İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/781 E. 2023/3289 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
arabuluculuk dava şartı↗ arabuluculuk başvurusu↗ arabuluculuk↗ abonelik sözleşmesi↗ takibin durdurulması↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ dava şartı yokluğu↗ garantörlük↗ usulden reddi↗ ortaklık ilişkisi↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2021/453 E., 2022/33 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkilinin murisinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını, davalı hakkında yapılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ile itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süreden davanın reddi gerektiğini, şirkete sermaye olarak verilen paranın geri istenemeyeceğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın arabuluculuğa tabi bir dava olmadığını bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci, 55 inci ve 60 ıncı maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 321 inci ve 336 ncı maddeleri.
2. 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20 nci maddesi.
3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 üncü ve 5 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve icra takibi alacak talebine ilişkin olup itirazın iptali davasının da icra takibine bağlı olması değerlendirildiğinde davanın arabuluculuk dava şartına tâbi olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6605 E. 2022/991 K.
Ortak:arabuluculuk başvurusu · arabuluculuk · dava şartı yokluğu · usulden reddi · istinaf yoluna başvurulabilirlik · dava şartı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava açılmadan önce «arabulucuya başvurulmadığı» gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın «arabuluculuğa» tabi bir dava olmadığını bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
… ile kararda belirtilen gerekçelere ve icra takibi alacak talebine ilişkin olup itirazın iptali davasının da icra takibine bağlı olması değerlendirildiğinde davanın «arabuluculuk» dava şartına tâbi olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte gö …
Benzer bu kararda… un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce «arabuluculuğa başvurulmuş» olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüş olup, işbu davanın açılmasından önce davacının arabuluculuğa başvurmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… Adliye Mahkemesince davanın ticari dava olduğu dikkate alındığında, ilk davanın açıldığı tarih olan 29/01/2019 tarihi itibariyle davacının TTK 5/A maddesi gereğince «zorunlu arabuluculuk» yoluna başvurmadığı anlaşıldığından, zorunlu arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediğinin görüldüğü, bu nedenle mahkemece verilen davanın «usulden reddi» kararının doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» ve davalı lehine iki ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesine ilişkin verilen karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince davalı lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hem «yetkisizlik» kararı nedeniyle hem de dava şartı yokluğu nedeniyle iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu nazara alınmaksızın istinaf başvurusunun esastan re …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu arabuluculuk · yetkisizlik kararı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» ve davalı lehine iki ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesine ilişkin verilen karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince davalı lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hem «yetkisizlik» kararı nedeniyle hem de dava şartı yokluğu nedeniyle iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu nazara alınmaksızın istinaf başvurusunun esastan re …
… Adliye Mahkemesince davanın ticari dava olduğu dikkate alındığında, ilk davanın açıldığı tarih olan 29/01/2019 tarihi itibariyle davacının TTK 5/A maddesi gereğince «zorunlu arabuluculuk» yoluna başvurmadığı anlaşıldığından, zorunlu arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediğinin görüldüğü, bu nedenle mahkemece verilen davanın «usulden reddi» kararının doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/141 E. 2023/2953 K.
Ortak:arabuluculuk başvurusu · arabuluculuk · dava şartı yokluğu · garantörlük · usulden reddi · ortaklık ilişkisi · zamanaşımı · husumet · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava açılmadan önce «arabulucuya başvurulmadığı» gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… va dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği «garantisi» ile müvekkilinin murisinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını, davalı hakkında yapılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ederek «takibi durdurduğunu» ileri sürerek geçerli «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ile itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «husumet», «zamanaşımı» ve hak düşürücü süreden davanın reddi gerektiğini, şirkete sermaye olarak verilen paranın geri istenemeyeceğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava açılmadan önce «arabulucuya başvurulmadığı» gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Değerlendirme Dava, geçerli bir «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince dava türü itibarıyla dava açılmadan önce «arabulucuya» müracaat edilmesinin dava şartı olduğundan bahisle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… va dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği «garantisi» ile müvekkillerinin murisinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek geçerli «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespitine ve ödenen paranın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tazminat davası · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaDavanın 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 6102 sayılı Kanun'un 5 inci maddesine eklenen 5/A maddesinin yürürlüğe girmesinden sonra açıldığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tahsil davası «arabuluculuğa» tabi ise de geçerli «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitine ilişkin dava, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan bir alacak ya da «tazminat davası» olmadığından arabuluculuğa tabi değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/143 E. 2023/3288 K.
Ortak:arabuluculuk başvurusu · arabuluculuk · dava şartı yokluğu · garantörlük · usulden reddi · ortaklık ilişkisi · zamanaşımı · husumet · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava açılmadan önce «arabulucuya başvurulmadığı» gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… va dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği «garantisi» ile müvekkilinin murisinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını, davalı hakkında yapılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ederek «takibi durdurduğunu» ileri sürerek geçerli «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ile itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «husumet», «zamanaşımı» ve hak düşürücü süreden davanın reddi gerektiğini, şirkete sermaye olarak verilen paranın geri istenemeyeceğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaDeğerlendirme Dava, geçerli bir «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince dava türü itibarıyla dava açılmadan önce «arabulucuya» müracaat edilmesinin dava şartı olduğundan bahisle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava açılmadan öce Arabulucuya başvurulmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bahse konu maddeye göre 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce «arabulucuya başvurulmuş» olması dava şartıdır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tazminat davası · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaDavanın 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 6102 sayılı Kanun'un 5 inci maddesine eklenen 5/A maddesinin yürürlüğe girmesinden sonra açıldığı «uyuşmazlık konusu» değildir.
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tahsil davası «arabuluculuğa» tabi ise de geçerli «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitine ilişkin dava, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan bir alacak ya da «tazminat davası» olmadığından arabuluculuğa tabi değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/781 E. , 2023/3289 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/2403 Esas, 2022/2474 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2021/453 E., 2022/33 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkilinin murisinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını, davalı hakkında yapılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ile itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süreden davanın reddi gerektiğini, şirkete sermaye olarak verilen paranın geri istenemeyeceğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın arabuluculuğa tabi bir dava olmadığını bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci, 55 inci ve 60 ıncı maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 321 inci ve 336 ncı maddeleri.
2. 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20 nci maddesi.
3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 üncü ve 5 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve icra takibi alacak talebine ilişkin olup itirazın iptali davasının da icra takibine bağlı olması değerlendirildiğinde davanın arabuluculuk dava şartına tâbi olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933245200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz