Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6474 E. 2024/2704 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetki belgesi↗ vekâlet ücreti↗ derdestlik↗ iptal davası↗ yargılama gideri↗ esastan ret↗ yetki↗ taahhütname↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/105 E., 2019/318 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2015/107750 başvuru numaralı "..." ve 2017/74134 başvuru numaralı "..." markalarının müvekkiline ait ilk basımı 2002 yılında gerçekleştirilen "...-The Sacred Maths in Your Birth Date" ve 2005 yılında Tükçe'ye çevrilerek ilk basımı gerçekleştirilen, Tükçe ismi "İnsanın Pin Kodu-Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği" olan kitaplardan doğan telif haklarını ihlal ettiğini, İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/482 E. sayılı dosya ile marka iptali davası devam ederken, davalının www.insaninpinkodu.com.tr" isimli internet sitesinde kendi beyanına göre Pinkod sistemini 2011 yılında ... sayesinde keşfettiğini, ...'un Türkiye yetkilisi...tarafından verilen "... System-İnsanın Pin Kodu Sistemi" seminerlerine 2014 yılında katıldığını, davalının bu seminerde imzaladığı sözleşmenin B-2 maddesi uyarınca "İnsanın Pin Kodu" Sisteminin ismini aynen ya da değiştirerek ticari amaçla kullanmayacağını, her ne şekilde olursa olsun kazanç elde etmeyeceğini ve kazanç elde etmek amacıyla hareket etmeyeceğini taahhüt etmesine rağmen "..." ve "..." ibarelerini kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin yayınladığı, kitaplar, verdiği seminerlerle markayı ilk ihdas ve istimal eden kişi olduğunu, "...- The Sacred Maths in Your Birth Date" ve "İnsanın Pin Kodu- Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği" ibarelerinin kitap kapaklarında farklı puntolarda yazıldığını, asıl isimlerin kitap kapağına bakıldığında ilk görülebilen "Human Pin Code" ve "İnsanın Pin Kodu" olduğu ve okuyucular tarafından bu isimlerle tanındığını, müvekkilinin bu isimler üzerinde telif hakkına sahip olduğunu, bu sebeple markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalının kötü niyetli olarak seri marka izlenimi yaratıp "pinkod"- "İnsanın Pinkodu"-"PinkodTR" markalarını da tescil ettirdiğini, İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/482 E. ve İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/42 E. sayılı dosyalarının derdest olduğunu, bu sırada 17.08.2017 tarihinde "..." ibaresini tescil ettirdiğini, bunun da davalının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini ileri sürerek davalıya ait 2015/107750 başvuru numaralı "..." ve 2017/74134 başvuru numaralı "..." markalarının hükümsüzlüğüne ve marka sicilinden terkinine, kararın yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının "..." ve "..." ibareli marka tescilleri bulunmadığını, müvekkilinin marka başvurularının ilan edilmesine rağmen itiraz olmadığını ve markaların tescil edildiğini, tescil edildikten sonra hükümsüzlük talebinin kötü niyetli olduğunu, Türkiye temsilcisi...tarafından kursiyerlerle imzalanan sözleşmenin hükümleri ve içerikleri incelendiğinde; davacının Türkiye ile bağı olmadığını, uzun yıllar önce yayınladığı kitap ile sektörü kendi tekeline almak istediğini, sözleşmeye istinaden yetkili mahkemenin Bakırköy mahkemeleri olduğunu, markaların İngilizce olduğunu, Türkçe olarak benzese de davacı tarafın tescilinin bulunmadığını, salt Güney Afrika'da yayınlanan kitap için Türkiye'de tescilli markaların hükümsüzlüğünün istenemeyeceğini, davacının kitabının tam isminin "İnsanın Pin Kodu-Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği" olduğunu, davacının Türkiye'de temsilci olan ...'a verilen yetki belgesi ve vekâletnamenin dosyaya sunulmadığını, imzalanan sözleşmede davacı tarafın kursa gelenlere fikri ve sınai haklar yönünden patent ve telif haklarının yer aldığı marka haklarının madde kapsamında yer almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "İnsanın Pin Kodu, Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği" isimli eseri nedeniyle "İnsanın Pin Kodu" ibaresi üzerinde fikri mülkiyet hakkı sahibi olduğu, "İnsanın Pin Kodu" ibaresinin İngilizce karşılığı olan "HUMAN PİN CODE" ibaresinin de davacının fikri mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, davacıya ait eserin İngilizce baskılarının yurt dışında yapıldığı, davalının bu eserle bağlantılı olarak 2014 yılında katıldığı ve davacı tarafça yetkilendirilen kişi tarafından Türkiye'de gerçekleştirilen HUMAN PIN CODE SYSTEM isimli eğitim semineri sonrasında 2017/74134 tescil numaralı "..." markasını, davacının eserinin konusu ile bağlantılı olan 41. sınıftaki mal ve hizmetler için kendi adına tescil ettirdiği, bu tescilin kötü niyetli olduğu, "..." markası için hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, 2015/107750 numaralı "..." markası dava açıldığı tarihte tescilli olmadığından bu markayla ilgili hükümsüzlük davasının zamansız açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2017 74134 numaralı "..." markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 2015/107750 no.lu "..." markası ile ilgili davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; konusuz kalan 2015/107750 numaralı marka bakımından yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesi gerektiğini vd. hususları ileri sürerek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki ve aşamalardaki savunmalarını tekrar ederek davacının korunmaya değer hakkı ve markası bulunmadığını, davacının kitap adları ile müvekkilinin markalarının benzer olmadığını, hükümsüzlük koşulunun oluşmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, davacının Güney Afrika'da yaşadığını, yayınladığı bir kitaptan yola çıkarak adeta bütün bir sektörü kendi tekeline almaya ve yönetmeye çalıştığını, ...'ın davacının temsilcisi olduğuna dair belgelerin sunulmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça "İnsanın Pin Kodu Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği” isimli kitabın kapağı ile basım bilgilerini içeren ilk sayfanın örneğinin dosyaya sunulduğu, Kültür Bakanlığından celp edilen belgelere göre davacıya ait "İnsanın Pin Kodu" isimli kitabın ilk olarak 2005 yılında, daha sonra 2012 yılında Türkiye'de yayımlandığı, Kültür Bakanlığına barkod alınması için davacı adına vekaletname ile yetkilendirilen...tarafından başvuruda bulunulduğu, davalının "HUMAN PINCODE SYSTEM", İnsanın Pin Kodu Sistemi Seminerine Katılım Sözleşmesi imzaladığı, sözleşme içeriğinden seminerde davacı ... tarafından bulunan ve geliştirilen birtakım matematik formülü ile bu formülün yorumlanması için eğitim verileceğinin açıklandığı, sözleşmenin B-2 maddesinde "...bu sistemde öğretilen bilgileri ve seminerlerde eğitimi verilen matematik formülünü ve İnsanın Pin Kodu Sistemi'nin ismini aynen yada değiştirerek patent almayacağını, telif almayacağını, ticari amaçla kullanmayacağının..." taahhüt edildiği, sözleşmenin 13.09.2014 tarihli olduğu, ... ibaresinin Türkçe karşılığı olan "İnsanın Pin Kodu" ibaresinin davacıya ait kitabın ismi olup, eser adı üzerinde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 83 üncü maddesi kapsamında hak sahibi olduğu, davacının "Human Pıncode System" isimli bir dizi matematik formülü içeren sistemin tanıtıldığı seminer içeriklerinin de hak sahibi olduğu, davalı tarafça "İNSANIN PİN KODU" markasının ve "PİN KODU" markasının 41. sınıfta tescil ettirildiği, aynı mahkemede 2017/482 E. sayılı dosyada hükümsüzlük davası açıldığı, yargılama devam ederken davalı tarafça aynı ibarenin İngilizcesinin "..." şeklinde tescil ettirildiği, davalının tescilinin kötü niyetli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde, aşamalarda ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının markalarının hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ve 25 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/852 E. 2023/3894 K.
Ortak:taahhütname · temsil · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… ini aynen ya da değiştirerek ticari amaçla kullanmayacağını, her ne şekilde olursa olsun kazanç elde etmeyeceğini ve kazanç elde etmek amacıyla hareket etmeyeceğini «taahhüt» etmesine rağmen "..." ve "..." ibarelerini kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin yayınladığı, kitaplar, verdiği seminerlerle markayı ilk ihdas ve istimal eden kişi olduğunu, "...- The Sacred Maths in Your Birth Date" ve "İnsanın Pin Kodu- Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği" ibarelerinin kitap kapaklarında farklı puntolarda yazıldığını, asıl isimlerin kitap kapağına bakıldığında ilk görülebilen "Human Pin Code" ve "İnsanın Pin Kodu" olduğu ve okuyucular tarafından bu isimlerle tanındığını, müvekkilinin bu isimler üzerinde telif hakkına sahip olduğunu, bu sebeple markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalının kötü niyetli olarak seri marka izlenimi yaratıp "pinkod"- "İnsanın Pinkodu"-"PinkodTR" markalarını da tescil ettirdiğini, İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/482 E. ve İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/42 E. sayılı dosyalarının «derdest» olduğunu, bu sırada 17.08.2017 tarihinde "..." ibaresini tescil ettirdiğini, bunun da davalının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini ileri sürerek davalıya ait 2015/ …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının "..." ve "..." ibareli marka tescilleri bulunmadığını, müvekkilinin marka başvurularının «ilan» edilmesine rağmen itiraz olmadığını ve markaların tescil edildiğini, tescil edildikten sonra hükümsüzlük talebinin kötü niyetli olduğunu, Türkiye «temsilcisi»...tarafından kursiyerlerle imzalanan sözleşmenin hükümleri ve içerikleri incelendiğinde; davacının Türkiye ile bağı olmadığını, uzun yıllar önce yayınladığı kitap ile sektörü kendi tekeline almak istediğini, sözleşmeye istinaden yetkili mahkemenin Bakırköy mahkemeleri olduğunu, markaların İngilizce olduğunu, Türkçe olarak benzese de davacı tarafın tescilinin bulunmadığını, salt Güney Afrika'da yayınlanan kitap için Türkiye'de tescilli markaların hükümsüzlüğünün istenemeyeceğini, davacının kitabının tam isminin "İnsanın Pin Kodu-Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği" olduğunu, davacının Türkiye'de temsilci olan ...'a verilen «yetki belgesi» ve vekâletnamenin dosyaya sunulmadığını, imzalanan sözleşmede davacı tarafın kursa gelenlere fikri ve sınai haklar yönünden patent ve telif haklarının yer aldığı m …
… davacının Güney Afrika'da yaşadığını, yayınladığı bir kitaptan yola çıkarak adeta bütün bir sektörü kendi tekeline almaya ve yönetmeye çalıştığını, ...'ın davacının «temsilcisi» olduğuna dair belgelerin sunulmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili davalının kötü niyetli olmadığını, seminerleri yapan dava dışı...'ın, davacıyı «temsil» kabiliyetine ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığını, her ne kadar müvekkili davalı, patent ve telif haklarına ilişkin «taahhütte» bulunmuşsa da markaya ilişkin herhangi bir beyanın söz konusu sözleşmede yer almadığını, "PİNKOD" ibaresinin jenerik bir ibare olduğunu savunarak davanın reddini i …
… i matematik formülü ve bu formülün yorumlanabilmesi için bilgi sahibi olduğunu ve eğitim aldığını, yapılan sözleşme ile davalının patent ve telif hakkı almayacağını «taahhüt» ettiğini, ancak bilahare Türk Patent ve Marka Kurumu'na (TPMK) başvuruda bulunarak 2015 96541 numaralı "pinkod" ve 2015 107751 numaralı "İnsanın Pin Kodu" markalar …
… alt hatalı bilirkişi raporundaki beyan ve tespitleri dikkate aldığını, müvekkilinin 2014 yılındaki seminerden sonra bilgi sahibi olarak markayı tescil ettirdiğinden «kötüniyetli» olduğuna dair gerekçenin yerinde olmadığını, kitabın Güney Afrika'da 2002, Türkiye'de 2005 ve 2012 yıllarında yayınlandığının ifade edildiğini, müvekkilinin çok daha önce Pinkodu hakkında bilgi sahibi olduğunu, Seminere Katılım Sözleşmesi başlıklı belgede dahi, “İnsanın Pin Kodu” ve “Pinkodtr” markasının tescil edilmesinin yasaklanmadığını ve müvekkilince herhangi bir «taahhütte» de bulunulmadığını, müvekkiline dava dışı kişi tarafından imzalatılan belgede «münhasıran» yasaklanan hususun davacıya ait olduğunu belirttiği İnsanın Pin Kodu ile ilgili bilgilerden ve bir dizi matematik formülünden ibaret olduğunu, kaldı ki sözleşmenin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · kötü niyet · kötüniyet
Benzer bu kararda… alt hatalı bilirkişi raporundaki beyan ve tespitleri dikkate aldığını, müvekkilinin 2014 yılındaki seminerden sonra bilgi sahibi olarak markayı tescil ettirdiğinden «kötüniyetli» olduğuna dair gerekçenin yerinde olmadığını, kitabın Güney Afrika'da 2002, Türkiye'de 2005 ve 2012 yıllarında yayınlandığının ifade edildiğini, müvekkilinin çok daha önce Pinkodu hakkında bilgi sahibi olduğunu, Seminere Katılım Sözleşmesi başlıklı belgede dahi, “İnsanın Pin Kodu” ve “Pinkodtr” markasının tescil edilmesinin yasaklanmadığını ve müvekkilince herhangi bir «taahhütte» de bulunulmadığını, müvekkiline dava dışı kişi tarafından imzalatılan belgede «münhasıran» yasaklanan hususun davacıya ait olduğunu belirttiği İnsanın Pin Kodu ile ilgili bilgilerden ve bir dizi matematik formülünden ibaret olduğunu, kaldı ki sözleşmenin …
… rilen matematik formülünü ve İnsanın Pin Kodu Sistemi'nin ismini aynen yada değiştirerek patent almayacağını, telif almayacağını, ticari amaçla kullanmayacağını..." «taahhüt» ettiği, sözleşmenin 13.09.2014 tarihli olduğu, "İnsanın Pin Kodu" ibaresinin davacıya ait kitabın ismi olup, eser adı üzerinde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserli Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 83 üncü maddesi kapsamında hak sahibi olduğu, davalı markalarının tescil tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin beşinci fıkrasında "Tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismi, fotoğrafı, telif hakkı veya herhangi bir sınai mülkiyet hakkını kapsaması halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu reddedilir." hükmünün düzenlendiği, tescil başvurusunda «kötü niyetin» varlığının başlı başına hükümsüzlük nedeni olduğu, ancak; kötü niyetin varlığı her somut olayın özellikleri ve hükümsüzlüğü istenen marka ya da markaların tescil başvurularının yapıldığı tarihteki hukuki durumu dikkate alınmak suretiyle değerlendirilmesi gerektiği, güvenin kötüye kullanılması suretiyle marka tescili de «kötüniyetli» tescil kapsamında değerlendirilebileceğinden, davalı tarafça "İNSANIN PİN KODU" markasının ve "PİN KODU" markasının 41 inci sınıfta tescilinin kötüniyetli olduğund …
… semineri sonrasında "İnsanın Pin Kodu" markasını ve bu marka ile seri marka imajı yaratacak şekilde "PİNKOD" markasını kendi adına tescil ettirdiği, bu tescillerin «kötüniyetli» olduğu, bu nedenle "İnsanın Pin Kodu" markası için 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca, "PİNKOD" markası içinse 6769 sayılı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7554 E. 2024/3699 K.
Ortak:yetki belgesi · yetki · taahhütname · ilan · temsil · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının "..." ve "..." ibareli marka tescilleri bulunmadığını, müvekkilinin marka başvurularının «ilan» edilmesine rağmen itiraz olmadığını ve markaların tescil edildiğini, tescil edildikten sonra hükümsüzlük talebinin kötü niyetli olduğunu, Türkiye «temsilcisi»...tarafından kursiyerlerle imzalanan sözleşmenin hükümleri ve içerikleri incelendiğinde; davacının Türkiye ile bağı olmadığını, uzun yıllar önce yayınladığı kitap ile sektörü kendi tekeline almak istediğini, sözleşmeye istinaden yetkili mahkemenin Bakırköy mahkemeleri olduğunu, markaların İngilizce olduğunu, Türkçe olarak benzese de davacı tarafın tescilinin bulunmadığını, salt Güney Afrika'da yayınlanan kitap için Türkiye'de tescilli markaların hükümsüzlüğünün istenemeyeceğini, davacının kitabının tam isminin "İnsanın Pin Kodu-Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği" olduğunu, davacının Türkiye'de temsilci olan ...'a verilen «yetki belgesi» ve vekâletnamenin dosyaya sunulmadığını, imzalanan sözleşmede davacı tarafın kursa gelenlere fikri ve sınai haklar yönünden patent ve telif haklarının yer aldığı m …
… ini aynen ya da değiştirerek ticari amaçla kullanmayacağını, her ne şekilde olursa olsun kazanç elde etmeyeceğini ve kazanç elde etmek amacıyla hareket etmeyeceğini «taahhüt» etmesine rağmen "..." ve "..." ibarelerini kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin yayınladığı, kitaplar, verdiği seminerlerle markayı ilk ihdas ve istimal eden kişi olduğunu, "...- The Sacred Maths in Your Birth Date" ve "İnsanın Pin Kodu- Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği" ibarelerinin kitap kapaklarında farklı puntolarda yazıldığını, asıl isimlerin kitap kapağına bakıldığında ilk görülebilen "Human Pin Code" ve "İnsanın Pin Kodu" olduğu ve okuyucular tarafından bu isimlerle tanındığını, müvekkilinin bu isimler üzerinde telif hakkına sahip olduğunu, bu sebeple markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalının kötü niyetli olarak seri marka izlenimi yaratıp "pinkod"- "İnsanın Pinkodu"-"PinkodTR" markalarını da tescil ettirdiğini, İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/482 E. ve İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/42 E. sayılı dosyalarının «derdest» olduğunu, bu sırada 17.08.2017 tarihinde "..." ibaresini tescil ettirdiğini, bunun da davalının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini ileri sürerek davalıya ait 2015/ …
… davacının Güney Afrika'da yaşadığını, yayınladığı bir kitaptan yola çıkarak adeta bütün bir sektörü kendi tekeline almaya ve yönetmeye çalıştığını, ...'ın davacının «temsilcisi» olduğuna dair belgelerin sunulmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dosyasında ... ve davacı arasında herhangi bir «yetki belgesi» olmamasına rağmen müvekkili aleyhine huzurdaki davanın ikame edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin «ilan» ve tescil ettirdiği markasının somut dayanaktan yoksun olarak hükümsüz kılınamayacağını, davacının seminere katılım sözleşmesi başlıklı belgeye dayanarak marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu ileri süremeyeceğini, katılım sözleşme belgesinde dahi ilgili markaların tescil edilemeyeceği yönünde herhangi bir ibarenin bulunmadığını, müvekkilinin markalarını usule uygun şekilde tescil ettirdiğini, ...' ın yazdığı Türkçe karşılığı "insanın pin kodu doğum tarihinizin kutsal matematiği" ve "ilişkilerin pin kodu" olan kitap isimleriyle müvekkil markasının farklı olması «sebebi» ile ilişkilendirilme yapılamayacağını, sözleşmenin içeriğinde patent, telif ve ticari amaçla kullanıma yer verildiğini, ancak marka tesciline ilişkin herhangi bir akdin bulunmadığını, ayrıca sözleşmede belirtilen yasaklamanın ticari hayatı engelleme kastı olduğunu ve bu durumun yasal olmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, davacının iddia ettiği gibi "pinkod" ibaresini ilk defa davacı taraftan değil, cep telefonlarının kullanılmaya başlandığı 90'lı yıllardan itibaren teknik konu olan "pin kodu" ibaresiyle öğrenildiğini, davacı tarafın huzurdaki davayı «mükerrer» ikame ettiğini, davacının taleplerinin «zamanaşımına» uğradığını, davanın «yetkisiz» mahkemede açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… nı. davacının salt alan adının bulunması nedeniyle müvekkilinin markasının hükümsüzlüğünün istenilemeyeceğini, davacının Güney Afrika'da yaşayan ...'in Türkiye'deki «temsilcisi» olduğu ileri sürülmüşse de dava süresince belge sunulmadığını, «son» 30 yılda tüm dünyada ortak olarak ve çok yaygın kullanılan teknik bir terimin 41. sınıfta kullanımının alenen tekel altına alınmasının ve sektörde başkalarınca kullanımının yasaklanmasının mümkün olmadığını, Mahkemece müvekkilinin 2014 yılında katıldığı seminerden sonra marka başvurularında bulunduğu ve kötü niyetli olduğu kanısına varılmışsa da dava dışı ...'in Pınkod ibaresi içeren eserlerinin Güney Afrika Cumhuriyeti’nde 2002, Türkiye’de ise 2005 ve 2012 yıllarında yayınlandığını, davacının ileri sürdüğünün aksine, müvekkilin 2014 yılında seminere katıldıktan sonra Pinkodu hakkında bilgi sahibi olduğu iddialarının geçerliliğini kaybettiğini, müvekkilinin kitaptan ve yayından esinlenmiş olsa idi o tarihten itibaren marka başvurusunda bulunabileceğini, seminere katılım sözleşmesi başlıklı belgede dahi, “Pinkodtr” markasının tescil edilmesinin yasaklanmadığını, müvekkilince de herhangi bir «taahhütte» bulunulmadığını, yasaklananın dava dışı ... isimli şahsa ait olduğunu belirttiği İnsanın Pin Kodu ile ilgili bilgilerden ve bir dizi matematik formülünden ibaret olduğunu, sınırlı sayıda belirtilen sebeplerde marka hakkı başvurusu ve tescili «yasağının» yer almadığını, mutlak ret sebeplerinin de bulunmadığını, davacı tarafın faaliyet göstermediği "film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri, haber muhab …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "insanın pin kodu" ve "ilişkilerin pin kodu" adlı kitapların yazarı ...' in Türkiye «temsilcisi» ve kitaplarının Türkiye yayımcısı olduğunu, aynı zamanda müvekkilinin "insanın pin kodu sistemi" bireysel danışmanı olduğunu ve seminer vermeye ... tarafından yetk …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrerlik · oy yasağı · kötüniyet · yetkisizlik kararı · dava sebebi · dahili dava · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dosyasında ... ve davacı arasında herhangi bir «yetki belgesi» olmamasına rağmen müvekkili aleyhine huzurdaki davanın ikame edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin «ilan» ve tescil ettirdiği markasının somut dayanaktan yoksun olarak hükümsüz kılınamayacağını, davacının seminere katılım sözleşmesi başlıklı belgeye dayanarak marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu ileri süremeyeceğini, katılım sözleşme belgesinde dahi ilgili markaların tescil edilemeyeceği yönünde herhangi bir ibarenin bulunmadığını, müvekkilinin markalarını usule uygun şekilde tescil ettirdiğini, ...' ın yazdığı Türkçe karşılığı "insanın pin kodu doğum tarihinizin kutsal matematiği" ve "ilişkilerin pin kodu" olan kitap isimleriyle müvekkil markasının farklı olması «sebebi» ile ilişkilendirilme yapılamayacağını, sözleşmenin içeriğinde patent, telif ve ticari amaçla kullanıma yer verildiğini, ancak marka tesciline ilişkin herhangi bir akdin bulunmadığını, ayrıca sözleşmede belirtilen yasaklamanın ticari hayatı engelleme kastı olduğunu ve bu durumun yasal olmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, davacının iddia ettiği gibi "pinkod" ibaresini ilk defa davacı taraftan değil, cep telefonlarının kullanılmaya başlandığı 90'lı yıllardan itibaren teknik konu olan "pin kodu" ibaresiyle öğrenildiğini, davacı tarafın huzurdaki davayı «mükerrer» ikame ettiğini, davacının taleplerinin «zamanaşımına» uğradığını, davanın «yetkisiz» mahkemede açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri, haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri, fotoğrafçılık hizmetleri, tercüme hizmetleri " de «dahil» olmak üzere 41. sınıf kapsamındaki mal ve hizmetler için kendi adına tescil ettirdiği, davalının bu tescilinin «kötüniyetli» olduğu, hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, tescilin kötüniyetli olması nedeniyle markanın tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için hükümsüzlük kararı verildi …
… nı. davacının salt alan adının bulunması nedeniyle müvekkilinin markasının hükümsüzlüğünün istenilemeyeceğini, davacının Güney Afrika'da yaşayan ...'in Türkiye'deki «temsilcisi» olduğu ileri sürülmüşse de dava süresince belge sunulmadığını, «son» 30 yılda tüm dünyada ortak olarak ve çok yaygın kullanılan teknik bir terimin 41. sınıfta kullanımının alenen tekel altına alınmasının ve sektörde başkalarınca kullanımının yasaklanmasının mümkün olmadığını, Mahkemece müvekkilinin 2014 yılında katıldığı seminerden sonra marka başvurularında bulunduğu ve kötü niyetli olduğu kanısına varılmışsa da dava dışı ...'in Pınkod ibaresi içeren eserlerinin Güney Afrika Cumhuriyeti’nde 2002, Türkiye’de ise 2005 ve 2012 yıllarında yayınlandığını, davacının ileri sürdüğünün aksine, müvekkilin 2014 yılında seminere katıldıktan sonra Pinkodu hakkında bilgi sahibi olduğu iddialarının geçerliliğini kaybettiğini, müvekkilinin kitaptan ve yayından esinlenmiş olsa idi o tarihten itibaren marka başvurusunda bulunabileceğini, seminere katılım sözleşmesi başlıklı belgede dahi, “Pinkodtr” markasının tescil edilmesinin yasaklanmadığını, müvekkilince de herhangi bir «taahhütte» bulunulmadığını, yasaklananın dava dışı ... isimli şahsa ait olduğunu belirttiği İnsanın Pin Kodu ile ilgili bilgilerden ve bir dizi matematik formülünden ibaret olduğunu, sınırlı sayıda belirtilen sebeplerde marka hakkı başvurusu ve tescili «yasağının» yer almadığını, mutlak ret sebeplerinin de bulunmadığını, davacı tarafın faaliyet göstermediği "film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri, haber muhab …
… hizmetleri, spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri «dahil»), dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan h …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6474 E. , 2024/2704 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/710 Esas, 2022/1184 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/105 E., 2019/318 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2015/107750 başvuru numaralı "..." ve 2017/74134 başvuru numaralı "..." markalarının müvekkiline ait ilk basımı 2002 yılında gerçekleştirilen "...-The Sacred Maths in Your Birth Date" ve 2005 yılında Tükçe'ye çevrilerek ilk basımı gerçekleştirilen, Tükçe ismi "İnsanın Pin Kodu-Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği" olan kitaplardan doğan telif haklarını ihlal ettiğini, İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/482 E. sayılı dosya ile marka iptali davası devam ederken, davalının www.insaninpinkodu.com.tr" isimli internet sitesinde kendi beyanına göre Pinkod sistemini 2011 yılında ... sayesinde keşfettiğini, ...'un Türkiye yetkilisi...tarafından verilen "...
System-İnsanın Pin Kodu Sistemi" seminerlerine 2014 yılında katıldığını, davalının bu seminerde imzaladığı sözleşmenin B-2 maddesi uyarınca "İnsanın Pin Kodu" Sisteminin ismini aynen ya da değiştirerek ticari amaçla kullanmayacağını, her ne şekilde olursa olsun kazanç elde etmeyeceğini ve kazanç elde etmek amacıyla hareket etmeyeceğini taahhüt etmesine rağmen "..." ve "..." ibarelerini kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin yayınladığı, kitaplar, verdiği seminerlerle markayı ilk ihdas ve istimal eden kişi olduğunu, "...- The Sacred Maths in Your Birth Date" ve "İnsanın Pin Kodu- Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği" ibarelerinin kitap kapaklarında farklı puntolarda yazıldığını, asıl isimlerin kitap kapağına bakıldığında ilk görülebilen "Human Pin Code" ve "İnsanın Pin Kodu" olduğu ve okuyucular tarafından bu isimlerle tanındığını, müvekkilinin bu isimler üzerinde telif hakkına sahip olduğunu, bu sebeple markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalının kötü niyetli olarak seri marka izlenimi yaratıp "pinkod"- "İnsanın Pinkodu"-"PinkodTR" markalarını da tescil ettirdiğini, İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/482 E.
ve İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/42 E. sayılı dosyalarının derdest olduğunu, bu sırada 17.08.2017 tarihinde "..." ibaresini tescil ettirdiğini, bunun da davalının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini ileri sürerek davalıya ait 2015/107750 başvuru numaralı "..." ve 2017/74134 başvuru numaralı "..." markalarının hükümsüzlüğüne ve marka sicilinden terkinine, kararın yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının "..." ve "..." ibareli marka tescilleri bulunmadığını, müvekkilinin marka başvurularının ilan edilmesine rağmen itiraz olmadığını ve markaların tescil edildiğini, tescil edildikten sonra hükümsüzlük talebinin kötü niyetli olduğunu, Türkiye temsilcisi...tarafından kursiyerlerle imzalanan sözleşmenin hükümleri ve içerikleri incelendiğinde; davacının Türkiye ile bağı olmadığını, uzun yıllar önce yayınladığı kitap ile sektörü kendi tekeline almak istediğini, sözleşmeye istinaden yetkili mahkemenin Bakırköy mahkemeleri olduğunu, markaların İngilizce olduğunu, Türkçe olarak benzese de davacı tarafın tescilinin bulunmadığını, salt Güney Afrika'da yayınlanan kitap için Türkiye'de tescilli markaların hükümsüzlüğünün istenemeyeceğini, davacının kitabının tam isminin "İnsanın Pin Kodu-Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği" olduğunu, davacının Türkiye'de temsilci olan ...'a verilen yetki belgesi ve vekâletnamenin dosyaya sunulmadığını, imzalanan sözleşmede davacı tarafın kursa gelenlere fikri ve sınai haklar yönünden patent ve telif haklarının yer aldığı marka haklarının madde kapsamında yer almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "İnsanın Pin Kodu, Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği" isimli eseri nedeniyle "İnsanın Pin Kodu" ibaresi üzerinde fikri mülkiyet hakkı sahibi olduğu, "İnsanın Pin Kodu" ibaresinin İngilizce karşılığı olan "HUMAN PİN CODE" ibaresinin de davacının fikri mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, davacıya ait eserin İngilizce baskılarının yurt dışında yapıldığı, davalının bu eserle bağlantılı olarak 2014 yılında katıldığı ve davacı tarafça yetkilendirilen kişi tarafından Türkiye'de gerçekleştirilen HUMAN PIN CODE SYSTEM isimli eğitim semineri sonrasında 2017/74134 tescil numaralı "..." markasını, davacının eserinin konusu ile bağlantılı olan 41.
sınıftaki mal ve hizmetler için kendi adına tescil ettirdiği, bu tescilin kötü niyetli olduğu, "..." markası için hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, 2015/107750 numaralı "..." markası dava açıldığı tarihte tescilli olmadığından bu markayla ilgili hükümsüzlük davasının zamansız açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2017 74134 numaralı "..." markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 2015/107750 no.lu "..." markası ile ilgili davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; konusuz kalan 2015/107750 numaralı marka bakımından yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesi gerektiğini vd. hususları ileri sürerek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki ve aşamalardaki savunmalarını tekrar ederek davacının korunmaya değer hakkı ve markası bulunmadığını, davacının kitap adları ile müvekkilinin markalarının benzer olmadığını, hükümsüzlük koşulunun oluşmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, davacının Güney Afrika'da yaşadığını, yayınladığı bir kitaptan yola çıkarak adeta bütün bir sektörü kendi tekeline almaya ve yönetmeye çalıştığını, ...'ın davacının temsilcisi olduğuna dair belgelerin sunulmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça "İnsanın Pin Kodu Doğum Tarihinizin Kutsal Matematiği” isimli kitabın kapağı ile basım bilgilerini içeren ilk sayfanın örneğinin dosyaya sunulduğu, Kültür Bakanlığından celp edilen belgelere göre davacıya ait "İnsanın Pin Kodu" isimli kitabın ilk olarak 2005 yılında, daha sonra 2012 yılında Türkiye'de yayımlandığı, Kültür Bakanlığına barkod alınması için davacı adına vekaletname ile yetkilendirilen...tarafından başvuruda bulunulduğu, davalının "HUMAN PINCODE SYSTEM", İnsanın Pin Kodu Sistemi Seminerine Katılım Sözleşmesi imzaladığı, sözleşme içeriğinden seminerde davacı ... tarafından bulunan ve geliştirilen birtakım matematik formülü ile bu formülün yorumlanması için eğitim verileceğinin açıklandığı, sözleşmenin B-2 maddesinde "...bu sistemde öğretilen bilgileri ve seminerlerde eğitimi verilen matematik formülünü ve İnsanın Pin Kodu Sistemi'nin ismini aynen yada değiştirerek patent almayacağını, telif almayacağını, ticari amaçla kullanmayacağının..." taahhüt edildiği, sözleşmenin 13.09.2014 tarihli olduğu, ...
ibaresinin Türkçe karşılığı olan "İnsanın Pin Kodu" ibaresinin davacıya ait kitabın ismi olup, eser adı üzerinde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 83 üncü maddesi kapsamında hak sahibi olduğu, davacının "Human Pıncode System" isimli bir dizi matematik formülü içeren sistemin tanıtıldığı seminer içeriklerinin de hak sahibi olduğu, davalı tarafça "İNSANIN PİN KODU" markasının ve "PİN KODU" markasının 41. sınıfta tescil ettirildiği, aynı mahkemede 2017/482 E. sayılı dosyada hükümsüzlük davası açıldığı, yargılama devam ederken davalı tarafça aynı ibarenin İngilizcesinin "..." şeklinde tescil ettirildiği, davalının tescilinin kötü niyetli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde, aşamalarda ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının markalarının hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ve 25 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032175100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz