Marka ve Tasarım Hakkına Tecavüzün Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/552 E. 2023/3886 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mirasçılık↗ reeskont faizi↗ infaz↗ kamu düzeni↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2018/303 E., 2020/634 K.
Taraflar arasındaki marka ve tasarım hakkına tecavüzün tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 2017/07413, 2017/04295, 2017/61079 ve 2013/86416 no.lu "Çavuşoğlu" markalarının ve 2013/0222, 013/05723 no.lu endüstriyel tasarımların müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının, 2004/46611 no ile tescilli "..." markasını 21.04.2015 tarihinde önceki sahibinden kısmen devir aldıktan 1,5 yıl sonra biber işiyle uğraşmaya başladığını, müvekkiline ait marka ve tasarımların aynını veya ayırt edilemeyecek derecede benzerini taklit etmek suretiyle her türlü baharatı ve kırmızı biberi üreterek satışa sunduğunu ileri sürerek davalı eylemlerinin davacının marka ve tasarım hakkına haksız rekabet ettiğinin tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin men'ine, ref'ine ürün ambalajlarının toplatılmasına ve imhasına, tanıtım vasıtalarının toplatılmasına kararın ilanına ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 30. sınıfta tescilli, 2004/46611 sayılı markanın sahibi olduğunu, davacının sonraki tarihli marka tescillerine dayanamayacağını, davacı tarafın iddialarının aksine müvekkiline ait marka ile davacı markaları arasında iltibas bulunmadığını, davacıya ait endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin 2019/199 E. sayılı dosyasında işbu davanın davacısına ait 2013/02222 no.lu çoklu endüstriyel tasarımın tescilinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine dair açılan davada, 2013 02222 sayı ile tescilli çoklu ambalaj deseni tasarımının yeni ve ayırt edici olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davalının fiili kullanımlarının davacı adına tescilli markalar ve tasarımlara tecavüz oluşturduğu ve fiili kullanımlarının davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğu, davalının fiili kullanımları kendi adına tescilli 2004/46611 sayılı markadan farklı şekilde gerçekleştiği için bu markanın varlığının tecavüze ilişkin değerlendirmede etkisinin olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı adına tescilli Çavuşoğlu markalarını ve 2013/02222 no.lu tescilli ambalaj tasarımlarını aynen veya cüzi değişiklikler şeklinde kullanmak suretiyle her türlü baharat ile kırmızı biber üreterek pazarlamak ve satışa sunmak fiillerinin haksız olduğunun tespitine, davalının tecavüzlerinin 6769 sayılı Sanayi Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) uyarınca ref ve men'ine, davalının haksız rekabetinin men'ine, davalının davacıya ait Çavuşoğlu markası ile benzerlik oluşturacak şekilde üretmiş olduğu ambalajların içerisinden ürünler çıkartılmak suretiyle toplatılmasına ve bilahare imhasına, kararın ilanına, davalının davacının markasına tecavüz teşkil eder şekilde ürettiği, kataloğ, broşür ve tanıtım vasıtalarının toplatılmasına, davacının maddi tazminat haklarının saklı tutulmasına, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının açık ve infaza elverişli olmadığını, sınırlarının ve kapsamının belli olmadığını, davacı adına pek çok tescilli Çavuşoğlu markası bulunduğunu, Mahkemenin bunlardan hangilerini kastettiğinin anlaşılmadığını, eğer hepsi kastediliyorsa müvekkilinin davacı adına kayıtlı tüm Çavuşoğlu markalarıyla iltibas yaratacak bir kullanımı veya fiili bulunmadığını, müvekkilinin tescilli ve önceki tarihli markasından kaynaklı haklarının görmezden gelindiğini, Mahkemenin "cüzi değişiklikler" şeklindeki ibaresinden ne kast edildiğinin anlaşılmadığını, hangi ambalaj, hangi ürün v.s. açık bir şekilde belirtmeden hüküm kurulduğunu, müvekkili şirket sahibi adına tescilli "..." markası ile ilgili olarak gerekçe ve hüküm kısmında üstünde durulmadığını, tescilli ve eski tarihli geçerli bir markanın kullanımlarının sınırlarının oluşturulmadığını, müvekkilinin tescilli markasını kullanmakta olduğunu, herhangi bir hak ihlali olmadığını, bilirkişi raporlarında davacıya ait tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı belirtildiği halde, davacıya ait geçerli olmayan tasarımın korunduğunu, tasarımlarla ilgili bir iltibas bulunmadığını, "Çavuşoğlu" ibaresinin mirasçılar arasında çekişmelere ve hükümsüzlük davalarına konu olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi kurulu raporuna göre davalının ürünlerinde kullandığı marka ve tasarımlar ile davacı adına tescilli marka ve endüstriyel tasarımlar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, davalı taraf, kullanımının davalı şirket ortağı adına tescilli "..." markası kapsamında kaldığını savunmakta ise de davalı şirketin ortağı adına tescilli markayı tescile uygun olarak kullanmadığı, buna göre Mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarına ilaveten, müvekkilinin "Çavuşoğlu" ibaresi üzerinde gerçek hak sahipliğinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdindeki 2002/10617 sayılı "Mehmet Çavuşoğlu+şekil" ibaresinden de anlaşılabileceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ve tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 7 nci, 56 ncı, 58 inci ve 81 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka ve Tasarım Hakkına Tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/547 E. 2023/3948 K.
Ortak:reeskont faizi · ayırt edicilik · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… reddine karar verildiği, davalının fiili kullanımlarının davacı adına tescilli markalar ve tasarımlara tecavüz oluşturduğu ve fiili kullanımlarının davacı aleyhine «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının fiili kullanımları kendi adına tescilli 2004/46611 sayılı markadan farklı şekilde gerçekleştiği için bu markanın varlığının tecavüze ilişkin değerlendirmede etkisinin olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı adına tescilli Çavuşoğlu markalarını ve 2013/02222 no.lu tescilli ambalaj tasarımlarını aynen veya cüzi değişiklikler şeklinde kullanmak suretiyle her türlü baharat ile kırmızı biber üreterek pazarlamak ve satışa sunmak fiillerinin haksız olduğunun tespitine, davalının tecavüzlerinin 6769 sayılı Sanayi Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) uyarınca ref ve men'ine, davalının haksız rekabetinin men'ine, davalının davacıya ait Çavuşoğlu markası ile benzerlik oluşturacak şekilde üretmiş olduğu ambalajların içerisinden ürünler çıkartılmak suretiyle toplatılmasına ve bilahare imhasına, kararın «ilanına», davalının davacının markasına tecavüz teşkil eder şekilde ürettiği, kataloğ, broşür ve tanıtım vasıtalarının toplatılmasına, davacının «maddi tazminat» haklarının saklı tutulmasına, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
… benzerini taklit etmek suretiyle her türlü baharatı ve kırmızı biberi üreterek satışa sunduğunu ileri sürerek davalı eylemlerinin davacının marka ve tasarım hakkına «haksız rekabet» ettiğinin tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin men'ine, ref'ine ürün ambalajlarının toplatılmasına ve imhasına, tanıtım vasıtalarının toplatılmasına kararın «ilanına» ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 30. sınıfta tescilli, 2004/46611 sayılı markanın sahibi olduğunu, davacının sonraki tarihli marka tescillerine dayanamayacağını, davacı tarafın iddialarının aksine müvekkiline ait marka ile davacı markaları arasında «iltibas» bulunmadığını, davacıya ait endüstriyel tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» unsurlarını taşımadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… dici unsurları ve orta düzeydeki tüketiciler nezdinde sahip olduğu algı itibarıyla 2011/119920 sayılı markadan önemli düzeyde farklılaştığı ve bu markanın davalının «uyuşmazlık konusu» kullanımları için yasal bir hak sağlamayacağı, davalı işyerinde tespit edilen paket, koli ve çuvalların tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim itibarıyla davacı adına tescilli bulunan 2013/02222-1-2-3 nolu ambalaj deseni tasarımları ile bariz bir benzerlik gösterdiği ve davalı iş yerindeki kullanımların «ayırt edicilikten» yoksun olduğu, davacının bu tasarımına ilişkin açılmış davanın reddedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı adına tescilli "Çavuşoğlu" markalarını ve 2013/02222 numaralı tescilli ambalaj tasarımlarını aynen veya cüzi değişiklikler şeklinde kullanmak suretiyle her türlü baharat bu meyanda kırmızı biber üreterek pazarlamak ve satışa sunmak fiillerinin haksız olduğunun tespitine, davalının tecavüzlerinin ref ve men'ine, davalının «haksız rekabetinin» men'ine, davalının davacıya ait "Çavuşoğlu" markası ile benzerlik oluşturacak şekilde üretmiş olduğu ambalajların içerisinden ürünler çıkartılmak suretiyle toplatılmasına ve bilahare imhasına, mahkeme kararının Türkiye'de yayınlanan bir gazetede «ilanına», davalının davacının markasına tecavüz teşkil eder şekilde ürettiği, kataloğ, broşür ve tanıtım vasıtalarının toplatılmasına, davacının «maddi tazminat» haklarının saklı tutulmasına, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… mızı biberi üreterek satışla sunduğunu, davalının müvekkiline ait tescilli marka ve tasarımlarını kullandığının tespit üzerine davalı şirketin müdürüne kullanımlara «son» verilmesi için «ihtarname» keşide edilmesine rağmen olumlu bir dönüş olmadığını, bu kişi adına ayrıca 2011/119920 sayılı "BOZKIRLI ÇAVUŞOGLU" markasının tescil edildiğini, buna rağmen davalı tarafından bu marka tescil edildiği haliyle kullanılmayarak davacının marka ve ambalajları ile «iltibas» yaratacak şekilde kullanıldığını, tespit dosyasında yapılan «keşif» ve «bilirkişi incelemesinde» davalı işyerinde bulunan ambalajlar üzerindeki marka ve tasarım kullanımlarının davacı marka ve tasarımlarıyla benzer olduğunun ve karışıklığa neden olacağının belirlendiğini, davalı şirketin 04.09.2013 tarihinde tescil edildiği ve öncesinde bir ticari faaliyeti bulunmadığını ileri sürerek davalının yapmış olduğu tecavüzün tespitine ve önlenmesine, davalının ürünlerinin ambalajlarından çıkartılarak ambalajlarının toplatılmasına, imha edilmesine, mümkün değilse ürünlerin ambalajlarla birlikte imha edilmesine, davalının müvekkilin tescilli sınai haklarına tecavüz teşkil eden ürünlerin reklam ve pazarlamasının yapıldığı katalog, broşür gibi her türlü tanıtım vasıtalarının toplatılmasına, mahkeme kararının «masrafı» davalıdan alınmak koşulu ile kararın bütün Türkiye’de yayınlanan bir gazetede «ilanına», 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tespit dosyasında yapılan «delil tespitinin» dava dışı 3 üncü kişi aleyhine yapıldığını ve bu nedenle ilgili dosyadaki delillerin huzurdaki davaya mesnet oluşturmayacağını, davacının ambalaj renk ve kombinasyonunun tasarım olarak tescilli olmadığını, davacıya ait 2013/02222 sayılı endüstriyel tasarımın yenilik ve «ayırt edicilikten» yoksun olduğunu, bu konuda açılmış hükümsüzlük davasının bulunduğunu, davalının marka kullanımının "BOZKIRLI ÇAVUŞOĞLU" şeklinde gerçekleştiğini, bu markanın 29 ve 30 uncu sınıflarda 2011/119920 sayı ile dava dışı kişi adına davacı markalarından daha önce tescilli olduğunu, davalının bu markayı lisans sözleşmesine dayalı olarak kullandığını ve bu kullanımın marka tecavüzü oluşturmadığını, davacının tasarım hakkına tecavüze ilişkin açıklama ve karşılaştırmalarının tamamının 2013/02222 sayılı tasarıma ilişkin olduğunu, bu tasarımın hükümsüzlüğü için dava ikame edildiğini, bu nedenle hükümsüzlük davasının «bekletici mesele» yapılması gerektiğini, 2013/05723 sayılı tasarıma tecavüz iddiasına ilişkin hiçbir delil sunulmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bekletici mesele · delil tespiti · bilirkişi raporuna itiraz · keşif · uyuşmazlık konusu · bilirkişi incelemesi · ihtarname · dosya masrafı
Benzer bu kararda… mızı biberi üreterek satışla sunduğunu, davalının müvekkiline ait tescilli marka ve tasarımlarını kullandığının tespit üzerine davalı şirketin müdürüne kullanımlara «son» verilmesi için «ihtarname» keşide edilmesine rağmen olumlu bir dönüş olmadığını, bu kişi adına ayrıca 2011/119920 sayılı "BOZKIRLI ÇAVUŞOGLU" markasının tescil edildiğini, buna rağmen davalı tarafından bu marka tescil edildiği haliyle kullanılmayarak davacının marka ve ambalajları ile «iltibas» yaratacak şekilde kullanıldığını, tespit dosyasında yapılan «keşif» ve «bilirkişi incelemesinde» davalı işyerinde bulunan ambalajlar üzerindeki marka ve tasarım kullanımlarının davacı marka ve tasarımlarıyla benzer olduğunun ve karışıklığa neden olacağının belirlendiğini, davalı şirketin 04.09.2013 tarihinde tescil edildiği ve öncesinde bir ticari faaliyeti bulunmadığını ileri sürerek davalının yapmış olduğu tecavüzün tespitine ve önlenmesine, davalının ürünlerinin ambalajlarından çıkartılarak ambalajlarının toplatılmasına, imha edilmesine, mümkün değilse ürünlerin ambalajlarla birlikte imha edilmesine, davalının müvekkilin tescilli sınai haklarına tecavüz teşkil eden ürünlerin reklam ve pazarlamasının yapıldığı katalog, broşür gibi her türlü tanıtım vasıtalarının toplatılmasına, mahkeme kararının «masrafı» davalıdan alınmak koşulu ile kararın bütün Türkiye’de yayınlanan bir gazetede «ilanına», 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tespit dosyasında yapılan «delil tespitinin» dava dışı 3 üncü kişi aleyhine yapıldığını ve bu nedenle ilgili dosyadaki delillerin huzurdaki davaya mesnet oluşturmayacağını, davacının ambalaj renk ve kombinasyonunun tasarım olarak tescilli olmadığını, davacıya ait 2013/02222 sayılı endüstriyel tasarımın yenilik ve «ayırt edicilikten» yoksun olduğunu, bu konuda açılmış hükümsüzlük davasının bulunduğunu, davalının marka kullanımının "BOZKIRLI ÇAVUŞOĞLU" şeklinde gerçekleştiğini, bu markanın 29 ve 30 uncu sınıflarda 2011/119920 sayı ile dava dışı kişi adına davacı markalarından daha önce tescilli olduğunu, davalının bu markayı lisans sözleşmesine dayalı olarak kullandığını ve bu kullanımın marka tecavüzü oluşturmadığını, davacının tasarım hakkına tecavüze ilişkin açıklama ve karşılaştırmalarının tamamının 2013/02222 sayılı tasarıma ilişkin olduğunu, bu tasarımın hükümsüzlüğü için dava ikame edildiğini, bu nedenle hükümsüzlük davasının «bekletici mesele» yapılması gerektiğini, 2013/05723 sayılı tasarıma tecavüz iddiasına ilişkin hiçbir delil sunulmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… dici unsurları ve orta düzeydeki tüketiciler nezdinde sahip olduğu algı itibarıyla 2011/119920 sayılı markadan önemli düzeyde farklılaştığı ve bu markanın davalının «uyuşmazlık konusu» kullanımları için yasal bir hak sağlamayacağı, davalı işyerinde tespit edilen paket, koli ve çuvalların tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim itibarıyla davacı adına tescilli bulunan 2013/02222-1-2-3 nolu ambalaj deseni tasarımları ile bariz bir benzerlik gösterdiği ve davalı iş yerindeki kullanımların «ayırt edicilikten» yoksun olduğu, davacının bu tasarımına ilişkin açılmış davanın reddedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı adına tescilli "Çavuşoğlu" markalarını ve 2013/02222 numaralı tescilli ambalaj tasarımlarını aynen veya cüzi değişiklikler şeklinde kullanmak suretiyle her türlü baharat bu meyanda kırmızı biber üreterek pazarlamak ve satışa sunmak fiillerinin haksız olduğunun tespitine, davalının tecavüzlerinin ref ve men'ine, davalının «haksız rekabetinin» men'ine, davalının davacıya ait "Çavuşoğlu" markası ile benzerlik oluşturacak şekilde üretmiş olduğu ambalajların içerisinden ürünler çıkartılmak suretiyle toplatılmasına ve bilahare imhasına, mahkeme kararının Türkiye'de yayınlanan bir gazetede «ilanına», davalının davacının markasına tecavüz teşkil eder şekilde ürettiği, kataloğ, broşür ve tanıtım vasıtalarının toplatılmasına, davacının «maddi tazminat» haklarının saklı tutulmasına, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… epleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya dayanak olan endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü için açılan davanın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, «bilirkişi raporuna itirazların» karşılanmadığını, davacı tarafın tecavüz iddiasını kanıtlayacak bir delili bulunmadığını, bilirkişi raporunun soyut delillere dayandığını, müvekkilinin taraf olmad …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/182 E. 2023/3826 K.
Ortak:kamu düzeni · ilan · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… benzerini taklit etmek suretiyle her türlü baharatı ve kırmızı biberi üreterek satışa sunduğunu ileri sürerek davalı eylemlerinin davacının marka ve tasarım hakkına «haksız rekabet» ettiğinin tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin men'ine, ref'ine ürün ambalajlarının toplatılmasına ve imhasına, tanıtım vasıtalarının toplatılmasına kararın «ilanına» ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… reddine karar verildiği, davalının fiili kullanımlarının davacı adına tescilli markalar ve tasarımlara tecavüz oluşturduğu ve fiili kullanımlarının davacı aleyhine «haksız rekabet» oluşturduğu, davalının fiili kullanımları kendi adına tescilli 2004/46611 sayılı markadan farklı şekilde gerçekleştiği için bu markanın varlığının tecavüze ilişkin değerlendirmede etkisinin olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı adına tescilli Çavuşoğlu markalarını ve 2013/02222 no.lu tescilli ambalaj tasarımlarını aynen veya cüzi değişiklikler şeklinde kullanmak suretiyle her türlü baharat ile kırmızı biber üreterek pazarlamak ve satışa sunmak fiillerinin haksız olduğunun tespitine, davalının tecavüzlerinin 6769 sayılı Sanayi Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) uyarınca ref ve men'ine, davalının haksız rekabetinin men'ine, davalının davacıya ait Çavuşoğlu markası ile benzerlik oluşturacak şekilde üretmiş olduğu ambalajların içerisinden ürünler çıkartılmak suretiyle toplatılmasına ve bilahare imhasına, kararın «ilanına», davalının davacının markasına tecavüz teşkil eder şekilde ürettiği, kataloğ, broşür ve tanıtım vasıtalarının toplatılmasına, davacının «maddi tazminat» haklarının saklı tutulmasına, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 30. sınıfta tescilli, 2004/46611 sayılı markanın sahibi olduğunu, davacının sonraki tarihli marka tescillerine dayanamayacağını, davacı tarafın iddialarının aksine müvekkiline ait marka ile davacı markaları arasında «iltibas» bulunmadığını, davacıya ait endüstriyel tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» unsurlarını taşımadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… le her türlü baharatı ve kırmızı biberi üreterek satışa sunduğunu ileri sürerek markaya tecavüzün tespitine ve önlenmesine, davalının fillerinin haksız olduğunun ve «haksız rekabetin» tespitine, davalının müvekkilin tescilli... markasından ve tescilli endüstriyel tasarımından doğan haklara tecavüz etmek suretiyle kullandığı ürünlerin ambalajlarından çıkartılarak ambalajlarının toplatılmasına, ambalajların imha edilmesine, mümkün değilse ürünlerin ambalajlarla birlikte imha edilmesine, davalının müvekkilin tescilli sınai haklarına tecavüz teşkil eden ürünlerin reklam ve pazarlamasının yapıldığı katalog, broşür gibi her türlü tanıtım vasıtalarının toplatılmasına, mahkeme kararının «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki «haksız rekabetin» ve «marka hakkına tecavüzün» tespiti, önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ...." markasının davacı markalarından kelime yönüyle her ne kadar farklı olsa da şeklen ve tasarımsal açıdan bütünü itibariyle incelendiğinde davalı kullanımlarının «haksız rekabet» yaratma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı adına tescilli... markalarını ve 2013/02222 numaralı tescilli ambalaj tasarımlarını aynen veya …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · yetkisizlik kararı · kesin hüküm
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «haksız rekabetin» ve «marka hakkına tecavüzün» tespiti, önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, bilirkişinin «yetkisini» aşarak tespit dilekçesinde belirtilmeyen hususlarla ilgili hukuki görüş bildirdiğini ve tespiti istenmeyen hususları rapor ettiğini, bilirkişinin müvekkiline ait d …
… i istinaf dilekçesinde özetle; davalının tescilli ve önceki tarihli markasından kaynaklı haklarının görmezden gelindiğini, hükmün genel ifadeler içerdiğini, açık ve «kesin» olmadığını, hüküm kısmında hangi ambalaj, hangi ürün olduğunun açık şekilde belirtilmediğini, tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunun dikkate alınması gerektiğini, «iltibas» bulunmadığını, davacının markası ile 2013/15042 nolu markanın benzediğini, davacı markasının yeni olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/185 E. 2023/3561 K.
Ortak:kamu düzeni · ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 30. sınıfta tescilli, 2004/46611 sayılı markanın sahibi olduğunu, davacının sonraki tarihli marka tescillerine dayanamayacağını, davacı tarafın iddialarının aksine müvekkiline ait marka ile davacı markaları arasında «iltibas» bulunmadığını, davacıya ait endüstriyel tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» unsurlarını taşımadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… lanmadığı, buna göre Mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda «kamu düzenine» aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar v …
Benzer bu kararda… onu ambalaj kompozisyonlarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 55 ve 56 ncı maddesinde belirtilen tescil edilebilir tasarım unsurlarına ve «ayırt ediciliğine» sahip olmadığını, tescilli olan bir markanın, bir sloganın, ambalaj içeriğindeki yazı ve fotoğrafların SMK kapsamında tasarım tescili ile korunamayacağını, çoklu e …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın «eksik incelemeye» dayandığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmeden hüküm tesis edildiğini, bilirkişi heyetinde sektör bilirkişisi bulunmadığını, bilirkişi heyettinin dosya kapsamı deliller dışındaki kendi uzmanlık mütalaasını sunamadığını, piyasada yıllardır kullanılan ambalaj tasarımlarının yeni ve ayrıt edici olduğu sonucuna ulaşıldığını, davalının tasarım tescilinin aynısının yahut genel izlenim itibari ile ayırt edilemeyecek benzerlerinin dava dışı 3. kişiler tarafından davalının başvuru tarihinden önce kamuya arz edilmiş olduğunu, davalının kendi kamuya arzlarının hangi tarihten itibaren gerçekleştiğinin dahi tam olarak araştırılamadığını, tasarımın tek renkten (yeşil) oluşan, sadece davalınm markasını, ambalaj içerinde yer alacak ürünün bilgisini, içeren yazıları, davalının adres ve telefon bilgilerini içermekte olduğunun açıkça görüldüğünü, sadece yazı ve fotoğraf içerikli ambalajlarının tescil edilebilir tasarım unsurlarını ihtiva etmediğini, çoklu endüstriyel tasarım tescilinin her birinin hükümsüzlüğü talep edilmesine rağmen 2 ve 3 nolu tasarımlar üzerinde müstakil bir inceleme yapılmadığını, tasarımların yenilik ve «ayırt edicilikten» yoksun olduğunu belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece delillerin takdirinde ve kanunun olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda «kamu düzenine» aykırı herhangi bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki itirazı · yetki · eksik inceleme
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle «yetki itirazında» bulunduklarını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin marka ve ambalaj tasarımlarının davacı Borlu Baharat tarafından aynen taklit edildiğinin tespit edildiğini ve Borlu Gıda Ltd.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın «eksik incelemeye» dayandığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmeden hüküm tesis edildiğini, bilirkişi heyetinde sektör bilirkişisi bulunmadığını, bilirkişi heyettinin dosya kapsamı deliller dışındaki kendi uzmanlık mütalaasını sunamadığını, piyasada yıllardır kullanılan ambalaj tasarımlarının yeni ve ayrıt edici olduğu sonucuna ulaşıldığını, davalının tasarım tescilinin aynısının yahut genel izlenim itibari ile ayırt edilemeyecek benzerlerinin dava dışı 3. kişiler tarafından davalının başvuru tarihinden önce kamuya arz edilmiş olduğunu, davalının kendi kamuya arzlarının hangi tarihten itibaren gerçekleştiğinin dahi tam olarak araştırılamadığını, tasarımın tek renkten (yeşil) oluşan, sadece davalınm markasını, ambalaj içerinde yer alacak ürünün bilgisini, içeren yazıları, davalının adres ve telefon bilgilerini içermekte olduğunun açıkça görüldüğünü, sadece yazı ve fotoğraf içerikli ambalajlarının tescil edilebilir tasarım unsurlarını ihtiva etmediğini, çoklu endüstriyel tasarım tescilinin her birinin hükümsüzlüğü talep edilmesine rağmen 2 ve 3 nolu tasarımlar üzerinde müstakil bir inceleme yapılmadığını, tasarımların yenilik ve «ayırt edicilikten» yoksun olduğunu belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2119 E. 2023/5484 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haricen tahsil · haksız şart · müteselsil kefalet · genel işlem koşulu · yapılandırma protokolü · kesin delil · kefalet sözleşmesi · imza incelemesi
Benzer bu kararda… şoğulları Reklam Organizasyon Nakliye Petrol Tarım İnşaat Gıda Turizm Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... ile ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; «görevli» mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, davacı bankanın alacak taleplerinin «zamanaşımına» uğradığını, davacı bankanın icra takibinin yasaya uygun olmadığını, «kefalet sözleşmesinin» ve «müteselsil kefalet» sözleşmelerinin «geçersiz» olduğunu, kefalat sözleşmelerinde davalı ..., eşi Müjgan Çavuşoğlu, davalı ... ve eşi Nihal Çavuşoğlu'nun «muvafakat» beyanı yazısı verdiklerini davalı bankaya gittiklerini hatırlamadıklarını, bu 4 kişinin de belgelerde varsa bu imzaları da kabul etmediklerini ve bu 4 kişinin dava dosyasında görmediği, bankaya ait GKS ve diğer kefalet ve sair belgelerdeki imzalarına da itirazda bulunduklarını, davacı bankanın alacak miktarının, «işlemiş faiz» ve faiz oranları kesinleşmemiş olup, bu miktarlara itiraz ettiklerini ve alacak miktarını, talep edilen işlemiş faiz ve faiz oranın kabul etmediklerini, bu hususta, alacak miktarının, işlemiş faiz ve faiz oranının tespiti için «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasını talep ettiklerini, davacı bankanın yıllık %27,00 faiz oranı üzerinden işlemiş faiz ve takip sonrası işleyecek «temerrüt faiz» talebi ve %5 oranında BSMV talep etmesinin hukuken yerinde olmadığını, davalılara kredi kullanırken söz konusu faiz oranları hakkında hiçbir açıklama yapmadığını, davalılar ile davacı banka arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» davacı banka tarafından matbu, standart ve boş olarak hazırlandığını, boş olan bazı kısımların rakam, isim ve adres yazılarak doldurulduğunu, sözleşmenin güçlü tarafı olan davacı bankanın tek taraflı olarak söz konusu faiz oranlarını belirlediğini ve davalılar aleyhine icra takibi başlattığını, dolayısıyla davalı bankanın yıllık %27 faiz oranı üzerinden işlemiş faiz ve takip sonrası işleyecek faiz talebi ve %5 oranında BSMV talep etmesinin «genel işlem koşulu» ve «haksız şart» olduğunu, davacı bankanın dava dilekçesinde kredi sözleşmesinin ilgili maddesi gereği kendisine ait banka kayıtlarının tek ve «kesin delil» olduğunu iddia ettiğini, huzurdaki davada davacı tarafın %20 icra inkâr tazminatı talebinde bulunduğunu, bu hususta emsal Yargıtay kararlarında geçtiği üzere davalıların itirazına konu alacak miktarları kesin ve belirlenebilir olmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararında %20 inkâr tazminatı, «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden asıl borçlu ve diğer davalı 4 farklı kefillerin ne miktarda sorumlu olduklarına ilişkin hükümde açıklık olmadığını, bu yönden de hüküm fıkras …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların «imza incelemesi» yapılmasına yönelik istinaf itirazlarının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 357 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; İlk Derece Ma …
… r ederek ve davalı banka ile davalı Çavuşoğulları Reklam Organizasyon Nakliye Petrol Tarım İnşaat Gıda Turizm Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında «yapılan protokol» ile «tasfiye» edilmiş olup «ibra» edildiğinden davanın konusuz kaldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Ayrıca UYAP üzerinden yapılan incelemede davacı vekili tarafından İcra Müdürlüğüne hitaben 02.05.2023 tarihinde Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2018/55872 E. sayılı dosyasındaki alacağın «haricen tahsil» edildiğinden icra dosyasının kapatılması isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/552 E. , 2023/3886 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/101 Esas, 2021/1726 K.arar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2018/303 E., 2020/634 K.
Taraflar arasındaki marka ve tasarım hakkına tecavüzün tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 2017/07413, 2017/04295, 2017/61079 ve 2013/86416 no.lu "Çavuşoğlu" markalarının ve 2013/0222, 013/05723 no.lu endüstriyel tasarımların müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının, 2004/46611 no ile tescilli "..." markasını 21.04.2015 tarihinde önceki sahibinden kısmen devir aldıktan 1,5 yıl sonra biber işiyle uğraşmaya başladığını, müvekkiline ait marka ve tasarımların aynını veya ayırt edilemeyecek derecede benzerini taklit etmek suretiyle her türlü baharatı ve kırmızı biberi üreterek satışa sunduğunu ileri sürerek davalı eylemlerinin davacının marka ve tasarım hakkına haksız rekabet ettiğinin tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin men'ine, ref'ine ürün ambalajlarının toplatılmasına ve imhasına, tanıtım vasıtalarının toplatılmasına kararın ilanına ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 30. sınıfta tescilli, 2004/46611 sayılı markanın sahibi olduğunu, davacının sonraki tarihli marka tescillerine dayanamayacağını, davacı tarafın iddialarının aksine müvekkiline ait marka ile davacı markaları arasında iltibas bulunmadığını, davacıya ait endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin 2019/199 E. sayılı dosyasında işbu davanın davacısına ait 2013/02222 no.lu çoklu endüstriyel tasarımın tescilinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine dair açılan davada, 2013 02222 sayı ile tescilli çoklu ambalaj deseni tasarımının yeni ve ayırt edici olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davalının fiili kullanımlarının davacı adına tescilli markalar ve tasarımlara tecavüz oluşturduğu ve fiili kullanımlarının davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğu, davalının fiili kullanımları kendi adına tescilli 2004/46611 sayılı markadan farklı şekilde gerçekleştiği için bu markanın varlığının tecavüze ilişkin değerlendirmede etkisinin olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı adına tescilli Çavuşoğlu markalarını ve 2013/02222 no.lu tescilli ambalaj tasarımlarını aynen veya cüzi değişiklikler şeklinde kullanmak suretiyle her türlü baharat ile kırmızı biber üreterek pazarlamak ve satışa sunmak fiillerinin haksız olduğunun tespitine, davalının tecavüzlerinin 6769 sayılı Sanayi Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) uyarınca ref ve men'ine, davalının haksız rekabetinin men'ine, davalının davacıya ait Çavuşoğlu markası ile benzerlik oluşturacak şekilde üretmiş olduğu ambalajların içerisinden ürünler çıkartılmak suretiyle toplatılmasına ve bilahare imhasına, kararın ilanına, davalının davacının markasına tecavüz teşkil eder şekilde ürettiği, kataloğ, broşür ve tanıtım vasıtalarının toplatılmasına, davacının maddi tazminat haklarının saklı tutulmasına, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının açık ve infaza elverişli olmadığını, sınırlarının ve kapsamının belli olmadığını, davacı adına pek çok tescilli Çavuşoğlu markası bulunduğunu, Mahkemenin bunlardan hangilerini kastettiğinin anlaşılmadığını, eğer hepsi kastediliyorsa müvekkilinin davacı adına kayıtlı tüm Çavuşoğlu markalarıyla iltibas yaratacak bir kullanımı veya fiili bulunmadığını, müvekkilinin tescilli ve önceki tarihli markasından kaynaklı haklarının görmezden gelindiğini, Mahkemenin "cüzi değişiklikler" şeklindeki ibaresinden ne kast edildiğinin anlaşılmadığını, hangi ambalaj, hangi ürün v.s. açık bir şekilde belirtmeden hüküm kurulduğunu, müvekkili şirket sahibi adına tescilli "..." markası ile ilgili olarak gerekçe ve hüküm kısmında üstünde durulmadığını, tescilli ve eski tarihli geçerli bir markanın kullanımlarının sınırlarının oluşturulmadığını, müvekkilinin tescilli markasını kullanmakta olduğunu, herhangi bir hak ihlali olmadığını, bilirkişi raporlarında davacıya ait tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı belirtildiği halde, davacıya ait geçerli olmayan tasarımın korunduğunu, tasarımlarla ilgili bir iltibas bulunmadığını, "Çavuşoğlu" ibaresinin mirasçılar arasında çekişmelere ve hükümsüzlük davalarına konu olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi kurulu raporuna göre davalının ürünlerinde kullandığı marka ve tasarımlar ile davacı adına tescilli marka ve endüstriyel tasarımlar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, davalı taraf, kullanımının davalı şirket ortağı adına tescilli "..." markası kapsamında kaldığını savunmakta ise de davalı şirketin ortağı adına tescilli markayı tescile uygun olarak kullanmadığı, buna göre Mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarına ilaveten, müvekkilinin "Çavuşoğlu" ibaresi üzerinde gerçek hak sahipliğinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdindeki 2002/10617 sayılı "Mehmet Çavuşoğlu+şekil" ibaresinden de anlaşılabileceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ve tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 7 nci, 56 ncı, 58 inci ve 81 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933581000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz