takip hukukunu ilgilendiren bir konu olup maddi hukuk açısından menfi tespit davası açılmasına engel teşkil etmeyeceği gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 23.06.2017 tarihli ve 2014/77 E., 2017/303 K. sayılı kararı ile icra takibine konu bonolardaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 08.02.2021 tarihli ve 2020/3636 E., 2021/970 K. sayılı kararıyla, davalı alacaklı tarafından Uzunköprü İcra Müdürlüğünün 2010/1535 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibinden dolayı, icra memurluğunca düzenlenen 08.07.2010 tarihli haciz zabıt tutanağındaki davacı beyanında, davacının “borca ve hacze itirazım yok” şeklinde açıklamada bulunduğu, söz konusu beyanın borcun kabulü mahiyetinde olduğu hususuna işaret edilerek bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı alacaklı tarafından Uzunköprü İcra Müdürlüğünün 2010/1535 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibinden dolayı icra memurluğunca düzenlenen 08.07.2010 tarihli haciz zabıt tutanağındaki davacı beyanında, davacının "borca ve hacze itirazım yok" şeklinde açıklamada bulunduğu, söz konusu beyanın borcun kabulü mahiyetinde olduğu hususu kabul edilerek davanın reddine gerekçesiyle karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk bozma üzerine müvekkili lehine oluşan usuli kazanılmış hak göz önüne alınmadan hüküm tesis olunduğunu, davacının imzalamadığı bir bono nedeniyle icra takibinin kesinleştiği ileriye sürülerek borç altına sokulamayacağını, tesis olunan kararın bu nedenle kanun ve kamu düzenine aykırı olduğunu, aynı icra takibi hakkında farklı ve çelişkili iki Yargıtay Hukuk Dairesi kararı mevcut olduğundan kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu bonolardan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3636 E. 2021/970 K.
Ortak:haciz
İncelediğiniz kararda… lacaklı tarafından Uzunköprü İcra Müdürlüğünün 2010/1535 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibinden dolayı, icra memurluğunca düzenlenen 08.07.2010 tarihli «haciz» zabıt tutanağındaki davacı beyanında, davacının “borca ve hacze itirazım yok” şeklinde açıklamada bulunduğu, söz konusu beyanın borcun kabulü mahiyetinde olduğu hu …
… alacaklı tarafından Uzunköprü İcra Müdürlüğünün 2010/1535 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibinden dolayı icra memurluğunca düzenlenen 08.07.2010 tarihli «haciz» zabıt tutanağındaki davacı beyanında, davacının "borca ve hacze itirazım yok" şeklinde açıklamada bulunduğu, söz konusu beyanın borcun kabulü mahiyetinde olduğu hu …
Benzer bu kararda… caklı tarafından Uzunköprü İcra Müdürlüğünün 2010/1535 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibinden dolayı, icra memurluğunca düzenlenen 08.07.2010 tarihli «haciz» zabıt tutanağındaki davacı beyanında, davacının “borca ve hacze itirazım yok” şeklinde açıklamada bulunduğu, söz konusu beyanın borcun kabulü mahiyetinde olduğu hususu kabul edilerek bir karar karar verimesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu kararda… caklı tarafından Uzunköprü İcra Müdürlüğünün 2010/1535 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibinden dolayı, icra memurluğunca düzenlenen 08.07.2010 tarihli «haciz» zabıt tutanağındaki davacı beyanında, davacının “borca ve hacze itirazım yok” şeklinde açıklamada bulunduğu, söz konusu beyanın borcun kabulü mahiyetinde olduğu hususu kabul edilerek bir karar karar verimesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/903 E. , 2023/710 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/67 Esas, 2021/267 Karar
DAVA TARİHİ 29.01.2013
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının icra takibine konu ettiği bonolardaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, girişilen icra takibinde yapılan tebligatların usulsüz olduğunu ileri sürerek müvekkili ile davalı arasında hukuki ilişkinin hiç doğmadığını, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibe konu senetlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu bonoların davalıya ait taşınmazın kira bedeline karşılık verildiğini, davalının ikametgahında fiili haciz yapıldığını, davacının hakkındaki icra takibini öğrenmesine karşılık imzaya ve borca itirazda bulunmadığını belirterek davanın reddini ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 14.05.2013 tarihli ve 2013/90 E. ve 2013/265 K. sayılı kararı ile davacı borçluya icra takip dosyasında ödeme emri ve senet suretleri usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen borçlunun ödeme emrine itiraz etmediği ayrıca borçlunun 02.07.2012 tarihinde icra dosyasından fotokopi istediği ve icra takibine er geç bu tarihte öğrenmiş sayılmasına rağmen itirazda bulunmadığı ve bu suretle takibin kesinleştiği gerekçeleri ile davanın reddine, %20 tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 20.01.2014 tarihli ve 2013/17751 E. ve 2014/1455 K. sayılı kararıyla mahkemece borçlu aleyhine girişilen kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibinin kesinleşmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de icra takibinin kesinleşmesi takip hukukunu ilgilendiren bir konu olup maddi hukuk açısından menfi tespit davası açılmasına engel teşkil etmeyeceği gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 23.06.2017 tarihli ve 2014/77 E., 2017/303 K. sayılı kararı ile icra takibine konu bonolardaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 08.02.2021 tarihli ve 2020/3636 E., 2021/970 K. sayılı kararıyla, davalı alacaklı tarafından Uzunköprü İcra Müdürlüğünün 2010/1535 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibinden dolayı, icra memurluğunca düzenlenen 08.07.2010 tarihli haciz zabıt tutanağındaki davacı beyanında, davacının “borca ve hacze itirazım yok” şeklinde açıklamada bulunduğu, söz konusu beyanın borcun kabulü mahiyetinde olduğu hususuna işaret edilerek bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı alacaklı tarafından Uzunköprü İcra Müdürlüğünün 2010/1535 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibinden dolayı icra memurluğunca düzenlenen 08.07.2010 tarihli haciz zabıt tutanağındaki davacı beyanında, davacının "borca ve hacze itirazım yok" şeklinde açıklamada bulunduğu, söz konusu beyanın borcun kabulü mahiyetinde olduğu hususu kabul edilerek davanın reddine gerekçesiyle karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk bozma üzerine müvekkili lehine oluşan usuli kazanılmış hak göz önüne alınmadan hüküm tesis olunduğunu, davacının imzalamadığı bir bono nedeniyle icra takibinin kesinleştiği ileriye sürülerek borç altına sokulamayacağını, tesis olunan kararın bu nedenle kanun ve kamu düzenine aykırı olduğunu, aynı icra takibi hakkında farklı ve çelişkili iki Yargıtay Hukuk Dairesi kararı mevcut olduğundan kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu bonolardan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936507300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz