6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rücuen tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3068 E. 2023/3746 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargı yolu ticari avans faizi tahsilde tekerrür depo kararı müteselsil sorumluluk rücuen tazminat rücu usulden reddi yetki harç sigorta poliçesi hasar avans faizi görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 20.01.2016 tarih, 2015/1322 E. ve 2016/53 K. sayılı kararı ile karayolları plan ve projelerinin uygulanması nedeni ile üçüncü kişilerin zarar görmesi halinde, zararın niteliği idari eylem ve işlem olduğundan idari yargı mahkemelerinin görevli olduğu, bu nedenle verilen zararlardan dolayı adli yargı yolunun caiz olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 30.10.2017 tarih, 2016/3147 E. ve 2017/5827 K. sayılı kararıyla mahkemece, davalı ... ile yükleniciler arasında düzenlenen sözleşme hükümleri incelenerek işin ne surette ve hangi şartlarda ihale edildiğinin araştırılması, şayet, davalının işin devamı süresinde gözetim ve denetim yetki ve sorumluluğu varsa bu davalının sorumlu olabileceği, ayrıca sözleşmedeki “üçüncü kişilere verilecek zararlardan yüklenici doğrudan doğruya sorumludur” şeklindeki düzenlemenin ise ancak davalı ve yükleniciler arasındaki rücu ilişkisinde nazara alınabileceğinin gözetilmesi gerektiği hususuna işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sigortaladığı su deposundaki hasarın tek başına zeminin gevşek olmasından kaynaklanmadığı, su deposunun inşası aşamasında zemin etüdü yapılarak yapı ve isale hatlarının buna göre inşa edildiği, davalı tarafça izinsiz ve teknik usullere aykırı biçimde yamaca depolanan aşırı hafriyat yükünün öngörülenden daha yüksek ve etkili bir zemin hareketine sebep olduğu, davalının asıl zarar gören Buski'ye karşı sorumluluğu söz konusu olduğu gibi onun halefi durumundaki sigorta şirketine karşı da sorumluluğunun bulunduğu, sigorta şirketince yüklenicilere karşı aynı mahkemenin 2016/734 E. sayılı dosyasında açılan tazminat davasında karar verildiği, davalı ... Müdürlüğünün müteselsil sorumlulardan biri olması nedeniyle hükmedilen tazminata tahsilinde tekerrür oluşturmayacak biçimde karar verildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile aynı mahkemenin 2016/734 E. sayılı dosyası ile hükme bağlanan alacağın tahsilinde tekerrür teşkil etmemek kaydıyla 309.721,29 TL'nin 17.04.2014 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; meydana gelen hasarın yol yapım çalışmasından değil su deposunun toprak yapısına uygun inşa edilmemesinden kaynaklandığını, olayın meydana geldiği yerdeki çalışmaların yüklenici firmalar tarafından yapıldığı, yüklenici firma ile yapılan sözleşme gereğince meydana gelen zarardan müvekkili idarenin sorumlu olmadığını, söz konusu bölgenin heyelan bölgesi olarak tespit edildiğini, mahkemece ticari avans faizine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, inşaat sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1453 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8212 E. 2010/8473 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/3068 E.  ,  2023/3746 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/110 Esas, 2018/507 Karar

HÜKÜM

Davanın kabulü

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ait muhtelif su depoları ve pompa istasyonu inşaatının dava dışı şirket tarafından İnşaat Sigorta Poliçesi ile sigorta ettirildiğini, sigorta edilen su depolarının davalı tarafından yürütülen yol genişletme çalışmaları sırasında davalının adına iş yapan yüklenicilerin kusurları nedeniyle hasar gördüğünü, hasar nedeniyle sigortalısına 309.721,29 TL ödeme yapıldığını, davalının oluşan hasardan sorumlu olduğunu ileri sürerek 309.721,29 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın idare mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, deponun toprak yapısına uygun inşa edilmediğini, hasar ve zarar olsa dahi sorumlunun müvekkili idare olmayıp yüklenici firmalar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 20.01.2016 tarih, 2015/1322 E. ve 2016/53 K. sayılı kararı ile karayolları plan ve projelerinin uygulanması nedeni ile üçüncü kişilerin zarar görmesi halinde, zararın niteliği idari eylem ve işlem olduğundan idari yargı mahkemelerinin görevli olduğu, bu nedenle verilen zararlardan dolayı adli yargı yolunun caiz olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 30.10.2017 tarih, 2016/3147 E. ve 2017/5827 K. sayılı kararıyla mahkemece, davalı ... ile yükleniciler arasında düzenlenen sözleşme hükümleri incelenerek işin ne surette ve hangi şartlarda ihale edildiğinin araştırılması, şayet, davalının işin devamı süresinde gözetim ve denetim yetki ve sorumluluğu varsa bu davalının sorumlu olabileceği, ayrıca sözleşmedeki “üçüncü kişilere verilecek zararlardan yüklenici doğrudan doğruya sorumludur” şeklindeki düzenlemenin ise ancak davalı ve yükleniciler arasındaki rücu ilişkisinde nazara alınabileceğinin gözetilmesi gerektiği hususuna işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sigortaladığı su deposundaki hasarın tek başına zeminin gevşek olmasından kaynaklanmadığı, su deposunun inşası aşamasında zemin etüdü yapılarak yapı ve isale hatlarının buna göre inşa edildiği, davalı tarafça izinsiz ve teknik usullere aykırı biçimde yamaca depolanan aşırı hafriyat yükünün öngörülenden daha yüksek ve etkili bir zemin hareketine sebep olduğu, davalının asıl zarar gören Buski'ye karşı sorumluluğu söz konusu olduğu gibi onun halefi durumundaki sigorta şirketine karşı da sorumluluğunun bulunduğu, sigorta şirketince yüklenicilere karşı aynı mahkemenin 2016/734 E. sayılı dosyasında açılan tazminat davasında karar verildiği, davalı ...

Müdürlüğünün müteselsil sorumlulardan biri olması nedeniyle hükmedilen tazminata tahsilinde tekerrür oluşturmayacak biçimde karar verildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile aynı mahkemenin 2016/734 E. sayılı dosyası ile hükme bağlanan alacağın tahsilinde tekerrür teşkil etmemek kaydıyla 309.721,29 TL'nin 17.04.2014 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; meydana gelen hasarın yol yapım çalışmasından değil su deposunun toprak yapısına uygun inşa edilmemesinden kaynaklandığını, olayın meydana geldiği yerdeki çalışmaların yüklenici firmalar tarafından yapıldığı, yüklenici firma ile yapılan sözleşme gereğince meydana gelen zarardan müvekkili idarenin sorumlu olmadığını, söz konusu bölgenin heyelan bölgesi olarak tespit edildiğini, mahkemece ticari avans faizine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, inşaat sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1453 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933290800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.