Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6495 E. 2023/1788 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödememe protestosu↗ ciro zinciri↗ temel borç ilişkisi↗ müracaat hakkı↗ protesto↗ organik bağ↗ ciranta↗ menfi tespit davası↗ ticari defter ve kayıtlar↗ kötüniyet tazminatı↗ lehtar↗ vekâlet ücreti↗ kambiyo senedi↗ ciro↗ tespit davası↗ yargılama giderleri↗ kötü niyet tazminatı↗ hamil↗ keşideci↗ bono↗ vade↗ kötü niyet↗ ticari defter↗ esastan ret↗ iflas↗ kötüniyet↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şarkışla Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/147 E., 2021/127 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.03.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı
işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; takip dayanağı 12.10.2018 düzenleme tarihli ve 22.03.2019 vade tarihli bonoda ödememe protestosu gönderilmediğinden davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini ve davalının takipte kötü niyetli bulunduğundan davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kötü niyetli olduğunu, protesto eksikliğinin temel borç ilişkisini ortadan kaldırmayacağını, usule ilişkin bir eksiklik olduğunu menfi tespit davası gibi temel borç ilişkisi üzerine kurulan ve taraflar arasındaki borcun varlığı ve yokluğunun tartışıldığı bir davanın konusunu oluşturamayacağını, menfi tespit davalı taraflar arasındaki gerçek borç ilişkisi üzerine kurulu olduğunu, takibini sürüncemede bırakmak ve müvekkilin alacağını tahsil etmesini engellemek adına yapılmış bir işlem olduğunu, işbu nedenlerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı hamil tarafından takip konusu kambiyo senedinin keşidecisinin protesto edilmediği, protesto edilmeyen kambiyo senetlerinden dolayı cirantaya müracaat hakkı bulunmadığı anlaşılmış ve davanın kabülüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil davacının ticari olarak iflasına neden olan davalının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına çarptırılması gerektiğini belirterek Mahkeme kararının kötüniyet tazminatı yönünden ortadan kaldırılmasını ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına çarptırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda davacının senet lehtarı olduğunu, müvekkil firma ise senet lehtarından hemen sonraki ciranta hamili olduğunu, takip borçlusu davacı firma ile müvekkil firma arasında doğrudan ticari ilişki kurulduğunu, ciro zincirinde arada başkaca cirantalar bulunmadığını, bu temel ticari ilişkiden dolayı davacı takip borçlusu müvekkil firmaya takibe konu bono senedini düzenleyerek verdiğini, senet keşidecisi firma ile lehtar firma arasında da organik bağ bulunduğunu, davanın tamamen kötü niyet üzerine kurulduğunu, davacının müvekkil firmadan hayvan yemi satın aldığını ve bedelini ödemediğini, bu hususun ticari defter ve kayıtlar ile sabit olduğunu, taraf ticari kayıtlarının incelenmesi halinde temel borç ilişkisinin ortaya çıkacağını, alacağın tahsili hakkın haklıya teslimi için işbu haksız menfi tespit davasında taraflar arasındaki temel borç ilişkisinin incelenmesi ve irdelenmesi zorunlu olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle tarafların istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar etmiş, ayrıca istinaf itirazlarının reddine ilişkin verilen karara istinaden Mahkemece tahsiline karar verilen miktar kadar harca tekrar karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus icra takibinden kaynaklı menfi tespit talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2798 E. 2016/3147 K.
Ortak:ödememe protestosu · protesto · ciranta · hamil · keşideci
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı «hamil» tarafından takip konusu «kambiyo senedinin» «keşidecisinin» «protesto» edilmediği, protesto edilmeyen kambiyo senetlerinden dolayı «cirantaya» «müracaat hakkı» bulunmadığı anlaşılmış ve davanın kabülüne karar verilmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda davacının senet «lehtarı» olduğunu, müvekkil firma ise senet lehtarından hemen sonraki «ciranta» «hamili» olduğunu, takip borçlusu davacı firma ile müvekkil firma arasında doğrudan ticari ilişki kurulduğunu, «ciro zincirinde» arada başkaca cirantalar bulunmadığını, bu temel ticari ilişkiden dolayı davacı takip borçlusu müvekkil firmaya takibe konu «bono» senedini düzenleyerek verdiğini, senet «keşidecisi» firma ile lehtar firma arasında da «organik bağ» bulunduğunu, davanın tamamen «kötü niyet» üzerine kurulduğunu, davacının müvekkil firmadan hayvan yemi satın aldığını ve bedelini ödemediğini, bu hususun «ticari defter» ve kayıtlar ile sabit olduğunu, taraf ticari kayıtlarının incelenmesi halinde «temel borç ilişkisinin» ortaya çıkacağını, alacağın tahsili hakkın haklıya «teslimi» için işbu haksız «menfi tespit» davasında taraflar arasındaki temel borç ilişkisinin incelenmesi ve irdelenmesi zorunlu olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın red …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; takip dayanağı 12.10.2018 düzenleme tarihli ve 22.03.2019 «vade» tarihli «bonoda» «ödememe protestosu» gönderilmediğinden davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini ve davalının takipte kötü niyetli bulunduğundan davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesini, «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, alacaklı Banka, «keşideci» ve «cirantalar» hakkında «ihtiyati haciz» talebinde bulunmuş olup, keşideciye karşı ihtiyati haciz istenebilmesi için «hamilin» «ödememe protestosu» çekmesine gerek olmadığı, ancak 6102 sayılı TTK'nın 730/2. maddesi gereği ciranta aleyhine ihtiyati haciz istenebilmesi için keşideciye ödememe protestosu çekilmes …
Mahkemece, davalıların kredi kullandığına dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı gibi, borçlarını ödemeleri için düzenlenen «protesto» ve «hesap kat ihtarının tebliğine» ilişkin «tebligat» evraklarının tebliğ edildiğine dair bir belgenin de bulunmadığı gerekçesiyle yasal şartları oluşmayan «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece, davalıların kredi kullandığına dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı gibi, borçlarını ödemeleri için düzenlenen «protesto» ve «hesap kat ihtarının tebliğine» ilişkin «tebligat» evraklarının tebliğ edildiğine dair bir belgenin de bulunmadığı gerekçesiyle yasal şartları oluşmayan «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
2004 sayılı İİK’nın «257»/1. maddesine göre, «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için, rehinle temin edilmemiş alacağın, nakit ve «muaccel» olması ve alacağın varlığı konusunda mahkemede kanaat oluşması yeterlidir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/267 E. 2010/921 K.
Ortak:ödememe protestosu · müracaat hakkı · protesto · ciranta · lehtar · hamil · keşideci · bono
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı «hamil» tarafından takip konusu «kambiyo senedinin» «keşidecisinin» «protesto» edilmediği, protesto edilmeyen kambiyo senetlerinden dolayı «cirantaya» «müracaat hakkı» bulunmadığı anlaşılmış ve davanın kabülüne karar verilmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda davacının senet «lehtarı» olduğunu, müvekkil firma ise senet lehtarından hemen sonraki «ciranta» «hamili» olduğunu, takip borçlusu davacı firma ile müvekkil firma arasında doğrudan ticari ilişki kurulduğunu, «ciro zincirinde» arada başkaca cirantalar bulunmadığını, bu temel ticari ilişkiden dolayı davacı takip borçlusu müvekkil firmaya takibe konu «bono» senedini düzenleyerek verdiğini, senet «keşidecisi» firma ile lehtar firma arasında da «organik bağ» bulunduğunu, davanın tamamen «kötü niyet» üzerine kurulduğunu, davacının müvekkil firmadan hayvan yemi satın aldığını ve bedelini ödemediğini, bu hususun «ticari defter» ve kayıtlar ile sabit olduğunu, taraf ticari kayıtlarının incelenmesi halinde «temel borç ilişkisinin» ortaya çıkacağını, alacağın tahsili hakkın haklıya «teslimi» için işbu haksız «menfi tespit» davasında taraflar arasındaki temel borç ilişkisinin incelenmesi ve irdelenmesi zorunlu olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın red …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; takip dayanağı 12.10.2018 düzenleme tarihli ve 22.03.2019 «vade» tarihli «bonoda» «ödememe protestosu» gönderilmediğinden davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini ve davalının takipte kötü niyetli bulunduğundan davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesini, «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda alacaklı «hamil» «keşideciye» «protesto» çektiğinden hamilin «müracaat borçlusu» olan «lehtar» ve diğer «cirantaya» karşı «müracaat hakkını» kazanmıştır.
TTK’nun 690. maddesi göndermesi ile «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Yasa'nın 626 ve 642. maddeleri uyarınca «hamilin» «lehtara» müracaat edebilmesi yasal süresi içinde senet «keşidecisinin» «protesto» edilmesine bağlıdır.
Bu durumda «vadesi» geçtiği halde ödenmeyen ve «keşidecisine» yönelik olarak «ödememe protestosu» da düzenlenmiş bulunan senedin «cirantalarına» karşı senet «hamili» alacaklının yasal başvuru hakkının doğduğunun kabulü ile cirantalar hakkındaki «ihtiyati haciz» isteminin de kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde cirantalara ödememe protestosu gönderilmediğinden bahisle cirantalar hakkındaki istemin reddine karar verilm …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müracaat borçlusu · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu senette «ciranta» olarak yer alan ... ve ...’ye «protesto» çekilmemiş olması nedeniyle anılanlar hakkındaki «ihtiyati haciz» isteminin reddine, asıl borçlu Mıhak Halıcılık San.Tic.Ltd.Şti. açısından ise istemin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteminde bulunan alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Bu durumda «vadesi» geçtiği halde ödenmeyen ve «keşidecisine» yönelik olarak «ödememe protestosu» da düzenlenmiş bulunan senedin «cirantalarına» karşı senet «hamili» alacaklının yasal başvuru hakkının doğduğunun kabulü ile cirantalar hakkındaki «ihtiyati haciz» isteminin de kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde cirantalara ödememe protestosu gönderilmediğinden bahisle cirantalar hakkındaki istemin reddine karar verilm …
Somut olayda alacaklı «hamil» «keşideciye» «protesto» çektiğinden hamilin «müracaat borçlusu» olan «lehtar» ve diğer «cirantaya» karşı «müracaat hakkını» kazanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6495 E. , 2023/1788 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1002 Esas, 2021/1234 Karar
DAVA TARİHİ 19.06.2020
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Şarkışla Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/147 E., 2021/127 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.03.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı
işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; takip dayanağı 12.10.2018 düzenleme tarihli ve 22.03.2019 vade tarihli bonoda ödememe protestosu gönderilmediğinden davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini ve davalının takipte kötü niyetli bulunduğundan davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kötü niyetli olduğunu, protesto eksikliğinin temel borç ilişkisini ortadan kaldırmayacağını, usule ilişkin bir eksiklik olduğunu menfi tespit davası gibi temel borç ilişkisi üzerine kurulan ve taraflar arasındaki borcun varlığı ve yokluğunun tartışıldığı bir davanın konusunu oluşturamayacağını, menfi tespit davalı taraflar arasındaki gerçek borç ilişkisi üzerine kurulu olduğunu, takibini sürüncemede bırakmak ve müvekkilin alacağını tahsil etmesini engellemek adına yapılmış bir işlem olduğunu, işbu nedenlerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı hamil tarafından takip konusu kambiyo senedinin keşidecisinin protesto edilmediği, protesto edilmeyen kambiyo senetlerinden dolayı cirantaya müracaat hakkı bulunmadığı anlaşılmış ve davanın kabülüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil davacının ticari olarak iflasına neden olan davalının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına çarptırılması gerektiğini belirterek Mahkeme kararının kötüniyet tazminatı yönünden ortadan kaldırılmasını ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına çarptırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda davacının senet lehtarı olduğunu, müvekkil firma ise senet lehtarından hemen sonraki ciranta hamili olduğunu, takip borçlusu davacı firma ile müvekkil firma arasında doğrudan ticari ilişki kurulduğunu, ciro zincirinde arada başkaca cirantalar bulunmadığını, bu temel ticari ilişkiden dolayı davacı takip borçlusu müvekkil firmaya takibe konu bono senedini düzenleyerek verdiğini, senet keşidecisi firma ile lehtar firma arasında da organik bağ bulunduğunu, davanın tamamen kötü niyet üzerine kurulduğunu, davacının müvekkil firmadan hayvan yemi satın aldığını ve bedelini ödemediğini, bu hususun ticari defter ve kayıtlar ile sabit olduğunu, taraf ticari kayıtlarının incelenmesi halinde temel borç ilişkisinin ortaya çıkacağını, alacağın tahsili hakkın haklıya teslimi için işbu haksız menfi tespit davasında taraflar arasındaki temel borç ilişkisinin incelenmesi ve irdelenmesi zorunlu olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle tarafların istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar etmiş, ayrıca istinaf itirazlarının reddine ilişkin verilen karara istinaden Mahkemece tahsiline karar verilen miktar kadar harca tekrar karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus icra takibinden kaynaklı menfi tespit talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin bir diğerinden alınarak yek diğerine verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936030200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz