6102TTK Türk Ticaret Kanunu

TPMK YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8722 E. 2023/3006 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uyuşmazlık konusu kaldırma ve yeniden hüküm ortalama tüketici ayırt edicilik ilk derece kararının kaldırılması dava sebebi fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/16 E., 2019/373 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından 16.12.2016 tarihinde, "glamour shine" ibaresinin 03 üncü sınıf emtiada adına tescili için 2016/102747 sayılı başvuruda bulunulduğunu, müvekkili tarafından "SHINE" esas unsurlu markaları ile karışıklığa sebebiyet verecek derecede benzer olduğu gerekçesiyle yayına itiraz edildiğini, YİDK tarafından 2018/M-9437 sayılı karar ile itirazın nihai olarak reddedildiğini, oysa karşılaştırılan işaretlerin benzer olduklarını, "shine" ibaresinin anlamı itibariyle başvuru kapsamındaki mallar bakımından ayırt edici gücü zayıf bir terim olarak kabul edilemeyeceğini, taraf markalarının 03 üncü sınıf bakımından aynı emtiada tescilinin istenildiğini, davacı markası ile davalı markası arasında görsel ve işitsel açıdan iltibas bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.

2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında ortak “shine” ibareleri nedeniyle bir benzerlik varmış gibi görünse de, dava konusu markanın “glamour shine” olarak bitişik yazılıp “gılaymar şayn” şeklinde birlikte seslendirildiğinden, zayıf bir görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunduğu, “Shine” kelimesinin hem İngilizce hem Türkçe olarak ortalama tüketici açısından anlamının bilinmesi mümkünse de davalı markası “shine” ibaresine ek olarak ‘glamour’ kelime unsuru eklenmek suretiyle oluştuğundan, direkt olarak davacı şirket ile ilişkilendirilebilecek bir benzerlik bulunmadığı, somut olayda markanın başlangıcındaki ilk kelime olan "glamour" kelimesinin, ilgili tüketici kesimi açısından markaya yeterli ayırt edicilik kattığı, marka emtiası kapsamında sıklıkla tercih edilen ve kozmetik sektöründe ilgili tüketici tarafından "parlaklık, parlak" olarak algılanması sebebi ile “shine” kelimesinin ayırt edici niteliğinin zayıfladığı, zayıf marka sahibinin bunun sonuçlarına katlanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait "SHINE" markalarının tescilli oldukları mal ve hizmetlerin kendisi ya da karakteristik özelliklerini belirtmediğini, bu nedenle cins ve nitelik belirten kelimelerden olmadığını, yani ayırt edicilik niteliğini haiz olduğunu, emsal mahkeme kararları ile bir mal ve hizmeti doğrudan çağrıştırmayıp, akla getirmeyen ancak imada bulunan kelimelerin dahi ayırt edicilik vasfı olduğunun kabul edildiğini, “Parlaklık” ve “parlaklık sever” anlamlarına gelen taraf markalarının, kavramsal olarak da birbirini çağrıştıracak nitelikte bulunduğunu, taraf markalarının 03 üncü sınıf bakımından aynı emtiada tescilinin istenildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusunun "glamour shine" ibaresinden oluştuğu, başvuruda yazım şeklinin ön planda olmadığı, "glamour" ibaresinin "göz kamaştırıcı" anlamına geldiği ortalama tüketicilerce bilinmese de, başvuruda yer alan "shine" ibaresini niteleyici bir ibare olarak algılanacağı, itiraza mesnet davacı markasının ise "shine" esas ibaresinden meydana geldiği, dolayısıyla her iki taraf markalarındaki esas unsurların da "shine" kelimesinden oluştuğu, "shine" ibaresinin uyuşmazlık konusu 03 üncü sınıf mallar yönünden dahi tanımlayıcı bir özelliğinin olmadığı, bu nedenle taraf markalarında ayırt edici unsur olarak algılanacağı, davacının mesnet markaları ile davalının başvurusu arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuruya konu markanın davacı adına tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının yüksek ihtimal dahilinde olduğu, başvuruya konu markada yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliğe sahip olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını, taraf markalarının tüketicilerin dikkatinin yoğunlaştığı başlangıç kısımlarının birbirinden farklı olması ve söz konusu farklılığın markaların bütünüyle bıraktığı izlenimi önemli ölçüde farklılaştırması nedeniyle markaların benzer olduğu yönündeki kararın doğru olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, TPMK YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5668 E. 2017/7320 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/8722 E.  ,  2023/3006 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/24 Esas, 2021/1098 Karar

HÜKÜM

Esas hakkında yeniden hüküm kurulması

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2019/16 E., 2019/373 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından 16.12.2016 tarihinde, "glamour shine" ibaresinin 03 üncü sınıf emtiada adına tescili için 2016/102747 sayılı başvuruda bulunulduğunu, müvekkili tarafından "SHINE" esas unsurlu markaları ile karışıklığa sebebiyet verecek derecede benzer olduğu gerekçesiyle yayına itiraz edildiğini, YİDK tarafından 2018/M-9437 sayılı karar ile itirazın nihai olarak reddedildiğini, oysa karşılaştırılan işaretlerin benzer olduklarını, "shine" ibaresinin anlamı itibariyle başvuru kapsamındaki mallar bakımından ayırt edici gücü zayıf bir terim olarak kabul edilemeyeceğini, taraf markalarının 03 üncü sınıf bakımından aynı emtiada tescilinin istenildiğini, davacı markası ile davalı markası arasında görsel ve işitsel açıdan iltibas bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.

2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında ortak “shine” ibareleri nedeniyle bir benzerlik varmış gibi görünse de, dava konusu markanın “glamour shine” olarak bitişik yazılıp “gılaymar şayn” şeklinde birlikte seslendirildiğinden, zayıf bir görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunduğu, “Shine” kelimesinin hem İngilizce hem Türkçe olarak ortalama tüketici açısından anlamının bilinmesi mümkünse de davalı markası “shine” ibaresine ek olarak ‘glamour’ kelime unsuru eklenmek suretiyle oluştuğundan, direkt olarak davacı şirket ile ilişkilendirilebilecek bir benzerlik bulunmadığı, somut olayda markanın başlangıcındaki ilk kelime olan "glamour" kelimesinin, ilgili tüketici kesimi açısından markaya yeterli ayırt edicilik kattığı, marka emtiası kapsamında sıklıkla tercih edilen ve kozmetik sektöründe ilgili tüketici tarafından "parlaklık, parlak" olarak algılanması sebebi ile “shine” kelimesinin ayırt edici niteliğinin zayıfladığı, zayıf marka sahibinin bunun sonuçlarına katlanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait "SHINE" markalarının tescilli oldukları mal ve hizmetlerin kendisi ya da karakteristik özelliklerini belirtmediğini, bu nedenle cins ve nitelik belirten kelimelerden olmadığını, yani ayırt edicilik niteliğini haiz olduğunu, emsal mahkeme kararları ile bir mal ve hizmeti doğrudan çağrıştırmayıp, akla getirmeyen ancak imada bulunan kelimelerin dahi ayırt edicilik vasfı olduğunun kabul edildiğini, “Parlaklık” ve “parlaklık sever” anlamlarına gelen taraf markalarının, kavramsal olarak da birbirini çağrıştıracak nitelikte bulunduğunu, taraf markalarının 03 üncü sınıf bakımından aynı emtiada tescilinin istenildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusunun "glamour shine" ibaresinden oluştuğu, başvuruda yazım şeklinin ön planda olmadığı, "glamour" ibaresinin "göz kamaştırıcı" anlamına geldiği ortalama tüketicilerce bilinmese de, başvuruda yer alan "shine" ibaresini niteleyici bir ibare olarak algılanacağı, itiraza mesnet davacı markasının ise "shine" esas ibaresinden meydana geldiği, dolayısıyla her iki taraf markalarındaki esas unsurların da "shine" kelimesinden oluştuğu, "shine" ibaresinin uyuşmazlık konusu 03 üncü sınıf mallar yönünden dahi tanımlayıcı bir özelliğinin olmadığı, bu nedenle taraf markalarında ayırt edici unsur olarak algılanacağı, davacının mesnet markaları ile davalının başvurusu arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuruya konu markanın davacı adına tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının yüksek ihtimal dahilinde olduğu, başvuruya konu markada yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliğe sahip olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını, taraf markalarının tüketicilerin dikkatinin yoğunlaştığı başlangıç kısımlarının birbirinden farklı olması ve söz konusu farklılığın markaların bütünüyle bıraktığı izlenimi önemli ölçüde farklılaştırması nedeniyle markaların benzer olduğu yönündeki kararın doğru olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, TPMK YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933139800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.