Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/78 E. 2023/3068 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cayma hakkı↗ sözleşmenin ihlali↗ sözleşmeye aykırılık↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ cezai şart↗ ispat yükü↗ alacak davası↗ kâr payı↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ihtarname↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ ibraz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 06.11.2014 tarih, 2008/166 E., 2014/260 K. sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile taktiren 50.000,00 USD'nin dava tarihi itibari ile karşılığı olan 60.650,00 TL cezai şart ile takdiren 44.603,00 TL alacak olmak üzere toplam 105.253,00 TL'nin davalı- karşı davacıdan alınarak davacı- karşı davalıya verilmesine, fazla taleplerin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiş, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 15.03.2016 tarih, 2015/6362 E., 2016/2821 K. sayılı kararıyla karşı davaya yönelik hüküm onanmış, 15.07.2005 tarihli “Müzik Albümü İcra Yapım Sözleşmesi”ne dayalı yapılan cezai şart talebine ilişkin olarak, davalı tarafın hangi tavır ve davranışının sözleşmenin gizlilik maddesini ihlal ettiği hususunun tartışılarak ortaya konulması, bunun ardından bir aykırı davranışın tespiti halinde sözleşme uyarınca cezai şartın hükmolunması, “Menajerlik Sözleşmesi”ne dayalı olarak ödenmesi gerektiği iddia edilen konser payının verilmemesi nedeniyle talep edilen alacak yönünden de, davalı tarafından sözleşme kapsamında yapılan ve davacı tarafa bildirilmeyen konser olup olmadığı, varsa buna ilişkin bedellerin yine sözleşme kapsamında ödenip ödenmediği hususlarının araştırılması, bu nedenle talep edilen cezai şart hakkında bir değerlendirme yapılmaması gerektiğine işaret edilerek asıl davada verilen hüküm bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı- karşı davacının gizlilik hükmünü ihlâline ilişkin bir delile rastlanmadığı, sözleşmenin 10 uncu maddesi kapsamında cezai şart talebinin ispatlanamadığı, sanatçının yurt dışına giriş çıkış kayıtları incelendiğinde davalının toplamda 26 gün yurt dışında kaldığı, ancak davacı yanca 60 adet konser verdiği yönündeki iddianın da ispat edilemediği, yurt dışında 26 gün kalan bir kişinin 60 konser vermesinin hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığı, menajerlik sözleşmesine dayalı olarak ödenmesi gerektiği iddia edilen konser payının verilmemesi nedeniyle talep edilen alacak yönünden davalı tarafından sözleşme kapsamında yapılan ve davacı tarafa bildirilmeyen konser bulunmadığı, konserlerin davacının bilgisi dahilinde yapıldığı, bunun aksini iddia eden delillerin davacı yanca ispat edilemediği, sözleşmeye aykırılık kapsamında ileri sürülen alacak ve cezai şart istemi yönünden de davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı dava kesinleştiğinden yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; feshin haksızlığının bilirkişi raporları ile belirlendiğini, sanatçıyı koruma içgüdüsü ile karar verildiğini, sözleşmenin bir kez dahi ihlali yeterli iken davalı tarafından sözleşmenin 45 kere kaçak konser verilerek 45 kez ihlal edildiğini, bu konserlerden elde edilen gelirlerden müvekkiline %30 oranındaki meblağ ödenmediği gibi konserlere ilişkin bilginin de verilmediğini, müvekkilinin bu 45 konser hakkında basından ve internetten yaptığı araştırmalardan, yapılan görüşmelerden ve çekilen ihtarnameden sonra haberdar olduğunu, kaçak konserlere ilişkin broşürlerin dosyaya ibraz edildiğini, davalının kaçak konserlere ait broşürlerde belirtilen tarihlerde yurt dışında olduğunun yurda giriş çıkış kayıtlarından da görüldüğü, davalının girişimleri, müvekkiliyle sözleşmesi devam ederken başka bir firma ile anlaşarak albüm çıkarmasının söz konusu sözleşmeye aykırılık taşıdığını, aynı sözleşmenin 10 uncu maddesi uyarınca davalının cezai şartı ve kendisi için yapılan masrafları ödemesi zorunluluğu bulunduğunu, her iki sözleşme için de cezai şart isteme hakkının oluştuğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak ve tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 158 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davanın davacısı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Asıl dava, taraflar arasında imzalanan Menajerlik Sözleşmesi ile Müzik Albümü İcra Yapım Sözleşmesine dayalı alacak ve cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.
3. Dairemizin 15.03.2016 tarih ve 2015/6362 E., 2016/2821 K. sayılı ilamı ile Menajerlik Sözleşmesi kapsamında yeterli araştırma yapılmadığına işaret edilerek karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyulmuşsa da bozma ilamının gereği yerine getirilmemiş, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu alınmakla yetinilip yazılı şekilde karar verilmiştir.
4. Dosyaya sunulan ve asıl dava davalısının yurt dışı konserlerine ilişkin afişlerin bir kısmında konser yer ve tarihi gösterilmiştir. Emniyet Müdürlüğü'nün 11.04.2012 tarihli müzekkere cevabı ekindeki giriş- çıkış kayıtları incelendiğinde afişlerdeki konser kayıtları ile örtüşen çıkış kayıtlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu verilerin ışığında hayatın olağan akışına göre bir sanatçının yurt dışında olmasının konser amacıyla olduğuna dalalet eder. Mahkemece 03.03.2017 tarihli konser için davalı sanatçının, davacının temsilcisi ile yurt dışına gittiği, savunma kapsamında konserin davacının bilgisi dahilinde gerçekleştirildiği kabul edilmiş, ancak diğer afişlerde belirtilen tarihler için bu yönde bir araştırma yapılmamıştır. Yurt dışına çıkış kayıtları ile afişlerde belirtilen konser tarihlerinin örtüştüğü tarihlerde başka bir amaçla yurt dışına çıkıldığını, konserin verilmediğini, konserin verilmesi halinde ise asıl dava davacısının bilgi ve izni ile konserin verildiğini ispat yükünün davalı üzerinde olduğu nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın asıl davanın davacısı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6362 E. 2016/2821 K.
Ortak:cezai şart · kâr payı
İncelediğiniz kararda… 2016 tarih, 2015/6362 E., 2016/2821 K. sayılı kararıyla karşı davaya yönelik hüküm onanmış, 15.07.2005 tarihli “Müzik Albümü İcra Yapım Sözleşmesi”ne dayalı yapılan «cezai şart» talebine ilişkin olarak, davalı tarafın hangi tavır ve davranışının sözleşmenin gizlilik maddesini ihlal ettiği hususunun tartışılarak ortaya konulması, bunun ardından bir aykırı davranışın tespiti halinde sözleşme uyarınca cezai şartın hükmolunması, “Menajerlik Sözleşmesi”ne dayalı olarak ödenmesi gerektiği iddia edilen konser «payının» verilmemesi nedeniyle talep edilen alacak yönünden de, davalı tarafından sözleşme kapsamında yapılan ve davacı tarafa bildirilmeyen konser olup olmadığı, varsa bun …
… ıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı- karşı davacının gizlilik hükmünü ihlâline ilişkin bir delile rastlanmadığı, sözleşmenin 10 uncu maddesi kapsamında «cezai şart» talebinin ispatlanamadığı, sanatçının yurt dışına giriş çıkış kayıtları incelendiğinde davalının toplamda 26 gün yurt dışında kaldığı, ancak davacı yanca 60 adet konser verdiği yönündeki iddianın da ispat edilemediği, yurt dışında 26 gün kalan bir kişinin 60 konser vermesinin hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığı, menajerlik sözleşmesine dayalı olarak ödenmesi gerektiği iddia edilen konser «payının» verilmemesi nedeniyle talep edilen alacak yönünden davalı tarafından sözleşme kapsamında yapılan ve davacı tarafa bildirilmeyen konser bulunmadığı, konserlerin davacının bilgisi dahilinde yapıldığı, bunun aksini iddia eden delillerin davacı yanca ispat edilemediği, «sözleşmeye aykırılık» kapsamında ileri sürülen alacak ve cezai şart istemi yönünden de davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı dava kesinleştiğinden yeniden bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece 06.11.2014 tarih, 2008/166 E., 2014/260 K. sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile taktiren 50.000,00 USD'nin dava tarihi itibari ile karşılığı olan 60.650,00 TL «cezai şart» ile takdiren 44.603,00 TL alacak olmak üzere toplam 105.253,00 TL'nin davalı- karşı davacıdan alınarak davacı- karşı davalıya verilmesine, fazla taleplerin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiş, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda… müvekkili aleyhine beyanlarda bulunduğunu, sözleşmenin gizlilik ile ilgili 9. maddesini ihlal ettiğini, bu nedenle aynı sözleşmenin 10. maddesi uyarınca 250.000 USD «cezai şart» ödemesi gerektiğini, davalının müvekkili ile yaptığı diğer sözleşme uyarınca da, sanatçının Türkiye'de veya dışında yapacağı her türlü sahne çalışmaları sonucu elde edeceği net kazancın %30'unu şirkete ödemeyi kabul etmesine rağmen katıldığı 60 konserden 45'inin «payının» müvekkiline ödenmediğini, bu alacağının 81.000 Euro olduğunu, ayrıca sözleşme hükmüne aykırılık olduğu için yine 250.000 USD cezai şart ödenmesi gerektiğini ileri …
Sözleşmesi”ne dayalı olarak da ödenmesi gereken konser «payının» verilmemesi nedeniyle alacak ve yine aynı nedenle «cezai şart» isteminde bulunmuştur.
Sözleşmesi”ne dayalı olarak ödenmesi gerektiği iddia edilen konser «payının» verilmemesi nedeniyle talep edilen alacak yönünden de, davalı tarafından sözleşme kapsamında yapılan ve davacı tarafa bildirilmeyen konser olup olmadığı, varsa buna ilişkin bedellerin yine sözleşme kapsamında ödenip ödenmediği hususlarının araştırılması, bu nedenle talep edilen «cezai şart» hakkında bir değerlendirme yapılmaması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · hakkaniyet · bilirkişi incelemesi · taahhütname · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının ihtardaki beyanı yasada öngörülen süre sonunda «sözleşmenin feshi» sonucunu doğurabilecek ise de, henüz sözleşmenin geçerli olduğu dönemde davalı sözleşmede belirtilen maddelerdeki «taahhütlerine» uymak zorunda olduğu halde, dosyaya sunulan konser haberlerini gösterir bilgiler, basın haberleri ve yine albüm bilgilerinden anlaşıldığı üzere, sözleşmeye aykırı hareket ettiğinden, yapım sözleşmesinin 10. maddesinde belirtilen «cezai şart» koşullarının oluştuğunun kabulünün gerektiği, ancak taraflar serbest iradeleri ile sözleşmeyi imzalamış olsalar dahi dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 161/«son» ve yeni Borçlar Kanunu'nun 182/son maddesinde belirtildiği üzere, cezai şart olarak belirlenen miktarın fahiş olması halinde, Hakim aşırı gördüğü ceza miktarını kendiliğinden indirilebileceği, sunulan delillere göre cezai şart miktarının 50.000,00 USD olarak kabulünün «hakkaniyete» uygun olduğu, ilk bilirkişi heyeti raporundaki muhasip «bilirkişi incelemesinde» tespit edildiği üzere davacı yanın davalı-k.davacıdan 44.603,00 TL alacak bakiyesinin olduğu gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulü ile taktiren 50.000,00 USD'n …
Mahkemece, dosyaya sunulan konser haberlerini gösterir bilgiler, basın haberleri ve yine albüm bilgilerinden anlaşıldığı üzere, sözleşmeye aykırı hareket ettiğinden, yapım sözleşmesinin 10. maddesinde belirtilen «cezai şart» koşullarının oluştuğu, muhasip «bilirkişi incelemesinde» tespit edildiği üzere davacı yanın davalı-k.davacıdan 44.603,00 TL alacak bakiyesinin olduğu karar verilmiştir.
Bu hususlara davacının yasal «defterlerine» göre bir alacak belirlemesi yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru bulunmamıştır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10073 E. 2014/13628 K.
Ortak:cezai şart
İncelediğiniz karardaMahkemece 06.11.2014 tarih, 2008/166 E., 2014/260 K. sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile taktiren 50.000,00 USD'nin dava tarihi itibari ile karşılığı olan 60.650,00 TL «cezai şart» ile takdiren 44.603,00 TL alacak olmak üzere toplam 105.253,00 TL'nin davalı- karşı davacıdan alınarak davacı- karşı davalıya verilmesine, fazla taleplerin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiş, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
… 2016 tarih, 2015/6362 E., 2016/2821 K. sayılı kararıyla karşı davaya yönelik hüküm onanmış, 15.07.2005 tarihli “Müzik Albümü İcra Yapım Sözleşmesi”ne dayalı yapılan «cezai şart» talebine ilişkin olarak, davalı tarafın hangi tavır ve davranışının sözleşmenin gizlilik maddesini ihlal ettiği hususunun tartışılarak ortaya konulması, bunun ardından bir aykırı davranışın tespiti halinde sözleşme uyarınca cezai şartın hükmolunması, “Menajerlik Sözleşmesi”ne dayalı olarak ödenmesi gerektiği iddia edilen konser «payının» verilmemesi nedeniyle talep edilen alacak yönünden de, davalı tarafından sözleşme kapsamında yapılan ve davacı tarafa bildirilmeyen konser olup olmadığı, varsa bun …
… ıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı- karşı davacının gizlilik hükmünü ihlâline ilişkin bir delile rastlanmadığı, sözleşmenin 10 uncu maddesi kapsamında «cezai şart» talebinin ispatlanamadığı, sanatçının yurt dışına giriş çıkış kayıtları incelendiğinde davalının toplamda 26 gün yurt dışında kaldığı, ancak davacı yanca 60 adet konser verdiği yönündeki iddianın da ispat edilemediği, yurt dışında 26 gün kalan bir kişinin 60 konser vermesinin hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığı, menajerlik sözleşmesine dayalı olarak ödenmesi gerektiği iddia edilen konser «payının» verilmemesi nedeniyle talep edilen alacak yönünden davalı tarafından sözleşme kapsamında yapılan ve davacı tarafa bildirilmeyen konser bulunmadığı, konserlerin davacının bilgisi dahilinde yapıldığı, bunun aksini iddia eden delillerin davacı yanca ispat edilemediği, «sözleşmeye aykırılık» kapsamında ileri sürülen alacak ve cezai şart istemi yönünden de davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı dava kesinleştiğinden yeniden bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ı TV kanallarında davalının izinsiz olarak programa katıldığına ve ücret aldığına dair iddiasını ispat edemediği, ancak davalı tarafından yapılan 23.02.2006 tarihli «fesih» bildirimi haksız olduğundan, davacının taraflar arasındaki menajerlik sözleşmesinin 8. maddesi gereğince «cezai şart» talep edebileceği, ayrıca bu durumda davacının BK.'nın 108. maddesine göre «menfi zararını» da davalıdan isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taleple bağlı kalınarak 50.000 USD cezai şartın ve 30.343,75 TL «maddi tazminatın» «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Ancak dava, davalının taraflar arasındaki 10.08.2005 tarihli albüm sözleşmesi ve 11.08.2005 tarihli menajerlik sözleşmesi hükümlerine aykırı davrandığı iddiasına dayalı, davalının anılan davranışlarının önlenmesi ile «cezai şart» bedelinin tahsili ve maddi zararın tazmini istemlerine ilişkindir.
Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmelerin birbirinden bağımsız olduğu, davacının diğer iddialarını ispat edemediği, ancak davalının 11.08.2005 tarihli menajerlik sözleşmesini haksız şekilde feshettiği, dolayısıyla davacının anılan sözleşmenin 8. maddesi uyarınca «cezai şart» talebinin haklı bulunduğu, bu kapsamda albüm sözleşmesi hükümlerinin davacı tarafından ihlal edildiği tespitini içeren İstanbul 3.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi zarar · olumsuz oy · fesih · maddi tazminat · temerrüt
Benzer bu kararda… ı TV kanallarında davalının izinsiz olarak programa katıldığına ve ücret aldığına dair iddiasını ispat edemediği, ancak davalı tarafından yapılan 23.02.2006 tarihli «fesih» bildirimi haksız olduğundan, davacının taraflar arasındaki menajerlik sözleşmesinin 8. maddesi gereğince «cezai şart» talep edebileceği, ayrıca bu durumda davacının BK.'nın 108. maddesine göre «menfi zararını» da davalıdan isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taleple bağlı kalınarak 50.000 USD cezai şartın ve 30.343,75 TL «maddi tazminatın» «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Oysa menajerlik sözleşmesinin amacı, davalı sanatçıyı en iyi şekilde topluma tanıtmak, onun diğer sanatçılarla rekabetini ve kariyerini «olumsuz» etkileyecek davranışlardan da kaçınmak olarak özetlenebilir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2006/674 E.-2012/206 K. sayılı dosyasında görülüp sonuçlanan davada ise davacı yapımcı/menajer şirketin, davalı sanatçının mırıldanma niteliğindeki eserlerini bu haliyle yayınladığı, davacının bu davranışının taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine aykırılık oluşturduğu tespit edilmiş ve davacı aleyhine «maddi tazminata» hükmedilmiştir.
Diğer bir deyişle davacının menajerlik sözleşmesinin yukarıda açıklanan olumlu ve «olumsuz» edimlerini yerine getirmediği, taraflar arasındaki ilk davada tespit edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/78 E. , 2023/3068 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/414 Esas, 2021/231 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki alacak davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davanın davacısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.05.2023 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. ... ile davalı-karşı davacı vekili Av....... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasında müzik albümü icra yapım sözleşmesi ve menajerlik sözleşmesi imzalandığını, davalının müvekkili ile yaptığı müzik albümü icra yapım sözleşmesine aykırı davrandığını, davalı sanatçının müvekkili ile olan sözleşmesi yürürlükte iken başka firmalarla albüm sözleşmesi yapmak için görüştüğünü, bu görüşmelerde müvekkili aleyhine beyanlarda bulunduğunu, sözleşmenin gizlilik ile ilgili 9 uncu maddesini ihlal ettiğini, bu nedenle aynı sözleşmenin 10 uncu maddesi uyarınca 250.000,00 USD cezai şart ödemesi gerektiğini, davalının müvekkili ile yaptığı diğer sözleşme uyarınca da Türkiye'de veya dışında yapacağı her türlü sahne çalışmaları sonucu elde edeceği net kazancın %30'unu şirkete ödemeyi kabul etmesine rağmen katıldığı 60 konserden 45'inin payının müvekkiline ödenmediğini, bu alacağının 81.000.00 euro olduğunu, ayrıca sözleşme hükmüne aykırılık taşıdığı için yine 250.000,00 USD cezai şart ödenmesi gerektiğini ileri sürerek toplam 763.789,60 TL'nin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; sözleşmeler imzalandıktan sonra davacı karşı davalı tarafça defalarca sözleşmenin ihlal edildiğini, menajerlik sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini de yerine getirmediğini, karşı tarafın sözleşmeye aykırı davranması sonucunda müvekkilinin cayma hakkını kullanıp sözleşmeden döndüğünü savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında da, imzalanan menajerlik ve müzik albümü icra yapım sözleşmesi gereğince, albüm yapımı ve harcamaları ile ilgili sözleşmenin 4 üncü maddesine göre yükümlülük altında bulunmasına rağmen 08.02.2007 tarihinde müvekkilinin piyasaya çıkan ilk albümünün promosyon ve prodüksiyon çalışmalarına ilişkin masrafları, billboard reklamları ve ürün tanıtımı için 3.000,00 TL'nin sözleşmeye aykırı olarak müvekkilinden alındığını, yine sözleşmenin 4 üncü maddesi kapsamında klip bütçelendirmesinin yarısının müvekkili tarafından verilen konserlerden elde edilen gelirle karşılandığını, müvekkilinden sözleşmeye aykırı olarak alınan 20.000,00 TL'nin müvekkiline iadesi gerektiğini, menajerlik sözleşmesi kapsamında müvekkilinin gelirlerinin net gelir üzerinden alınması gerekirken brüt ücret üzerinden alındığını, bu bedellerden de şimdilik 10.000,00 TL olmak üzere toplam 33.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 06.11.2014 tarih, 2008/166 E., 2014/260 K. sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile taktiren 50.000,00 USD'nin dava tarihi itibari ile karşılığı olan 60.650,00 TL cezai şart ile takdiren 44.603,00 TL alacak olmak üzere toplam 105.253,00 TL'nin davalı- karşı davacıdan alınarak davacı- karşı davalıya verilmesine, fazla taleplerin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiş, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 15.03.2016 tarih, 2015/6362 E., 2016/2821 K. sayılı kararıyla karşı davaya yönelik hüküm onanmış, 15.07.2005 tarihli “Müzik Albümü İcra Yapım Sözleşmesi”ne dayalı yapılan cezai şart talebine ilişkin olarak, davalı tarafın hangi tavır ve davranışının sözleşmenin gizlilik maddesini ihlal ettiği hususunun tartışılarak ortaya konulması, bunun ardından bir aykırı davranışın tespiti halinde sözleşme uyarınca cezai şartın hükmolunması, “Menajerlik Sözleşmesi”ne dayalı olarak ödenmesi gerektiği iddia edilen konser payının verilmemesi nedeniyle talep edilen alacak yönünden de, davalı tarafından sözleşme kapsamında yapılan ve davacı tarafa bildirilmeyen konser olup olmadığı, varsa buna ilişkin bedellerin yine sözleşme kapsamında ödenip ödenmediği hususlarının araştırılması, bu nedenle talep edilen cezai şart hakkında bir değerlendirme yapılmaması gerektiğine işaret edilerek asıl davada verilen hüküm bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı- karşı davacının gizlilik hükmünü ihlâline ilişkin bir delile rastlanmadığı, sözleşmenin 10 uncu maddesi kapsamında cezai şart talebinin ispatlanamadığı, sanatçının yurt dışına giriş çıkış kayıtları incelendiğinde davalının toplamda 26 gün yurt dışında kaldığı, ancak davacı yanca 60 adet konser verdiği yönündeki iddianın da ispat edilemediği, yurt dışında 26 gün kalan bir kişinin 60 konser vermesinin hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığı, menajerlik sözleşmesine dayalı olarak ödenmesi gerektiği iddia edilen konser payının verilmemesi nedeniyle talep edilen alacak yönünden davalı tarafından sözleşme kapsamında yapılan ve davacı tarafa bildirilmeyen konser bulunmadığı, konserlerin davacının bilgisi dahilinde yapıldığı, bunun aksini iddia eden delillerin davacı yanca ispat edilemediği, sözleşmeye aykırılık kapsamında ileri sürülen alacak ve cezai şart istemi yönünden de davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı dava kesinleştiğinden yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; feshin haksızlığının bilirkişi raporları ile belirlendiğini, sanatçıyı koruma içgüdüsü ile karar verildiğini, sözleşmenin bir kez dahi ihlali yeterli iken davalı tarafından sözleşmenin 45 kere kaçak konser verilerek 45 kez ihlal edildiğini, bu konserlerden elde edilen gelirlerden müvekkiline %30 oranındaki meblağ ödenmediği gibi konserlere ilişkin bilginin de verilmediğini, müvekkilinin bu 45 konser hakkında basından ve internetten yaptığı araştırmalardan, yapılan görüşmelerden ve çekilen ihtarnameden sonra haberdar olduğunu, kaçak konserlere ilişkin broşürlerin dosyaya ibraz edildiğini, davalının kaçak konserlere ait broşürlerde belirtilen tarihlerde yurt dışında olduğunun yurda giriş çıkış kayıtlarından da görüldüğü, davalının girişimleri, müvekkiliyle sözleşmesi devam ederken başka bir firma ile anlaşarak albüm çıkarmasının söz konusu sözleşmeye aykırılık taşıdığını, aynı sözleşmenin 10 uncu maddesi uyarınca davalının cezai şartı ve kendisi için yapılan masrafları ödemesi zorunluluğu bulunduğunu, her iki sözleşme için de cezai şart isteme hakkının oluştuğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak ve tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 158 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davanın davacısı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Asıl dava, taraflar arasında imzalanan Menajerlik Sözleşmesi ile Müzik Albümü İcra Yapım Sözleşmesine dayalı alacak ve cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.
3. Dairemizin 15.03.2016 tarih ve 2015/6362 E., 2016/2821 K. sayılı ilamı ile Menajerlik Sözleşmesi kapsamında yeterli araştırma yapılmadığına işaret edilerek karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyulmuşsa da bozma ilamının gereği yerine getirilmemiş, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu alınmakla yetinilip yazılı şekilde karar verilmiştir.
4. Dosyaya sunulan ve asıl dava davalısının yurt dışı konserlerine ilişkin afişlerin bir kısmında konser yer ve tarihi gösterilmiştir. Emniyet Müdürlüğü'nün 11.04.2012 tarihli müzekkere cevabı ekindeki giriş- çıkış kayıtları incelendiğinde afişlerdeki konser kayıtları ile örtüşen çıkış kayıtlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu verilerin ışığında hayatın olağan akışına göre bir sanatçının yurt dışında olmasının konser amacıyla olduğuna dalalet eder. Mahkemece 03.03.2017 tarihli konser için davalı sanatçının, davacının temsilcisi ile yurt dışına gittiği, savunma kapsamında konserin davacının bilgisi dahilinde gerçekleştirildiği kabul edilmiş, ancak diğer afişlerde belirtilen tarihler için bu yönde bir araştırma yapılmamıştır.
Yurt dışına çıkış kayıtları ile afişlerde belirtilen konser tarihlerinin örtüştüğü tarihlerde başka bir amaçla yurt dışına çıkıldığını, konserin verilmediğini, konserin verilmesi halinde ise asıl dava davacısının bilgi ve izni ile konserin verildiğini ispat yükünün davalı üzerinde olduğu nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın asıl davanın davacısı yararına bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Asıl dava davacısı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde asıl dava davacısına iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933028800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz