Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4463 E. 2023/3194 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
arabuluculuk başvurusu↗ arabuluculuk↗ cmr konvansiyonu↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ müktesep hak↗ ticari dava niteliği↗ cmr↗ zayi↗ dava şartı yokluğu↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ usulden reddi↗ fatura↗ dosya masrafı↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,uluslararası karayolu ile taşınan emtianın yanarak zayi olduğundan teslim edilmediği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
CMR'nin 23 üncü maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11811 E. 2013/10527 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · zayi · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,uluslararası karayolu ile taşınan emtianın yanarak «zayi» olduğundan «teslim» edilmediği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaEğer böyle bir fiyat yoksa geçerli piyasa fiyatlarına göre, eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcut değilse tespit, aynı cins ve kalitedeki malların piyasa rayicine göre belirleneceği düzenlenmiş olup, bununla beraber CMR 23/3. maddesi uyarınca «taşıyıcının sorumluluğu» «zayi» olan ve «hasar» gören yükün brüt ağırlığının kilogram başına 8.33 SDR tutarı ile de sınırlıdır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, emtianın taşıma sırasında yanarak «hasar» gördüğü, zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.520,12 TL'nin davalıdan 03.01.2008 tarihinden itibaren tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak; dava, «nakliyat emtia sigortasından» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece verilen ilk karar da Kırgızistan/Türkiye arası karayolu taşımasında TTK hükümleri uygulanmak suretiyle sonuca gidilmiş, Dairemizin bozma ilamında ise somut olayda CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı hususuna işaret olunmuş, sonrasında alınan bilirkişi raporunda ise poliçede 23.058 kg olan pamuk emtiasına ilişkin olarak sigorta bedelinin 35.163,45 USD gösterildiği, buna göre kg başı emtia fiyatının ise 1.525 USD’na tekabül ettiği, 2.544 kg malın yanarak «hasar» gördüğü, zarar gören emtia miktarının 3.879,60 USD olduğu belirlenmiş ve bu miktarın karşılığı olan 4.520,12 TL’ye hükmedilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk sınırı · nakliyat emtia sigortası · rücuan tazminat · gerçek zarar
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, «nakliyat emtia sigortasından» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece verilen ilk karar da Kırgızistan/Türkiye arası karayolu taşımasında TTK hükümleri uygulanmak suretiyle sonuca gidilmiş, Dairemizin bozma ilamında ise somut olayda CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı hususuna işaret olunmuş, sonrasında alınan bilirkişi raporunda ise poliçede 23.058 kg olan pamuk emtiasına ilişkin olarak sigorta bedelinin 35.163,45 USD gösterildiği, buna göre kg başı emtia fiyatının ise 1.525 USD’na tekabül ettiği, 2.544 kg malın yanarak «hasar» gördüğü, zarar gören emtia miktarının 3.879,60 USD olduğu belirlenmiş ve bu miktarın karşılığı olan 4.520,12 TL’ye hükmedilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişiden ek rapor veya gerektiğinde yeni bir bilirkişiden rapor alınarak, CMR 23. maddesi uyarınca «gerçek zarar» miktarı hesaplanarak, 23/3. maddesi gereğince «taşıyıcının» üst «sorumluluk sınırı» belirlenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Oysa, 6762 sayılı TTK’nın 1301. maddesine dayalı tazminat istemlerinde sigorta şirketi, tazmin ettiği bedel nispetinde «gerçek zarar» miktarını rücuen zarar sorumlusundan talep edilebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/908 E. 2017/1652 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · zayi · taşıyıcı · fatura · hasar · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,uluslararası karayolu ile taşınan emtianın yanarak «zayi» olduğundan «teslim» edilmediği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, uluslararası karayolu ile taşınan emtianın yanarak «zayi» olduğundan «teslim» edilmediği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup mahkemece tarafların eşit oranda kusurlu oldukları gerekçesiyle «fatura» bedeli üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bununla beraber «taşıyıcının sorumluluğu», eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşmayacaktır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hasarın» meydana gelmesinde tarafların eşit oranda kusurlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 30.705,86.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1280 E. 2024/2438 K.
Ortak:taşıyıcı · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,uluslararası karayolu ile taşınan emtianın yanarak «zayi» olduğundan «teslim» edilmediği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… satıcı firma ile CMR sözleşmesinin imzalandığını müvekkil şirketin çalışanlarının pamukların bulunduğu Kırgızistan’a giderek işlemleri tamamladıktan sonra pamukları «taşıyıcı» firmaya «teslim» ettiğini, taşıyıcı firma bahse konu pamuk balyaları yükledikten sonra malların gümrük işlemlerinin geçiş işlemlerinin yapılmaya başlandığını, gümrük işlemleri tamamlanan malların üzerinde bulunduğu tırların mühürlendiğini fakat bu malların Türkiye’ye gelmesinden gecikme söz konu su olmasından şüphelenen müvekkilinin yaptığı araştırma parasını vererek almış olduğu bu malların (pamuk balyalarını) Kayseri’de faaliyet gösteren başka bir firmaya teslim edileceğini öğrendiğini; müvekkilinin bu mallara yaklaşık olarak 300.000,00 USD ödeme yaptığını, ödeme dekontlarının dilekçe ekinde olduğunu, ayrıca eşyaların uluslararası taşınmasına yönelik sözleşme (CMR) gereği taşıma firması ile «taşıyacak» nakliye araçlarının belli olduğunu buna ilişkin belgeleri ekte sunduklarını yine ayrıca taşınacak yükün miktar ve nevine ilişkin belgelerinde dilekçe ekinde sunduklarını, bahse konu malların başka bir firmaya teslim edilmesi halinde müvekkilinin büyük zararlara uğrayacağını ileri sürerek «satım sözleşmesine» konu pamukların müvekkiline teslimine ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL'nin teslim tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 17.02.2016 tarihli «ıslah» dilekçesiyle talep ettikleri alacağı 535.000,00 TL artırdıklarını belirterek toplam 555.000,00 TL'nin teslim tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte …
… kili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçeden yoksun olduğunu, dava değeri gözetildiğinde işbu davanın tanıkla ispat edilemeyeceğini ancak Mahkemece «yokluklarında» dinlenen «tanık beyanlarına» dayalı olarak «eksik incelemeyle» davanın neticelendirildiğini, somut uyuşmazlığın Hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözüme kavuşturulmasının mümkün olmadığını ancak Mahkemece buna rağmen «bilirkişi incelemesi» yaptırılmaksızın karar verildiğini, dava kapsamında dinlenen tanıkların 2. celse duruşmasına 1 gün kala dinlenildiğini, tanık beyanlarını inceleyip beyanda bulunmak üzere süre talep etmelerine rağmen bu taleplerinin reddedildiğini, yargılama aşamasında, daha henüz öninceleme duruşması dahi yapılmaksızın dava bir öğrencinin tercümanlığında yapılan gene tanık olayındaki gibi «yetkisiz» kişilerin beyanları ile davalılar tarafından kabul edildiğine ilişkin zabıt düzenlendiğini, davanın «alacak davası» olduğunu ancak Mahkemece, dava sonucunda sadece müvekkilinin pamuklarının asıl davanın davacısına «teslimine» karar verilmekle yetinildiğini, pamukların değerinin tespit edilmesi gereği bile duyulmadığını, dava değerinden fazla veya eksik pamuğun verilip verilmediğinin bile belli olmadığını, kaldı ki alacak davasında mal teslimine ilişkin bir karar ihdas edilmesinin de «taleple bağlılık» ilkesine uygun olmadığını, yargılama aşamasında elde edilen davacının gümrük işlemlerinin Kırgızistan gümrüğünde iptal edildiğine ilişkin «gümrük beyannameleri» mahkemeye yeminli tercümesi yaptırılarak sunulmasına rağmen, «tedbirin kaldırılmadığını», belirtilen hususun Kırgızistan makamlarından sorulmadığını, davacının ülkeye mal sokamadığını «kesin» bir şekilde ispat etmelerine rağmen tedbirin kaldırılmadığını, kararın gerekçesinin ağırlıklı olarak «hakimin takdir yetkisi» ve hukuk yaratması temelli olarak oluşturulduğunu oysa somut olayda hukuk yaratılması söz konusu olmayıp uyuşmazlığın CMR hükümlerine göre çözüme kavuşturulması ge …
dava ve sözleşmeye konu malın «teslimi» istemine ilişkin «asli müdahale» davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece asıl davanın kabulüne, asli müdahale davasının reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakimin takdir yetkisi · asli müdahale · gümrük beyannamesi · tedbirin kaldırılması · terditli dava · taleple bağlılık · tanık beyanı · ba beyannamesi
Benzer bu kararda… kili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçeden yoksun olduğunu, dava değeri gözetildiğinde işbu davanın tanıkla ispat edilemeyeceğini ancak Mahkemece «yokluklarında» dinlenen «tanık beyanlarına» dayalı olarak «eksik incelemeyle» davanın neticelendirildiğini, somut uyuşmazlığın Hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözüme kavuşturulmasının mümkün olmadığını ancak Mahkemece buna rağmen «bilirkişi incelemesi» yaptırılmaksızın karar verildiğini, dava kapsamında dinlenen tanıkların 2. celse duruşmasına 1 gün kala dinlenildiğini, tanık beyanlarını inceleyip beyanda bulunmak üzere süre talep etmelerine rağmen bu taleplerinin reddedildiğini, yargılama aşamasında, daha henüz öninceleme duruşması dahi yapılmaksızın dava bir öğrencinin tercümanlığında yapılan gene tanık olayındaki gibi «yetkisiz» kişilerin beyanları ile davalılar tarafından kabul edildiğine ilişkin zabıt düzenlendiğini, davanın «alacak davası» olduğunu ancak Mahkemece, dava sonucunda sadece müvekkilinin pamuklarının asıl davanın davacısına «teslimine» karar verilmekle yetinildiğini, pamukların değerinin tespit edilmesi gereği bile duyulmadığını, dava değerinden fazla veya eksik pamuğun verilip verilmediğinin bile belli olmadığını, kaldı ki alacak davasında mal teslimine ilişkin bir karar ihdas edilmesinin de «taleple bağlılık» ilkesine uygun olmadığını, yargılama aşamasında elde edilen davacının gümrük işlemlerinin Kırgızistan gümrüğünde iptal edildiğine ilişkin «gümrük beyannameleri» mahkemeye yeminli tercümesi yaptırılarak sunulmasına rağmen, «tedbirin kaldırılmadığını», belirtilen hususun Kırgızistan makamlarından sorulmadığını, davacının ülkeye mal sokamadığını «kesin» bir şekilde ispat etmelerine rağmen tedbirin kaldırılmadığını, kararın gerekçesinin ağırlıklı olarak «hakimin takdir yetkisi» ve hukuk yaratması temelli olarak oluşturulduğunu oysa somut olayda hukuk yaratılması söz konusu olmayıp uyuşmazlığın CMR hükümlerine göre çözüme kavuşturulması ge …
3.Ancak asli müdahil vekili, aşamalardaki beyanlarında, asıl davanın tarafları arasındaki satım ilişkisinin malın henüz Kırgızistan Gümrüğünde bulunduğu sırada iptal edildiğini ileri sürmüş ve bu iddiasını ispat için üzerlerinde satışın iptal edildiğine dair «şerh» bulunan bir takım «gümrük beyannamelerini» ve bunların tercümesini dosyaya «ibraz» etmiştir.
dava ve sözleşmeye konu malın «teslimi» istemine ilişkin «asli müdahale» davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece asıl davanın kabulüne, asli müdahale davasının reddine karar verilmiştir.
Asli müdahil vekili «asli müdahale» dilekçesinde; müvekkilinin Kırgızistan'da faaliyet gösteren Rızaev Ibrahim Nazaroviç'ten pamuk satın aldığını ve aldığı pamukların bedelini ödediğini, almış olduğu pamukları Kayseri'de faaliyet gösteren bir firmaya sattığını, malların «teslim» yeri olan Kayseri'ye ulaştığı aşamada işbu dava kapsamında söz konusu pamuklara üçüncü kişilere teslim edilmemesi yönünde «ihtiyati tedbir» uygulandığını öğrendiklerini ancak söz konusu pamukların müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin ihtiyati tedbir kararı sebebiyle çok büyük miktarda zarara uğradığı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4463 E. , 2023/3194 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/345 Esas 2022/245 Karar
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
BİRLEŞEN DAVA
Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/181 Esas
Taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklı tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında müvekkiline ait pamukların taşınması konusunda anlaşma yapıldığını, taşıma esnasında ülkemiz sınırları içerisinde davalıya ait tırda yangın çıktığını ve malların tamamının zayi olduğunu, yanan pamukların fatura değerinin 34.481,00 USD olduğunu, pamuğun müvekkiline maliyetinin %2 Kırgızistan'dan alınan vergi, nakliye ve hamaliye bedelleri ile birlikte toplam 47.800,00 USD olduğunu, müvekkilinin zararının karşılanmadığını ileri sürerek 47.800,00 USD (84.080,00TL) zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesinde ileri sürdüğü maddi vakıaları tekrar ederek asıl davada faiz talep edilmediğini, bunun yanında fatura bedeli dışındaki taleplerin usulden reddine karar verildiğini, belirtilen talepleri işbu davayla talep ettiklerini ileri sürerek 1.000,00 USD'nin olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte (8.824,00 TL) davalıdan tahsiline ve asıl dava dosyasında talep edilemeyen faizin müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde; yangının emtianın hatalı ambalajlanmasından kaynaklandığını, müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemenin 09.07.2015 tarih, 2012/71 E. ve 2015/45 K. sayılı kararı ile hasarın meydana gelmesinde tarafların eşit oranda kusurlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, malın fatura değeri olan 34. 481,60 USD karşılığı 61.411,72 TL'nin %50'sine tekabül eden 30.705,86. TL'nin davalıdan tahsiline diğer taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 20.03.2017 tarih, 2016/908 E. ve 2017/1652 K. sayılı kararı ile " davaya konu taşımanın Kırgızistan ile Türkiye arasında gerçekleştiği, bu nedenle somut olaya CMR Konvansiyonu ( CMR) hükümlerinin uygulanması gerektiği, Mahkemece, davacının sunduğu faturada yazan bedel göz önüne alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de CMR'nin 23 üncü maddesi uyarınca, malın kıymetinin malın taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki ticaret borsası fiyatına göre, eğer böyle bir fiyat yoksa geçerli piyasa fiyatına göre, borsa ve piyasa fiyatı da bulunmuyorsa aynı cins ve kalitedeki malların piyasa rayicine göre belirlenmesi gerektiği, yine aynı Hükme göre taşıyıcının sorumluluğunun da eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşamayacağı, Mahkemece, belirtilen hüküm gözetilmeksizin eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada daha önce verilen hükmün davacı vekilince temyiz edilmediği ve bu suretle davalı yararına usuli müktesep hak oluştuğu, bu nedenle asıl davada sadece malın değeri bakımından inceleme yapıldığı, zararın meydana gelmesinde tarafların eşit oranda kusurlu olduğu, bozma ilamı doğrultunda belirtildiği şekilde yapılan araştırma sonucunda, davacı yanca talep edilebilecek tutarın 28.468,29,00 TL olduğunun tespit edildiği, birleşen dava bakımından ise uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olduğu ve bu niteliği gereğince de dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının dava şartı niteliğinde olduğu, davacı yanca arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile 28.468,29,00 TL'nin davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazanın tamamıyla davalının kusuru sebebiyle gerçekleştiğini, kaza neticesinde müvekkilinin mal bedeli yanında ödediği vergi, gümrük, nakliye ve hamiliye masrafları nedeniyle de zarara uğradığını, bilirkişi raporunda, müvekkilinin uğradığı zararın 40.395,30 TL olduğu belirtilmesine rağmen Mahkemece, sadece fatura bedeline hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,uluslararası karayolu ile taşınan emtianın yanarak zayi olduğundan teslim edilmediği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
CMR'nin 23 üncü maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933040900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz