Alacak | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2252 E. 2023/2306 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 5 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
idari para cezası↗ yetki belgesi↗ süre hesabı↗ mahrum kalınan kâr↗ kar kaybı↗ makul süre↗ yoksun kalınan kâr↗ ticari avans faizi↗ acentelik sözleşmesi↗ kâr mahrumiyeti↗ sözleşmenin feshi↗ bayilik sözleşmesi↗ ticari faiz↗ acentelik↗ ciro↗ cezai şart↗ infaz↗ fesih↗ kâr kaybı↗ havale↗ yetki↗ ıslah↗ ihtarname↗ dava sebebi↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 11.11.2015 tarih, 2014/644 E. ve 2015/799 K. sayılı kararı ile davacının kusurlu davranışları ile sözleşmenin feshine neden olduğu, davalının yetki belgesi düzenlememesi sonucunda 23 ER 073 plakalı araca idari para cezası uygulandığı, davalının kusurlu davranışı ile sebep olduğu bu zarara katlanması gerektiği, bilgisayar sisteminin haksız kapatılması ile feshin tebliğine kadar geçen süre içerisinde davacının kâr kaybı yaşadığı, bilgisayar sisteminin kullanılması ve isim hakkı için ödenen ücretlerin iadesinin talep edilemeyeceği, davalının kargo araçlarının geç gelmesi eyleminin sabit olup bu nedenle sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle davacının yoksun kaldığı kârın talep edilebileceği gerekçesiyle davacının isim hakkı ve cezai şart ve bilgisayar kullanımı ile ilgili taleplerinin reddine, mahrum kalınan kâr ile ilgili talebinin kabulü ile 27.375,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 07.02.2018 tarih, 2016/6685 E. ve 2018/846 K. sayılı kararıyla hüküm fıkrasında 5.000,00 TL alacak bakımından herhangi bir hüküm kurulmadığı, ancak gerekçede yer verildiği, bu hususun gerekçe ile hüküm fıkrası arasında açık bir çelişki niteliğinde olduğu, dava dilekçesinde ve 29.09.2015 tarihli açıklama dilekçesinde cezai şart ile ilgili herhangi bir talep bulunmamasına ve bu hususta karar gerekçesinde hiçbir ayrıntıya yer verilmemesine karşın "davacının isim hakkı ve cezai şart ve bilgisayar kullanımı ile ilgili taleplerinin reddine" ifadesine yer verilmek suretiyle infazda dahi tereddüt oluşturacak şekilde karar verildiği, açıklanan hususların doğru olmadığı belirtilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 10.10.2018 tarih, 2018/455 E. ve 2018/1056 K. sayılı kararı ile dava tarihi itibari ile 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi hükümlerine göre davacının davalıya ödediği isim hakkı bedeli ve bilgisayar sistemini kullanma bedelinin iadesini talep edemeyeceği, davalının fesih ihtarnamesinin tebliğinden 13 gün önce bilgisayar sistemini kapattığı, bu nedenle davacının 13 günlük kâr kaybı 2.928,00 TL'yi istemekte haklı olduğu, sözleşmeye göre taşıtlara yetki belgesi alınmasının davalı Sürat Kargo A.Ş’nin sorumluluğunda olduğundan davacının ödemiş olduğu idari para cezasını davalıdan talep edebileceği, hat aracının geç gelmesi olgusu karşısında yeteri kadar teslimatın yapıldığı ve bunların GSM sistemine girildiği, davacının yoksun kalınan 27.375,00 TL kârı talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 27.375,00 TL mahrum kalınan kâr tazminatının, 2.928,00 TL 13 günlük haksız fesihten doğan kâr kaybı tazminatının, 5.000,00 TL 23 ER 073 plakalı araca kesilen ceza tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 12.11.2020 tarih, 2020/1168 E. ve 2020/5020 K. sayılı kararıyla 10.10.2018 tarihli celsede tefhim edilen hükümde davacı tarafın müşteri tazminatı talebinin reddine karar verildiği, gerekçeli kararda ise katip hatası gerekçe gösterilerek söz konusu hükmün, “davacı tarafın diğer taleplerinin reddine” şeklinde değiştirildiği ve bu suretle hükümle gerekçe arasında çelişki oluşturulduğu, müşteri tazminatıyla ilgili alacak kalemi bakımından gerekçeli kararda değerlendirmeye yer verilmediği, sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığına ilişkin birbiriyle çelişkili değerlendirmeler yapıldığı, dava dilekçesinde yer almayan 13 günlük haksız fesihten doğan kâr kaybı talebine ilişkin yeni bir alacak kalemi talep edildiği, dava dilekçesinde yer almayan bu talebin kabulünün doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinde yer almayan 13 günlük haksız fesihten doğan kâr kaybı talebine ilişkin yeni bir alacak kalemi talep ettiği, netice-i talebin daraltılması için ıslaha gerek olmadığı, ancak dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla talebe eklenmesine ve dava konusu haline getirilmesine yasal olanak bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile 27.375,00 TL mahrum kalınan kâr tazminatının ve 5.000,00 TL tazminatın 12.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı temyiz dilekçesinde özetle; 54.825,00 TL müşteri tazminatı talep ettiğini, ancak kararda bu hususta değerlendirme yapılmadığını, neden reddedildiğinin anlaşılamadığını, kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının haklı nedenle sözleşmeyi feshettiğini, yoksun kalınan kâr tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bozma ilamında belirtilen eksiklik ve çelişkinin giderilmediğini, feshin haklı olup olmadığına dair değerlendirme yapılmadığını, yoksun kalınan kâr tazminatı talebinin çok fazla olduğunu, makul süre hesabı yapılması gerekirken bir yıllık ciroya göre hesaplandığını, araca kesilen ceza bakımından da davacının kusurlu olduğunu, gerekli belgeleri zamanında tamamlamadığını, zamanaşımına uğradığından ıslah talebinin reddi gerektiğini, 5.000,00 TL yönünden değerlendirme yapılması gerekirken ıslah edilen miktar üzerinden değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip feshedilmediği, davacının taleplerinde haklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 26 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, acentelik sözleşmesinin haksız olarak feshi sebebiyle doğan alacak ve tazminat taleplerine ilişkindir.Mahkemece, davacıdan ıslah ettiği miktar ve dava dilekçesindeki miktara ilişkin hangi kalem için ne kadar talepte bulunulduğu hususunda açıklama istenilmesi üzerine davacı, 29.09.2015 havale tarihli dilekçesi ile talep ettiği 85.000,00 TL'nin; 49.697,00 TL'sinin müşteri tazminatı, 27.375,00 TL'sinin yoksun kalınan kâr, 2.928,00 TL'sinin 13 günlük haksız fesihten doğan kâr kaybı, 5.000,00 TL'sinin aracına kesilen cezaya ilişkin olduğunu beyan etmiştir. Dairemizin 12.11.2020 tarihli bozma ilamında müşteri tazminatıyla ilgili alacak kalemi bakımından gerekçeli kararda hiçbir ayrıntıya ve değerlendirmeye yer verilmediği, söz konusu alacak kaleminin neden reddedildiğinin anlaşılamadığı, sözleşmenin feshinin haklı mı haksız mı bulunduğuna ilişkin bir tespite yer verilmediği belirtilmiştir. Her ne kadar Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de bozma gereğince yeterli inceleme yapılmamıştır. Bozma ilamında değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen Mahkemece müşteri tazminatı talebinin gerekçesi açıklanmaksızın reddedilmesi hatalı olmuştur. Ayrıca sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı hususunda açık ve somut bir tespite gerekçeli kararda yer verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1168 E. 2020/5020 K.
Ortak:yetki belgesi · mahrum kalınan kâr · yoksun kalınan kâr · acentelik sözleşmesi · kâr mahrumiyeti · sözleşmenin feshi · ticari faiz · acentelik · zamanaşımı 5 yıllık
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 10.10.2018 tarih, 2018/455 E. ve 2018/1056 K. sayılı kararı ile dava tarihi itibari ile 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesi» hükümlerine göre davacının davalıya ödediği isim hakkı bedeli ve bilgisayar sistemini kullanma bedelinin iadesini talep edemeyeceği, davalının «fesih» «ihtarnamesinin» tebliğinden 13 gün önce bilgisayar sistemini kapattığı, bu nedenle davacının 13 günlük kâr «kaybı» 2.928,00 TL'yi istemekte haklı olduğu, sözleşmeye göre taşıtlara «yetki belgesi» alınmasının davalı Sürat Kargo A.Ş’nin sorumluluğunda olduğundan davacının ödemiş olduğu idari para cezasını davalıdan talep edebileceği, hat aracının geç gelmesi olgusu karşısında yeteri kadar «teslimatın» yapıldığı ve bunların GSM sistemine girildiği, davacının «yoksun kalınan» 27.375,00 TL kârı talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 27.375,00 TL «mahrum kalınan» kâr tazminatının, 2.928,00 TL 13 günlük haksız fesihten doğan kâr kaybı tazminatının, 5.000,00 TL 23 ER 073 plakalı araca kesilen ceza tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 11.11.2015 tarih, 2014/644 E. ve 2015/799 K. sayılı kararı ile davacının kusurlu davranışları ile «sözleşmenin feshine» neden olduğu, davalının «yetki belgesi» düzenlememesi sonucunda 23 ER 073 plakalı araca «idari para cezası» uygulandığı, davalının kusurlu davranışı ile sebep olduğu bu zarara katlanması gerektiği, bilgisayar sisteminin haksız kapatılması ile feshin tebliğine kadar geçen süre içerisinde davacının kâr «kaybı» yaşadığı, bilgisayar sisteminin kullanılması ve isim hakkı için ödenen ücretlerin iadesinin talep edilemeyeceği, davalının kargo araçlarının geç gelmesi eyleminin sabit olup bu nedenle sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle davacının yoksun kaldığı kârın talep edilebileceği gerekçesiyle davacının isim hakkı ve «cezai şart» ve bilgisayar kullanımı ile ilgili taleplerinin reddine, «mahrum kalınan» kâr ile ilgili talebinin kabulü ile 27.375,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilm …
Değerlendirme Dava, «acentelik sözleşmesinin» haksız olarak feshi sebebiyle doğan alacak ve tazminat taleplerine ilişkindir.Mahkemece, davacıdan «ıslah» ettiği miktar ve dava dilekçesindeki miktara ilişkin hangi kalem için ne kadar talepte bulunulduğu hususunda açıklama istenilmesi üzerine davacı, 29.09.2015 «havale» tarihli dilekçesi ile talep ettiği 85.000,00 TL'nin; 49.697,00 TL'sinin müşteri tazminatı, 27.375,00 TL'sinin «yoksun kalınan» kâr, 2.928,00 TL'sinin 13 günlük haksız fesihten doğan kâr «kaybı», 5.000,00 TL'sinin aracına kesilen cezaya ilişkin olduğunu beyan etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava tarihi itibari ile 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, taraflar arasındaki acentalık sözleşmesi hükümlerine göre davacının davalıya ödediği isim hakkı bedeli ve bilgisayar sistemini kullanma bedelinin iadesini talep edemeyeceği, davalının «fesih» «ihtarnamesinin» tebliğinden 13 gün önce bilgisayar sistemini kapattığı, bu nedenle davacının 13 günlük kâr «kaybı» 2.928.- TL'yi istemekte haklı olduğu, sözleşmeye göre taşıtlara «yetki belgesi» alınmasının davalı ...Kargo A.Ş’nin sorumluluğunda olduğundan davacının ödemiş olduğu idari para cezasını davalıdan talep etmesinin haklı olduğu, hat aracının geç gelmesi olgusu karşısında, yeteri kadar «teslimatın» yapıldığı ve bunların GSM sistemine girildiği anlaşıldığından, davacının «yoksun kalınan» 27.375.- TL kârı talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 27.375.- TL «mahrum kalınan» kâr tazminatının, 2.928.- TL 13 günlük haksız fesihten doğan kâr kaybı tazminatının, 5.000.- TL ...
1- Dava, «acentelik sözleşmesinin» müvekkil tarafından haksız olarak feshi sebebiyle doğan alacak ve tazminat taleplerine ilişkindir.
Yine gerekçeli kararda bir taraftan “bu «protokolde» davacıya «sözleşmeye aykırılık» teşkil eden bazı hususların düzeltilmesi için 30 Haziran 2009 tarihine kadar süre verilmiştir, davacı tarafça bu eksiklikler düzeltilmemiştir” denilmiş, diğer taraftan “hat aracının geç gelmesi olgusu karşısında, yeteri kadar «teslimatın» yapıldığı ve bunların GSM sistemine girildiği anlaşıldığından, «yoksun kalınan» 27.375.- TL kârı talep edilebileceği anlaşılmış” denilerek «sözleşmenin feshinin» haklı olup olmadığına ilişkin birbiriyle çelişkili değerlendirmeler yapılmış, sözleşmenin feshinin Mahkemece haklı mı haksız mı bulunduğuna ilişkin açık ve somut b …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · protokol · kesin hüküm
Benzer bu karardaYine gerekçeli kararda bir taraftan “bu «protokolde» davacıya «sözleşmeye aykırılık» teşkil eden bazı hususların düzeltilmesi için 30 Haziran 2009 tarihine kadar süre verilmiştir, davacı tarafça bu eksiklikler düzeltilmemiştir” denilmiş, diğer taraftan “hat aracının geç gelmesi olgusu karşısında, yeteri kadar «teslimatın» yapıldığı ve bunların GSM sistemine girildiği anlaşıldığından, «yoksun kalınan» 27.375.- TL kârı talep edilebileceği anlaşılmış” denilerek «sözleşmenin feshinin» haklı olup olmadığına ilişkin birbiriyle çelişkili değerlendirmeler yapılmış, sözleşmenin feshinin Mahkemece haklı mı haksız mı bulunduğuna ilişkin açık ve somut b …
Davacı dava dilekçesinde, isim hakkı için davalıya ödediği bedel, bilgisayar sistemi kullanımı için davalıya ödediği bedel, ... plakalı araca «kesin» ceza bedeli, sözleşmenin haksız feshinden dolayı «yoksun kalınan» kâr ve davalıya kazandırdığı müşteriden dolayı kâr «kaybı» olmak üzere beş alacak kalemi için fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 09.02.2015 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesi ile dava dilekçesindeki talebini 80.000,00 TL artırarak 85.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5708 E. 2020/5985 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile taraflar arasında bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitine, 25.073,09 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine dair verilen kararın, davalılar vekilince temyizi üzerine, Dairemizce karar bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14146 E. 2012/19946 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kısmi itiraz · vekalet ücreti takdiri · vekalet ücreti · temsil · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı «defterlerine» göre davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 14.928,01 TL alacaklı olduğu, davalı taraf yükümlülüklerini yerine getirdiğinden bahisle ödeme definde bulunduğu halde ödemeye ilişkin delil sunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibinin 14.928,01 TL'lık «kısmına itirazının» iptali ile takibin 14.928,01 TL'nın tahsili yönünden devamına karar verilmiştir.
2) Davalı, yargılamada icra dosyasında bulunan itiraz dilekçesine ekli vekaletnamede ismi bulunan vekille «temsil» edilmiş ve hakkındaki dava kısmen reddedilmiş olmasına rağmen, davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemiştir.
Davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekir ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2252 E. , 2023/2306 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/199 Esas, 2021/533 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı, davalı tarafın acenteliğini yaptığı sırada 17.12.2009 tarihinde kendisine hiçbir bildirim yapılmaksızın işin görülmesi için gerekli olan bilgisayar sisteminin kapatıldığını, 24.12.2009 tarihli ihtarname ile acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, ihtarnamede de herhangi bir gerekçeye yer verilmediğini, feshin haksız olduğunu, haksız fesihten dolayı, sözleşme imzalanırken ödediği isim hakkı bedeli 18.525,00 TL, 23 ER 073 plakalı araca kesilen idari para cezasından 5.000,00 TL, davalıya bilgisayar sistemini kullanmak üzere ödediği 4.972,00 TL, müşteri tazminatı olarak 25.000,00 TL, mahrum kalınan kâr olan 20.000,00 TL zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
2. Davacı 29.09.2015 ıslah dilekçesi ile;
49. 697,00 TL müşteri tazminatı, 27.375,00 TL yoksun kalınan kar, 2.928,00 TL günlük haksız fesihten doğan kar kaybı, 5.000,00 TL araca kesilen ceza olmak üzere talebini 85.000,00 TL'ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, feshe davacının yükümlülüklerine aykırı davranmasının sebep olduğunu, feshin haklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 11.11.2015 tarih, 2014/644 E. ve 2015/799 K. sayılı kararı ile davacının kusurlu davranışları ile sözleşmenin feshine neden olduğu, davalının yetki belgesi düzenlememesi sonucunda 23 ER 073 plakalı araca idari para cezası uygulandığı, davalının kusurlu davranışı ile sebep olduğu bu zarara katlanması gerektiği, bilgisayar sisteminin haksız kapatılması ile feshin tebliğine kadar geçen süre içerisinde davacının kâr kaybı yaşadığı, bilgisayar sisteminin kullanılması ve isim hakkı için ödenen ücretlerin iadesinin talep edilemeyeceği, davalının kargo araçlarının geç gelmesi eyleminin sabit olup bu nedenle sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle davacının yoksun kaldığı kârın talep edilebileceği gerekçesiyle davacının isim hakkı ve cezai şart ve bilgisayar kullanımı ile ilgili taleplerinin reddine, mahrum kalınan kâr ile ilgili talebinin kabulü ile 27.375,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 07.02.2018 tarih, 2016/6685 E. ve 2018/846 K. sayılı kararıyla hüküm fıkrasında 5.000,00 TL alacak bakımından herhangi bir hüküm kurulmadığı, ancak gerekçede yer verildiği, bu hususun gerekçe ile hüküm fıkrası arasında açık bir çelişki niteliğinde olduğu, dava dilekçesinde ve 29.09.2015 tarihli açıklama dilekçesinde cezai şart ile ilgili herhangi bir talep bulunmamasına ve bu hususta karar gerekçesinde hiçbir ayrıntıya yer verilmemesine karşın "davacının isim hakkı ve cezai şart ve bilgisayar kullanımı ile ilgili taleplerinin reddine" ifadesine yer verilmek suretiyle infazda dahi tereddüt oluşturacak şekilde karar verildiği, açıklanan hususların doğru olmadığı belirtilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 10.10.2018 tarih, 2018/455 E. ve 2018/1056 K. sayılı kararı ile dava tarihi itibari ile 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi hükümlerine göre davacının davalıya ödediği isim hakkı bedeli ve bilgisayar sistemini kullanma bedelinin iadesini talep edemeyeceği, davalının fesih ihtarnamesinin tebliğinden 13 gün önce bilgisayar sistemini kapattığı, bu nedenle davacının 13 günlük kâr kaybı 2.928,00 TL'yi istemekte haklı olduğu, sözleşmeye göre taşıtlara yetki belgesi alınmasının davalı Sürat Kargo A.Ş’nin sorumluluğunda olduğundan davacının ödemiş olduğu idari para cezasını davalıdan talep edebileceği, hat aracının geç gelmesi olgusu karşısında yeteri kadar teslimatın yapıldığı ve bunların GSM sistemine girildiği, davacının yoksun kalınan 27.375,00 TL kârı talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 27.375,00 TL mahrum kalınan kâr tazminatının, 2.928,00 TL 13 günlük haksız fesihten doğan kâr kaybı tazminatının, 5.000,00 TL 23 ER 073 plakalı araca kesilen ceza tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 12.11.2020 tarih, 2020/1168 E. ve 2020/5020 K. sayılı kararıyla 10.10.2018 tarihli celsede tefhim edilen hükümde davacı tarafın müşteri tazminatı talebinin reddine karar verildiği, gerekçeli kararda ise katip hatası gerekçe gösterilerek söz konusu hükmün, “davacı tarafın diğer taleplerinin reddine” şeklinde değiştirildiği ve bu suretle hükümle gerekçe arasında çelişki oluşturulduğu, müşteri tazminatıyla ilgili alacak kalemi bakımından gerekçeli kararda değerlendirmeye yer verilmediği, sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığına ilişkin birbiriyle çelişkili değerlendirmeler yapıldığı, dava dilekçesinde yer almayan 13 günlük haksız fesihten doğan kâr kaybı talebine ilişkin yeni bir alacak kalemi talep edildiği, dava dilekçesinde yer almayan bu talebin kabulünün doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinde yer almayan 13 günlük haksız fesihten doğan kâr kaybı talebine ilişkin yeni bir alacak kalemi talep ettiği, netice-i talebin daraltılması için ıslaha gerek olmadığı, ancak dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla talebe eklenmesine ve dava konusu haline getirilmesine yasal olanak bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile 27.375,00 TL mahrum kalınan kâr tazminatının ve 5.000,00 TL tazminatın 12.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı temyiz dilekçesinde özetle;
54. 825,00 TL müşteri tazminatı talep ettiğini, ancak kararda bu hususta değerlendirme yapılmadığını, neden reddedildiğinin anlaşılamadığını, kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının haklı nedenle sözleşmeyi feshettiğini, yoksun kalınan kâr tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bozma ilamında belirtilen eksiklik ve çelişkinin giderilmediğini, feshin haklı olup olmadığına dair değerlendirme yapılmadığını, yoksun kalınan kâr tazminatı talebinin çok fazla olduğunu, makul süre hesabı yapılması gerekirken bir yıllık ciroya göre hesaplandığını, araca kesilen ceza bakımından da davacının kusurlu olduğunu, gerekli belgeleri zamanında tamamlamadığını, zamanaşımına uğradığından ıslah talebinin reddi gerektiğini, 5.000,00 TL yönünden değerlendirme yapılması gerekirken ıslah edilen miktar üzerinden değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip feshedilmediği, davacının taleplerinde haklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 26 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, acentelik sözleşmesinin haksız olarak feshi sebebiyle doğan alacak ve tazminat taleplerine ilişkindir.Mahkemece, davacıdan ıslah ettiği miktar ve dava dilekçesindeki miktara ilişkin hangi kalem için ne kadar talepte bulunulduğu hususunda açıklama istenilmesi üzerine davacı, 29.09.2015 havale tarihli dilekçesi ile talep ettiği 85.000,00 TL'nin;
49. 697,00 TL'sinin müşteri tazminatı, 27.375,00 TL'sinin yoksun kalınan kâr, 2.928,00 TL'sinin 13 günlük haksız fesihten doğan kâr kaybı, 5.000,00 TL'sinin aracına kesilen cezaya ilişkin olduğunu beyan etmiştir. Dairemizin 12.11.2020 tarihli bozma ilamında müşteri tazminatıyla ilgili alacak kalemi bakımından gerekçeli kararda hiçbir ayrıntıya ve değerlendirmeye yer verilmediği, söz konusu alacak kaleminin neden reddedildiğinin anlaşılamadığı, sözleşmenin feshinin haklı mı haksız mı bulunduğuna ilişkin bir tespite yer verilmediği belirtilmiştir. Her ne kadar Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de bozma gereğince yeterli inceleme yapılmamıştır. Bozma ilamında değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen Mahkemece müşteri tazminatı talebinin gerekçesi açıklanmaksızın reddedilmesi hatalı olmuştur.
Ayrıca sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı hususunda açık ve somut bir tespite gerekçeli kararda yer verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre, davacı ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933451400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz