YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5735 E. 2023/397 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak↗ kazanılmış hak↗ esastan ret↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/128 E., 2019/297 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin faaliyetlerini ...,...vb. tanınmış markaları ile sürdürmekte olup müvekkili şirketin TAÇ markalarının serisi niteliğinde olmak üzere ‘‘ ...+ Şekil" ibaresinden oluşan markasının tescili için davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, marka başvurularına diğer davalı şirket tarafından itiraz edildiğini, itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini ve 8. ve 21. sınıfta yer alan bir kısım emtiların çıkarılmasına, tescil işleminin kalan mal ve hizmetler yönünden devam ettirilmesine karar verildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından YİDK nezdinde itirazda bulunulduğunu, itirazlarının reddedildiğini, müvekkili şirkete ait markada yer alan unusurların bütünü ilgili tüketici kesimi tarafından tanındığını, davalı tarafa ait TAÇ markası ile müvekkile ait markayı gören tüketicilerin ,her iki markanın aynı işletmeye dahil olduğunu zannetmelerinin mümkün olmadığını, davalı kurum tarafından müvekkili adına önceki yıllardan beri TAÇ markalarının varlığının müvekkili lehine kazanılmış hak teşkil edeceğinin dikkate alınmadığını ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2018-M-851 sayılı kararının iptaline ve markanın bütün mallar açısından tescili işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin zücaciye sektöründe ... ibareli markası ile faaliyet gösterdiğini, bu sektörde ... markasını maruf hale getirildiğini, markalar arasında iltibas yaratacak şekilde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirkete ait davaya konu “...” ibareli marka başvurusu ile davalı şirkete ait kısmi redde gerekçe “TAÇ” ibareli markaların başvuru kapsamındaki 08 ve 21 inci sınıfta yer alan mallar bakımından benzer olduğu, tüketici nezdinde markalar arasında ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, bu durumun 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında davaya konu markanın 08 ve 21 inci sınıfta tesciline engel teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin önceki markalrından kaynaklı kazanılmış hakka sahip olduğunu, müvekkili şirketin önceki tarihlerde tescilli TAÇ markalarından kaynaklı kazanılmış hakkının olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...+şekil" ibareli başvuru ile redde mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 08. ve 21. sınıfta yer alan mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvurunun da asli unsurunun "TAÇ" ibaresi olduğu, öte yandan her ne kadar davacı tarafça müktesep hak iddiasında bulunulmuş ise de, müktesep haktan söz edilebilmesi için gereken kullanım şartının da ispat edilemediği, bu nedenle davacının başvuru üzerinde önceki markalarından kaynaklanan müktesep hakkının bulunmadığı, dolayısıyla bu yönden de mahkeme kabulünün yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek ve resen göz önünde bulundurulacak nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6563 E. 2023/2548 K.
Ortak:müktesep hak · kazanılmış hak · dahili dava · iltibas · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz kararda… n bütünü ilgili tüketici kesimi tarafından tanındığını, davalı tarafa ait TAÇ markası ile müvekkile ait markayı gören tüketicilerin ,her iki markanın aynı işletmeye «dahil» olduğunu zannetmelerinin mümkün olmadığını, davalı kurum tarafından müvekkili adına önceki yıllardan beri TAÇ markalarının varlığının müvekkili lehine «kazanılmış hak» teşkil edeceğinin dikkate alınmadığını ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2018-M-851 sayılı kararının iptaline ve markanın bütün mallar açısından tescili işlemlerinin dev …
… bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvurunun da asli unsurunun "TAÇ" ibaresi olduğu, öte yandan her ne kadar davacı tarafça «müktesep hak» iddiasında bulunulmuş ise de, müktesep haktan söz edilebilmesi için gereken kullanım şartının da ispat edilemediği, bu nedenle davacının başvuru üzerinde önceki ma …
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin zücaciye sektöründe ... ibareli markası ile faaliyet gösterdiğini, bu sektörde ... markasını maruf hale getirildiğini, markalar arasında «iltibas» yaratacak şekilde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… nıfta yer alan mallarda "TAÇ" markasını gördüklerinde davalı markalarının akıllara gelmeyeceğini, zira davacının tanındığı sektör ile 08. ve 21. sınıftaki ürünlerin «dahil» olduğu sektörlerin benzer/ilişkili sektörler olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik de bulunmadığını, müvekkilinin önceki yıllardan beri "TAÇ" markalarının varlığının davacı lehine «kazanılmış hak» teşkil edeceğini ileri sürerek 2018-M-8280 sayılı YİDK kararının iptaline ve markanın bütün mallar açısından tescili işlemlerinin devamına karar verilmesini talep …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin önceki markalarından kaynaklı kazanılmış hakka sahip olduğunu, «müktesep hak» iddialarına konu "TAÇ" markalarının hepsi incelenmeden hazırlanan bilirkişi raporunun hükme alınmasının ve bu rapora yönelik itirazlarının dikkate alınmadan karar verilmesinin doğru bulunmadığı, bilirkişi raporunda davacının "TAÇ OUTLET" ibareli markasının, "TAÇ" asıl unsurlu olduğu belirtilen dava konusu başvuru bakımından kazanılmış teşkil etmeyeceği yönündeki tespitinin yerinde olmadığını, davacının önceki tescilli markalarına yer alan "TAÇ" ibaresini değiştirmeden dava konusu marka başvurusunu yaptığını, ayrıca taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, taraf markalarında "taç" ibaresi ortak ise de, davacı şirket adına önceki yıllarda tescilli "taç" markalarının tüketiciler nezdindeki bilinirliği ve de imajının, markaların benzerliğini ve karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığını, davacının tanındığı sektör ile 08. ve 21. sınıftaki ürünlerin «dahil» olduğu sektörlerin benzer/ilişkili sektörler olduğu, ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… 997 yılından beri tescilli olduğunu, "TAÇ" markasını maruf hale getirdiğini, davacı tarafın ev tekstili sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacının önceki markaları «uyuşmazlık konusu» 8. ve 21. sınıfta yer alan emtiada tescilli bulunmadığından «kazanılmış hak» iddiasının yerinde olmadığını, marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu
Benzer bu kararda… 997 yılından beri tescilli olduğunu, "TAÇ" markasını maruf hale getirdiğini, davacı tarafın ev tekstili sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacının önceki markaları «uyuşmazlık konusu» 8. ve 21. sınıfta yer alan emtiada tescilli bulunmadığından «kazanılmış hak» iddiasının yerinde olmadığını, marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, «uyuşmazlık konusu» emtia bakımından davacının üstün hakkı olduğunu kanıtlayamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… rın itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları, davacının " TAÇ AKSESUAR" ibareli başvurusunda yer alan "aksesuar" kelimesinin «uyuşmazlık konusu» malların türünü ifade ettiğinden zayıf nitelikte bulunup "Taç" ibaresinin markada esas unsur olduğu, davalının itirazına mesnet markalarının da "TAÇ" esas unsurlu …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5735 E. , 2023/397 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1317 Esas, 2021/501 Karar
DAVA TARİHİ 05.04.2018
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/128 E., 2019/297 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin faaliyetlerini ...,...vb. tanınmış markaları ile sürdürmekte olup müvekkili şirketin TAÇ markalarının serisi niteliğinde olmak üzere ‘‘ ...+ Şekil" ibaresinden oluşan markasının tescili için davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, marka başvurularına diğer davalı şirket tarafından itiraz edildiğini, itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini ve 8. ve 21. sınıfta yer alan bir kısım emtiların çıkarılmasına, tescil işleminin kalan mal ve hizmetler yönünden devam ettirilmesine karar verildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından YİDK nezdinde itirazda bulunulduğunu, itirazlarının reddedildiğini, müvekkili şirkete ait markada yer alan unusurların bütünü ilgili tüketici kesimi tarafından tanındığını, davalı tarafa ait TAÇ markası ile müvekkile ait markayı gören tüketicilerin ,her iki markanın aynı işletmeye dahil olduğunu zannetmelerinin mümkün olmadığını, davalı kurum tarafından müvekkili adına önceki yıllardan beri TAÇ markalarının varlığının müvekkili lehine kazanılmış hak teşkil edeceğinin dikkate alınmadığını ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2018-M-851 sayılı kararının iptaline ve markanın bütün mallar açısından tescili işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin zücaciye sektöründe ... ibareli markası ile faaliyet gösterdiğini, bu sektörde ... markasını maruf hale getirildiğini, markalar arasında iltibas yaratacak şekilde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirkete ait davaya konu “...” ibareli marka başvurusu ile davalı şirkete ait kısmi redde gerekçe “TAÇ” ibareli markaların başvuru kapsamındaki 08 ve 21 inci sınıfta yer alan mallar bakımından benzer olduğu, tüketici nezdinde markalar arasında ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, bu durumun 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında davaya konu markanın 08 ve 21 inci sınıfta tesciline engel teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin önceki markalrından kaynaklı kazanılmış hakka sahip olduğunu, müvekkili şirketin önceki tarihlerde tescilli TAÇ markalarından kaynaklı kazanılmış hakkının olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...+şekil" ibareli başvuru ile redde mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 08. ve 21. sınıfta yer alan mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvurunun da asli unsurunun "TAÇ" ibaresi olduğu, öte yandan her ne kadar davacı tarafça müktesep hak iddiasında bulunulmuş ise de, müktesep haktan söz edilebilmesi için gereken kullanım şartının da ispat edilemediği, bu nedenle davacının başvuru üzerinde önceki markalarından kaynaklanan müktesep hakkının bulunmadığı, dolayısıyla bu yönden de mahkeme kabulünün yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek ve resen göz önünde bulundurulacak nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936293000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz