İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1107 E. 2023/4063 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap alacağı↗ bekletici mesele↗ icra inkâr tazminatı↗ ilamsız icra takibi↗ alacağın temliki↗ cari hesap↗ temlik↗ ticari defter↗ cy/cy kaydı↗ avans faizi↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, temlik edilen cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6658 E. 2023/1967 K.
Ortak:cari hesap alacağı · cari hesap · temlik · e-defter
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «temlik» edilen «cari hesap alacağının» tahsili için başlatılan «ilamsız icra takibine» vaki itirazın iptali davasıdır.
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 02.07.2021 tarih, 2020/598 E. ve 2021/528 K. sayılı kararı ile; davacı Atlantis şirketinin kendi «defterlerine» göre; dava tarihi itibariyle 1.722.086,78 TL alacağının mevcut olduğu, davalının dava öncesinde 100.918,87 TL tutarında ödemesinin düşümü yapıldığında kalan alacak miktarının 1.621.«167»,91 TL olduğu, davacı Atlantis şirketinin birleşen ve sonra ayrılan dava davacısı Depar şirketine 465.000,00 TL «temlik» etmiş bulunduğu, ayrılan dava davacısı Depar şirketi vekilinin başlattığı icra takibinde 364.081,13 TL talebinde bulunduğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ile 1.358.005,65 TL'nin davanın açıldığı 26.11.2013 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek 3095 sayılı Yasanın 2/2 nci maddesine göre avans esasına göre hesaplacak «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 24.248,40 TL'lik istemin reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının «kötüniyetli» olarak «ticaret sicilinden terkin» edildiğini bildirmediğini, bu nedenle davacıya «ihya» için süre verilmesinin «hakkaniyete» aykırı olduğunu, «temlik» alan tarafından açılan davanın işbu davadan önce sonuçlanmasının hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki mail yazışmalarının davacı tarafından kabul edildiğini, bu yazışmalardan davacının 1.180.196,44 TL bedelli «iade faturalarını» kabul ettiğinin anlaşıldığını, bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını, davacı şirketin «defterlerinin» çelişkili olduğunu, hükme esas alınamayacağını, iade mallarının davacı tarafından toplandığını, bu nedenle iade malların «teslimi» konusunda davalının sorumluluğunun bulunmadığını, alacağa dava tarihinden değil «ıslah» tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, alacak belirlenirken temlik edilen alacağın miktarında hata yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, satış akdi nedeniyle oluşan «cari hesap alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iade faturası · i̇i̇k 167 · ticaret sicilinden terkin · hakkaniyet · ihya · temerrüt faizi · ıslah · terkin
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının «kötüniyetli» olarak «ticaret sicilinden terkin» edildiğini bildirmediğini, bu nedenle davacıya «ihya» için süre verilmesinin «hakkaniyete» aykırı olduğunu, «temlik» alan tarafından açılan davanın işbu davadan önce sonuçlanmasının hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki mail yazışmalarının davacı tarafından kabul edildiğini, bu yazışmalardan davacının 1.180.196,44 TL bedelli «iade faturalarını» kabul ettiğinin anlaşıldığını, bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını, davacı şirketin «defterlerinin» çelişkili olduğunu, hükme esas alınamayacağını, iade mallarının davacı tarafından toplandığını, bu nedenle iade malların «teslimi» konusunda davalının sorumluluğunun bulunmadığını, alacağa dava tarihinden değil «ıslah» tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, alacak belirlenirken temlik edilen alacağın miktarında hata yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 02.07.2021 tarih, 2020/598 E. ve 2021/528 K. sayılı kararı ile; davacı Atlantis şirketinin kendi «defterlerine» göre; dava tarihi itibariyle 1.722.086,78 TL alacağının mevcut olduğu, davalının dava öncesinde 100.918,87 TL tutarında ödemesinin düşümü yapıldığında kalan alacak miktarının 1.621.«167»,91 TL olduğu, davacı Atlantis şirketinin birleşen ve sonra ayrılan dava davacısı Depar şirketine 465.000,00 TL «temlik» etmiş bulunduğu, ayrılan dava davacısı Depar şirketi vekilinin başlattığı icra takibinde 364.081,13 TL talebinde bulunduğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ile 1.358.005,65 TL'nin davanın açıldığı 26.11.2013 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek 3095 sayılı Yasanın 2/2 nci maddesine göre avans esasına göre hesaplacak «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 24.248,40 TL'lik istemin reddine karar verilmiştir.
2017/1959 K. sayılı ilamıyla ile «ıslah» talebinin davalıya tebliğ edilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3481 E. 2012/10852 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12582 E. 2018/4365 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:izafeten dava · donatan · menfi tespit davası · acente · acentelik · tespit davası · icra takibine itiraz · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaDenizcilik A.Ş’nin Atlantis ... gemisi «donatanına» «izafeten» «menfi tespit davası» açamayacağı nazara alınarak aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddi gerekirken, gemi işleteni olarak dava açabileceğinin kabulü ile işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Limited Şirketi’ne karşı başlatılmış ve «icra takibine itiraz» davacı ... işleteni tarafından yapılmış ise de, işbu «menfi tespit» davasının gerçek «temsilci» tarafından açılması gerekmekte olup, öncelikle davacının aktif dava «ehliyetinin» belirlenmesi gerekmektedir. ... gemisi «donatanı» ile ...
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının gemi yöneticisi olarak geminin «donatanına» «izafeten» dava açabileceği, davacı tarafından Atlantis ... gemisinin işlemlerini yapmak üzere davacı tarafından ... firmasının «görevlendirildiği» ve davacı tarafından ... firmasına ödemenin yapıldığı, davalı şirket tarafından ...
Davacı, Atlantis ... gemisi «donatanına» «izafeten» gemi işleteni olarak işbu «menfi tespit» davasını açmış olup, icra takibi davalı tarafından Atlantis ... gemisi donatanına izafeten ...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6158 E. 2023/724 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1107 E. , 2023/4063 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/229 Esas, 2020/656 Karar
HÜKÜM
Kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davalı vekili
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin temlik aldığı alacağının tahsili için ilamsız icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava dışı alacağını davacıya temlik eden Atlantis Şirketi'nin kendi defterlerine göre dava tarihi itibariyle 1.722.086,78 TL alacağının mevcut olduğu, Atlantis Şirketi'nin davacıya 465.000,00 TL temlik etmiş bulunduğu, davalının dava öncesinde 100.918,87 TL tutarında ödemesinin düşümü yapıldığında davacının icra takibinde 364.081,13 TL talebinde bulunduğu, bu alacağı ispat etmiş olduğu gerekçesiyle davalı borçlunun İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğünün 2013/22594 E. sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek avans faizi uygulanmak suretiyle devamına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 27.10.2022 tarih, 2021/1614 E. ve 2022/7211 K. sayılı kararıyla Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; davaya konu alacağın temlik alacağı olup temliğe konu alacağın ihtilaflı olduğunu, zira müvekkili şirket ticari defterlerinde temlik eden dava dışı Atlantis Şirketi'ne bir borç kaydı olmamasına rağmen Atlantis Şirketi'nin usulsüz kayıtlara dayalı olan bir alacağı temlik etmesinin haksız olduğunu, dava dışı Atlantis Şirketi ile bahse konu alacak bakımından aynı Mahkemede 2020/598 E. numarası ile dava devam etmekte olup hükmün esasını etkileyecek işbu davanın bekletici mesele yapılarak kesinleşmesi beklenmeden yerel Mahkeme kararının onanmasının usule aykırı olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, temlik edilen cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933313100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz