Sorumluluktan kurtulma halleri
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15215 E. 2016/2967 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluktan kurtulma halleri↗ sdr kuru↗ akdi taşıyıcı↗ taşıyıcının sınırlı sorumluluğu↗ sorumluluk sınırı↗ rücuen tazmin↗ sorumluluk sınırlaması↗ birim fiyat↗ sdr↗ cmr konvansiyonu↗ ağır kusur↗ sorumluluktan kurtulma↗ ihtirazi kayıt↗ sınırlı sorumluluk↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ gerçek zarar↗ cmr↗ ziya↗ rücuen tazminat↗ taşıyıcı↗ fatura↗ kusur↗ dava sebebi↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının aksesuar malzemesini İngiltere Türkiye arasında taşıma işini üstlenen akdi taşıyıcı olduğu ve olayda CMR konvansiyon hükümlerinin uygulanacağı, davacının bu taşımayı sigortalayan şirket olduğu, CMR 17/4 maddesine göre taşıyıcının ancak sorumluluğunun bulunmadığı haller var ise ve bunun ispatlanması halinde sorumluluktan kurtulabileceği, aksi halde sorumluluğunun esas olduğu, bu düzenlemeye göre somut olayda davalının emtiayı ihtirazi kayıt düşmeden teslim aldığı, dolayısıyla malı tam ve eksiksiz teslim aldığı kabul edilmiş ve sorumluluktan kurtulmasını gerektirecek kurtuluş beyinelerinin ispatlanamadığı, dolayısıyla tam ve eksiksiz teslimin şart olduğu, böyle bir teslimin gerçekleşmediği, mallardaki eksikliğin esasen davalı tarafça da kabul edildiğinin anlaşıldığı, hal böyle olunca, yurt dışı orjinli firmanın fatura örnekleri ve tüm dosya kapsamına göre eksik emtia bedelinin 1.253,54 GBP (3.534,36 TL) olduğu saptanmış ve sigortacının bu bedeli ödediği görülmekle, CMR hükümlerine göre gerçek zararın konvansiyonunun 23.maddesindeki hükümlere göre belirlenecek zarardan daha az olması halinde gerçek zarara itibar edilmesi, fazla olması halinde ise sınırlı sorumluluğun uygulanması gerekeceğinden emtianın brüt kg başına 8,33 SDR ile sınırlı sorumluluk esas alınarak 34,4 kg olarak tespit edilen yük miktarı üzerinden toplam 286,552 SDR ye isabet ettiği, bunun rapor tarihindeki kur karşılığının 1 SDR birim fiyatı üzerinden 935,7642 TL'yi isabet ettiği belirlenmiş ise de, iş bu davanın rücuen tazminata ilişkin olduğu, dolayısıyla davacının sigortalısına ödeme yaptığı 17/07/2013 tarihi itibariyle 286,552 SDR'lik sınırlı sorumluluk miktarının o tarihteki TL karşılığının 1 SDR 'nin 2.9013 TL'ye isabet ettiği resen belirlenmekle, bu birim bedel ile SDR sorumluluk miktarının çarpımı sonucu davacının davalıdan rücuen tazminini talep edeceği bedelin 813,37 TL'den ibaret olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, uluslararası kara taşıması ile taşınan emtianın eksik teslim edilmesi nedeniyle teslim edilmeyen mal bedelinin rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Taşımanın yapıldığı güzergâh dikkate alındığında, uyuşmazlığa "Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR)" hükümlerinin uygulanacağı tartışmasızdır. Davalı tarafından taşıması yapılan emtianın alıcısına eksik teslim edildiği hususunda da bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davalı taşıyıcının sorumluluğunun sınırları noktasında toplanmaktadır. Gerek Türk Ticaret Kanunu ve gerekse dava konusu olayda uygulanması gereken CMR hükümlerine göre taşıyıcı, taşımasını üstlendiği malları alıcısına tam ve sağlam olarak teslim etmek zorundadır. Aksi halde, sorumluluğu esastır. Ancak, CMR Konvansiyonu'nun 17/2. maddesinde, hasar veya ziyanın, taşıyıcının önlemesine imkan bulunmayan durumlardan ileri gelmesi halinde taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağı, bu hallerin kanıtlanmaması durumunda ise CMR'nin 23. maddesine göre sınırlı olarak sorumlu olacağı düzenlenmiş ise de, somut olayda, davalı tarafından teslim alınan emtianın gümrükte yapılan sayımda eksik çıkmasının gerekçesi olarak makul bir sebebin ileri sürülemediği dikkate alındığında, davalının sorumluluğunun sınırlarının belirlenmesinde CMR'nin 29. maddesi hükümlerinin dikkate alınması gerektiği açıktır.
CMR'nin 29. maddesi gereğince taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun hangi hallerde uygulanamayacağı gösterilmiş olup, buna göre hasar, taşıyıcının kendi kötü hareketinden veya isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan meydana gelmiş ise, taşıyıcının sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahut da ispat yükünü karşı tarafa yükleyen hükümlerden yararlanma olanağı kalmamaktadır.
Açıklanan bu yasal düzenlemeler uyarınca mahkemece, davalı tarafından eksik teslimin makul bir izahının yapılmadığına göre, eşyaların kaybolma hali CMR 29. maddesine göre ağır kusur teşkil ettiğinden tam tazminata hükmedilmesi gerekirken, davalının sınırlı sorumluluğuna hükmedilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Kabule göre de, sınırlı sorumluluk miktarının belirlenmesinde karar tarihindeki SDR kuru esas alınarak hesap yapılmaması da doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/302 E. 2014/8150 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, davalı «taşıyıcının sorumluluğunun sınırları» noktasında toplanmaktadır.
Ancak, CMR Konvansiyonu'nun 17/2. maddesinde, «hasar» veya «ziyanın», «taşıyıcının» önlemesine imkan bulunmayan durumlardan ileri gelmesi halinde «taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağı», bu hallerin kanıtlanmaması durumunda ise CMR'nin 23. maddesine göre sınırlı olarak sorumlu olacağı düzenlenmiş ise de, somut olayda, davalı tarafından «teslim» alınan emtianın gümrükte yapılan sayımda eksik çıkmasının gerekçesi olarak makul bir «sebebin» ileri sürülemediği dikkate alındığında, davalının «sorumluluğunun sınırlarının» belirlenmesinde CMR'nin 29. maddesi hükümlerinin dikkate alınması gerektiği açıktır.
CMR'nin 29. maddesi gereğince «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» hangi hallerde uygulanamayacağı gösterilmiş olup, buna göre «hasar», taşıyıcının kendi kötü hareketinden veya isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan meydana gelmiş ise, «taşıyıcının sorumluluğunu» kaldıran veya sınırlayan yahut da ispat yükünü karşı tarafa yükleyen hükümlerden yararlanma olanağı kalmamaktadır.
Benzer bu karardaAnılan sözleşmenin 23/7 maddesine göre «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesinde uygulanacak SDR kuru, karar tarihindeki kur olması gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcıların» taşıdıkları emtianın bir kısmına zarar verdikleri, CMR’nin 23-24-25 maddeleri ve CMR’ye ait «protokol» 2. maddesi gereği sözleşme ile belirlenen sorumluluk üst sınırının üzerinde olmamak «kaydı» ile zarardan sorumlu oldukları, davacının CMR 23-25 maddeleri ve CMR protokol 2. maddesi gereğince hasarlı 100 kg mal için toplam talep edebileceği tazminat miktar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · rücuan tazminat · protokol · sigorta poliçesi · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda2- Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcıların» taşıdıkları emtianın bir kısmına zarar verdikleri, CMR’nin 23-24-25 maddeleri ve CMR’ye ait «protokol» 2. maddesi gereği sözleşme ile belirlenen sorumluluk üst sınırının üzerinde olmamak «kaydı» ile zarardan sorumlu oldukları, davacının CMR 23-25 maddeleri ve CMR protokol 2. maddesi gereğince hasarlı 100 kg mal için toplam talep edebileceği tazminat miktar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15215 E. , 2016/2967 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/11/2014 tarih ve 2013/428-2014/424 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı sigortalı arasında akdedilen sigorta sözleşmesi ile davalı tarafından üstlenilen taşıma sırasında oluşabilecek rizikoların kendileri tarafından sigorta himayesi altına alındığı, 22/05/2013 tarihinde İngiltere'de yerleşik yabancı şirketten davalıya teslim edilecek emtianın davalı taşıyıcı tarafından karayolu ile taşınmasının taahhüt edildiği ve bu taşıma için ... ve ..... plakalı araçların tahsis edildiği, noksansız yüklenen tekstil ve aksesuar emtiasının yapılan sayım ve tespit sonucunda 1176 adet kolinin deforme olduğu ve içerisinden eksik çıktığının tespit edildiği, taşıyıcının muhafazası altındaki eşyanın taşınmasında özen yükümlülüğünün bulunduğu ve bozulma, hasara uğrama, çalınma gibi zayi ve hasardan sorumlu olduğu, CMR 17.maddenin yükün teslim alındığı andan teslim edileceği ana dek kayıp ya da hasardan taşıyıcının sorumlu olacağını düzenlediği ileri sürülerek, bu zarardan dolayı hak sahibine yapılan 3.534,36 TL'lik ödemenin TTK 1472.
maddesi uyarınca rücuen davalıdan tahsili talep ve dava olunmuştur.
Davalı vekili, davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, ekspertiz raporundaki belirlemenin tek taraflı yapıldığını, malın gönderici tarafından eksik yüklenmiş olabileceğini ve sorumluluk doğduğu varsayılsa bile sınırlı sorumluluğun söz konusu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının aksesuar malzemesini İngiltere Türkiye arasında taşıma işini üstlenen akdi taşıyıcı olduğu ve olayda CMR konvansiyon hükümlerinin uygulanacağı, davacının bu taşımayı sigortalayan şirket olduğu, CMR 17/4 maddesine göre taşıyıcının ancak sorumluluğunun bulunmadığı haller var ise ve bunun ispatlanması halinde sorumluluktan kurtulabileceği, aksi halde sorumluluğunun esas olduğu, bu düzenlemeye göre somut olayda davalının emtiayı ihtirazi kayıt düşmeden teslim aldığı, dolayısıyla malı tam ve eksiksiz teslim aldığı kabul edilmiş ve sorumluluktan kurtulmasını gerektirecek kurtuluş beyinelerinin ispatlanamadığı, dolayısıyla tam ve eksiksiz teslimin şart olduğu, böyle bir teslimin gerçekleşmediği, mallardaki eksikliğin esasen davalı tarafça da kabul edildiğinin anlaşıldığı, hal böyle olunca, yurt dışı orjinli firmanın fatura örnekleri ve tüm dosya kapsamına göre eksik emtia bedelinin 1.253,54 GBP (3.534,36 TL) olduğu saptanmış ve sigortacının bu bedeli ödediği görülmekle, CMR hükümlerine göre gerçek zararın konvansiyonunun 23.maddesindeki hükümlere göre belirlenecek zarardan daha az olması halinde gerçek zarara itibar edilmesi, fazla olması halinde ise sınırlı sorumluluğun uygulanması gerekeceğinden emtianın brüt kg başına 8,33 SDR ile sınırlı sorumluluk esas alınarak 34,4 kg olarak tespit edilen yük miktarı üzerinden toplam 286,552 SDR ye isabet ettiği, bunun rapor tarihindeki kur karşılığının 1 SDR birim fiyatı üzerinden 935,7642 TL'yi isabet ettiği belirlenmiş ise de, iş bu davanın rücuen tazminata ilişkin olduğu, dolayısıyla davacının sigortalısına ödeme yaptığı 17/07/2013 tarihi itibariyle 286,552 SDR'lik sınırlı sorumluluk miktarının o tarihteki TL karşılığının 1 SDR 'nin 2.9013 TL'ye isabet ettiği resen belirlenmekle, bu birim bedel ile SDR sorumluluk miktarının çarpımı sonucu davacının davalıdan rücuen tazminini talep edeceği bedelin 813,37 TL'den ibaret olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, uluslararası kara taşıması ile taşınan emtianın eksik teslim edilmesi nedeniyle teslim edilmeyen mal bedelinin rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Taşımanın yapıldığı güzergâh dikkate alındığında, uyuşmazlığa "Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR)" hükümlerinin uygulanacağı tartışmasızdır. Davalı tarafından taşıması yapılan emtianın alıcısına eksik teslim edildiği hususunda da bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davalı taşıyıcının sorumluluğunun sınırları noktasında toplanmaktadır. Gerek Türk Ticaret Kanunu ve gerekse dava konusu olayda uygulanması gereken CMR hükümlerine göre taşıyıcı, taşımasını üstlendiği malları alıcısına tam ve sağlam olarak teslim etmek zorundadır. Aksi halde, sorumluluğu esastır. Ancak, CMR Konvansiyonu'nun 17/2. maddesinde, hasar veya ziyanın, taşıyıcının önlemesine imkan bulunmayan durumlardan ileri gelmesi halinde taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağı, bu hallerin kanıtlanmaması durumunda ise CMR'nin 23.
maddesine göre sınırlı olarak sorumlu olacağı düzenlenmiş ise de, somut olayda, davalı tarafından teslim alınan emtianın gümrükte yapılan sayımda eksik çıkmasının gerekçesi olarak makul bir sebebin ileri sürülemediği dikkate alındığında, davalının sorumluluğunun sınırlarının belirlenmesinde CMR'nin 29. maddesi hükümlerinin dikkate alınması gerektiği açıktır.
CMR'nin 29. maddesi gereğince taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun hangi hallerde uygulanamayacağı gösterilmiş olup, buna göre hasar, taşıyıcının kendi kötü hareketinden veya isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan meydana gelmiş ise, taşıyıcının sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahut da ispat yükünü karşı tarafa yükleyen hükümlerden yararlanma olanağı kalmamaktadır.
Açıklanan bu yasal düzenlemeler uyarınca mahkemece, davalı tarafından eksik teslimin makul bir izahının yapılmadığına göre, eşyaların kaybolma hali CMR 29. maddesine göre ağır kusur teşkil ettiğinden tam tazminata hükmedilmesi gerekirken, davalının sınırlı sorumluluğuna hükmedilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Kabule göre de, sınırlı sorumluluk miktarının belirlenmesinde karar tarihindeki SDR kuru esas alınarak hesap yapılmaması da doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/935632400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz