Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1806 E. 2023/3984 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefalette şekil şartı↗ adi senet↗ kambiyo vasfı↗ avalist↗ aval↗ imzaya itiraz↗ şekil şartı↗ yemin teklifi↗ lehtar↗ vekâlet ücreti↗ yemin↗ ara karar↗ kambiyo senedi↗ kefalet↗ kötü niyet tazminatı↗ genel kredi sözleşmesi↗ bono↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kefil↗ kötü niyet↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/783 E., 2017/1064 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. .Duruşma için belirlenen 20.06.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ........ ile davalı vekili Av. ...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, takibe konu edilen bonodaki avalist imzasının murise ait olmadığını, yine imzanın murise ait olduğu belirlenmesi halinde ise sözkonusu bononun genel kredi sözleşmesinin teminat olarak verildiğini, bunun yanında kefalete ilişkin şekil şartlarını taşımadığını beyanla bonoya dayalı takipten ötürü borçlu olmadığının tespiti ile %20 orandan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının imzaya itirazının ve teminat iddiasının doğru olmadığını, iddiasını doğrular her hangi bir kayıt bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konu edilen bonodaki avalist imzasının murisin eli ürünü olduğunun tespit edildiği, teminat iddiasına hukuken itibar edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının yeminden kaçındığını, Mahkemenin de hukuki dayanağı olmayan gerekçe ile yeminin sonuca tesiri olmayacağını değerlendirmiş ve ara kararından döndüğünü, yemin teklifinin esasen senedin kambiyo vasfını haiz olup olmadığına yönelik olduğunu, senedin kambiyo vasfının bulunmadığını, genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak alındığının ispat edildiğini, adi senet vasfındaki senetteki kefilin sorumluluğunun 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583 üncü maddesi hükmündeki şekil şartlarına uygun olması gerektiğini, senet üzerindeki borç miktarı, müşterek kefil yazısı ve tarih yazılarının hiçbirinin murisin eli ürünü olmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, imzanın, miras bırakanına ait olmadığını ileri sürmüş ise de, alınan bilirkişi raporuna göre imzanın murise ait olduğunun belirlendiği, Mahkemece davanın red gerekçesi olarak davacı yanın teminat iddiasının ispat edilememesi ve kefalet bakımından ise herhangi bir genel kredi sözleşmesi bulunmadığı gösterilmiş ise de, anılan nedenlerin lehine aval verilenin kişisel defileri olduğu ve bu defilere davacı aval verenler tarafından lehtar olan hak sahibine karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine dayalı takipten ötürü borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4080 E. 2022/5798 K.
Ortak:avalist
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, takibe konu edilen bonodaki «avalist» imzasının murise ait olmadığını, yine imzanın murise ait olduğu belirlenmesi halinde ise sözkonusu «bononun» «genel kredi sözleşmesinin» «teminat» olarak verildiğini, bunun yanında «kefalete» ilişkin «şekil şartlarını» taşımadığını beyanla bonoya dayalı takipten ötürü borçlu olmadığının tespiti ile %20 orandan aşağı olmamak üzere «kötü niyet tazminatının» tahsilini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konu edilen bonodaki «avalist» imzasının murisin eli ürünü olduğunun tespit edildiği, «teminat» iddiasına hukuken itibar edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «avalist» olarak attığı imzanın davalının eli ürünü olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · eksik inceleme · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «avalist» olarak attığı imzanın davalının eli ürünü olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Bonodaki imzanın davalıya ait olup olmadığı hususunda «kesin» bir kanaata varılabilmesi için konusunda uzman bir bilirkişi heyetine inceleme yaptırılıp alınacak rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3389 E. 2020/4889 K.
Ortak:avalist · aval · yemin teklifi · yemin · bono
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, takibe konu edilen bonodaki «avalist» imzasının murise ait olmadığını, yine imzanın murise ait olduğu belirlenmesi halinde ise sözkonusu «bononun» «genel kredi sözleşmesinin» «teminat» olarak verildiğini, bunun yanında «kefalete» ilişkin «şekil şartlarını» taşımadığını beyanla bonoya dayalı takipten ötürü borçlu olmadığının tespiti ile %20 orandan aşağı olmamak üzere «kötü niyet tazminatının» tahsilini talep etmiştir.
… istinaf dilekçesinde özetle; davalının yeminden kaçındığını, Mahkemenin de hukuki dayanağı olmayan gerekçe ile yeminin sonuca tesiri olmayacağını değerlendirmiş ve «ara» kararından döndüğünü, «yemin teklifinin» esasen senedin «kambiyo vasfını» haiz olup olmadığına yönelik olduğunu, senedin kambiyo vasfının bulunmadığını, «genel kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak alındığının ispat edildiğini, «adi senet» vasfındaki senetteki «kefilin» sorumluluğunun 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583 üncü maddesi hükmündeki «şekil şartlarına» uygun olması gerektiğini, senet üzerindeki borç miktarı, müşterek kefil yazısı ve tarih yazılarının hiçbirinin murisin eli ürünü olmadığını, davanın kabulüne karar …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konu edilen bonodaki «avalist» imzasının murisin eli ürünü olduğunun tespit edildiği, «teminat» iddiasına hukuken itibar edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davalıların «ödeme savunmasını» ispatlayamadığı, davalıların «yemin teklif» etmesi üzerine davacının yemini eda ettiği, davacının alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların itirazının iptaline, takibin devamına, «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Kapatılan Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin 2016/17940 esas, 2018/2742 karar sayılı ve 16.05.2018 tarihli ilamı ile davalı ... yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, bu davalı davaya konu «bonoda» «aval» veren konumunda olup «zamanaşımına» uğramış bonodan dolayı «avalistin» hukuki sorumluluğu bulunmadığından, avalist davalı hakkındaki davanın bu nedenle reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir. ” gerekçesiyle hükmün bozulmasına kar …
… lamada, bozmadan sonraki ilk celseye davacı tarafın katılmadığı, davalılar vekili davalı ... yönünden davayı takip etmediklerini bildirdiğinden, davalı ... yönünden «dosyanın işlemden kaldırılmasına», davalı ...'ın dava konusu «bonoda» «aval» veren konumunda olduğu, «avalistin» «zamanaşımına» uğramış bonoda sorumluluğunun bulunmayacağı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mirasçıların davaya dahil edilmesi · ödeme savunması · dosyanın işlemden kaldırılması · işlemden kaldırma · mirasçılık · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davalıların «ödeme savunmasını» ispatlayamadığı, davalıların «yemin teklif» etmesi üzerine davacının yemini eda ettiği, davacının alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların itirazının iptaline, takibin devamına, «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Kapatılan Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin 2016/17940 esas, 2018/2742 karar sayılı ve 16.05.2018 tarihli ilamı ile davalı ... yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, bu davalı davaya konu «bonoda» «aval» veren konumunda olup «zamanaşımına» uğramış bonodan dolayı «avalistin» hukuki sorumluluğu bulunmadığından, avalist davalı hakkındaki davanın bu nedenle reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir. ” gerekçesiyle hükmün bozulmasına kar …
Davacının yargılama sırasında 12.09.2016 tarihinde vefat ettiği halde, «mirasçılarının davaya dahil edilmesi» gerekirken dahil edilmediği görülmektedir.
… lamada, bozmadan sonraki ilk celseye davacı tarafın katılmadığı, davalılar vekili davalı ... yönünden davayı takip etmediklerini bildirdiğinden, davalı ... yönünden «dosyanın işlemden kaldırılmasına», davalı ...'ın dava konusu «bonoda» «aval» veren konumunda olduğu, «avalistin» «zamanaşımına» uğramış bonoda sorumluluğunun bulunmayacağı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bu durumda mahkemece davada taraf teşkilinin sağlanması için tüm «mirasçıların» davaya katılımının sağlanması ya da terekeye «temsilci» tayin ettirilerek temsilci vasıtasıyla yargılamaya devam edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1806 E. , 2023/3984 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1084 Esas, 2021/2289 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/783 E., 2017/1064 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. .Duruşma için belirlenen 20.06.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ........ ile davalı vekili Av. ...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, takibe konu edilen bonodaki avalist imzasının murise ait olmadığını, yine imzanın murise ait olduğu belirlenmesi halinde ise sözkonusu bononun genel kredi sözleşmesinin teminat olarak verildiğini, bunun yanında kefalete ilişkin şekil şartlarını taşımadığını beyanla bonoya dayalı takipten ötürü borçlu olmadığının tespiti ile %20 orandan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının imzaya itirazının ve teminat iddiasının doğru olmadığını, iddiasını doğrular her hangi bir kayıt bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konu edilen bonodaki avalist imzasının murisin eli ürünü olduğunun tespit edildiği, teminat iddiasına hukuken itibar edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının yeminden kaçındığını, Mahkemenin de hukuki dayanağı olmayan gerekçe ile yeminin sonuca tesiri olmayacağını değerlendirmiş ve ara kararından döndüğünü, yemin teklifinin esasen senedin kambiyo vasfını haiz olup olmadığına yönelik olduğunu, senedin kambiyo vasfının bulunmadığını, genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak alındığının ispat edildiğini, adi senet vasfındaki senetteki kefilin sorumluluğunun 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583 üncü maddesi hükmündeki şekil şartlarına uygun olması gerektiğini, senet üzerindeki borç miktarı, müşterek kefil yazısı ve tarih yazılarının hiçbirinin murisin eli ürünü olmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, imzanın, miras bırakanına ait olmadığını ileri sürmüş ise de, alınan bilirkişi raporuna göre imzanın murise ait olduğunun belirlendiği, Mahkemece davanın red gerekçesi olarak davacı yanın teminat iddiasının ispat edilememesi ve kefalet bakımından ise herhangi bir genel kredi sözleşmesi bulunmadığı gösterilmiş ise de, anılan nedenlerin lehine aval verilenin kişisel defileri olduğu ve bu defilere davacı aval verenler tarafından lehtar olan hak sahibine karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine dayalı takipten ötürü borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933615900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz