Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1967 E. 2023/4174 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbirin kaldırılması↗ tedbirin kaldırılması↗ kesin mehil↗ cari hesap alacağı↗ ek mehil↗ zimmet↗ sorumluluk davası↗ cari hesap↗ şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗ teminat mektubu↗ hisse devri↗ ihtiyati tedbir↗ dolandırıcılık↗ muvafakat↗ hak düşürücü süre↗ çek↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ teminat↗ teslim↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 20.04.2016 tarih, 2011/507 E. ve 2016/826 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, 18.05.2016 tarihli ek kararla ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, davacı vekilinin teminat mektubunun iadesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince, ek karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 29.11.2018 tarih, 2016/14101 E. ve 2018/7479 K. sayılı kararıyla genel kurul tarafından sorumluluk davası açılması yönünde bir karar alınması için davacı tarafa mehil ve gerektiğinde kesin mehil verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerektiği belirtilerek karar resen bozulmuş, usule ilişkin uygulama yapılmaksızın karar verilmesi doğru görülmediğinden ek kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarının, davacı vekilinin ise ek karara yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının cari hesap alacağı bulunduğunu ileri sürüp çeklerin bir bölümünü kendisinin alıkoyduğu, çek bedellerinin bir bölümünün ise şirketten cari hesap alacağı olduğu iddia edilen dava dışı İbrahim'e aktardığını ileri sürmüş ise de şirket kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarına göre bu kişilerin davacı şirketten alacaklı olduklarına ilişkin kayıt olmadığı, her ikisinin davacı şirkete borçlarının bulunduğu, şirketin ortaklarından borç para alması için ortaklar kurulu kararının gerektiği, çek bedellerinin şirket işlerinde kullanıldığının usulüne uygun deliller ile kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 432.000,00 TL’nin 25.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirket muhasebecisinin davacı şirket yetkilisi... ile birlikte olup müvekkilini dolandırdığını, dava konusu çekleri bilerek kayıtlara işlemediğini, 132.000,00 TL tutarındaki çekin... tarafından alındığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin en fazla 150.000,00 TL’den sorumlu tutulabileceğini, Eyüp’ün çek teslimi sırasında bizzat hazır bulunduğunu, olaya muvafakat verdiğini, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/174 E. sayılı dosyasında verilen kararın dikkate alınması gerektiğini, bu dosyada verilen kararla davacının iddia ettiği zararı zaten Milko Ltd. Şti.’nden tahsil ettiğini, 23.06.2009 tarihli tutanağın davacı şirket yetkilisi...’ün mal paylaşımı ve ortaklık alacağına mahsuben dava konusu çeklerin verildiğinden haberdar olduğunu gösterdiğini, bilirkişi raporunun dayanak aldığı Şekerbank ekstreleri ile orijinal ekstreler arasında farklar bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 556 ncı maddesinin yollamasıyla 341 inci maddesi ile 336 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14101 E. 2018/7479 K.
Ortak:ihtiyati tedbirin kaldırılması · tedbirin kaldırılması · kesin mehil · cari hesap alacağı · ek mehil · sorumluluk davası · cari hesap · şirket müdürü · dava şartı
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 29.11.2018 tarih, 2016/14101 E. ve 2018/7479 K. sayılı kararıyla genel kurul tarafından «sorumluluk davası» açılması yönünde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerektiği belirtilerek karar resen bozulmuş, usule ilişkin uygulama yapılmaksızın karar verilmesi doğru görülmediğ …
Mahkemece 20.04.2016 tarih, 2011/507 E. ve 2016/826 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, 18.05.2016 tarihli ek kararla «ihtiyati tedbirin kaldırılmasına», davacı vekilinin «teminat mektubunun» iadesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince, ek karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının «cari hesap alacağı» bulunduğunu ileri sürüp çeklerin bir bölümünü kendisinin alıkoyduğu, «çek» bedellerinin bir bölümünün ise şirketten cari hesap alacağı olduğu iddia edilen dava dışı İbrahim'e aktardığını ileri sürmüş ise de şirket kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarına göre bu kişilerin davacı şirketten alacaklı olduklarına ilişkin kayıt olmadığı, her ikisinin davacı şirkete borçlarının bulunduğu, şirketin ortaklarından borç para alması için «ortaklar kurulu» kararının gerektiği, çek bedellerinin şirket işlerinde kullanıldığının usulüne uygun deliller ile kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 432.000,00 TL’nin 25.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞirketinden olan alacağına karşılık düzenlenen toplam bedeli 432.000,00 TL olan beş adet çeki «teslim» aldığı, çeklerin ya da tahsil edilen bedellerinin şirket kayıtlarına aktarılması gerekirken, davalının «cari hesap alacağı» bulunduğunu ileri sürüp çeklerin bir bölümünü kendisinin aldığını, «çek» bedellerinin bir bölümünün ise ...'a aktardığını ileri sürmüş ise de, şirket kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarına göre bu kişilerin davacı şirketten alacaklı olduklarına ilişkin kayıt olmadığı gibi, her ikisinin davacı şirkete borçlarının bulunduğu, şirketin ortaklarından borç para alması için «ortaklar kurulu» kararı gerekli olup, böyle bir karar alındığının ileri sürülmediği ve çek bedellerinin şirket işlerinde kullanıldığının usulüne uygun deliller ile kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 432.000,00 TL'nin 25/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekilinin talebi üzerine 18/05/2016 tarihli ek karar ile yargılama sırasında taşınmazlar üzerine koyulan «ihtiyati tedbirin kaldırılmasına», HMK'nın 392/2. maddesindeki «teminatın iadesi» koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin «teminat mektubunun» iadesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · teminatın iadesi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · hükmün kesinleşmesi · yönetici sorumluluğu · adli yardım · ihtiyati haciz
Benzer bu kararda… HMK’nın 392. maddesinde “İhtiyati tedbir talep edenin, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık «teminat» göstermek zorunda olduğu, talep, resmî belgeye, başkaca «kesin» bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkemenin gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebileceği, «adli yardımdan» yararlanan kimsenin teminat göstermesinin gerekmediği, asıl davaya ilişkin «hükmün kesinleşmesinden» veya «ihtiyati tedbir» kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine «teminatın iade» edileceği” belirtilmiş; Bölge Adliye Ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin “Teminatların iadesi” başlıklı 217. maddesinde de “İhtiyati tedbir veya «ihtiyati haciz» taleplerinde teminat olarak yatırılan para, banka mektubu, tahvil ya da benzeri evrakın iadesinin istenmesi halinde yazı işleri müdürü teminatın iadesi için kanuni …
1-Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
Mülga 6762 sayılı ...'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacaktır.
Davacı vekilinin talebi üzerine 18/05/2016 tarihli ek karar ile yargılama sırasında taşınmazlar üzerine koyulan «ihtiyati tedbirin kaldırılmasına», HMK'nın 392/2. maddesindeki «teminatın iadesi» koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin «teminat mektubunun» iadesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15233 E. 2012/6178 K.
Ortak:ek mehil · sorumluluk davası
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 29.11.2018 tarih, 2016/14101 E. ve 2018/7479 K. sayılı kararıyla genel kurul tarafından «sorumluluk davası» açılması yönünde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerektiği belirtilerek karar resen bozulmuş, usule ilişkin uygulama yapılmaksızın karar verilmesi doğru görülmediğ …
Benzer bu kararda39 ve 40 maddeleri gereğince bu eksikliğin giderilmesi için uygun bir «mehil» verildiği, verilen bu mehile rağmen davacının eksiklikleri gidermediği, usule uygun alınmış bir «anonim şirket» genel kurul kararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddini karar verilmiştir.
341'inci maddesi uyarınca «sorumluluk davası» açılabilmesi için ortaklar kurulunun bu hususta karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerekir ise de, iş bu dava TTK.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davacı «anonim şirket yönetim kurulu» üyesi olan davalı hakkında TTK.
39 ve 40 maddeleri gereğince bu eksikliğin giderilmesi için uygun bir «mehil» verildiği, verilen bu mehile rağmen davacının eksiklikleri gidermediği, usule uygun alınmış bir «anonim şirket» genel kurul kararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddini karar verilmiştir.
Dava, İİK.'nın 72'inci maddesi uyarınca açılmış bulunan «menfi tespit» davasıdır.
72'inci maddesi uyarınca açılmış bulunan «menfi tespit» davasıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1967 E. , 2023/4174 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/442 Esas, 2021/1208 Karar
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.07.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılmış olup hazır bulunan davalı ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Milko İnş. Taah. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’den olan alacağına karşılık 432.000,00 TL tutarındaki çeklerin bedellerini o tarihte davacı şirket müdürü olan davalının şahsi hesabına aktardığını ileri sürerek 432.000,00 TL’nin zimmet tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 30.04.2009 tarihinde çeklerin devredildiğini öğrendiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, çeklerin ortaklık cari hesabındaki müvekkili alacağına, hisse devrine, mal paylaşımına mahsuben verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 20.04.2016 tarih, 2011/507 E. ve 2016/826 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, 18.05.2016 tarihli ek kararla ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, davacı vekilinin teminat mektubunun iadesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince, ek karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 29.11.2018 tarih, 2016/14101 E. ve 2018/7479 K. sayılı kararıyla genel kurul tarafından sorumluluk davası açılması yönünde bir karar alınması için davacı tarafa mehil ve gerektiğinde kesin mehil verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerektiği belirtilerek karar resen bozulmuş, usule ilişkin uygulama yapılmaksızın karar verilmesi doğru görülmediğinden ek kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarının, davacı vekilinin ise ek karara yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının cari hesap alacağı bulunduğunu ileri sürüp çeklerin bir bölümünü kendisinin alıkoyduğu, çek bedellerinin bir bölümünün ise şirketten cari hesap alacağı olduğu iddia edilen dava dışı İbrahim'e aktardığını ileri sürmüş ise de şirket kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarına göre bu kişilerin davacı şirketten alacaklı olduklarına ilişkin kayıt olmadığı, her ikisinin davacı şirkete borçlarının bulunduğu, şirketin ortaklarından borç para alması için ortaklar kurulu kararının gerektiği, çek bedellerinin şirket işlerinde kullanıldığının usulüne uygun deliller ile kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 432.000,00 TL’nin 25.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirket muhasebecisinin davacı şirket yetkilisi... ile birlikte olup müvekkilini dolandırdığını, dava konusu çekleri bilerek kayıtlara işlemediğini, 132.000,00 TL tutarındaki çekin... tarafından alındığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin en fazla 150.000,00 TL’den sorumlu tutulabileceğini, Eyüp’ün çek teslimi sırasında bizzat hazır bulunduğunu, olaya muvafakat verdiğini, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/174 E. sayılı dosyasında verilen kararın dikkate alınması gerektiğini, bu dosyada verilen kararla davacının iddia ettiği zararı zaten Milko Ltd. Şti.’nden tahsil ettiğini, 23.06.2009 tarihli tutanağın davacı şirket yetkilisi...’ün mal paylaşımı ve ortaklık alacağına mahsuben dava konusu çeklerin verildiğinden haberdar olduğunu gösterdiğini, bilirkişi raporunun dayanak aldığı Şekerbank ekstreleri ile orijinal ekstreler arasında farklar bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 556 ncı maddesinin yollamasıyla 341 inci maddesi ile 336 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933302300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz