Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3636 E. 2021/970 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haciz↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; icra takibine konu bonolardaki imzanın davacı eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava İİK’nın 72. maddesi uyarınca icra takibine konu bonolardan dolayı davacının borçlu bulunmadığının tespitine ilişkindir. Davalı alacaklı tarafından Uzunköprü İcra Müdürlüğünün 2010/1535 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibinden dolayı, icra memurluğunca düzenlenen 08.07.2010 tarihli haciz zabıt tutanağındaki davacı beyanında, davacının “borca ve hacze itirazım yok” şeklinde açıklamada bulunduğu, söz konusu beyanın borcun kabulü mahiyetinde olduğu hususu kabul edilerek bir karar karar verimesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/903 E. 2023/710 K.
Ortak:haciz
İncelediğiniz kararda… caklı tarafından Uzunköprü İcra Müdürlüğünün 2010/1535 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibinden dolayı, icra memurluğunca düzenlenen 08.07.2010 tarihli «haciz» zabıt tutanağındaki davacı beyanında, davacının “borca ve hacze itirazım yok” şeklinde açıklamada bulunduğu, söz konusu beyanın borcun kabulü mahiyetinde olduğu hususu kabul edilerek bir karar karar verimesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda… lacaklı tarafından Uzunköprü İcra Müdürlüğünün 2010/1535 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibinden dolayı, icra memurluğunca düzenlenen 08.07.2010 tarihli «haciz» zabıt tutanağındaki davacı beyanında, davacının “borca ve hacze itirazım yok” şeklinde açıklamada bulunduğu, söz konusu beyanın borcun kabulü mahiyetinde olduğu hu …
… alacaklı tarafından Uzunköprü İcra Müdürlüğünün 2010/1535 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibinden dolayı icra memurluğunca düzenlenen 08.07.2010 tarihli «haciz» zabıt tutanağındaki davacı beyanında, davacının "borca ve hacze itirazım yok" şeklinde açıklamada bulunduğu, söz konusu beyanın borcun kabulü mahiyetinde olduğu hu …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra takibinin kesinleşmesi · ödeme emrine itiraz · takibin kesinleşmesi · ödeme emri · menfi tespit davası · i̇i̇k 265 · usuli kazanılmış hak · tespit davası
Benzer bu karardaMahkemece 14.05.2013 tarihli ve 2013/90 E. ve 2013/«265» K. sayılı kararı ile davacı borçluya icra takip dosyasında «ödeme emri» ve senet suretleri usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen borçlunun «ödeme emrine itiraz» etmediği ayrıca borçlunun 02.07.2012 tarihinde icra dosyasından fotokopi istediği ve icra takibine er geç bu tarihte öğrenmiş sayılmasına rağmen itirazda bulunmadığı ve bu suretle «takibin kesinleştiği» gerekçeleri ile davanın reddine, %20 tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hukuk Dairesinin 20.01.2014 tarihli ve 2013/17751 E. ve 2014/1455 K. sayılı kararıyla mahkemece borçlu aleyhine girişilen kambiyo senetlerine mahsus yolla «icra takibinin kesinleşmesi» nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de icra takibinin kesinleşmesi takip hukukunu ilgilendiren bir konu olup maddi hukuk açısından «menfi tespit davası» açılmasına engel teşkil etmeyeceği gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk bozma üzerine müvekkili lehine oluşan «usuli kazanılmış hak» göz önüne alınmadan hüküm tesis olunduğunu, davacının imzalamadığı bir «bono» nedeniyle «icra takibinin kesinleştiği» ileriye sürülerek borç altına sokulamayacağını, tesis olunan kararın bu nedenle kanun ve «kamu düzenine» aykırı olduğunu, aynı icra takibi hakkında farklı ve çelişkili iki Yargıtay Hukuk Dairesi kararı mevcut olduğundan kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3636 E. , 2021/970 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Uzunköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.06.2017 tarih ve 2014/77-2017/303 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında herhangi bir hukuki ilişki olmamasına karşın davalı tarafından davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe konu edilen bonolardaki imzaların davacıya ait olmadığını, icra takibindeki tebligatların usulsüz olduğunu, takip konusu borçla ilgili olarak davalı tarafından fiili haciz yapıldığını, davacının, hacze eşinin başka bir borcundan kaynaklandığını sanarak itiraz etmediğini ileri sürerek, davacının icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini ve takibe konu senetlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu bonoların davalıya ait taşınmazın kira bedeline karşılık verildiğini, davalının ikametgahında fiili haciz yapıldığını, davacının hakkındaki icra takibini öğrenmesine karşılık imzaya ve borca itirazda bulunmadığını belirterek, davanın reddini ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; icra takibine konu bonolardaki imzanın davacı eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava İİK’nın 72. maddesi uyarınca icra takibine konu bonolardan dolayı davacının borçlu bulunmadığının tespitine ilişkindir. Davalı alacaklı tarafından Uzunköprü İcra Müdürlüğünün 2010/1535 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibinden dolayı, icra memurluğunca düzenlenen 08.07.2010 tarihli haciz zabıt tutanağındaki davacı beyanında, davacının “borca ve hacze itirazım yok” şeklinde açıklamada bulunduğu, söz konusu beyanın borcun kabulü mahiyetinde olduğu hususu kabul edilerek bir karar karar verimesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/646354500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz