Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/9209 E. 2023/3623 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksik harcın tamamlattırılması↗ peşin harç↗ kesin mehil↗ harç tamamlama↗ ihtarat↗ harcın tamamlanması↗ eksik harç↗ adli yardım talebinin reddi↗ adli yardım talebi↗ ek mehil↗ dava dilekçesinin tebliği↗ peşin karar harcı↗ işlemden kaldırma↗ vekile tebliğ↗ adli yardım↗ kamu düzenine aykırılık↗ depo kararı↗ davanın açılmamış sayılması↗ ara karar↗ hakkaniyet↗ kesin süre↗ açılmamış sayılma↗ kötü niyet tazminatı↗ kamu düzeni↗ kötü niyet↗ ihtar↗ bilirkişi incelemesi↗ tebligat↗ asıl alacak↗ harç↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/623 Esas, 2021/392 Karar
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı banka tarafından müvekkili aleyhine icra takipleri başlatıldığını, ancak müvekkilinin davalı bankaya herhangi bir borcu bulunmadığını, ödeme emirlerindeki kalemlerin asıl alacak şeklinde yer alan miktarlarının hangi borçlara ilişkin olduğu ve asıl borçlunun kim olduğu konusunda şüphe bulunması nedeniyle ödeme emirlerinde açıklamasız şekilde yer alan alacak kalemlerinin hukuki dayanağının davalı bankaya somut deliller sunulması şekliyle açıklatılması gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, belirtilen icra dosyaları ile ilgili şimdilik 100,00 TL yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli takipler nedeniyle takiplere dayanak alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde: eksik harcın tamamlanmaması sebebiyle dava dilekçesi tebliğ edilemediğinden cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 18.12.2020 tarihli tensip tutanağının 2 nci bendi ile dava dilekçesinde belirtilen icra dosyalarının takip çıkış miktarları üzerinden yatırılması gerekli 27.746,12 TL eksik harcı depo etmek üzere davacı tarafa 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın takip edilmemiş sayılacağı hususunun ihtaren tebliğine dair ara karar verildiği, tensip tutanağının davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı vekilinin adli yardım talebinde bulunduğu, ancak adli yardım talebinin de reddedildiği, yapılan tebligata rağmen yatırılması gerekli eksik harç depo edilmediğinden dava dosyasının 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun) 30 uncu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddeleri gereğince 26.03.2021 tarihinde işlemden kaldırılmasına dair ara karar verildiği, üç aylık yasal süre içinde eksik harcın tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin söz konusu icra dosyalarına ilişkin davalı tarafa borçlu olmadığı miktarın ancak bilirkişi incelemesi neticesinde net bir şekilde ortaya çıkacağını, mahkemenin dosyanın esasına girmeden tüm takiplerin açılış miktarları üzerinden harç belirleyerek müvekkiline bu harcı ödeme yükümlülüğü getirmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, bu durumun yüksek miktarlı icra takipleri başlatılması halinde hak arama hürriyetinin ihlali anlamına geldiğini, dosyanın esasına girilip incelenmesi halinde müvekkilinin yapmış olduğu ödemeler ile birlikte davalı tarafın başlatmış olduğu takiplerde belirtilen miktarda borcun olmadığının anlaşılacağını, müvekkilinin hiçbir mal varlığı ve gelirinin bulunmaması sebepleriyle adli yardım talep edildiğini, gerekçesiz ve hukuka aykırı olarak adli yardım talebinin reddedildiğini, müvekkili hakkında birçok icra takibi başlatıldığını, alacağı karşılamaya yeterli mal varlığı bulunmadığını, adli yardım talebinin reddine ilişkin verilen kararın da usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmadığı, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takipleri nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 492 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi.
3. 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi.
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince dava dilekçesinde belirtilen icra dosyalarının takip çıkış miktarları üzerinden yatırılması gerekli eksik harcı depo etmek üzere davacılar vekiline süre ve imkan tanınarak 18.12.2020 tarihli tensip tutanağının 2 nci bendi ile dava dilekçesinde belirtilen icra dosyalarının takip çıkış miktarları üzerinden yatırılması gerekli 27.746,12 TL eksik harcı depo etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın takip edilmemiş sayılacağı hususunun ihtaren tebliğine dair ara karar verilmiştir. Tensip tutanağının davacı vekiline 25.01.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 06.01.2021 tarihli adli yardım talebinin 11.01.2021 tarihli ara kararla reddine karar verildiği, adli yardım talebinin reddine ilişkin karara itiraz edilmesi üzerine itirazın İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/50 D.İş sayılı 18.02.2021 tarihli kararı ile reddedildiği, itirazın reddine dair kararın davacı vekiline 03.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, kararın tebliğ tarihinden itibaren de 2 haftalık kesin süre içinde davacı tarafça eksik harç depo edilmediğinden dava dosyasının 26.03.2021 tarihinde işlemden kaldırıldığı, üç aylık yasal süre içinde eksik harç tamamlanmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak mahkemenin adli yardım talebinin reddi nedeniyle yatırılması gereken peşin harç miktarını ve kesin mehili içeren yeni ihtaratlı tebliğ göndermesi gerekirken tensiple verilen ihtar nazara alınarak süresi içinde peşin harcın yatırılmadığı gerekçesiyle işlemden kaldırma ve açılmamış sayılma kararı vermesi doğru olmamıştır. O halde mahkemece yeniden usulüne uygun şekilde peşin karar harcının yatırılması için davacıya kesin mehil içeren sonucunu bildiren ihtaratlı tebligat gönderilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14030 E. 2017/2072 K.
Ortak:ara karar · kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… ihli tensip tutanağının 2 nci bendi ile dava dilekçesinde belirtilen icra dosyalarının takip çıkış miktarları üzerinden yatırılması gerekli 27.746,12 TL eksik harcı «depo» etmek üzere davacı tarafa 2 haftalık «kesin süre» verilmesine, aksi halde davanın takip edilmemiş sayılacağı hususunun ihtaren tebliğine dair «ara» karar verildiği, tensip tutanağının davacı «vekiline tebliğ» edildiği, davacı vekilinin «adli yardım» talebinde bulunduğu, ancak «adli yardım talebinin» de reddedildiği, yapılan «tebligata» rağmen yatırılması gerekli «eksik harç» depo edilmediğinden dava dosyasının 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun) 30 uncu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddeleri gereğince 26.03.2021 tarihinde «işlemden kaldırılmasına» dair ara karar verildiği, üç aylık yasal süre içinde «eksik harcın tamamlanmadığı» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince dava dilekçesinde belirtilen icra dosyalarının takip çıkış miktarları üzerinden yatırılması gerekli eksik harcı «depo» etmek üzere davacılar vekiline süre ve imkan tanınarak 18.12.2020 tarihli tensip tutanağının 2 nci bendi ile dava dilekçesinde belirtilen icra dosyalarının takip çıkış miktarları üzerinden yatırılması gerekli 27.746,12 TL eksik harcı depo etmek üzere 2 haftalık «kesin süre» verilmesine, aksi halde davanın takip edilmemiş sayılacağı hususunun ihtaren tebliğine dair «ara» karar verilmiştir.
… arihli kararı ile reddedildiği, itirazın reddine dair kararın davacı vekiline 03.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, kararın tebliğ tarihinden itibaren de 2 haftalık «kesin süre» içinde davacı tarafça «eksik harç» «depo» edilmediğinden dava dosyasının 26.03.2021 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», üç aylık yasal süre içinde eksik «harç tamamlanmadığından» «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece «kesin süre» içinde «ilan» bedeline ilişkin makbuz dosyaya «ibraz» edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de temyiz dilekçesi ekinde sunulan makbuzda, paranın ilgili banka hesabına süresinde yatırıldığı görülmekle, «ara» kararın süresinde yerine getirildiği anlaşıldığından yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, 19/03/2015 tarihinde düzenlenen tensip tutanağı ile dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usulüne uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuzu «ibraz» etmek üzere iki haftalık süre verildiği, verilen süre içinde makbuz sunulmadığı takdirde davanın usulden reddedileceğinin belirtildiği, tensip tutanağının davacı tarafa 15/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça dosyaya ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuz ibraz edilmediği, davanın dinlenilmesi için Sicil Gazetesi'nde ilanın yapılması gerekli olduğu, verilen «kesin süre» içinde davacı tarafça ilan bedeline ilişkin makbuzun dosyaya ibraz edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle çek iptali · çek iptali · zayi · usulden reddi · çek · ilan · ibraz
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece, 19/03/2015 tarihinde düzenlenen tensip tutanağı ile dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usulüne uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuzu «ibraz» etmek üzere iki haftalık süre verildiği, verilen süre içinde makbuz sunulmadığı takdirde davanın usulden reddedileceğinin belirtildiği, tensip tutanağının davacı tarafa 15/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça dosyaya ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuz ibraz edilmediği, davanın dinlenilmesi için Sicil Gazetesi'nde ilanın yapılması gerekli olduğu, verilen «kesin süre» içinde davacı tarafça ilan bedeline ilişkin makbuzun dosyaya ibraz edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece «kesin süre» içinde «ilan» bedeline ilişkin makbuz dosyaya «ibraz» edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de temyiz dilekçesi ekinde sunulan makbuzda, paranın ilgili banka hesabına süresinde yatırıldığı görülmekle, «ara» kararın süresinde yerine getirildiği anlaşıldığından yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece 19/03/2015 tarihli tensip tutanağında, dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usule uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırılması ve yatırıldığına ilişkin makbuzun dosyaya «ibrazı» için iki haftalık süre verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11411 E. 2018/6082 K.
Ortak:ara karar · kesin süre · tebligat · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… ihli tensip tutanağının 2 nci bendi ile dava dilekçesinde belirtilen icra dosyalarının takip çıkış miktarları üzerinden yatırılması gerekli 27.746,12 TL eksik harcı «depo» etmek üzere davacı tarafa 2 haftalık «kesin süre» verilmesine, aksi halde davanın takip edilmemiş sayılacağı hususunun ihtaren tebliğine dair «ara» karar verildiği, tensip tutanağının davacı «vekiline tebliğ» edildiği, davacı vekilinin «adli yardım» talebinde bulunduğu, ancak «adli yardım talebinin» de reddedildiği, yapılan «tebligata» rağmen yatırılması gerekli «eksik harç» depo edilmediğinden dava dosyasının 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun) 30 uncu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddeleri gereğince 26.03.2021 tarihinde «işlemden kaldırılmasına» dair ara karar verildiği, üç aylık yasal süre içinde «eksik harcın tamamlanmadığı» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince dava dilekçesinde belirtilen icra dosyalarının takip çıkış miktarları üzerinden yatırılması gerekli eksik harcı «depo» etmek üzere davacılar vekiline süre ve imkan tanınarak 18.12.2020 tarihli tensip tutanağının 2 nci bendi ile dava dilekçesinde belirtilen icra dosyalarının takip çıkış miktarları üzerinden yatırılması gerekli 27.746,12 TL eksik harcı depo etmek üzere 2 haftalık «kesin süre» verilmesine, aksi halde davanın takip edilmemiş sayılacağı hususunun ihtaren tebliğine dair «ara» karar verilmiştir.
… arihli kararı ile reddedildiği, itirazın reddine dair kararın davacı vekiline 03.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, kararın tebliğ tarihinden itibaren de 2 haftalık «kesin süre» içinde davacı tarafça «eksik harç» «depo» edilmediğinden dava dosyasının 26.03.2021 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», üç aylık yasal süre içinde eksik «harç tamamlanmadığından» «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, ilk inceleme tensip tutanağıyla davacıya tercüme ve «tebligat» ücretlerini yatırması için 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacının «ara» kararı yerine getirmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeni ile davanın «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, ilk inceleme tensip tutanağıyla davacıya tercüme ve «tebligat» ücretlerini yatırması için 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacının «ara» kararı yerine getirmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeni ile davanın «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8787 E. 2016/4720 K.
Ortak:ihtarat · ara karar · kesin süre · tebligat · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… ihli tensip tutanağının 2 nci bendi ile dava dilekçesinde belirtilen icra dosyalarının takip çıkış miktarları üzerinden yatırılması gerekli 27.746,12 TL eksik harcı «depo» etmek üzere davacı tarafa 2 haftalık «kesin süre» verilmesine, aksi halde davanın takip edilmemiş sayılacağı hususunun ihtaren tebliğine dair «ara» karar verildiği, tensip tutanağının davacı «vekiline tebliğ» edildiği, davacı vekilinin «adli yardım» talebinde bulunduğu, ancak «adli yardım talebinin» de reddedildiği, yapılan «tebligata» rağmen yatırılması gerekli «eksik harç» depo edilmediğinden dava dosyasının 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun) 30 uncu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddeleri gereğince 26.03.2021 tarihinde «işlemden kaldırılmasına» dair ara karar verildiği, üç aylık yasal süre içinde «eksik harcın tamamlanmadığı» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince dava dilekçesinde belirtilen icra dosyalarının takip çıkış miktarları üzerinden yatırılması gerekli eksik harcı «depo» etmek üzere davacılar vekiline süre ve imkan tanınarak 18.12.2020 tarihli tensip tutanağının 2 nci bendi ile dava dilekçesinde belirtilen icra dosyalarının takip çıkış miktarları üzerinden yatırılması gerekli 27.746,12 TL eksik harcı depo etmek üzere 2 haftalık «kesin süre» verilmesine, aksi halde davanın takip edilmemiş sayılacağı hususunun ihtaren tebliğine dair «ara» karar verilmiştir.
O halde mahkemece yeniden usulüne uygun şekilde peşin karar harcının yatırılması için davacıya «kesin mehil» içeren sonucunu bildiren «ihtaratlı» «tebligat» gönderilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; ilk inceleme tensip tutanağıyla davacıya tercüme ve «tebligat» ücretlerini yatırması için 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacının «ara» kararı yerine getirmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece 19.07.2012 tarihli ilk inceleme tensip tutanağının 10. bendi ile tercüme ücreti 3.900TL ve yurt dışı tebliğ işlemi için 35,00TL harcın iki haftalık «kesin süre» içinde davacı vekilince yatırılarak makbuzlarının mahkemeye «ibraz» edilmesi yönünde «ara» karar verilmiş; davacı tarafından ara kararın gereği süresinde yerine getirilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Kural olarak, mahkemece, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · usulden reddi · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; ilk inceleme tensip tutanağıyla davacıya tercüme ve «tebligat» ücretlerini yatırması için 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacının «ara» kararı yerine getirmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece 19.07.2012 tarihli ilk inceleme tensip tutanağının 10. bendi ile tercüme ücreti 3.900TL ve yurt dışı tebliğ işlemi için 35,00TL harcın iki haftalık «kesin süre» içinde davacı vekilince yatırılarak makbuzlarının mahkemeye «ibraz» edilmesi yönünde «ara» karar verilmiş; davacı tarafından ara kararın gereği süresinde yerine getirilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/9209 E. , 2023/3623 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1645 Esas, 2021/1289 Karar
HÜKÜM
Davanın açılmamış sayılması
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/623 Esas, 2021/392 Karar
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı banka tarafından müvekkili aleyhine icra takipleri başlatıldığını, ancak müvekkilinin davalı bankaya herhangi bir borcu bulunmadığını, ödeme emirlerindeki kalemlerin asıl alacak şeklinde yer alan miktarlarının hangi borçlara ilişkin olduğu ve asıl borçlunun kim olduğu konusunda şüphe bulunması nedeniyle ödeme emirlerinde açıklamasız şekilde yer alan alacak kalemlerinin hukuki dayanağının davalı bankaya somut deliller sunulması şekliyle açıklatılması gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, belirtilen icra dosyaları ile ilgili şimdilik 100,00 TL yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli takipler nedeniyle takiplere dayanak alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde: eksik harcın tamamlanmaması sebebiyle dava dilekçesi tebliğ edilemediğinden cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 18.12.2020 tarihli tensip tutanağının 2 nci bendi ile dava dilekçesinde belirtilen icra dosyalarının takip çıkış miktarları üzerinden yatırılması gerekli 27.746,12 TL eksik harcı depo etmek üzere davacı tarafa 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın takip edilmemiş sayılacağı hususunun ihtaren tebliğine dair ara karar verildiği, tensip tutanağının davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı vekilinin adli yardım talebinde bulunduğu, ancak adli yardım talebinin de reddedildiği, yapılan tebligata rağmen yatırılması gerekli eksik harç depo edilmediğinden dava dosyasının 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun) 30 uncu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddeleri gereğince 26.03.2021 tarihinde işlemden kaldırılmasına dair ara karar verildiği, üç aylık yasal süre içinde eksik harcın tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin söz konusu icra dosyalarına ilişkin davalı tarafa borçlu olmadığı miktarın ancak bilirkişi incelemesi neticesinde net bir şekilde ortaya çıkacağını, mahkemenin dosyanın esasına girmeden tüm takiplerin açılış miktarları üzerinden harç belirleyerek müvekkiline bu harcı ödeme yükümlülüğü getirmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, bu durumun yüksek miktarlı icra takipleri başlatılması halinde hak arama hürriyetinin ihlali anlamına geldiğini, dosyanın esasına girilip incelenmesi halinde müvekkilinin yapmış olduğu ödemeler ile birlikte davalı tarafın başlatmış olduğu takiplerde belirtilen miktarda borcun olmadığının anlaşılacağını, müvekkilinin hiçbir mal varlığı ve gelirinin bulunmaması sebepleriyle adli yardım talep edildiğini, gerekçesiz ve hukuka aykırı olarak adli yardım talebinin reddedildiğini, müvekkili hakkında birçok icra takibi başlatıldığını, alacağı karşılamaya yeterli mal varlığı bulunmadığını, adli yardım talebinin reddine ilişkin verilen kararın da usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmadığı, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takipleri nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 492 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi.
3. 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi.
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince dava dilekçesinde belirtilen icra dosyalarının takip çıkış miktarları üzerinden yatırılması gerekli eksik harcı depo etmek üzere davacılar vekiline süre ve imkan tanınarak 18.12.2020 tarihli tensip tutanağının 2 nci bendi ile dava dilekçesinde belirtilen icra dosyalarının takip çıkış miktarları üzerinden yatırılması gerekli 27.746,12 TL eksik harcı depo etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın takip edilmemiş sayılacağı hususunun ihtaren tebliğine dair ara karar verilmiştir. Tensip tutanağının davacı vekiline 25.01.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 06.01.2021 tarihli adli yardım talebinin 11.01.2021 tarihli ara kararla reddine karar verildiği, adli yardım talebinin reddine ilişkin karara itiraz edilmesi üzerine itirazın İzmir 7.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/50 D.İş sayılı 18.02.2021 tarihli kararı ile reddedildiği, itirazın reddine dair kararın davacı vekiline 03.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, kararın tebliğ tarihinden itibaren de 2 haftalık kesin süre içinde davacı tarafça eksik harç depo edilmediğinden dava dosyasının 26.03.2021 tarihinde işlemden kaldırıldığı, üç aylık yasal süre içinde eksik harç tamamlanmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak mahkemenin adli yardım talebinin reddi nedeniyle yatırılması gereken peşin harç miktarını ve kesin mehili içeren yeni ihtaratlı tebliğ göndermesi gerekirken tensiple verilen ihtar nazara alınarak süresi içinde peşin harcın yatırılmadığı gerekçesiyle işlemden kaldırma ve açılmamış sayılma kararı vermesi doğru olmamıştır.
O halde mahkemece yeniden usulüne uygun şekilde peşin karar harcının yatırılması için davacıya kesin mehil içeren sonucunu bildiren ihtaratlı tebligat gönderilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933541600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz