6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rücuen alacak | Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/803 E. 2023/706 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücu alacağı ihbar yükümlülüğü rücuen alacak rücu hakkı malvarlığına ilişkin dava satış sözleşmesi vekâlet ücreti 818 sayılı borçlar kanunu üçüncü kişi rücu kâr kaybı kâr dağıtımı ihbar yargılama gideri ıslah harç dosya masrafı yasal faiz kusur yükleten (shipper) avans faizi zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: TBK · BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 14 üncü maddesi ile 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 179 uncu maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Rücuen tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2237 E. 2016/4046 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/803 E.  ,  2023/706 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2020/175 Esas, 2020/297 Karar

DAVA TARİHİ 08.01.2015

HÜKÜM

Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının özelleştirme kapsamına alınması ve yirmi ayrı dağıtım şirketine ayrılması kapsamında müvekkili ile davalı arasında 24.07.2006 tarihinde işletme hakkı devir sözleşmesi (İHDS) akdedildiğini, anılan sözleşmenin üçüncü kişilerin hak iddialarını düzenleyen 7 nci maddesinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, anılan sözleşmeden önce dağıtım faaliyetlerin davalı tarafından yürütüldüğü sırada Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan ve bozma ilamı sonrasında İstanbul 50. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen dava sonucunda müvekkili tarafından ödeme yapıldığını ileri sürerek hak sahiplerine ödenmek zorunda kalınan 45.248,03 TL'nin 24.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek, 100,00 TL temyiz harç ve masrafları, 100,00 TL bakiye karar ve ilam harcının da ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin özelleştirilmesinin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini ve İHDS hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, davacı tarafından düzenlenen devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin 07.04.2016 tarih, 2015/17 E. ve 2016/242 K. sayılı kararı ile işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.4 üncü maddesi uyarınca davacının yaptığı ödemeden davalının sorumlu olduğu, ancak sözleşmenin 7.2 nci maddesi ihbar yükümlülüğünün davalı tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle davacının 23.400,00 TL ilam alacağı, 7.092,96 TL karar tarihine kadar işlemiş yasal faiz, 1.297,53 TL yargılama gideri toplamı olmak üzere 31.790,49 TL'yi davalıdan istenebileceği, ayrıca davacının bu yargılama ile ilgili temyiz harç ve masrafları olarak yaptığı 1.457,20 TL harcamayı da ıslahı nazara alınarak talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 33.247,69 TL'nin 1.357,20 TL'sine ıslah tarihi olan 21.09.2015, bakiye miktara ise dava tarihi olan 08.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz etmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 17.05.2018 tarih, 2016/10060 E. ve 2018/3689 K. sayılı kararı ile davalı tarafça davayı ihbar etmeyen davacının kusuru ileri sürülüp ispatlanmamasına ve rücuya konu davanın taraflar arasında imzalanan işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.4 üncü maddesi kapsamında kalmasına ve anılan sözleşmenin 7.2 nci maddesinin uygulama yeri bulunmamasına göre, davanın ihbar edilmemesi nedeniyle icra harç ve masrafları ile faiz yönünden rücu alacağından indirim yapılmasının doğru olmadığı, yine rücu hakkı, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar önceki hükümde davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeni ile icra harç ve giderleri ile faiz yönünden kesinti yapılmış ise de bozma ilamı doğrultusunda rücuya dayanak davanın ihbar edilmemesinin tek başına rücu hakkını ortadan kaldırmayacağı ve davacının kusuru iddia ve ispat edilmediğinden yeniden rapor almaya gerek olmaksızın belgelendirilmiş alacak yönünden ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili, belgelendirilmeyen bakiye karar harcına ilişkin istemin ise reddi gerekeceğinden davanın kısmen kabulü ile 45.248,03 TL rücuen alacağın 24.09.2012 tarihinden, 126,40 TL rücuen alacağın 23.01.2012 tarihinden, 1.330,80 TL rücuen alacağın 22.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama sırasında sundukları beyan ve dilekçeleri tekrar ettiklerini, sözleşmenin 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sorumluluğun müvekkiline ait olmadığını, sözleşme şartlarının yanlış değerlendirildiğini, devre esas bilanço düzenlendiğini ve borç alacak miktarının bu bilanço ile kesinleştirildiğini, İHDS, hisse satış sözleşmesi, ihale şartnamesi ve bilançonun bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacının ihbar yükümlülüğünün tartışılmadığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, raporlarda farklı görüşler bildirildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 73 üncü maddesi gereği iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, kök dava konusu tarafın sözleşme kapsamında üçüncü kişi sayılamayacağını, ödeme tarihi değil, dava tarihinden faize hükmedilmesi gerektiğini, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, vekâlet ücretinin fahiş hesaplandığını, harç ve yargılama giderlerine de itiraz ettiklerini, davacının ödeme belgesi sunmadığını ve re'sen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 14 üncü maddesi ile 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 179 uncu maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936506100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.