Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6692 E. 2023/1764 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 5 yıl
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar payı alacağı↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ kâr payı alacağı↗ belirsiz alacak davası↗ yönetici sorumluluğu↗ delillerin toplanmaması↗ kâr payı dağıtımı↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ zamanaşımı defi↗ kar payı↗ ön inceleme duruşması↗ vekâlet ücreti↗ mirasçılık↗ tüzel kişilik↗ alacak davası↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kâr dağıtımı↗ temerrüt faizi↗ kâr payı↗ ıslah↗ yönetim kurulu kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ avans faizi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/256 E., 2019/368 K.
Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.03.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat... ile davalı vekili Avukat ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ...’in 08.12.2014 tarihinde vefatı ile davalı şirketteki hisselerinin müvekkillerine intikal ettiğini, ülkenin hemen hemen her yerinde faaliyet gösteren ayrıca yurt dışına da hizmet veren davalı şirketin yüklü miktarda gelir elde ettiği halde 2009 yılından beri kâr dağıtmadığını, davalı şirketin gelirlerinin davalının diğer ortakları, ortaklarının yakınları ve firmaları tarafından mal edinildiğini, bu şekilde müvekkillerinin kâr paylarının bilinçli olarak perde şirketler ve şahıslar vasıtasıyla kaçırıldığını, şirketin içinin boşaltıldığını ileri sürerek (belirsiz alacak davası olarak) davalı ana şirket ve bu şirkete bağlı tüm şirketlerin tüm gelirlerinin ve ortaya çıkan kâr paylarının tespitini, davalı şirketin ana şirket olduğunun kabulü ile perde şirketlerin gelirlerinin belirlenmesini, şirketin tüm gelirleri, gayrimenkullerden elde edilmesi gereken gelirlerin ve her nevi şirket alacak tutarlarının da dahil edilmek suretiyle müvekkillerinin hisselerine düşecek kâr payının hesaplanmasını, 01.01.2009 ila 12.02.2015 tarihleri arasındaki dönem için murisin ortaklık payının tespitini, eksik olan tutarlar bakımından mirasçılara payları oranında temerrüt faizi ile ödenmesini, 12.02.2015 tarihinden itibaren ise davacıların ortaklık paylarının tespitini, şirket hisseleri doğrultusunda kendilerine temerrüt faizi ile ödenmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile 228.552,08 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların her birinin ayrı ayrı %7,91 oranında hisselerinin bulunduğunu, kâr payı alacağının 5 yıl sonra zamanaşımına uğradığını, müvekkili ile ilgisi açıkça ortaya konulmayan iddialara itibar edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının zamanaşımı defi nedeniyle davacıların ancak son 5 yıla ilişkin kar payı alacağını talep edebileceği, 01.01.2013 tarihi öncesine ilişkin istemin reddedildiği, davalının 2009 yılından itibaren dava tarihine kadar ortaklarına kâr payı dağıtmadığı, dağıtılmayan kârların ne yapılacağı konusunda da somut ve net gerekçeler ortaya koymadığı, kârın dağıtılmaması için ortaklar kurulunun haklı gerekçeler göstererek karar vermesi gerektiği, davalı şirket ortaklar kurulunun kâr dağıtılmaması yönünde bir kararının bulunmadığı, niza konusu dönem yönünden davacıların kâr payı isteyebileceği, yargılama devam ederken davalının davacı ...’e 1.500,00 TL,...’a 47.938,00 TL kâr payı ödemesi yaptığı, bunların geçmiş yıl kâr payı ödemelerine ilişkin olduğunun açıklandığı, davacıların davalı şirketle bağlantılı olduğunu iddia ettikleri bir kısım şirketlerin gelir ve kâr durumunun değerlendirmeye esas alınmasını da istedikleri, anılan şirketlere husumet yöneltilmediği, bu şirketlere yönelik talebin reddedildiği, davacılara yargılama sürecinde yapılan kâr payı ödemelerinin düşüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, yargılama devam ederken davacılardan ...’e 1.500,00 TL, ...’a 47.938,00 TL kâr payı ödemesi yapıldığı anlaşıldığından bu miktarlar yönünden davanın konusunun kalmadığının kabulü ile bu miktarlar yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... için 72.075,54 TL, davacı ... için 25.637,54 TL kâr payı alacağının dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın esasına etkili delillerin toplanmadığını, davadan sonra yapılan bir kısım ödemelerin kapsamının belirlenmediği halde mevcut bedelden düşüldüğünü, bilirkişinin kâr payı tespitinin şirketin gerçek durumunu yansıtmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre için kar payı alacağı talep edilebileceği, dava dilekçesinde bahsi geçen şirketlerin işbu dava dosyasında davalı olarak gösterilmedikleri, ayrı birer tüzel kişiliklerinin bulunduğu, anılan şirketlere yapıldığı iddia olunan maddi aktarımlara ilişkin işlemlerin iptaline yönelik dava açıldığına dair dosyaya bilgi ve belge sunulmadığı, davacıların ortağı olduğu davalı şirket genel kurullarında kâr payı dağıtımına ilişkin alınan herhangi bir karar bulunmadığı, davacının dava tarihinden önce kâr payı ödenmesine ilişkin ortağı olduğu davalı şirkete herhangi bir başvuru yaptığına ilişkin bir bilgi ve belgede dosyaya sunulmadığı, esasen işbu davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz ise de, istinafa gelenin sıfatına göre bu hususta bir değerlendirme yapılmadığı, ön inceleme duruşması 12.09.2018 tarihinde yapıldığı, davalı şirketin 08.01.2019 tarihinde dava konusu edilen kâr payı alacağına ilişkin davacılara kısmî ödemede bulunduğu, ödenen miktarlar yönünden davanın ön inceleme duruşmasından sonra konusuz kaldığı, davacının talebi de gözetilerek tarife ile belirlenen ücretin tamamı tutarında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının kabul edildiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, yargılama devam ederken davacılardan ...’e 1.500,00 TL, davacılardan...’a 47.938,00 TL kâr payı ödemesi yapıldığı anlaşıldığından bu miktarlar yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ... için 72.075,54 TL, ... için 25.637,54 TL kâr payı alacağının dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının gerçek kârının tespitini ve müvekkillerinin kâr paylarının bu gerçek kâra belirlenmesini de istediklerini, davalının yönetim kurulu başkanı ile diğer faal ortaklarının usulsüz işlemlerle kendilerine ve aile fertlerine kurdukları başka firmalar vasıtasıyla davalının kârını azalttıklarını, bunlar tespit edilmeden müvekkillerinin alacaklarının tespit edilemeyeceğini, delillerinin toplanmadığını, davadan sonra yapılan bir kısım ödemelerin kapsamının belirlenmediği halde mevcut bedelden düşülmesinin doğru olmadığını, oysa bunların dava dışı ... Asansör Ltd. Şti. adına ödendiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte anılan ödemelerin dava konusu döneme ait olduğuna dair yasal dayanak bulunmadığını, bu nedenle de önceki kâr paylarından düşülemeyeceğini, bilirkişi raporuna itirazlarının incelenmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kâr payının tespit ve tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 228 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Davacıların örtülü kâr payı olarak davalı şirketin kaynaklarının bir kısım yöneticilerine, ortaklarına, yönetici ve ortaklarının yakınlarına ve bunlar tarafından kurulan şirketlere aktarıldığına yönelik iddiaları şirket yöneticisinin sorumluluğu kapsamındaki davalarda ileri sürülebilecek olup sadece şirkete husumet yöneltilerek açılan kâr payının tespit ve tahsiline ilişkin işbu davada değerlendirilmesi mümkün değildir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetten Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6572 E. 2015/13907 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının «zamanaşımı defi» nedeniyle davacıların ancak «son» 5 yıla ilişkin «kar payı alacağını» talep edebileceği, 01.01.2013 tarihi öncesine ilişkin istemin reddedildiği, davalının 2009 yılından itibaren dava tarihine kadar ortaklarına kâr payı dağıtmadığı, «dağıtılmayan» kârların ne yapılacağı konusunda da somut ve net gerekçeler ortaya koymadığı, kârın dağıtılmaması için ortaklar kurulunun haklı gerekçeler göstererek karar vermesi gerektiği, davalı şirket ortaklar kurulunun kâr dağıtılmaması yönünde bir kararının bulunmadığı, niza konusu dönem yönünden davacıların kâr payı isteyebileceği, yargılama devam ederken davalının davacı ...’e 1.500,00 TL,...’a 47.938,00 TL kâr payı ödemesi yaptığı, bunların geçmiş yıl kâr payı ödemelerine ilişkin olduğunun açıklandığı, davacıların davalı şirketle bağlantılı olduğunu iddia ettikleri bir kısım şirketlerin gelir ve kâr durumunun değerlendirmeye esas alınmasını da istedikleri, anılan şirketlere «husumet» yöneltilmediği, bu şirketlere yönelik talebin reddedildiği, davacılara yargılama sürecinde yapılan kâr payı ödemelerinin düşüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, yargılama devam ederken davacılardan ...’e 1.500,00 TL, ...’a 47.938,00 TL kâr payı ödemesi yapıldığı anlaşıldığından bu miktarlar yönünden davanın konusunun kalmadığının kabulü ile bu miktarlar yönünden esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», davacı ... için 72.075,54 TL, davacı ... için 25.637,54 TL kâr payı alacağının dava tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
2.Davacıların örtülü kâr «payı» olarak davalı şirketin kaynaklarının bir kısım yöneticilerine, ortaklarına, yönetici ve ortaklarının yakınlarına ve bunlar tarafından kurulan şirketlere aktarıldığına yönelik iddiaları «şirket yöneticisinin sorumluluğu» kapsamındaki davalarda ileri sürülebilecek olup sadece şirkete «husumet» yöneltilerek açılan kâr payının tespit ve tahsiline ilişkin işbu davada değerlendirilmesi mümkün değildir.
Benzer bu karardaY..'a karşı açılan davada «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · maddi tazminat
Benzer bu karardaY..'a karşı açılan davada «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Mahkemece, 10.938,79 TL «maddi tazminatın» 02.11.2010 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, diğer davalı A..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6692 E. , 2023/1764 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1272 Esas, 2021/787 Karar
DAVA TARİHİ 24.04.2018
HÜKÜM
Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/256 E., 2019/368 K.
Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.03.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat... ile davalı vekili Avukat ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ...’in 08.12.2014 tarihinde vefatı ile davalı şirketteki hisselerinin müvekkillerine intikal ettiğini, ülkenin hemen hemen her yerinde faaliyet gösteren ayrıca yurt dışına da hizmet veren davalı şirketin yüklü miktarda gelir elde ettiği halde 2009 yılından beri kâr dağıtmadığını, davalı şirketin gelirlerinin davalının diğer ortakları, ortaklarının yakınları ve firmaları tarafından mal edinildiğini, bu şekilde müvekkillerinin kâr paylarının bilinçli olarak perde şirketler ve şahıslar vasıtasıyla kaçırıldığını, şirketin içinin boşaltıldığını ileri sürerek (belirsiz alacak davası olarak) davalı ana şirket ve bu şirkete bağlı tüm şirketlerin tüm gelirlerinin ve ortaya çıkan kâr paylarının tespitini, davalı şirketin ana şirket olduğunun kabulü ile perde şirketlerin gelirlerinin belirlenmesini, şirketin tüm gelirleri, gayrimenkullerden elde edilmesi gereken gelirlerin ve her nevi şirket alacak tutarlarının da dahil edilmek suretiyle müvekkillerinin hisselerine düşecek kâr payının hesaplanmasını, 01.01.2009 ila 12.02.2015 tarihleri arasındaki dönem için murisin ortaklık payının tespitini, eksik olan tutarlar bakımından mirasçılara payları oranında temerrüt faizi ile ödenmesini, 12.02.2015 tarihinden itibaren ise davacıların ortaklık paylarının tespitini, şirket hisseleri doğrultusunda kendilerine temerrüt faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile 228.552,08 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların her birinin ayrı ayrı %7,91 oranında hisselerinin bulunduğunu, kâr payı alacağının 5 yıl sonra zamanaşımına uğradığını, müvekkili ile ilgisi açıkça ortaya konulmayan iddialara itibar edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının zamanaşımı defi nedeniyle davacıların ancak son 5 yıla ilişkin kar payı alacağını talep edebileceği, 01.01.2013 tarihi öncesine ilişkin istemin reddedildiği, davalının 2009 yılından itibaren dava tarihine kadar ortaklarına kâr payı dağıtmadığı, dağıtılmayan kârların ne yapılacağı konusunda da somut ve net gerekçeler ortaya koymadığı, kârın dağıtılmaması için ortaklar kurulunun haklı gerekçeler göstererek karar vermesi gerektiği, davalı şirket ortaklar kurulunun kâr dağıtılmaması yönünde bir kararının bulunmadığı, niza konusu dönem yönünden davacıların kâr payı isteyebileceği, yargılama devam ederken davalının davacı ...’e 1.500,00 TL,...’a 47.938,00 TL kâr payı ödemesi yaptığı, bunların geçmiş yıl kâr payı ödemelerine ilişkin olduğunun açıklandığı, davacıların davalı şirketle bağlantılı olduğunu iddia ettikleri bir kısım şirketlerin gelir ve kâr durumunun değerlendirmeye esas alınmasını da istedikleri, anılan şirketlere husumet yöneltilmediği, bu şirketlere yönelik talebin reddedildiği, davacılara yargılama sürecinde yapılan kâr payı ödemelerinin düşüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, yargılama devam ederken davacılardan ...’e 1.500,00 TL, ...’a 47.938,00 TL kâr payı ödemesi yapıldığı anlaşıldığından bu miktarlar yönünden davanın konusunun kalmadığının kabulü ile bu miktarlar yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...
için 72.075,54 TL, davacı ... için 25.637,54 TL kâr payı alacağının dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın esasına etkili delillerin toplanmadığını, davadan sonra yapılan bir kısım ödemelerin kapsamının belirlenmediği halde mevcut bedelden düşüldüğünü, bilirkişinin kâr payı tespitinin şirketin gerçek durumunu yansıtmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre için kar payı alacağı talep edilebileceği, dava dilekçesinde bahsi geçen şirketlerin işbu dava dosyasında davalı olarak gösterilmedikleri, ayrı birer tüzel kişiliklerinin bulunduğu, anılan şirketlere yapıldığı iddia olunan maddi aktarımlara ilişkin işlemlerin iptaline yönelik dava açıldığına dair dosyaya bilgi ve belge sunulmadığı, davacıların ortağı olduğu davalı şirket genel kurullarında kâr payı dağıtımına ilişkin alınan herhangi bir karar bulunmadığı, davacının dava tarihinden önce kâr payı ödenmesine ilişkin ortağı olduğu davalı şirkete herhangi bir başvuru yaptığına ilişkin bir bilgi ve belgede dosyaya sunulmadığı, esasen işbu davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz ise de, istinafa gelenin sıfatına göre bu hususta bir değerlendirme yapılmadığı, ön inceleme duruşması 12.09.2018 tarihinde yapıldığı, davalı şirketin 08.01.2019 tarihinde dava konusu edilen kâr payı alacağına ilişkin davacılara kısmî ödemede bulunduğu, ödenen miktarlar yönünden davanın ön inceleme duruşmasından sonra konusuz kaldığı, davacının talebi de gözetilerek tarife ile belirlenen ücretin tamamı tutarında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının kabul edildiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, yargılama devam ederken davacılardan ...’e 1.500,00 TL, davacılardan...’a 47.938,00 TL kâr payı ödemesi yapıldığı anlaşıldığından bu miktarlar yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ...
için 72.075,54 TL, ... için 25.637,54 TL kâr payı alacağının dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının gerçek kârının tespitini ve müvekkillerinin kâr paylarının bu gerçek kâra belirlenmesini de istediklerini, davalının yönetim kurulu başkanı ile diğer faal ortaklarının usulsüz işlemlerle kendilerine ve aile fertlerine kurdukları başka firmalar vasıtasıyla davalının kârını azalttıklarını, bunlar tespit edilmeden müvekkillerinin alacaklarının tespit edilemeyeceğini, delillerinin toplanmadığını, davadan sonra yapılan bir kısım ödemelerin kapsamının belirlenmediği halde mevcut bedelden düşülmesinin doğru olmadığını, oysa bunların dava dışı ... Asansör Ltd. Şti. adına ödendiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte anılan ödemelerin dava konusu döneme ait olduğuna dair yasal dayanak bulunmadığını, bu nedenle de önceki kâr paylarından düşülemeyeceğini, bilirkişi raporuna itirazlarının incelenmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kâr payının tespit ve tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 228 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Davacıların örtülü kâr payı olarak davalı şirketin kaynaklarının bir kısım yöneticilerine, ortaklarına, yönetici ve ortaklarının yakınlarına ve bunlar tarafından kurulan şirketlere aktarıldığına yönelik iddiaları şirket yöneticisinin sorumluluğu kapsamındaki davalarda ileri sürülebilecek olup sadece şirkete husumet yöneltilerek açılan kâr payının tespit ve tahsiline ilişkin işbu davada değerlendirilmesi mümkün değildir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936285600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz