Cezai Şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/6362 E. 2016/2821 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin feshi↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ hakkaniyet↗ cezai şart↗ bilirkişi incelemesi↗ kâr payı↗ taahhütname↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının ihtardaki beyanı yasada öngörülen süre sonunda sözleşmenin feshi sonucunu doğurabilecek ise de, henüz sözleşmenin geçerli olduğu dönemde davalı sözleşmede belirtilen maddelerdeki taahhütlerine uymak zorunda olduğu halde, dosyaya sunulan konser haberlerini gösterir bilgiler, basın haberleri ve yine albüm bilgilerinden anlaşıldığı üzere, sözleşmeye aykırı hareket ettiğinden, yapım sözleşmesinin 10. maddesinde belirtilen cezai şart koşullarının oluştuğunun kabulünün gerektiği, ancak taraflar serbest iradeleri ile sözleşmeyi imzalamış olsalar dahi dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 161/son ve yeni Borçlar Kanunu'nun 182/son maddesinde belirtildiği üzere, cezai şart olarak belirlenen miktarın fahiş olması halinde, Hakim aşırı gördüğü ceza miktarını kendiliğinden indirilebileceği, sunulan delillere göre cezai şart miktarının 50.000,00 USD olarak kabulünün hakkaniyete uygun olduğu, ilk bilirkişi heyeti raporundaki muhasip bilirkişi incelemesinde tespit edildiği üzere davacı yanın davalı-k.davacıdan 44.603,00 TL alacak bakiyesinin olduğu gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulü ile taktiren 50.000,00 USD'nin dava tarihi itibari ile karşılığı olan 60.650,00 TL cezai şart ile, taktiren 44.603,00 TL alacak olmak üzere toplam 105.253,00 TL'nin davalı-k.davacıdan alınarak davacı-k.davalıya verilmesine, fazla taleplerin reddine, karşı davaya yönelik iddialar ile ilgili net ve somut delil sunulmadığı gerekçesiyle de karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin asıl davaya yönelik aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Asıl dava, taraflar arasındaki yapılan 15/07/2005 tarihli “Müzik Albümü İcra Yapım Sözleşmesi” ile aynı tarihli “... Sözleşmesi”nden kaynaklanan alacak ve cezai şart istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı vekili, davalının müvekkili ile yaptığı müzik albümü icra yapım sözleşmesine aykırı davrandığını, zira davalı sanatçının müvekkili ile olan sözleşmesi yürürlükte iken başka firmalarla albüm sözleşmesi yapmak için görüştüğünü, bu görüşmelerde müvekkili aleyhine beyanlarda bulunduğunu, sözleşmenin gizlilik ile ilgili 9. maddesini ihlal ettiğini, bu nedenle aynı sözleşmenin 10. maddesi uyarınca 250.000 USD cezai şart ödemesi gerektiğini, davalının müvekkili ile yaptığı diğer sözleşme uyarınca da, sanatçının Türkiye'de veya dışında yapacağı her türlü sahne çalışmaları sonucu elde edeceği net kazancın %30'unu şirkete ödemeyi kabul etmesine rağmen katıldığı 60 konserden 45'inin payının müvekkiline ödenmediğini, bu alacağının 81.000 Euro olduğunu, ayrıca sözleşme hükmüne aykırılık olduğu için yine 250.000 USD cezai şart ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Yani davacı taraf, 15/07/2005 tarihli “.....”ndeki gizlilik maddesinin ihlaline dayalı olarak 10. madde uyarınca cezai şart, “... Sözleşmesi”ne dayalı olarak da ödenmesi gereken konser payının verilmemesi nedeniyle alacak ve yine aynı nedenle cezai şart isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, dosyaya sunulan konser haberlerini gösterir bilgiler, basın haberleri ve yine albüm bilgilerinden anlaşıldığı üzere, sözleşmeye aykırı hareket ettiğinden, yapım sözleşmesinin 10. maddesinde belirtilen cezai şart koşullarının oluştuğu, muhasip bilirkişi incelemesinde tespit edildiği üzere davacı yanın davalı-k.davacıdan 44.603,00 TL alacak bakiyesinin olduğu karar verilmiştir.
Oysa yukarıda açıklandığı üzere davacı iki farklı sözleşmeye dayalı olarak cezai şart isteminde bulunmuş olmasına rağmen mahkemece menejerlik sözleşmesine göre yapılan talep hakkında bir değerlendirme yapılmadığı gibi, yapım sözleşmenin 10. maddesinde belirtilen cezai şartın koşullarının oluştuğu gerekçesine yer verilmiş ise de bunun dışında bir açıklamaya yer verilmemiştir. Diğer taraftan, davacının alacak talebi davalı tarafça yapıldığı ancak davacıya sözleşme uyarınca verilmesi gereken payın verilmemesine dayalıdır. Yani ortada henüz kayıtlara girmemiş bir alacak bulunmaktadır. Zira davacı taraf da davalının hangi konseri nerede yaptığını, ne kadar ücret aldığını net olarak ortaya koymamıştır. Bu hususlara davacının yasal defterlerine göre bir alacak belirlemesi yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru bulunmamıştır.
Bu itibarla mahkemece öncelikle davacının talepleri özümsenerek, 15/07/2005 tarihli “Müzik Albümü İcra Yapım Sözleşmesi”ne dayalı olarak yapılan cezai şart talebine ilişkin olarak, davalı tarafın hangi tavır ve davranışının sözleşmenin gizlilik maddesini ihlal ettiği hususunun tartışılarak ortaya konulması ve bunun ardından bir aykırı davranışın tespiti halinde sözleşme uyarınca cezai şartın hükmolunması, “.... Sözleşmesi”ne dayalı olarak ödenmesi gerektiği iddia edilen konser payının verilmemesi nedeniyle talep edilen alacak yönünden de, davalı tarafından sözleşme kapsamında yapılan ve davacı tarafa bildirilmeyen konser olup olmadığı, varsa buna ilişkin bedellerin yine sözleşme kapsamında ödenip ödenmediği hususlarının araştırılması, bu nedenle talep edilen cezai şart hakkında bir değerlendirme yapılmaması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/78 E. 2023/3068 K.
Ortak:cezai şart · kâr payı
İncelediğiniz kararda… müvekkili aleyhine beyanlarda bulunduğunu, sözleşmenin gizlilik ile ilgili 9. maddesini ihlal ettiğini, bu nedenle aynı sözleşmenin 10. maddesi uyarınca 250.000 USD «cezai şart» ödemesi gerektiğini, davalının müvekkili ile yaptığı diğer sözleşme uyarınca da, sanatçının Türkiye'de veya dışında yapacağı her türlü sahne çalışmaları sonucu elde edeceği net kazancın %30'unu şirkete ödemeyi kabul etmesine rağmen katıldığı 60 konserden 45'inin «payının» müvekkiline ödenmediğini, bu alacağının 81.000 Euro olduğunu, ayrıca sözleşme hükmüne aykırılık olduğu için yine 250.000 USD cezai şart ödenmesi gerektiğini ileri …
Sözleşmesi”ne dayalı olarak da ödenmesi gereken konser «payının» verilmemesi nedeniyle alacak ve yine aynı nedenle «cezai şart» isteminde bulunmuştur.
Sözleşmesi”ne dayalı olarak ödenmesi gerektiği iddia edilen konser «payının» verilmemesi nedeniyle talep edilen alacak yönünden de, davalı tarafından sözleşme kapsamında yapılan ve davacı tarafa bildirilmeyen konser olup olmadığı, varsa buna ilişkin bedellerin yine sözleşme kapsamında ödenip ödenmediği hususlarının araştırılması, bu nedenle talep edilen «cezai şart» hakkında bir değerlendirme yapılmaması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… 2016 tarih, 2015/6362 E., 2016/2821 K. sayılı kararıyla karşı davaya yönelik hüküm onanmış, 15.07.2005 tarihli “Müzik Albümü İcra Yapım Sözleşmesi”ne dayalı yapılan «cezai şart» talebine ilişkin olarak, davalı tarafın hangi tavır ve davranışının sözleşmenin gizlilik maddesini ihlal ettiği hususunun tartışılarak ortaya konulması, bunun ardından bir aykırı davranışın tespiti halinde sözleşme uyarınca cezai şartın hükmolunması, “Menajerlik Sözleşmesi”ne dayalı olarak ödenmesi gerektiği iddia edilen konser «payının» verilmemesi nedeniyle talep edilen alacak yönünden de, davalı tarafından sözleşme kapsamında yapılan ve davacı tarafa bildirilmeyen konser olup olmadığı, varsa bun …
… ıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı- karşı davacının gizlilik hükmünü ihlâline ilişkin bir delile rastlanmadığı, sözleşmenin 10 uncu maddesi kapsamında «cezai şart» talebinin ispatlanamadığı, sanatçının yurt dışına giriş çıkış kayıtları incelendiğinde davalının toplamda 26 gün yurt dışında kaldığı, ancak davacı yanca 60 adet konser verdiği yönündeki iddianın da ispat edilemediği, yurt dışında 26 gün kalan bir kişinin 60 konser vermesinin hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığı, menajerlik sözleşmesine dayalı olarak ödenmesi gerektiği iddia edilen konser «payının» verilmemesi nedeniyle talep edilen alacak yönünden davalı tarafından sözleşme kapsamında yapılan ve davacı tarafa bildirilmeyen konser bulunmadığı, konserlerin davacının bilgisi dahilinde yapıldığı, bunun aksini iddia eden delillerin davacı yanca ispat edilemediği, «sözleşmeye aykırılık» kapsamında ileri sürülen alacak ve cezai şart istemi yönünden de davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı dava kesinleştiğinden yeniden bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece 06.11.2014 tarih, 2008/166 E., 2014/260 K. sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile taktiren 50.000,00 USD'nin dava tarihi itibari ile karşılığı olan 60.650,00 TL «cezai şart» ile takdiren 44.603,00 TL alacak olmak üzere toplam 105.253,00 TL'nin davalı- karşı davacıdan alınarak davacı- karşı davalıya verilmesine, fazla taleplerin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiş, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · ispat yükü · ihtarname · dosya masrafı · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına · ibraz · temsil
Benzer bu kararda… i konserlere ilişkin bilginin de verilmediğini, müvekkilinin bu 45 konser hakkında basından ve internetten yaptığı araştırmalardan, yapılan görüşmelerden ve çekilen «ihtarnameden» sonra haberdar olduğunu, kaçak konserlere ilişkin broşürlerin dosyaya «ibraz» edildiğini, davalının kaçak konserlere ait broşürlerde belirtilen tarihlerde yurt dışında olduğunun yurda giriş çıkış kayıtlarından da görüldüğü, davalının girişimleri, müvekkiliyle sözleşmesi devam ederken başka bir firma ile anlaşarak albüm çıkarmasının söz konusu «sözleşmeye aykırılık» taşıdığını, aynı sözleşmenin 10 uncu maddesi uyarınca davalının «cezai şartı» ve kendisi için yapılan «masrafları» ödemesi zorunluluğu bulunduğunu, her iki sözleşme için de cezai şart isteme hakkının oluştuğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… ıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı- karşı davacının gizlilik hükmünü ihlâline ilişkin bir delile rastlanmadığı, sözleşmenin 10 uncu maddesi kapsamında «cezai şart» talebinin ispatlanamadığı, sanatçının yurt dışına giriş çıkış kayıtları incelendiğinde davalının toplamda 26 gün yurt dışında kaldığı, ancak davacı yanca 60 adet konser verdiği yönündeki iddianın da ispat edilemediği, yurt dışında 26 gün kalan bir kişinin 60 konser vermesinin hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığı, menajerlik sözleşmesine dayalı olarak ödenmesi gerektiği iddia edilen konser «payının» verilmemesi nedeniyle talep edilen alacak yönünden davalı tarafından sözleşme kapsamında yapılan ve davacı tarafa bildirilmeyen konser bulunmadığı, konserlerin davacının bilgisi dahilinde yapıldığı, bunun aksini iddia eden delillerin davacı yanca ispat edilemediği, «sözleşmeye aykırılık» kapsamında ileri sürülen alacak ve cezai şart istemi yönünden de davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı dava kesinleştiğinden yeniden bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… hlerde başka bir amaçla yurt dışına çıkıldığını, konserin verilmediğini, konserin verilmesi halinde ise asıl dava davacısının bilgi ve izni ile konserin verildiğini «ispat yükünün» davalı üzerinde olduğu nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın asıl davanın davacısı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece 03.03.2017 tarihli konser için davalı sanatçının, davacının «temsilcisi» ile yurt dışına gittiği, savunma kapsamında konserin davacının bilgisi dahilinde gerçekleştirildiği kabul edilmiş, ancak diğer afişlerde belirtilen tarihler için bu yönde bir araştırma yapılmamıştır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16168 E. 2014/2005 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · ilan · temerrüt
Benzer bu kararda… isi eser sahibine ait müzik eserini izin almaksızın “...” adlı albümde kullanmak suretiyle mali haklara tecavüz eylemlerinin ref’ine, her bir davacı için hesaplanan «maddi tazminatın» «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline, her bir davacı için 500’er TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline ve hüküm kesinleştiğinde özetinin «ilanına» dair verilen kararın taraf vekilleri ile davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 03.07.2013 günlü ilamıyla manevi tazminata yönelik temyiz itirazl …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7062 E. 2014/1104 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · kâr dağıtımı · ihtar · yetki · maddi tazminat · ilan · kesin hüküm
Benzer bu kararda… ara göre onaylattığı, bu belge doğrultusunda davacının davalılarca hazırlanıp piyasaya sürülen albümün eser sahibi olduğunu kanıtladığını, ancak albümün ne miktarda «dağıtıldığı» ve dolayısıyla davacının, bu albüm için önceden bir sözleşme yapsa idi elde edebileceği bedelin ne olduğunun «kesin» veya gerçeğe yakın bir şekilde kanıtlanamadığı, bununla birlikte BK'nın 42. maddesi hâkime böylesi durumlarda tazminat miktarını tayin etmek konusunda «yetki» verdiğinden mahkemece, her bir şarkı için 1.000,00 TL olmak üzere davacının 11 adet eseri için toplam 11.000,00 TL bedel biçildiği, buna göre,...'nın 68. maddesi uyarınca, üç kat tazminat talep edildiğinden, toplam 33.000,00 TL alabileceği, manevi hak ihlallerinin karşılığında işin mahiyetine ve tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına uygun olarak davacıya her bir davalıdan 5.000,00 TL olmak üzere, 15.000,00 TL toplam manevi tazminatın tahsilinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL «maddi tazminatın» 23.08.2006 «ihtar» tarihinden işleyen «ticari faizi» ile davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, üç kat tazminat kapsamında fazla hakların saklı kalmasına, her bir davalıdan, 5.000,00’er TL olmak üzere toplam 15.0 …
Noteri kanalı ile tespit ettirdiği şarkı sözleri içeren 11 adet eserinin müzik albümü haline getirilmek ve yayılmak sureti ile ihlal edildiğinin tespitine, yeni bir tecavüze konu eylemde kullanılmasının men edilmesine, mevcut albüm nüshaları üzerinde, davacının söz yazarı olduğunun belirtilmesine, isminin eklenmesine, hükmün «ilan» edilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/6362 E. , 2016/2821 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/11/2014 tarih ve 2008/166-2014/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında müzik albümü icra yapım sözleşmesi ve menejerlik sözleşmesi imzalandığını, davalının müvekkili ile yaptığı müzik albümü icra yapım sözleşmesine aykırı davrandığını, zira davalı sanatçının müvekkili ile olan sözleşmesi yürürlükte iken başka firmalarla albüm sözleşmesi yapmak için görüştüğünü, bu görüşmelerde müvekkili aleyhine beyanlarda bulunduğunu, sözleşmenin gizlilik ile ilgili 9. maddesini ihlal ettiğini, bu nedenle aynı sözleşmenin 10. maddesi uyarınca 250.000 USD cezai şart ödemesi gerektiğini, davalının müvekkili ile yaptığı diğer sözleşme uyarınca da, Türkiye'de veya dışında yapacağı her türlü sahne çalışmaları sonucu elde edeceği net kazancın %30'unu şirkete ödemeyi kabul etmesine rağmen katıldığı 60 konserden 45'inin payını müvekkiline ödenmediğini, bu alacağının 81.000 Euro olduğunu, ayrıca sözleşme hükmüne aykırılık olduğu için yine 250.000 USD cezai şart ödenmesi gerektiğini ileri sürerek toplam 763.789,60 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, sözleşmeler imzalandıktan sonra davacı karşı davalı tarafça defalarca sözleşmenin ihlal edildiğini, menejerlik sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini de yerine getirmediklerini, karşı tarafın sözleşmeye aykırı davranması sonucunda müvekkilinin cayma hakkını kullandığını ve sözleşmeden döndüğünü savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında da, imzalanan menejerlik ve müzik albümü icra yapım sözleşmesi gereğince, albüm yapımı ve harcamaları ile ilgili sözleşmenin 4. maddesine göre yükümlülük altında bulunmasına rağmen 08/02/2007 tarihinde müvekkilinin piyasaya çıkan ilk albümünün promosyon ve prodüksiyon çalışmalarına ilişkin masrafları, billboard reklamları ve ürün tanıtımı için 3.000 TL'nin sözleşmeye aykırı olarak müvekkilinden alındığını, yine sözleşmenin 4.
maddesi kapsamında klip bütçelendirmesinin yarısının müvekkili tarafından verilen konserlerden elde edilen gelirle karşılandığını, müvekkilinden sözleşmeye aykırı olarak alınan 20.000 TL'nin müvekkiline iadesi gerektiğini ve menejerlik sözleşmesi kapsamında müvekkilinin gelirlerinin net gelir üzerinden alınması gerekirken brüt ücret üzerinden alındığını bu bedellerden de şimdilik 10.000 TL olmak üzere toplam 33.000 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının ihtardaki beyanı yasada öngörülen süre sonunda sözleşmenin feshi sonucunu doğurabilecek ise de, henüz sözleşmenin geçerli olduğu dönemde davalı sözleşmede belirtilen maddelerdeki taahhütlerine uymak zorunda olduğu halde, dosyaya sunulan konser haberlerini gösterir bilgiler, basın haberleri ve yine albüm bilgilerinden anlaşıldığı üzere, sözleşmeye aykırı hareket ettiğinden, yapım sözleşmesinin 10. maddesinde belirtilen cezai şart koşullarının oluştuğunun kabulünün gerektiği, ancak taraflar serbest iradeleri ile sözleşmeyi imzalamış olsalar dahi dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 161/son ve yeni Borçlar Kanunu'nun 182/son maddesinde belirtildiği üzere, cezai şart olarak belirlenen miktarın fahiş olması halinde, Hakim aşırı gördüğü ceza miktarını kendiliğinden indirilebileceği, sunulan delillere göre cezai şart miktarının 50.000,00 USD olarak kabulünün hakkaniyete uygun olduğu, ilk bilirkişi heyeti raporundaki muhasip bilirkişi incelemesinde tespit edildiği üzere davacı yanın davalı-k.davacıdan 44.603,00 TL alacak bakiyesinin olduğu gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulü ile taktiren 50.000,00 USD'nin dava tarihi itibari ile karşılığı olan 60.650,00 TL cezai şart ile, taktiren 44.603,00 TL alacak olmak üzere toplam 105.253,00 TL'nin davalı-k.davacıdan alınarak davacı-k.davalıya verilmesine, fazla taleplerin reddine, karşı davaya yönelik iddialar ile ilgili net ve somut delil sunulmadığı gerekçesiyle de karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin asıl davaya yönelik aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Asıl dava, taraflar arasındaki yapılan 15/07/2005 tarihli “Müzik Albümü İcra Yapım Sözleşmesi” ile aynı tarihli “... Sözleşmesi”nden kaynaklanan alacak ve cezai şart istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı vekili, davalının müvekkili ile yaptığı müzik albümü icra yapım sözleşmesine aykırı davrandığını, zira davalı sanatçının müvekkili ile olan sözleşmesi yürürlükte iken başka firmalarla albüm sözleşmesi yapmak için görüştüğünü, bu görüşmelerde müvekkili aleyhine beyanlarda bulunduğunu, sözleşmenin gizlilik ile ilgili 9. maddesini ihlal ettiğini, bu nedenle aynı sözleşmenin 10. maddesi uyarınca 250.000 USD cezai şart ödemesi gerektiğini, davalının müvekkili ile yaptığı diğer sözleşme uyarınca da, sanatçının Türkiye'de veya dışında yapacağı her türlü sahne çalışmaları sonucu elde edeceği net kazancın %30'unu şirkete ödemeyi kabul etmesine rağmen katıldığı 60 konserden 45'inin payının müvekkiline ödenmediğini, bu alacağının 81.000 Euro olduğunu, ayrıca sözleşme hükmüne aykırılık olduğu için yine 250.000 USD cezai şart ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Yani davacı taraf, 15/07/2005 tarihli “.....”ndeki gizlilik maddesinin ihlaline dayalı olarak 10. madde uyarınca cezai şart, “... Sözleşmesi”ne dayalı olarak da ödenmesi gereken konser payının verilmemesi nedeniyle alacak ve yine aynı nedenle cezai şart isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, dosyaya sunulan konser haberlerini gösterir bilgiler, basın haberleri ve yine albüm bilgilerinden anlaşıldığı üzere, sözleşmeye aykırı hareket ettiğinden, yapım sözleşmesinin 10. maddesinde belirtilen cezai şart koşullarının oluştuğu, muhasip bilirkişi incelemesinde tespit edildiği üzere davacı yanın davalı-k.davacıdan 44.603,00 TL alacak bakiyesinin olduğu karar verilmiştir.
Oysa yukarıda açıklandığı üzere davacı iki farklı sözleşmeye dayalı olarak cezai şart isteminde bulunmuş olmasına rağmen mahkemece menejerlik sözleşmesine göre yapılan talep hakkında bir değerlendirme yapılmadığı gibi, yapım sözleşmenin 10. maddesinde belirtilen cezai şartın koşullarının oluştuğu gerekçesine yer verilmiş ise de bunun dışında bir açıklamaya yer verilmemiştir. Diğer taraftan, davacının alacak talebi davalı tarafça yapıldığı ancak davacıya sözleşme uyarınca verilmesi gereken payın verilmemesine dayalıdır. Yani ortada henüz kayıtlara girmemiş bir alacak bulunmaktadır. Zira davacı taraf da davalının hangi konseri nerede yaptığını, ne kadar ücret aldığını net olarak ortaya koymamıştır.
Bu hususlara davacının yasal defterlerine göre bir alacak belirlemesi yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru bulunmamıştır.
Bu itibarla mahkemece öncelikle davacının talepleri özümsenerek, 15/07/2005 tarihli “Müzik Albümü İcra Yapım Sözleşmesi”ne dayalı olarak yapılan cezai şart talebine ilişkin olarak, davalı tarafın hangi tavır ve davranışının sözleşmenin gizlilik maddesini ihlal ettiği hususunun tartışılarak ortaya konulması ve bunun ardından bir aykırı davranışın tespiti halinde sözleşme uyarınca cezai şartın hükmolunması, “.... Sözleşmesi”ne dayalı olarak ödenmesi gerektiği iddia edilen konser payının verilmemesi nedeniyle talep edilen alacak yönünden de, davalı tarafından sözleşme kapsamında yapılan ve davacı tarafa bildirilmeyen konser olup olmadığı, varsa buna ilişkin bedellerin yine sözleşme kapsamında ödenip ödenmediği hususlarının araştırılması, bu nedenle talep edilen cezai şart hakkında bir değerlendirme yapılmaması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan karşı davaya yönelik hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin asıl davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile asıl davaya yönelik hükmün yukarıda yazılı nedenle taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin herbir taraftan alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden karşı davada davalı/karşı davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden asıl davada davacı/karşı davalıya iadesine, 15/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/217067800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz