Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1262 E. 2023/4419 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kaldıraçlı işlem↗ bilirkişi raporunun denetime elverişliliği↗ amortisman↗ demuraj↗ poliçe limiti↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ taleple bağlılık↗ özel dava şartı↗ muhalefet şerhi↗ sigorta tazminatı↗ gerçek zarar↗ ihtisas mahkemesi↗ navlun↗ teminat kapsamı↗ şirket zararı↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ cy/cy şerhi↗ denetime elverişlilik↗ mahsup↗ fer'i müdahil↗ taşıyıcı↗ bilirkişi incelemesi↗ taahhütname↗ dosya masrafı↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ dahili dava↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekili, davalılar vekilleri ve fer'i müdahiller vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4223 E. 2022/7402 K.
Ortak:bilirkişi raporunun denetime elverişliliği · demuraj · navlun · denetime elverişlilik · dosya masrafı · sigorta poliçesi · hasar · teminat · Tazminat
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen 05/04/2005 tarihli «sigorta poliçesindeki» ilk ateş tazminat limitinin 500.000 USD olarak belirlenmesinin poliçe hükümleri bir bütün olarak nazara alındığında gerçek «hasar» bedelinin ödenmesine engel olmayacağı ve söz konusu hükmün davacı sigortalı lehine konulan asıl «teminatı» ortadan kaldırmayacağı, liman tesislerinde meydana gelen kazadan dolayı davacının tüm zararı ile enkaz kaldırma «masraflarının» yeniden hesaplanması için alınan «bilirkişi raporunun denetime elverişli» olmasına göre, meydana gelen kaza neticesinde enkazın kaldırılması için şirketin aktifinde yer alan 2 adet vincin tamamen kullanılamaz derecede hasara uğradığını, her iki vincin kaza tarihindeki rayiç değerlendirmesi sonucu zararın 7.979.726,16 USD olduğu, enkaz kaldırma bedelinin ise 1.750.000USD olduğu, toplam enkaz kaldırma masrafının (vinçlerin enkaz kaldırma için kullanılırken hasarlandığı dikkate alınarak) 7.979.726,16 USD + 1.750.000U5D=9.729.726,16 USD olduğu, limanın 4 ay kullanılamaması nedeniyle oluşan «navlun» farkı ve «demuraj» giderlerinden kaynaklı olarak maliyetlerinde gerçekleşen 7.885.518,33 USD zararının oluştuğu, sigorta şirketince ödenen ilk ateş tazminatı bedeli olan 500.000 USD' …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6641 E. 2017/7582 K.
Ortak:teminat kapsamı · bilirkişi incelemesi · dosya masrafı · sigorta poliçesi · hasar · teminat
Benzer bu kararda2- Dava, davalı ... şirketlerince davacı tarafa müşterek sigorta şeklinde yangın «sigorta poliçesi» ile birlikte verilen «teminatlar kapsamında» meydana gelen çarpma «hasarı» ile enkaz kaldırma «masraflarının» tazmini istemine ilişkindir.
… ne başvurulmuş; deniz taşıtının çarpması sonucu poliçedeki davalıların sorumluluk limiti olan 500.000 USD'nin davadan önce ödendiği, bu nedenle bu sebeple uğranılan «hasar» yönünden davalıların sorumluluklarının kalmadığı kabul edilmiş, enkaz kaldırma «masrafları» yönünden bir ödeme yapılmadığından hükme esas alınan 14/05/2013 «havale» tarihli bilirkişi raporunda belirlenen enkaz kaldırma maliyetinin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
… kapsamında sorumlu oldukları, deniz taşıtlarının çarpışması sonucunda sorumlu oldukları 500.000 USD'nin 24/10/2005 tarihinde davacıya ödendiği, ancak enkaz kaldırma «masrafları» yönünden bir ödemenin yapılmadığı, hükme esas alınan 14/05/2013 «havale» tarihli raporda 1.748,946,00 USD tutarında enkaz kaldırma maliyetinin tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.748,946,00 USD'nin 24/10/2005 tarihi …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:peşin harç · bilirkişi raporları arasında çelişki · peşin karar harcı · yargılama giderleri · havale · harç
Benzer bu kararda3- Kabule göre de, dava açılırken davacı vekilince yatırılan «peşin harç» 438.764,30 TL iken hükümde yatırılan peşin harç miktarının 438,76 TL olarak eksik gösterilmesi nedeniyle harç mahsubunda hata yapıldığı gibi, hükmedilen karar ve ilam harcından aleyhine hüküm kurulan davalıların sorumlu tutulmaları gerekirken, davacı vekilince yatırılan «peşin harcın» davacı tarafça yapılan «yargılama giderleri» arasında gösterilerek davadaki kabul ve ret oranı nazara alınmak suretiyle peşin harcın bir kısmından davacının sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu sebe …
… kapsamında sorumlu oldukları, deniz taşıtlarının çarpışması sonucunda sorumlu oldukları 500.000 USD'nin 24/10/2005 tarihinde davacıya ödendiği, ancak enkaz kaldırma «masrafları» yönünden bir ödemenin yapılmadığı, hükme esas alınan 14/05/2013 «havale» tarihli raporda 1.748,946,00 USD tutarında enkaz kaldırma maliyetinin tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.748,946,00 USD'nin 24/10/2005 tarihi …
… ne başvurulmuş; deniz taşıtının çarpması sonucu poliçedeki davalıların sorumluluk limiti olan 500.000 USD'nin davadan önce ödendiği, bu nedenle bu sebeple uğranılan «hasar» yönünden davalıların sorumluluklarının kalmadığı kabul edilmiş, enkaz kaldırma «masrafları» yönünden bir ödeme yapılmadığından hükme esas alınan 14/05/2013 «havale» tarihli bilirkişi raporunda belirlenen enkaz kaldırma maliyetinin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu edilen enkaz kaldırma maliyetleri yönünden poliçe hükümlerinin değerlendirilmesi ve maliyet miktarının hesabı açısından «bilirkişi raporları arasında çelişki» bulunmakta olup, varılan sonuçlar arasında büyük farklılıklar vardır.
-
Endüstriyel tasarım tecavüzü | Tecavüz men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13644 E. 2012/20194 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · tescilsiz tasarım · ibraz
Benzer bu kararda2- Dava, «tescilli tasarıma» tecavüz iddiasına dayalı tecavüzün men’i ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde açmış olduğu davada alınan bilirkişi raporunda davaya konu vinç resimlerinin davacıya ait tasarım tescil belgesine konu ürünler ile benzer olmadığı belirlenerek mahkemece bu nedenle davanın reddine karar verildiği belirtilerek, davalı tarafça dosyaya bilirkişi raporu ve mahkeme kararı «ibraz» edilmiştir.
Bu durumda aynı tasarım tescil belgesine konu ürünler hakkında çelişkili kararların ortaya çıkmasına imkan vermemek üzere mahkemece her iki davadaki «bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin» giderilmesi için yeniden bir heyet oluşturularak rapor alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2840 E. 2012/5387 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… kol akdedilmiş olup, 30.09.2009 tarihli oturumda davacı vekili, davaya konu vinçlerin davalı tarafça kendilerine iade edildiğini, bu nedenle sözkonusu taleplerinden «feragat» ettiklerini ancak montaj ücreti ve taşıma ücretlerine ilişkin taleplerinin aynen devam ettiğini belirtmiştir.Davacı taraf, dosyaya sundukları yazılı beyanlarda ve «son» oturumda da aynı hususları tekrarlamış, demontaj ve taşıma ücretine ilişkin taleplerinin devam ettiğini belirtmiştir.Taraflar arasında davadan sonra akdedilen «protokol» hükümleri incelendiğinde 8. maddesinde davalı şirketin zilyedliğinde bulunan 2 adet kule vincin 30.06.2009 tarihinde «kira sözleşmesinde» belirtilen şekil ve şartlarda kiralayan Duramak Ltd.Şti.’ye «teslim» edileceği belirtilmiştir.Davacı taraf, davalının vinçleri kira sözleşmesinde düzenlenen koşullara uygun olarak teslim etmediğini, kira sözleşmesine göre taşıma ve demontaj bedellerinin kiracı tarafından ödeneceğini, davalının demontaj ve taşıma bedellerini ödemediğini ileri sürmüştür.Mahkemece, davacının bu yöndeki iddiası üzerinde durulmamış, davalının teslimle ilgili olarak sözleşme gereği üzerine düşen «ifa» yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği incelenmeyerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kısmi feragat · vekalet ücreti takdiri · kira sözleşmesi · ifa · protokol · feragat · yargılama gideri · eksik inceleme
Benzer bu kararda… kol akdedilmiş olup, 30.09.2009 tarihli oturumda davacı vekili, davaya konu vinçlerin davalı tarafça kendilerine iade edildiğini, bu nedenle sözkonusu taleplerinden «feragat» ettiklerini ancak montaj ücreti ve taşıma ücretlerine ilişkin taleplerinin aynen devam ettiğini belirtmiştir.Davacı taraf, dosyaya sundukları yazılı beyanlarda ve «son» oturumda da aynı hususları tekrarlamış, demontaj ve taşıma ücretine ilişkin taleplerinin devam ettiğini belirtmiştir.Taraflar arasında davadan sonra akdedilen «protokol» hükümleri incelendiğinde 8. maddesinde davalı şirketin zilyedliğinde bulunan 2 adet kule vincin 30.06.2009 tarihinde «kira sözleşmesinde» belirtilen şekil ve şartlarda kiralayan Duramak Ltd.Şti.’ye «teslim» edileceği belirtilmiştir.Davacı taraf, davalının vinçleri kira sözleşmesinde düzenlenen koşullara uygun olarak teslim etmediğini, kira sözleşmesine göre taşıma ve demontaj bedellerinin kiracı tarafından ödeneceğini, davalının demontaj ve taşıma bedellerini ödemediğini ileri sürmüştür.Mahkemece, davacının bu yöndeki iddiası üzerinde durulmamış, davalının teslimle ilgili olarak sözleşme gereği üzerine düşen «ifa» yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği incelenmeyerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin 30/09/2009 tarihli duruşmada davasının vinçlerin iadesine ilişkin kısmından «feragat» etmesi nedeniyle davanın bu yönden feragat nedeniyle reddine, davanın kule vinçlerin demontaj ve nakliye bedellerine ilişkin kısmı hakkında dava sırasında nakliye bedellerinin davalı tarafından karşılanması suretiyle vinçlerin davacıya «teslim» edildiği ve davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar «verilmesine yer olmadığına», 17.04.2009 tarihli Protokol uyarınca tarafların birbirlerinden «vekalet ücreti» talep etmeyeceğinin kararlaştırıldığı gerekçesi ile «yargılama giderlerinin» taraflar üzerinde bırakılmasına ve «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 09.12.2011 günlü ilamıyla onanmıştır.
Dava, taraflar arasında akdedilen «kira sözleşmesi» uyarınca davalı şirkete kiralanmış olan iki adet kule vincin davacıya iade ve «teslimi» ile sözkonusu vinçlerin taşıma ücreti ile demontaj ücretinin davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu kule vinçlerin iadesine ilişkin «kısmın feragat» nedeniyle reddine, sözleşmeye konu vinçlerin kira sözleşmesinde belirtilen şekil ve şartlarda demontaj ve taşıma bedelleri davalı tarafından karşılanarak davacıya dava devam ederken teslim edildiği gerekçesiyle de demontaj ve taşıma ücretlerinin tahsiline ilişkin istemle ilgili olarak davanın konusuz kaldığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… i incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken anılan taleplerle ilgili iddia ve deliller üzerinde durulmadan davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş olup, «eksik inceleme» sonucu verilen kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile onama kararının kaldırılarak mahkem …
-
Endüstriyel tasarım tecavüzü | Tecavüz men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/774 E. 2012/20193 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bekletici mesele · tescilsiz tasarım · maddi tazminat
Benzer bu karardaOysa, davacı taraf iş bu davayı ilk davanın devamı olarak açmış olup, ilk davada saklı tutulan «maddi tazminat» ile halen devam ettiği ileri sürülen tecavüze ilişkin men ve manevi tazminat isteminde bulunmuş olmasına göre mahkemece aynı olaya ilişkin olarak iki ayrı mahkemece çelişkili kararların ortaya çıkmasının önlenmesi bakımından önceki dosyanın «bekletici mesele» yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1- Dava, «tescilli tasarıma» tecavüz iddiasına dayalı tecavüzün men’i ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1262 E. , 2023/4419 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2020/141 Esas, 2022/23 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili, davalılar vekilleri ve fer'i müdahiller vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, davalılar vekilleri ve fer'i müdahiller vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; M/V Liparit isimli geminin yükünü tahliye etmek üzere davacı şirkete ait 2 numaralı dökme yük tahliye dokuna yanaştığını, tahliye işleminin tamamlanmasının ardından 02.09.2005 tarihinde geminin limandan ayrılma manevrası sırasında 2 numaralı dökme yük tahliye dokunda bulunan davacı şirkete ait CB-4 ve CB-5 numaralı vinçlere çarptığını, çarpma sonucunda denize ve geminin üzerine düşen vinçlerin kullanılamaz derecede hasar gördüğünü, ayrıca 800 ton ağırlığındaki her bir vincin düşmesi sırasında liman taşıyıcı sisteminde ani yük değişimleri ve darbeler olması sebebiyle limanın kazık başlarında ve betonarme sisteminde hasarlar meydana geldiğini, betonarme üzerinde iki adet çukurun açıldığını, vinçlerin ayakları arasından geçen platformda bulunan bant sisteminin de tamamen ezildiğini ve parçalandığını, limanın diğer kısımlarında da darbe ve salınımlar nedeniyle hasarlar meydana geldiğini, davalı ...
şirketlerinin müşterek sigorta şeklinde yangın sigorta poliçesi ile verilen teminatlar kapsamında oluşan zarardan sorumlu olduklarını, davalı ... şirketlerine sigorta tazminatının ödenmesi için başvurulmasına rağmen davalı ... vekili tarafından poliçe ile tespit edilen deniz taşıtlarının çarpması durumunda olay başına ve yıllık tazminat limitinin 500.000,00 USD ödenebileceğinin bildirildiğini, 500.000,00 USD'nin tahsil edildiğini, ancak davalı ... şirketlerinin dava konusu zararın tamamını tazminle yükümlü bulunduklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,000,00 USD'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde;
02. 09.2005 tarihinde meydana gelen gemi çarpması olayı neticesinde davacının tesislerinde zarar meydana geldiğini, ekspertiz incelemeleri yaptırılarak davacı şirkete poliçe limiti çerçevesinde 24.10.2005 tarihinde 500.000,00 USD sigorta tazminatının ödendiğini, davacı şirketin beyan ettiği poliçede yazılı özel şartlar ve klozlar çerçevesinde belirtilen limitlerle sınırlandırılarak teminat altına alındığını, teminatın tamamını kapsamadığını, belirli bir miktarla sınırlandırıldığını, davacı şirketin poliçedeki bu maddeleri hatalı değerlendirdiğini, müvekkili davalı ... şirketinin poliçede yazılı olduğu gibi teminat kapsamında ödediğini, deniz taşıtları çarpması sonucunda olay başı ve yıllık toplam tazminat limitinin 500.000,00 USD olduğunu, istenen teminatın davacının kendi ihale şartnamesinde bulunduğunu, ancak poliçede yer almadığını, bu nedenle poliçe limiti ile sınırlı olarak davacı şirkete zarar tazmini yapıldığını, müvekkili şirketin ödeme yükümlülüğünün poliçede belirtilen miktarla sınırlı olduğunu, fazladan ödeme yapılmasının mümkün olmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Fer’i müdahiller vekili, ...'e ait 2 numaralı cevher dokunda 02.09.2005 tarihinde meydana gelen kazaya ...'in fiil ve hareketlerinden sorumlu olduğu kılavuz kaptan ve römorkör kaptanları tarafından kullanılan deniz taşıtlarının neden olduğunu, poliçeye dahil edilen deniz taşıtları çarpması klozu sigortalının usul ve füruu ile sigortalının çalıştırdığı veya fiil ve hareketlerinden sorumlu bulunduğu kimseler tarafından kullanılan deniz taşıtlarının sebep olacağı zararları teminat kapsamı dışında bıraktığından, davacı ...'in mezkur kazadan doğan zararlarını yangın sigorta poliçesi kapsamında talep etmesinin mümkün olmadığını, ancak böyle bir husus kabul edilse dahi sigortacıların deniz taşıtları çarpması klozu kapsamındaki sorumluluğunun senelik olay başına 500.000,00 USD üst limit sınırı ile sınırlandırıldığını, ayrıca ...'in deniz taşıtı çarpması rizikosu kapsamında doğrudan olmayan dolaylı zararlarından enkaz kaldırma masraflarını talep etmesinin sigorta genel şartlarına ve poliçeye aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma ilamına göre yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen 05.04.2005 tarihli sigorta poliçesindeki ilk ateş tazminat limitinin 500.000,00 USD olarak belirlenmesinin poliçe hükümleri bir bütün olarak nazara alındığında gerçek hasar bedelinin ödenmesine engel olmayacağı ve söz konusu hükmün davacı sigortalı lehine konulan asıl teminatı ortadan kaldırmayacağı, liman tesislerinde meydana gelen kazadan dolayı davacının tüm zararı ile enkaz kaldırma masraflarının yeniden hesaplanması için alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmasına göre, meydana gelen kaza neticesinde enkazın kaldırılması için şirketin aktifinde yer alan 2 adet vincin tamamen kullanılamaz derecede hasara uğradığı, her iki vincin kaza tarihindeki rayiç değerlendirmesi sonucu zararın 7.979.726,16 USD olduğu, enkaz kaldırma bedelinin ise 1.750.000,00 USD olduğu, toplam enkaz kaldırma masrafının (vinçlerin enkaz kaldırma için kullanılırken hasarlandığı dikkate alınarak) 7.979.726,16 USD + 1.750.000,00 USD=9.729.726,16 USD olduğu, limanın 4 ay kullanılamaması nedeniyle oluşan navlun farkı ve demuraj giderlerinden kaynaklı olarak maliyetlerinde gerçekleşen 7.885.518,33 USD zararının oluştuğu, sigorta şirketince ödenen ilk ateş tazminatı bedeli olan 500.000,00 USD'nin mahsubu gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar vekilleri ve fer'i müdahiller vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 25.10.2022 tarihli ve 2022/4223 E., 2022/7402 K. sayılı kararıyla Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar vekilleri ve fer'i müdahiller vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
1.Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; Amortisman indirimi yapılmasının kabul edilemeyeceğini, vinçlerin davacının katlandığı işgücü ve maliyet yükü sayesinde ucuza imal edildiğini, amortisman adı altında bir de %30 indirim yapılmasının davacının mağduriyetini daha da artırdığını, böyle bir indirimin hiçbir şekil ve surette kabul edilemeyeceğini belirterek kararın vinç imalat ve montaj giderleri bakımından düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ...Ş. vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine navlun ve demuraj giderlerine hükmedilmesinin taleple bağlılık ilkesine son derece aykırı olduğunu, navlun ve demuraj giderlerinin teminat kapsamında olmadığını, bilirkişi incelemelerinin dayanaksız olduğunu, gerçek zararın hesaplanmadığını, gerçekleşen riskin teminat dışında olduğunu, sorumluluğun 500.000,00 USD ile sınırlı olduğunu, davalı sigortacıların, poliçede taahhüt ettikleri ve teminat içine aldıkları şart ve kapsamında yükümlülüklerini gereğince yerine getirdiklerini, navlun ve demuraj giderlerinin teminat kapsamı dışında kaldığı hususunun davacı tarafça dosyaya sunulan hukuki mütalaa ile sabit olduğunu, poliçede, enkaz kaldırma masrafları ek bir teminat olup poliçe teminat kapsamında gerçekleşen ve limit içinde yer alan hasar kısmının belirli bir tutarına kadar verilmiş olmasına karşın, tarafların ve poliçenin açık hükmünün aksine, Mahkeme ve Yargıtay tarafından yok sayılarak eksik ve hatalı bir değerlendirme ve yorumla karar verildiğini, aynı zamanda müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen sigorta poliçesi ile birlikte enkaz kaldırma masrafları açısından enkaz kaldırma masraflarının, hasar tutarının %50’si ve herhalde azami 10.000.000,00 USD ile teminata ilave edildiğini, sınır getirildiğini, sınırın uygulanmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin faizi ile birlikte tenzili gerektiğini, döviz kurundaki artışın dikkate alınmadığını belirterek karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
3.Davalı ... vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; limanın kullanılamamasından doğan navlun farkı ve demuraj gideri gibi dolaylı zararların poliçe teminatına dahil olmadığını, müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen sigorta poliçesi teminatlarının incelenmesi ile birlikte navlun ve demuraj giderlerine ilişkin olmak üzere herhangi bir teminat bulunmadığının açıkça görüleceğini, davacının navlun farkı ve demuraj gideri yönünden talebi bulunmadığını, navlun farkı ve demuraj giderlerinin teminat kapsamı dışında kaldığı hususunun davacı tarafça dosyaya sunulan hukuki mütalaa ile sabit olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş olan poliçede her iki âkidi de bağlayıcı şekilde "ilk ateş teminatı" düzenlendiğini, işbu teminat limiti ödenerek tükendiğinden müvekkili şirketin başkaca ödeme yükümlülüğü kalmadığını, ihtilafta eksik sigortadan bahsetmenin mümkün olmadığını, dosyada mübrez bilirkişi raporlarında enkaz kaldırma tespiti yapılmadığını,, önceki bilirkişi raporlarındaki enkaz kaldırma maliyeti hesaplamalarının ortalamasının alındığını, ayrıca, vinç hasarlarına ilişkin de yeterli ve gerekli inceleme yapılmadan ortalama maliyetler üzerinden hesaplamalarda bulunulduğunu, bu kadar büyük meblağlı bir hasarda böyle bir yaklaşık tespitin yapılmasının kabul edilemeyeceğini, tanzim edilen bilirkişi raporlarında belirtilmiş olduğu üzere hasar ve dava konusu vinçlerin tamamen hurdaya ayrılmadıklarını, denizden çıkarılarak tamir olunduğunu ve vinçlerin yeniden inşasında kullanıldığının belirtildiğini, söz konusu belirlemelere karşılık enkaz kaldırma masraflarının kül halinde inceleme yapılarak ve tamamen ortalama bir değer kabul edilmek suretiyle yerine getirildiğini, hiçbir şekilde gerçek zararın hesaplanmadığını, bilirkişi raporunda enkaz kaldırma maliyeti olarak vinçlerin yeniden inşa maliyetinin de hesaplandığını, vinçlerin yeniden inşa masraflarının hiçbir şekilde sorumluluk kapsamında yer almadığını, davacı tarafça vinçler yeniden kullanım ve imal amacıyla kurtarılmış olup yalnızca işbu kurtarılma masraflarının enkaz kaldırma masrafını teşkil ettiğini, buna ek olacak hiçbir masrafın enkaz kaldırma işlemine dahil edilemeyeceğini, daha önce yapılan ödemenin mahsup edilmediğini, vinçlerin yeniden inşa masraflarının hiçbir şekilde sorumluluk kapsamında yer almadığını, Mahkeme kararının içeriğinden yazımına kadar usul ve esas olarak tümden hatalı olduğunu belirterek karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
4.Fer'i müdahiller vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; Davalılar vekillerinin karar düzeltme dilekçelerinde açıkladıkları sebeplerle ve özellikle hükme esas alınan raporun usule uygun olmadığını belirterek karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekili, davalılar vekilleri ve fer'i müdahiller vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili, davalılar vekilleri ve fer'i müdahiller vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 206,80 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davalılardan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
Karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
12.07.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Bozma ilâmındaki muhalefet şerhi doğrultusunda karar düzeltme isteminin kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken onanması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyoruz
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/934647700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz