Kefilin itirazının iptali | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3741 E. 2023/2829 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefaletin sona ermesi↗ hesabın kat edilmesi↗ gayrinakdi kredi↗ ticari kredi sözleşmesi↗ temlik sözleşmesi↗ başvurma harcı↗ ticari kredi↗ bsmv↗ yetki itirazı↗ alacağın temliki↗ şirket müdürü↗ sözleşmeden doğan dava↗ davadan feragat↗ ipotek↗ istinaf incelemesi↗ kefalet↗ kazanılmış hak↗ genel kredi sözleşmesi↗ işlemiş faiz↗ temlik↗ kefil↗ feragat↗ yetki↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ teminat↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.03.2017 tarih, 2013/101 E. ve 2017/107 K. sayılı kararı ile davacının, davalı ... yönünden davadan feragatı nedeniyle bu davalıya açmış olduğu davasının reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile davalı ...'ın Tekirdağ 2. İcra dosyasına yapmış olduğu itirazının 600.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, işlemiş faiz ve Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) yönünden talebin reddine, asıl alacak miktarının %20'si oranında (120.000,00 TL) icra inkar tazminatının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.02.2020 tarih, 2017/3899 E. ve 2020/343 K. sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne, davalı ...'ın itirazının kısmen iptali ile icra takibinin 200.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, işlemiş faiz ve BSMV yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 15.12.2021 tarih, 2020/4557 E. ve 2021/7153 K. sayılı kararı ile "..1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı ... vekilinin temyizine gelince dava, Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili için yapılan takibe itiraz eden kefillerin itirazının iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında devam eden yargılama sırasında davacının 30.11.2015 tarihli beyanıyla davalı kefil Hakan yönünden davadan feragat ettiği anlaşılmaktadır. Söz konusu feragatin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 587'nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uyarınca diğer kefil Tarık bakımından her hangi bir sonuç doğurup doğurmayacağının değerlendirilmemesinin doğru görülmediği.." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olaya bakıldığında davacı Banka vekilinin davalı kefillerden ... yönünden yargılama sırasında davadan feragat ettiği, söz konusu feragatin diğer davalı kefil ...'e de sirayet etmesi gerektiği zira davacı alacaklı vekilinin feragat sırasında diğer davalı ..."in kredi sözleşmesine kefil olduğunu bildiği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki feragat nedeniyle Tekirdağ 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/101 E., 2017/107 K. sayılı red kararı Yargıtay bozma ilamı dışında kalarak kesinleşmiş olmakla bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davanın, ... yönünden feragatin sirayeti nedeniyle reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararında, genel kredi sözleşmesinde kefillerden birinin kefaletinin sona ermesi halinde diğer kefillerin kefalatinin devam edeceğine dair madde olup olmadığı incelenmeden eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, kefillerden biri yönünden yapılan feragatin diğer kefillere de sirayet edip etmeyeceği hususu uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 587 nci maddesinin üçüncü fıkrası
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kefilin itirazının iptali | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4557 E. 2021/7153 K.
Ortak:davadan feragat · genel kredi sözleşmesi · işlemiş faiz · kefil · feragat · kredi sözleşmesi · asıl alacak · icra inkar tazminatı · Kefilin itirazının iptali, İtirazın iptali
İncelediğiniz kararda… liye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olaya bakıldığında davacı Banka vekilinin davalı kefillerden ... yönünden yargılama sırasında «davadan feragat» ettiği, söz konusu feragatin diğer davalı «kefil» ...'e de sirayet etmesi gerektiği zira davacı alacaklı vekilinin feragat sırasında diğer davalı ..."in «kredi sözleşmesine» kefil olduğunu bildiği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki feragat nedeniyle Tekirdağ 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/101 E., 2017/107 K. sayılı red kararı Yargıtay bozma ilamı dışında kalarak kesinleşmiş olmakla bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davanın, ... yönünden feragatin sirayeti nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İcra dosyasına yapmış olduğu itirazının 600.000,00 TL «asıl alacak» üzerinden iptaline, «işlemiş faiz» ve Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) yönünden talebin reddine, asıl alacak miktarının %20'si oranında (120.000,00 TL) «icra inkar tazminatının» davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Taraflar arasında devam eden yargılama sırasında davacının 30.11.2015 tarihli beyanıyla davalı «kefil» Hakan yönünden «davadan feragat» ettiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı ... yönünden «davadan feragatı» nedeniyle bu davalıya açmış olduğu davasının reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile davalı ...'ın Tekirdağ 2. icra dosyasına yapmış olduğu itirazının 600.000,00 TL «asıl alacak» üzerinden iptaline «işlemiş faiz» ve BSMV yönünden talebin reddine, asıl alacak miktarının %20'si oranında (120.000,00 TL) «icra inkar tazminatının» davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Taraflar arasında devam eden yargılama sırasında davacının 30.11.2015 tarihli beyanıyla davalı «kefil» ... yönünden «davadan feragat» ettiği anlaşılmaktadır.
… nun kısmen kabulüne , ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne, davalı ...'ın itirazının kısmen iptali ile icra takibinin 200.000,00 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, «işlemiş faiz» ve BSMV yönünden talebin reddine karar karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16408 E. 2013/20759 K.
Ortak:ticari kredi sözleşmesi · ticari kredi · ipotek · kefalet · kefil · kredi sözleşmesi · teminat
İncelediğiniz kararda… liye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olaya bakıldığında davacı Banka vekilinin davalı kefillerden ... yönünden yargılama sırasında «davadan feragat» ettiği, söz konusu feragatin diğer davalı «kefil» ...'e de sirayet etmesi gerektiği zira davacı alacaklı vekilinin feragat sırasında diğer davalı ..."in «kredi sözleşmesine» kefil olduğunu bildiği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki feragat nedeniyle Tekirdağ 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/101 E., 2017/107 K. sayılı red kararı Yargıtay bozma ilamı dışında kalarak kesinleşmiş olmakla bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davanın, ... yönünden feragatin sirayeti nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararında, «genel kredi sözleşmesinde» kefillerden birinin «kefaletinin sona ermesi» halinde diğer kefillerin kefalatinin devam edeceğine dair madde olup olmadığı incelenmeden «eksik incelemeyle» karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Taraflar arasında devam eden yargılama sırasında davacının 30.11.2015 tarihli beyanıyla davalı «kefil» Hakan yönünden «davadan feragat» ettiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaTalep, «ticari kredi sözleşmesi» «kefili» olan borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, İİK.'nun 45. maddesi hükmüne göre, bir borç için borçlu lehine «ipotek» tesisinin ancak ipotek borçlularına ipotek miktarınca başvurulmasına engel olacağı düzenlenmiş olup, bu husus kefillerin «kefalet» borcu için ayrıca ipotek «teminatı» verilmediği sürece kefillere başvurmaya engel oluşturmaz.
Bu durumda, mahkemece, dosya içinde mevcut «ipotek» resmi senedinde, «müşterek borçlu müteselsil kefil» gerçek kişinin borç ve «kefaletine» ilişkin olarak verilmiş bir ipotek «teminatı» bulunmadığı göz önüne alınarak, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre; ...'ın borca karşılık «ipotek» verdiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaTalep, «ticari kredi sözleşmesi» «kefili» olan borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, İİK.'nun 45. maddesi hükmüne göre, bir borç için borçlu lehine «ipotek» tesisinin ancak ipotek borçlularına ipotek miktarınca başvurulmasına engel olacağı düzenlenmiş olup, bu husus kefillerin «kefalet» borcu için ayrıca ipotek «teminatı» verilmediği sürece kefillere başvurmaya engel oluşturmaz.
Bu durumda, mahkemece, dosya içinde mevcut «ipotek» resmi senedinde, «müşterek borçlu müteselsil kefil» gerçek kişinin borç ve «kefaletine» ilişkin olarak verilmiş bir ipotek «teminatı» bulunmadığı göz önüne alınarak, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2991 E. 2023/6726 K.
Ortak:gayrinakdi kredi · kefalet · genel kredi sözleşmesi · kefil · kredi sözleşmesi · ihtarname · asıl alacak · icra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararında, «genel kredi sözleşmesinde» kefillerden birinin «kefaletinin sona ermesi» halinde diğer kefillerin kefalatinin devam edeceğine dair madde olup olmadığı incelenmeden «eksik incelemeyle» karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
İcra dosyasına yapmış olduğu itirazının 600.000,00 TL «asıl alacak» üzerinden iptaline, «işlemiş faiz» ve Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) yönünden talebin reddine, asıl alacak miktarının %20'si oranında (120.000,00 TL) «icra inkar tazminatının» davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… liye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olaya bakıldığında davacı Banka vekilinin davalı kefillerden ... yönünden yargılama sırasında «davadan feragat» ettiği, söz konusu feragatin diğer davalı «kefil» ...'e de sirayet etmesi gerektiği zira davacı alacaklı vekilinin feragat sırasında diğer davalı ..."in «kredi sözleşmesine» kefil olduğunu bildiği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki feragat nedeniyle Tekirdağ 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/101 E., 2017/107 K. sayılı red kararı Yargıtay bozma ilamı dışında kalarak kesinleşmiş olmakla bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davanın, ... yönünden feragatin sirayeti nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti arasında 17.12.2014 tarihli 500.000,00 TL limitli ve 2.500.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmeleri» akdedildiği, diğer davalıların sözleşmeleri «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, «kefaletlerinin» geçerli olduğu, davacı banka tarafından asıl borçlu ve kefillere yönelik 17.01.2018 tarihli «hesap kat ihtarı» ile nakdi kredi borcun ödenmesi ve «gayrinakdi kredi» bedellerin «depo» edilmesi için 1 gün süre verildiği, «ihtarnamenin» davalıların tamamına 19.01.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacı bankaca ihtarname ile verilen 1 günlük atıfet süresi beklenmeksizin 18.01.2018 tarihinde işbu dava konusu icra takibinin başlatıldığı, alacaklının borçluya atıfet süresi tanıması halinde borcun ödenmesi atıfet süresinin sonuna kadar ertelenmiş olacağı, verilen atıfet süresi sona ermeden de ödeme süresi bitmeden icra takibine geçilmesi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine aykırı olduğu, icra takibinin erken başlatıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı bulunarak taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. ve ...'ın «müteselsil kefil» olarak imzaladığını, kredi borcunun kat edilerek nakdi ve «gayrinakdi kredi» borç tutarının «depo» edilmesi talebiyle «ihtarname» tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsilini teminen başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini, davalı ...
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın alacak talebinin «gayri nakdi kredi» 1.451.220,00 TL meri «teminat mektubu» bedeli ve 4.230,00 TL «çek» yaprağı bedeli ile 1.855,32 TL nakdi alacak olduğunu, teminat mektuplarının iş tamamlandığında iade olacağı, çek bedellerinin de «muaccel» olmadığını, nakit tutarın ise yanlış hesaplandığı ve hatalı faiz uygulandığını, davalı «kefil» ...'ın şahsi bir borcu olmadığını, davalı kefillerin «kefalet» beyanları usule aykırı alındığından geçerli kefalet olmadığını, kefillerin kendi «temerrütlerinden» sorumlu olduğunu, kefillerden talep edilen tutarın haksız olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583 üncü maddede belirtildiği, faiz oranının fahiş olduğunu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:süresiz şikayet · çek sorumluluk bedeli · depo talebi · teminat mektubunun nakde çevrilmesi · borçlunun temerrüdü · gayri nakdi kredi · hesap kat ihtarı · istinaf sebebi
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların istinaf dilekçesinde «muacceliyet» süresinin uzadığı itirazını «istinaf sebebi» olarak ileri sürmediğini, bu nedenle resen bu hususun gözetilemeyeceğini, emsal içtihatlarda da istinaf sebebi yapılmayan hususun resen gözetilemeyeceğine işaret edildiğini, davalıların alacağın muaccel olmadığı bakımından «süresiz şikayet» hakkı bulunmasına rağmen bu hususta takibin iptalini istemediğini, borcun ödemesinin halen yapılmadığını, «ihtarnamenin» sadece «borçluları temerrüde» düşürmek amacını taşıdığından sadece «temerrüt tarihinin» belirlenmesinde esas alınarak karar verilmesi gerektiğini, davanın reddinin «kamu düzenine» aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Şti. lehine verilen 13.10.2016 tarihli 21.500,00 TL ve 05.10.2015 tarihli 238.500,00 TL tutarındaki «teminat mektubunun» 24.04.2018 tarihinde tazmin edildiğini, 260.000,00 TL tutarındaki «depo talebi» şeklindeki alacağın, nakdi alacağın tahsili talebiyle devam ettiğini iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın alacak talebinin «gayri nakdi kredi» 1.451.220,00 TL meri «teminat mektubu» bedeli ve 4.230,00 TL «çek» yaprağı bedeli ile 1.855,32 TL nakdi alacak olduğunu, teminat mektuplarının iş tamamlandığında iade olacağı, çek bedellerinin de «muaccel» olmadığını, nakit tutarın ise yanlış hesaplandığı ve hatalı faiz uygulandığını, davalı «kefil» ...'ın şahsi bir borcu olmadığını, davalı kefillerin «kefalet» beyanları usule aykırı alındığından geçerli kefalet olmadığını, kefillerin kendi «temerrütlerinden» sorumlu olduğunu, kefillerden talep edilen tutarın haksız olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583 üncü maddede belirtildiği, faiz oranının fahiş olduğunu …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bilirkişi raporunda belirtilen nakit alacağa, «teminat» mektuplarının nakde çevrilmesi nedeniyle doğan nakit alacağa tüm davalıların, nakde çevrilmeyen meri teminat mektuplarının ve «çek» sorumluluk tutarlarının «depo» talebinden ise krediyi kullanan borçlu şirketin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların 1.853,62 TL asıl alacağa yapmış oldukları itirazın iptaline, kabul edilen bu miktara takip tarihinden itibaren yıllık %22 ,10 «temerrüt faizi» ve faizin BSMV uygulanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kabul edilen «asıl alacak» miktarının %20'si oranında hesaplanan 370,72 TL «inkar tazminatının» davalılardan alınmasına, 21.500,00 TL'lik ve 238.500,00 TL'lik teminat mektuplarının nakde çevrilmesi nedeniyle 260.000,00 TL'nin tazmin tarihi olan 24.04.2018, 587.220,00 TL'lik «teminat mektubunun nakde çevrilmesi» nedeniyle tazmin tarihi olan 17.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %22,10 temerrüt faizi ve faizin BSMV'si ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve mü …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/955 E. 2013/1851 K.
Ortak:kefalet · kefil · kredi sözleşmesi · temerrüt
İncelediğiniz kararda… liye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olaya bakıldığında davacı Banka vekilinin davalı kefillerden ... yönünden yargılama sırasında «davadan feragat» ettiği, söz konusu feragatin diğer davalı «kefil» ...'e de sirayet etmesi gerektiği zira davacı alacaklı vekilinin feragat sırasında diğer davalı ..."in «kredi sözleşmesine» kefil olduğunu bildiği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki feragat nedeniyle Tekirdağ 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/101 E., 2017/107 K. sayılı red kararı Yargıtay bozma ilamı dışında kalarak kesinleşmiş olmakla bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davanın, ... yönünden feragatin sirayeti nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararında, «genel kredi sözleşmesinde» kefillerden birinin «kefaletinin sona ermesi» halinde diğer kefillerin kefalatinin devam edeceğine dair madde olup olmadığı incelenmeden «eksik incelemeyle» karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Taraflar arasında devam eden yargılama sırasında davacının 30.11.2015 tarihli beyanıyla davalı «kefil» Hakan yönünden «davadan feragat» ettiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece de benimsendiği üzere, kredi borçlusu, borcun tamamından, «müteselsil kefiller» ise «kefalet limiti» ve kendi «temerrütlerinin» sonuçlarıyla sınırlı olmak üzere borçtan sorumludurlar.
… e davalı kefillerin herhangi bir borçlarının bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 93,61 TL alacağın dava tarihinden itibaren %135 «temerrüt faizi» ve %5 BSMV’si ile birlikte tahsiline, davalılar ... ve ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, banka «kredi sözleşmesinden» kaynaklandığı iddia olunan alacağın asıl borçlu ve müteselsil kefillerden tahsiline ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kısmi ödeme · kefalet limiti · müteselsil kefil · mahsup · temerrüt faizi
Benzer bu karardaMahkemece de benimsendiği üzere, kredi borçlusu, borcun tamamından, «müteselsil kefiller» ise «kefalet limiti» ve kendi «temerrütlerinin» sonuçlarıyla sınırlı olmak üzere borçtan sorumludurlar.
Bu itibarla, mahkemece, davanın niteliği gereği asıl borçlu ve «kefiller» yönünden borç miktarının dava tarihi itibariyle ayrı ayrı belirlenip davadan sonra kefillerin kendilerinin sorumluluk miktarı kadar ödemede bulunmaları halinde, kendileri yönünden borcun sona ereceği, borçlunun «kısmi ödeme» yapması halinde ise kefillerin sorumluluklarının önceden olduğu gibi devam edeceği ilke olarak kabul edilip, mülga BK'nun 84'ncü maddesinin aksine bir kabul ve uygulamanın bulunup bulunmadığı da araştırılmak suretiyle, raporu hükme esas alınan bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, davadan sonra yapılan ödemelerin öncelikle faiz alacağından «mahsup» edilmesine ilişkin genel kuralın aksine gerekçeleri gösterilmeden, ana para borcundan mahsup edilmesi ve kredi borçlusu tarafından yapılan kısmi ödemelerin kefil d …
… e davalı kefillerin herhangi bir borçlarının bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 93,61 TL alacağın dava tarihinden itibaren %135 «temerrüt faizi» ve %5 BSMV’si ile birlikte tahsiline, davalılar ... ve ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3741 E. , 2023/2829 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/366 Esas, 2022/699 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davadışı Çimen Yem Gıda Tarım Ürünleri Mak. Paz. San. Tic. Ltd. Şti.’nin Türkiye İş Bankası A.Ş. ile imzaladığı genel kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmemesi üzerine borçlu şirket ve kefiller hakkında icra takibine başlandığını, ancak davalı kefillerin haksız itirazları neticesinde takibin durduğunu, Türkiye İş Bankası A.Ş.'nin kredi borçlularından olan alacağını, davacı şirkete devir ve temlik ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile davalıların itirazlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; alacağın temlik sözleşmesinin 5 nolu bendinde "işbu temlik sözleşmesi 28.10.2010 tarihi itibariyle meri gayrinakdi kredi ve bunların fer'ilerini kapsamakta olup, söz konusu meri gayrinakdi kredi alacaklarını talep, tahsil ve her türlü yasal yollara başvurma hakkı temlik edene ait olacaktır" denildiğini, bu nedenle davacının, davasını davalıya yöneltemeyeceğini, hissedar olduğu dönemde hesabın kat edilmediğini, kefil olduğu döneme ilişkin kredinin kapatıldığından yeni krediye ilişkin kefil olarak sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ikametgahının Bursa olduğunu bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, davanın ticari kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, davaya konu sözleşmenin 2006 yılında olup zamanaşımına uğradığını, takip dayanağı olan sözleşme ve ihtarnamenin taraflarına tebliğ edilmediğini, ihtarname olmadığı için müvekkili açısından temerrütün söz konusu olmadığını, dolayısıyla müvekkili açısından dava şartı olmadığını, müvekkil şirketin dava konusu kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığını, müvekkilinin o dönemde şirket müdürü olması sebebiyle şirketi temsil amaçlı imzaladığını, müvekkilinin 01.05.2007 tarihindeki şirkette hissesini şirket ortaklarından ...'a yasal prosüdüre uygun olarak devir tarihi itibarıyla şirketin tüm alacak-borçları şirkete ve ortaklarına olacak şekilde devrederek şirketten çıktığını, müvekkil şirket müdürü olarak imzalamış olduğu ipotek ile temin edilmiş sözleşmeden kaynaklanan borç bittikten sonra şirketin yetkililerinin yeni bir kredi başvurusunda bulunduğunu ve ilgili bankanın önceki kredinin teminatı olarak gayrimenkulün değerinin güncellenmesi sonucu 850.000,00 TL'sı yeni bir kredi kullandığını, ancak bu kredi ödemesinden dolayı yaşanmış bir sorun var ise müvekkilinin dışında dava konusu bu krediden kaynaklandığını, dolayısıyla müvekkilinin hiçbir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin maruz kaldığı icra takibi ve davalardan dolayı maddi-manevi kayıplarını dava ve selefinden talep etme ve ilgililer hakkkında suç duyurusunda bulunma hakkını saklı tuttuklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.03.2017 tarih, 2013/101 E. ve 2017/107 K. sayılı kararı ile davacının, davalı ... yönünden davadan feragatı nedeniyle bu davalıya açmış olduğu davasının reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile davalı ...'ın Tekirdağ 2. İcra dosyasına yapmış olduğu itirazının 600.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, işlemiş faiz ve Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) yönünden talebin reddine, asıl alacak miktarının %20'si oranında (120.000,00 TL) icra inkar tazminatının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.02.2020 tarih, 2017/3899 E. ve 2020/343 K. sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne, davalı ...'ın itirazının kısmen iptali ile icra takibinin 200.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, işlemiş faiz ve BSMV yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 15.12.2021 tarih, 2020/4557 E. ve 2021/7153 K. sayılı kararı ile "..1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı ... vekilinin temyizine gelince dava, Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili için yapılan takibe itiraz eden kefillerin itirazının iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında devam eden yargılama sırasında davacının 30.11.2015 tarihli beyanıyla davalı kefil Hakan yönünden davadan feragat ettiği anlaşılmaktadır. Söz konusu feragatin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 587'nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uyarınca diğer kefil Tarık bakımından her hangi bir sonuç doğurup doğurmayacağının değerlendirilmemesinin doğru görülmediği.." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olaya bakıldığında davacı Banka vekilinin davalı kefillerden ... yönünden yargılama sırasında davadan feragat ettiği, söz konusu feragatin diğer davalı kefil ...'e de sirayet etmesi gerektiği zira davacı alacaklı vekilinin feragat sırasında diğer davalı ..."in kredi sözleşmesine kefil olduğunu bildiği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki feragat nedeniyle Tekirdağ 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/101 E., 2017/107 K. sayılı red kararı Yargıtay bozma ilamı dışında kalarak kesinleşmiş olmakla bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davanın, ... yönünden feragatin sirayeti nedeniyle reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararında, genel kredi sözleşmesinde kefillerden birinin kefaletinin sona ermesi halinde diğer kefillerin kefalatinin devam edeceğine dair madde olup olmadığı incelenmeden eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, kefillerden biri yönünden yapılan feragatin diğer kefillere de sirayet edip etmeyeceği hususu uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 587 nci maddesinin üçüncü fıkrası
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı ... Yönetim A.Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ... Yönetim A.Ş.'ye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933275500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz