Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/852 E. 2023/3894 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münhasırlık↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ taahhütname↗ kötüniyet↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/482 E., 2018/301 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, orijinal adı "HUMAN PIN CODE THE SACRED MATHS IN YOUR BIRTH DATE" olan, Ülkemizde de "İNSANIN PİN KODU DOĞUM TARİHİNİZİN KUTSAL MATEMATİĞİ" adıyla yayımlanan kitabın yazarı olduğunu, söz konusu kitabın ilk baskısının 2002 yılında Güney Afrika Cumhuriyeti'nde yayımlandığını, 2005 ve 2012 yıllarında da Türkiye' de yayımlandığını, yine müvekkilinin dava dışı...'ı Türkiye'deki seminerler için yetkilendirdiğini, davalının bu seminerlere katılarak müvekkili ... tarafından bulunan ve geliştirilen ve "İNSANIN PİN KODU " adlı eserinde yazdığı bir dizi matematik formülü ve bu formülün yorumlanabilmesi için bilgi sahibi olduğunu ve eğitim aldığını, yapılan sözleşme ile davalının patent ve telif hakkı almayacağını taahhüt ettiğini, ancak bilahare Türk Patent ve Marka Kurumu'na (TPMK) başvuruda bulunarak 2015 96541 numaralı "pinkod" ve 2015 107751 numaralı "İnsanın Pin Kodu" markalarını 41 inci sınıfta eğitim ve öğretim hizmetleri için tescil ettirdiğini, marka tescillerinin kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin bu ibareler üzerinde hak sahibi olduğunu, ayrıca "PİNKOD" ibaresinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesi uyarınca tescil edilemeyeceğinden dolayı hükümsüzlüğüne, marka sicilinden terkinine, karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili davalının kötü niyetli olmadığını, seminerleri yapan dava dışı...'ın, davacıyı temsil kabiliyetine ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığını, her ne kadar müvekkili davalı, patent ve telif haklarına ilişkin taahhütte bulunmuşsa da markaya ilişkin herhangi bir beyanın söz konusu sözleşmede yer almadığını, "PİNKOD" ibaresinin jenerik bir ibare olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "İnsanın Pin Kodu, Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği" isimli eseri nedeniyle "İnsanın Pin Kodu" ibaresi üzerinde fikri mülkiyet hakkı sahibi olduğu, davalının bu eserle bağlantılı olarak katıldığı eğitim semineri sonrasında "İnsanın Pin Kodu" markasını ve bu marka ile seri marka imajı yaratacak şekilde "PİNKOD" markasını kendi adına tescil ettirdiği, bu tescillerin kötüniyetli olduğu, bu nedenle "İnsanın Pin Kodu" markası için 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca, "PİNKOD" markası içinse 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin yedinci fıkrası uyarınca hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2015/107751 numaralı "İnsanın Pin Kodu" ve 2015/96541 numaralı "Pinkod" markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İnsanın Pinkodu isimli 2015/107751 başvuru no.lu markanın, 28.12.2015 tarihinde başvurusunun yapılarak, 14.10.2016 tarihinde tescil edilerek, 30.11.2016 tarihli bültende yayınlandığını, Pinkod isimli 2015/96541 başvuru no.lu markanın 25.11.2015 tarihinde başvurusunun yapıldığını, 16.08.2016 tarihinde tescil edilerek, 30.09.2016 tarihli bültende yayınlandığını, 6769 sayılı Kanun'un 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe girdiğini, başvuru tarihinde geçerli olan markanın yeni yayınlanan mevzuat ile geriye dönük olarak hükümsüzlüğünün ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davalı markalarının başvuru süreçlerinde itiraz edilmediğini, davacının bu güne kadar marka başvurusu yapmadığını, “İnsanın Pinkodu” ibareli tercüme eserin telif hakkının 41 inci sınıf içerisinde sadece davacı taraf açısından kitap, dergi yayınlarının basıma hazır hale getirilmesi gibi hizmetlerle sınırlandırılabileceğini, bu sınıftaki diğer hizmetler yönünden sınırlandırılmaya tabi tutulamayacağını, davacı tarafın, “İnsanın Pin Kodu” ibareli bir eseri olduğu ve müvekkilinin markasının ihlal teşkil ettiği ileri sürülmüşse de, davacı tarafın, salt bir kitap ismi nedeni ile marka hakkının hükümsüzlüğünü istemesinin mümkün olmadığını, korunması gereken üstün bir hakkının bulunmadığını, davacı tarafın sahip olduğu eserin tam adının “İnsanın Pin Kodu Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği” olduğunu, markadan çok sayıda fazla ibare içerdiğini, mahkemenin salt hatalı bilirkişi raporundaki beyan ve tespitleri dikkate aldığını, müvekkilinin 2014 yılındaki seminerden sonra bilgi sahibi olarak markayı tescil ettirdiğinden kötüniyetli olduğuna dair gerekçenin yerinde olmadığını, kitabın Güney Afrika'da 2002, Türkiye'de 2005 ve 2012 yıllarında yayınlandığının ifade edildiğini, müvekkilinin çok daha önce Pinkodu hakkında bilgi sahibi olduğunu, Seminere Katılım Sözleşmesi başlıklı belgede dahi, “İnsanın Pin Kodu” ve “Pinkodtr” markasının tescil edilmesinin yasaklanmadığını ve müvekkilince herhangi bir taahhütte de bulunulmadığını, müvekkiline dava dışı kişi tarafından imzalatılan belgede münhasıran yasaklanan hususun davacıya ait olduğunu belirttiği İnsanın Pin Kodu ile ilgili bilgilerden ve bir dizi matematik formülünden ibaret olduğunu, kaldı ki sözleşmenin B-2 maddesinde yasaklanan hususların münhasıran olmak üzere, bir dizi matematik formülünün ve İnsanın Pin Kodu Sistemi’nin isminin aynen ya da değiştirilerek patent alınmayacağını; telif alınmayacağını, ticari amaçla kullanılmayacağını, kazanç elde edilmeyeceğini ve benzeri taahhütlerde bulunulduğunu, müvekkilinin Pinkodu ve İnsanın Pinkodu gibi kavram ve terimleri söz konusu seminer dolayısıyla öğrenerek tescil başvurusu yaptığına dair iddianın ispatlanamadığını, raporda 6769 sayılı Kanun'un 5 inci madde ve 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasının uygulanamayacağı ileri sürülürken diğer yandan 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki kötü niyetli tescil olduğuna kanaat getirilmesinin çelişkili olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça "İnsanın Pin Kodu 639" isimli kitabın ve "İnsanın Pin Kodu Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği” isimli kitabın kapak fotoğrafının, dosyaya sunulduğu, Kültür Bakanlığından cevap yazısından davacıya ait İnsanın Pin Kodu isimli kitabın ilk olarak 2005 tarihinde daha sonra 2012 tarihinde Türkiye'de yayımlandığı, davalının "HUMAN PINCODE SYSTEM", İnsanın Pin Kodu Sistemi Seminerine Katılım Sözleşmesi imzaladığı, sözleşme içeriğinden seminerde davacı tarafından bulunan ve geliştirilen birtakım matematik formülü ile bu formülün yorumlanması için eğitim verileceğinin açıklandığı, sözleşme B-2 maddesinde "...bu sistemde öğretilen bilgileri ve seminerlerde eğitimi verilen matematik formülünü ve İnsanın Pin Kodu Sistemi'nin ismini aynen yada değiştirerek patent almayacağını, telif almayacağını, ticari amaçla kullanmayacağını..." taahhüt ettiği, sözleşmenin 13.09.2014 tarihli olduğu, "İnsanın Pin Kodu" ibaresinin davacıya ait kitabın ismi olup, eser adı üzerinde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserli Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 83 üncü maddesi kapsamında hak sahibi olduğu, davalı markalarının tescil tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin beşinci fıkrasında "Tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismi, fotoğrafı, telif hakkı veya herhangi bir sınai mülkiyet hakkını kapsaması halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu reddedilir." hükmünün düzenlendiği, tescil başvurusunda kötü niyetin varlığının başlı başına hükümsüzlük nedeni olduğu, ancak; kötü niyetin varlığı her somut olayın özellikleri ve hükümsüzlüğü istenen marka ya da markaların tescil başvurularının yapıldığı tarihteki hukuki durumu dikkate alınmak suretiyle değerlendirilmesi gerektiği, güvenin kötüye kullanılması suretiyle marka tescili de kötüniyetli tescil kapsamında değerlendirilebileceğinden, davalı tarafça "İNSANIN PİN KODU" markasının ve "PİN KODU" markasının 41 inci sınıfta tescilinin kötüniyetli olduğundan davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesi yerinde olduğu ve markaların tescil tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası ve davalının başvuru tarihinde kötü niyetli olması nedeniyle hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken, tescil tarihinden sonra yürürlüğe giren 6769 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması yerinde değilse de, bu husus sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlük istemine ilişkin olup, hükümsüzlük koşullarının olup olmadığı hususları uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin beşinci fıkrası, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesi ve 6 ncı maddesinin altıncı ve dokuzuncu fıkraları, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 83 üncü maddesi,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6474 E. 2024/2704 K.
Ortak:taahhütname · temsil · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili davalının kötü niyetli olmadığını, seminerleri yapan dava dışı...'ın, davacıyı «temsil» kabiliyetine ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığını, her ne kadar müvekkili davalı, patent ve telif haklarına ilişkin «taahhütte» bulunmuşsa da markaya ilişkin herhangi bir beyanın söz konusu sözleşmede yer almadığını, "PİNKOD" ibaresinin jenerik bir ibare olduğunu savunarak davanın reddini i …
… i matematik formülü ve bu formülün yorumlanabilmesi için bilgi sahibi olduğunu ve eğitim aldığını, yapılan sözleşme ile davalının patent ve telif hakkı almayacağını «taahhüt» ettiğini, ancak bilahare Türk Patent ve Marka Kurumu'na (TPMK) başvuruda bulunarak 2015 96541 numaralı "pinkod" ve 2015 107751 numaralı "İnsanın Pin Kodu" markalar …
… alt hatalı bilirkişi raporundaki beyan ve tespitleri dikkate aldığını, müvekkilinin 2014 yılındaki seminerden sonra bilgi sahibi olarak markayı tescil ettirdiğinden «kötüniyetli» olduğuna dair gerekçenin yerinde olmadığını, kitabın Güney Afrika'da 2002, Türkiye'de 2005 ve 2012 yıllarında yayınlandığının ifade edildiğini, müvekkilinin çok daha önce Pinkodu hakkında bilgi sahibi olduğunu, Seminere Katılım Sözleşmesi başlıklı belgede dahi, “İnsanın Pin Kodu” ve “Pinkodtr” markasının tescil edilmesinin yasaklanmadığını ve müvekkilince herhangi bir «taahhütte» de bulunulmadığını, müvekkiline dava dışı kişi tarafından imzalatılan belgede «münhasıran» yasaklanan hususun davacıya ait olduğunu belirttiği İnsanın Pin Kodu ile ilgili bilgilerden ve bir dizi matematik formülünden ibaret olduğunu, kaldı ki sözleşmenin …
Benzer bu kararda… ini aynen ya da değiştirerek ticari amaçla kullanmayacağını, her ne şekilde olursa olsun kazanç elde etmeyeceğini ve kazanç elde etmek amacıyla hareket etmeyeceğini «taahhüt» etmesine rağmen "..." ve "..." ibarelerini kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin yayınladığı, kitaplar, verdiği seminerlerle markayı ilk ihdas ve istimal eden kişi olduğunu, "...- The Sacred Maths in Your Birth Date" ve "İnsanın Pin Kodu- Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği" ibarelerinin kitap kapaklarında farklı puntolarda yazıldığını, asıl isimlerin kitap kapağına bakıldığında ilk görülebilen "Human Pin Code" ve "İnsanın Pin Kodu" olduğu ve okuyucular tarafından bu isimlerle tanındığını, müvekkilinin bu isimler üzerinde telif hakkına sahip olduğunu, bu sebeple markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalının kötü niyetli olarak seri marka izlenimi yaratıp "pinkod"- "İnsanın Pinkodu"-"PinkodTR" markalarını da tescil ettirdiğini, İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/482 E. ve İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/42 E. sayılı dosyalarının «derdest» olduğunu, bu sırada 17.08.2017 tarihinde "..." ibaresini tescil ettirdiğini, bunun da davalının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini ileri sürerek davalıya ait 2015/ …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının "..." ve "..." ibareli marka tescilleri bulunmadığını, müvekkilinin marka başvurularının «ilan» edilmesine rağmen itiraz olmadığını ve markaların tescil edildiğini, tescil edildikten sonra hükümsüzlük talebinin kötü niyetli olduğunu, Türkiye «temsilcisi»...tarafından kursiyerlerle imzalanan sözleşmenin hükümleri ve içerikleri incelendiğinde; davacının Türkiye ile bağı olmadığını, uzun yıllar önce yayınladığı kitap ile sektörü kendi tekeline almak istediğini, sözleşmeye istinaden yetkili mahkemenin Bakırköy mahkemeleri olduğunu, markaların İngilizce olduğunu, Türkçe olarak benzese de davacı tarafın tescilinin bulunmadığını, salt Güney Afrika'da yayınlanan kitap için Türkiye'de tescilli markaların hükümsüzlüğünün istenemeyeceğini, davacının kitabının tam isminin "İnsanın Pin Kodu-Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği" olduğunu, davacının Türkiye'de temsilci olan ...'a verilen «yetki belgesi» ve vekâletnamenin dosyaya sunulmadığını, imzalanan sözleşmede davacı tarafın kursa gelenlere fikri ve sınai haklar yönünden patent ve telif haklarının yer aldığı m …
… davacının Güney Afrika'da yaşadığını, yayınladığı bir kitaptan yola çıkarak adeta bütün bir sektörü kendi tekeline almaya ve yönetmeye çalıştığını, ...'ın davacının «temsilcisi» olduğuna dair belgelerin sunulmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki belgesi · derdestlik · iptal davası · yargılama gideri · yetki · ilan
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının "..." ve "..." ibareli marka tescilleri bulunmadığını, müvekkilinin marka başvurularının «ilan» edilmesine rağmen itiraz olmadığını ve markaların tescil edildiğini, tescil edildikten sonra hükümsüzlük talebinin kötü niyetli olduğunu, Türkiye «temsilcisi»...tarafından kursiyerlerle imzalanan sözleşmenin hükümleri ve içerikleri incelendiğinde; davacının Türkiye ile bağı olmadığını, uzun yıllar önce yayınladığı kitap ile sektörü kendi tekeline almak istediğini, sözleşmeye istinaden yetkili mahkemenin Bakırköy mahkemeleri olduğunu, markaların İngilizce olduğunu, Türkçe olarak benzese de davacı tarafın tescilinin bulunmadığını, salt Güney Afrika'da yayınlanan kitap için Türkiye'de tescilli markaların hükümsüzlüğünün istenemeyeceğini, davacının kitabının tam isminin "İnsanın Pin Kodu-Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği" olduğunu, davacının Türkiye'de temsilci olan ...'a verilen «yetki belgesi» ve vekâletnamenin dosyaya sunulmadığını, imzalanan sözleşmede davacı tarafın kursa gelenlere fikri ve sınai haklar yönünden patent ve telif haklarının yer aldığı m …
… tsal Matematiği" olan kitaplardan doğan telif haklarını ihlal ettiğini, İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/482 E. sayılı dosya ile marka «iptali davası» devam ederken, davalının www.insaninpinkodu.com.tr" isimli internet sitesinde kendi beyanına göre Pinkod sistemini 2011 yılında ... sayesinde keşfettiğini, ...'un …
… ini aynen ya da değiştirerek ticari amaçla kullanmayacağını, her ne şekilde olursa olsun kazanç elde etmeyeceğini ve kazanç elde etmek amacıyla hareket etmeyeceğini «taahhüt» etmesine rağmen "..." ve "..." ibarelerini kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin yayınladığı, kitaplar, verdiği seminerlerle markayı ilk ihdas ve istimal eden kişi olduğunu, "...- The Sacred Maths in Your Birth Date" ve "İnsanın Pin Kodu- Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği" ibarelerinin kitap kapaklarında farklı puntolarda yazıldığını, asıl isimlerin kitap kapağına bakıldığında ilk görülebilen "Human Pin Code" ve "İnsanın Pin Kodu" olduğu ve okuyucular tarafından bu isimlerle tanındığını, müvekkilinin bu isimler üzerinde telif hakkına sahip olduğunu, bu sebeple markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalının kötü niyetli olarak seri marka izlenimi yaratıp "pinkod"- "İnsanın Pinkodu"-"PinkodTR" markalarını da tescil ettirdiğini, İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/482 E. ve İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/42 E. sayılı dosyalarının «derdest» olduğunu, bu sırada 17.08.2017 tarihinde "..." ibaresini tescil ettirdiğini, bunun da davalının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini ileri sürerek davalıya ait 2015/ …
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; konusuz kalan 2015/107750 numaralı marka bakımından «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesi gerektiğini vd. hususları ileri sürerek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7554 E. 2024/3699 K.
Ortak:taahhütname · kötüniyet · temsil · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili davalının kötü niyetli olmadığını, seminerleri yapan dava dışı...'ın, davacıyı «temsil» kabiliyetine ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığını, her ne kadar müvekkili davalı, patent ve telif haklarına ilişkin «taahhütte» bulunmuşsa da markaya ilişkin herhangi bir beyanın söz konusu sözleşmede yer almadığını, "PİNKOD" ibaresinin jenerik bir ibare olduğunu savunarak davanın reddini i …
… alt hatalı bilirkişi raporundaki beyan ve tespitleri dikkate aldığını, müvekkilinin 2014 yılındaki seminerden sonra bilgi sahibi olarak markayı tescil ettirdiğinden «kötüniyetli» olduğuna dair gerekçenin yerinde olmadığını, kitabın Güney Afrika'da 2002, Türkiye'de 2005 ve 2012 yıllarında yayınlandığının ifade edildiğini, müvekkilinin çok daha önce Pinkodu hakkında bilgi sahibi olduğunu, Seminere Katılım Sözleşmesi başlıklı belgede dahi, “İnsanın Pin Kodu” ve “Pinkodtr” markasının tescil edilmesinin yasaklanmadığını ve müvekkilince herhangi bir «taahhütte» de bulunulmadığını, müvekkiline dava dışı kişi tarafından imzalatılan belgede «münhasıran» yasaklanan hususun davacıya ait olduğunu belirttiği İnsanın Pin Kodu ile ilgili bilgilerden ve bir dizi matematik formülünden ibaret olduğunu, kaldı ki sözleşmenin …
… rilen matematik formülünü ve İnsanın Pin Kodu Sistemi'nin ismini aynen yada değiştirerek patent almayacağını, telif almayacağını, ticari amaçla kullanmayacağını..." «taahhüt» ettiği, sözleşmenin 13.09.2014 tarihli olduğu, "İnsanın Pin Kodu" ibaresinin davacıya ait kitabın ismi olup, eser adı üzerinde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserli Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 83 üncü maddesi kapsamında hak sahibi olduğu, davalı markalarının tescil tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin beşinci fıkrasında "Tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismi, fotoğrafı, telif hakkı veya herhangi bir sınai mülkiyet hakkını kapsaması halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu reddedilir." hükmünün düzenlendiği, tescil başvurusunda «kötü niyetin» varlığının başlı başına hükümsüzlük nedeni olduğu, ancak; kötü niyetin varlığı her somut olayın özellikleri ve hükümsüzlüğü istenen marka ya da markaların tescil başvurularının yapıldığı tarihteki hukuki durumu dikkate alınmak suretiyle değerlendirilmesi gerektiği, güvenin kötüye kullanılması suretiyle marka tescili de «kötüniyetli» tescil kapsamında değerlendirilebileceğinden, davalı tarafça "İNSANIN PİN KODU" markasının ve "PİN KODU" markasının 41 inci sınıfta tescilinin kötüniyetli olduğund …
Benzer bu kararda… nı. davacının salt alan adının bulunması nedeniyle müvekkilinin markasının hükümsüzlüğünün istenilemeyeceğini, davacının Güney Afrika'da yaşayan ...'in Türkiye'deki «temsilcisi» olduğu ileri sürülmüşse de dava süresince belge sunulmadığını, «son» 30 yılda tüm dünyada ortak olarak ve çok yaygın kullanılan teknik bir terimin 41. sınıfta kullanımının alenen tekel altına alınmasının ve sektörde başkalarınca kullanımının yasaklanmasının mümkün olmadığını, Mahkemece müvekkilinin 2014 yılında katıldığı seminerden sonra marka başvurularında bulunduğu ve kötü niyetli olduğu kanısına varılmışsa da dava dışı ...'in Pınkod ibaresi içeren eserlerinin Güney Afrika Cumhuriyeti’nde 2002, Türkiye’de ise 2005 ve 2012 yıllarında yayınlandığını, davacının ileri sürdüğünün aksine, müvekkilin 2014 yılında seminere katıldıktan sonra Pinkodu hakkında bilgi sahibi olduğu iddialarının geçerliliğini kaybettiğini, müvekkilinin kitaptan ve yayından esinlenmiş olsa idi o tarihten itibaren marka başvurusunda bulunabileceğini, seminere katılım sözleşmesi başlıklı belgede dahi, “Pinkodtr” markasının tescil edilmesinin yasaklanmadığını, müvekkilince de herhangi bir «taahhütte» bulunulmadığını, yasaklananın dava dışı ... isimli şahsa ait olduğunu belirttiği İnsanın Pin Kodu ile ilgili bilgilerden ve bir dizi matematik formülünden ibaret olduğunu, sınırlı sayıda belirtilen sebeplerde marka hakkı başvurusu ve tescili «yasağının» yer almadığını, mutlak ret sebeplerinin de bulunmadığını, davacı tarafın faaliyet göstermediği "film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri, haber muhab …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "insanın pin kodu" ve "ilişkilerin pin kodu" adlı kitapların yazarı ...' in Türkiye «temsilcisi» ve kitaplarının Türkiye yayımcısı olduğunu, aynı zamanda müvekkilinin "insanın pin kodu sistemi" bireysel danışmanı olduğunu ve seminer vermeye ... tarafından yetk …
… film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri, haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri, fotoğrafçılık hizmetleri, tercüme hizmetleri " de «dahil» olmak üzere 41. sınıf kapsamındaki mal ve hizmetler için kendi adına tescil ettirdiği, davalının bu tescilinin «kötüniyetli» olduğu, hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, tescilin kötüniyetli olması nedeniyle markanın tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için hükümsüzlük kararı verildi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki belgesi · mükerrerlik · oy yasağı · yetki · yetkisizlik kararı · ilan · dava sebebi · dahili dava
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dosyasında ... ve davacı arasında herhangi bir «yetki belgesi» olmamasına rağmen müvekkili aleyhine huzurdaki davanın ikame edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin «ilan» ve tescil ettirdiği markasının somut dayanaktan yoksun olarak hükümsüz kılınamayacağını, davacının seminere katılım sözleşmesi başlıklı belgeye dayanarak marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu ileri süremeyeceğini, katılım sözleşme belgesinde dahi ilgili markaların tescil edilemeyeceği yönünde herhangi bir ibarenin bulunmadığını, müvekkilinin markalarını usule uygun şekilde tescil ettirdiğini, ...' ın yazdığı Türkçe karşılığı "insanın pin kodu doğum tarihinizin kutsal matematiği" ve "ilişkilerin pin kodu" olan kitap isimleriyle müvekkil markasının farklı olması «sebebi» ile ilişkilendirilme yapılamayacağını, sözleşmenin içeriğinde patent, telif ve ticari amaçla kullanıma yer verildiğini, ancak marka tesciline ilişkin herhangi bir akdin bulunmadığını, ayrıca sözleşmede belirtilen yasaklamanın ticari hayatı engelleme kastı olduğunu ve bu durumun yasal olmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, davacının iddia ettiği gibi "pinkod" ibaresini ilk defa davacı taraftan değil, cep telefonlarının kullanılmaya başlandığı 90'lı yıllardan itibaren teknik konu olan "pin kodu" ibaresiyle öğrenildiğini, davacı tarafın huzurdaki davayı «mükerrer» ikame ettiğini, davacının taleplerinin «zamanaşımına» uğradığını, davanın «yetkisiz» mahkemede açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… hizmetleri, spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri «dahil»), dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan h …
… film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri, haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri, fotoğrafçılık hizmetleri, tercüme hizmetleri " de «dahil» olmak üzere 41. sınıf kapsamındaki mal ve hizmetler için kendi adına tescil ettirdiği, davalının bu tescilinin «kötüniyetli» olduğu, hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, tescilin kötüniyetli olması nedeniyle markanın tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için hükümsüzlük kararı verildi …
… nı. davacının salt alan adının bulunması nedeniyle müvekkilinin markasının hükümsüzlüğünün istenilemeyeceğini, davacının Güney Afrika'da yaşayan ...'in Türkiye'deki «temsilcisi» olduğu ileri sürülmüşse de dava süresince belge sunulmadığını, «son» 30 yılda tüm dünyada ortak olarak ve çok yaygın kullanılan teknik bir terimin 41. sınıfta kullanımının alenen tekel altına alınmasının ve sektörde başkalarınca kullanımının yasaklanmasının mümkün olmadığını, Mahkemece müvekkilinin 2014 yılında katıldığı seminerden sonra marka başvurularında bulunduğu ve kötü niyetli olduğu kanısına varılmışsa da dava dışı ...'in Pınkod ibaresi içeren eserlerinin Güney Afrika Cumhuriyeti’nde 2002, Türkiye’de ise 2005 ve 2012 yıllarında yayınlandığını, davacının ileri sürdüğünün aksine, müvekkilin 2014 yılında seminere katıldıktan sonra Pinkodu hakkında bilgi sahibi olduğu iddialarının geçerliliğini kaybettiğini, müvekkilinin kitaptan ve yayından esinlenmiş olsa idi o tarihten itibaren marka başvurusunda bulunabileceğini, seminere katılım sözleşmesi başlıklı belgede dahi, “Pinkodtr” markasının tescil edilmesinin yasaklanmadığını, müvekkilince de herhangi bir «taahhütte» bulunulmadığını, yasaklananın dava dışı ... isimli şahsa ait olduğunu belirttiği İnsanın Pin Kodu ile ilgili bilgilerden ve bir dizi matematik formülünden ibaret olduğunu, sınırlı sayıda belirtilen sebeplerde marka hakkı başvurusu ve tescili «yasağının» yer almadığını, mutlak ret sebeplerinin de bulunmadığını, davacı tarafın faaliyet göstermediği "film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri, haber muhab …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/852 E. , 2023/3894 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/253 Esas, 2021/2052 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/482 E., 2018/301 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, orijinal adı "HUMAN PIN CODE THE SACRED MATHS IN YOUR BIRTH DATE" olan, Ülkemizde de "İNSANIN PİN KODU DOĞUM TARİHİNİZİN KUTSAL MATEMATİĞİ" adıyla yayımlanan kitabın yazarı olduğunu, söz konusu kitabın ilk baskısının 2002 yılında Güney Afrika Cumhuriyeti'nde yayımlandığını, 2005 ve 2012 yıllarında da Türkiye' de yayımlandığını, yine müvekkilinin dava dışı...'ı Türkiye'deki seminerler için yetkilendirdiğini, davalının bu seminerlere katılarak müvekkili ... tarafından bulunan ve geliştirilen ve "İNSANIN PİN KODU " adlı eserinde yazdığı bir dizi matematik formülü ve bu formülün yorumlanabilmesi için bilgi sahibi olduğunu ve eğitim aldığını, yapılan sözleşme ile davalının patent ve telif hakkı almayacağını taahhüt ettiğini, ancak bilahare Türk Patent ve Marka Kurumu'na (TPMK) başvuruda bulunarak 2015 96541 numaralı "pinkod" ve 2015 107751 numaralı "İnsanın Pin Kodu" markalarını 41 inci sınıfta eğitim ve öğretim hizmetleri için tescil ettirdiğini, marka tescillerinin kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin bu ibareler üzerinde hak sahibi olduğunu, ayrıca "PİNKOD" ibaresinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesi uyarınca tescil edilemeyeceğinden dolayı hükümsüzlüğüne, marka sicilinden terkinine, karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili davalının kötü niyetli olmadığını, seminerleri yapan dava dışı...'ın, davacıyı temsil kabiliyetine ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığını, her ne kadar müvekkili davalı, patent ve telif haklarına ilişkin taahhütte bulunmuşsa da markaya ilişkin herhangi bir beyanın söz konusu sözleşmede yer almadığını, "PİNKOD" ibaresinin jenerik bir ibare olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "İnsanın Pin Kodu, Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği" isimli eseri nedeniyle "İnsanın Pin Kodu" ibaresi üzerinde fikri mülkiyet hakkı sahibi olduğu, davalının bu eserle bağlantılı olarak katıldığı eğitim semineri sonrasında "İnsanın Pin Kodu" markasını ve bu marka ile seri marka imajı yaratacak şekilde "PİNKOD" markasını kendi adına tescil ettirdiği, bu tescillerin kötüniyetli olduğu, bu nedenle "İnsanın Pin Kodu" markası için 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca, "PİNKOD" markası içinse 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin yedinci fıkrası uyarınca hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2015/107751 numaralı "İnsanın Pin Kodu" ve 2015/96541 numaralı "Pinkod" markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İnsanın Pinkodu isimli 2015/107751 başvuru no.lu markanın, 28.12.2015 tarihinde başvurusunun yapılarak, 14.10.2016 tarihinde tescil edilerek, 30.11.2016 tarihli bültende yayınlandığını, Pinkod isimli 2015/96541 başvuru no.lu markanın 25.11.2015 tarihinde başvurusunun yapıldığını, 16.08.2016 tarihinde tescil edilerek, 30.09.2016 tarihli bültende yayınlandığını, 6769 sayılı Kanun'un 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe girdiğini, başvuru tarihinde geçerli olan markanın yeni yayınlanan mevzuat ile geriye dönük olarak hükümsüzlüğünün ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davalı markalarının başvuru süreçlerinde itiraz edilmediğini, davacının bu güne kadar marka başvurusu yapmadığını, “İnsanın Pinkodu” ibareli tercüme eserin telif hakkının 41 inci sınıf içerisinde sadece davacı taraf açısından kitap, dergi yayınlarının basıma hazır hale getirilmesi gibi hizmetlerle sınırlandırılabileceğini, bu sınıftaki diğer hizmetler yönünden sınırlandırılmaya tabi tutulamayacağını, davacı tarafın, “İnsanın Pin Kodu” ibareli bir eseri olduğu ve müvekkilinin markasının ihlal teşkil ettiği ileri sürülmüşse de, davacı tarafın, salt bir kitap ismi nedeni ile marka hakkının hükümsüzlüğünü istemesinin mümkün olmadığını, korunması gereken üstün bir hakkının bulunmadığını, davacı tarafın sahip olduğu eserin tam adının “İnsanın Pin Kodu Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği” olduğunu, markadan çok sayıda fazla ibare içerdiğini, mahkemenin salt hatalı bilirkişi raporundaki beyan ve tespitleri dikkate aldığını, müvekkilinin 2014 yılındaki seminerden sonra bilgi sahibi olarak markayı tescil ettirdiğinden kötüniyetli olduğuna dair gerekçenin yerinde olmadığını, kitabın Güney Afrika'da 2002, Türkiye'de 2005 ve 2012 yıllarında yayınlandığının ifade edildiğini, müvekkilinin çok daha önce Pinkodu hakkında bilgi sahibi olduğunu, Seminere Katılım Sözleşmesi başlıklı belgede dahi, “İnsanın Pin Kodu” ve “Pinkodtr” markasının tescil edilmesinin yasaklanmadığını ve müvekkilince herhangi bir taahhütte de bulunulmadığını, müvekkiline dava dışı kişi tarafından imzalatılan belgede münhasıran yasaklanan hususun davacıya ait olduğunu belirttiği İnsanın Pin Kodu ile ilgili bilgilerden ve bir dizi matematik formülünden ibaret olduğunu, kaldı ki sözleşmenin B-2 maddesinde yasaklanan hususların münhasıran olmak üzere, bir dizi matematik formülünün ve İnsanın Pin Kodu Sistemi’nin isminin aynen ya da değiştirilerek patent alınmayacağını;
telif alınmayacağını, ticari amaçla kullanılmayacağını, kazanç elde edilmeyeceğini ve benzeri taahhütlerde bulunulduğunu, müvekkilinin Pinkodu ve İnsanın Pinkodu gibi kavram ve terimleri söz konusu seminer dolayısıyla öğrenerek tescil başvurusu yaptığına dair iddianın ispatlanamadığını, raporda 6769 sayılı Kanun'un 5 inci madde ve 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasının uygulanamayacağı ileri sürülürken diğer yandan 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki kötü niyetli tescil olduğuna kanaat getirilmesinin çelişkili olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça "İnsanın Pin Kodu 639" isimli kitabın ve "İnsanın Pin Kodu Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği” isimli kitabın kapak fotoğrafının, dosyaya sunulduğu, Kültür Bakanlığından cevap yazısından davacıya ait İnsanın Pin Kodu isimli kitabın ilk olarak 2005 tarihinde daha sonra 2012 tarihinde Türkiye'de yayımlandığı, davalının "HUMAN PINCODE SYSTEM", İnsanın Pin Kodu Sistemi Seminerine Katılım Sözleşmesi imzaladığı, sözleşme içeriğinden seminerde davacı tarafından bulunan ve geliştirilen birtakım matematik formülü ile bu formülün yorumlanması için eğitim verileceğinin açıklandığı, sözleşme B-2 maddesinde "...bu sistemde öğretilen bilgileri ve seminerlerde eğitimi verilen matematik formülünü ve İnsanın Pin Kodu Sistemi'nin ismini aynen yada değiştirerek patent almayacağını, telif almayacağını, ticari amaçla kullanmayacağını..." taahhüt ettiği, sözleşmenin 13.09.2014 tarihli olduğu, "İnsanın Pin Kodu" ibaresinin davacıya ait kitabın ismi olup, eser adı üzerinde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserli Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 83 üncü maddesi kapsamında hak sahibi olduğu, davalı markalarının tescil tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin beşinci fıkrasında "Tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismi, fotoğrafı, telif hakkı veya herhangi bir sınai mülkiyet hakkını kapsaması halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu reddedilir." hükmünün düzenlendiği, tescil başvurusunda kötü niyetin varlığının başlı başına hükümsüzlük nedeni olduğu, ancak;
kötü niyetin varlığı her somut olayın özellikleri ve hükümsüzlüğü istenen marka ya da markaların tescil başvurularının yapıldığı tarihteki hukuki durumu dikkate alınmak suretiyle değerlendirilmesi gerektiği, güvenin kötüye kullanılması suretiyle marka tescili de kötüniyetli tescil kapsamında değerlendirilebileceğinden, davalı tarafça "İNSANIN PİN KODU" markasının ve "PİN KODU" markasının 41 inci sınıfta tescilinin kötüniyetli olduğundan davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesi yerinde olduğu ve markaların tescil tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası ve davalının başvuru tarihinde kötü niyetli olması nedeniyle hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken, tescil tarihinden sonra yürürlüğe giren 6769 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması yerinde değilse de, bu husus sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlük istemine ilişkin olup, hükümsüzlük koşullarının olup olmadığı hususları uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin beşinci fıkrası, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesi ve 6 ncı maddesinin altıncı ve dokuzuncu fıkraları, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 83 üncü maddesi,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933356300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz