Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8560 E. 2023/2842 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
senette tahrifat↗ teminat bonosu↗ malen kaydı↗ yazılı delil ile ispat↗ imzaya itiraz↗ tahrifat↗ teminat senedi↗ sahtecilik↗ yazılı delil↗ ticari defter kayıtları↗ şikayet↗ kambiyo senedi↗ iş bölümü↗ kötü niyet tazminatı↗ bono↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ ticari defter↗ iflas↗ asıl alacak↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗ teminat↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2017/130 E., 2019/138 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.05.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tarım işi ile uğraştığını, taraflar arasında tarım arazisinde kullanılmak üzere gübre alım satımı konusunda anlaşma yapıldığını, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden davalı alacaklının da talep ve istemi üzerine müvekkili tarafından davalıya imzalanmış şekilde boş teminat senedi verildiğini, davalı tarafından verilen teminat senedinin gerçeğe aykırı doldurularak icraya koyulduğunu, davalının bu şekilde haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, icraya konulan senedin malen kaydı ile davalı alacaklıya teslim edilmiş olup davalı alacaklının alacağa konu malları davacı borçluya teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davacı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli takip sebebiyle davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının tamamen yersiz ve kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında uzun süredir gübre, tohum ve tarla satışı ile ilgili ticari ilişkinin mevcut olduğunu, tarafların aralarında hesaplaştığını ve davacının borcunu 2017 mısır hasadında ödeyeceğini söylediğini ve müvekkilinde bulunan senetleri aldığını ve takibe konu senedi müvekkiline verdiğini, ancak senedin vadesinin gelmiş olmasına rağmen davacının senedi ödemediğini ve bu nedenle icraya konulduğunu belirterek, davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/7829 soruşturma numaralı dosyası üzerinden Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğüne yaptırılan teknik inceleme sonucu düzenlenen "Uzmanlık Raporu" ile "...Senedin ilk tanziminde "50.000 / ... GÜNDOĞAN KÖYÜ/CEYHAN" şeklindeki yazıların yazılıp borçlu imzalarının atıldığı, daha sonra farklı mürekkepli bir kalem TAHRİFEN senedin değerinin rakamla belirtildiği bölümde "6" rakamı eklenerek diğer matbu bilgilerin doldurulduğu, böylelikle bahse konu senet üzerinde değer/miktar yükseltme şeklinde sahtecilik işleminin gerçekleştirildiği kanaatine varılmıştır.." şeklinde tespitin yapıldığı, usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarında olduğu görülen 68.470,00 TL borç miktarının, senedin tahrifatsız ilk halindeki rakam olan 50.000,00 TL ile uyumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2017/4695 E. sayılı takibindeki asıl alacak üzerinden (650.000,00-68.470,00)=581.530,00 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine, dolayısıyla icra takibindeki asıl alacak yönünden sadece 68.470,00 TL borcu bulunduğunun tespitine, kötü niyet tazminatının kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı borçlu aleyhine kambiyo senedine dayalı 650.000,00 TL'lik icra takibi yaptığını, malların satışının bizzat davacıya yapıldığını, teslimin ise bazen kendisine bazen de eşine yapıldığını, bilirkişi raporları ile müvekkilinin 68.470,00 TL alacağı olduğunun tespit edildiğini ve fakat bu tespitte alacak miktarlarının güncel faizlerinin de icra takibine kadar kaç TL olduğunun da hesaplanmadığını, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu bonoya ilişkin imza itirazının bulunmadığı, her ne kadar davacı taraf dava konusu bononun teminat bonosu olduğunu ve borcu olmadığını iddia etmiş ise de dava konusu bononun teminat bonosu olduğuna dair üzerinde herhangi bir ibare olmadığı, davacı tarafça söz konusu bononun teminat bonosu olduğu ve anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun yazılı deliller ile ispat edilemediği, davacı tarafça dava konusu bononun boş olarak verildiği iddiası karsısında sonradan senedin bedel kısmında tahrifat yapıldığı iddiasının çelişkili olduğu ve bu iddianın dinlenemeyeceği, dava konusu senette malen kaydı bulunduğu ve davacının dava konusu malları almadığını yazılı deliller ile ispat etmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar ederek bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ceza davasını ve bilirkişi raporunu dikkate almadığını, bu hali ile eksik değerlendirme yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kıymetli evraktan kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci madde ve devamı
3. Değerlendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkin olup şikayet üzerine Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde iddianame düzenlenerek kamu davası açılmıştır. Ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda ise senette tahrifat yapıldığı belirlenmiş olup ceza davası sonucunda verilecek karar eldeki menfi tespit dosyasını da etkileyeceğinden, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü maddesi gözetilmek üzere Ceyhan 2. Asliye Ceza Mahkemesi 2018/517 E. sayılı dosyanın sonucunun beklenilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8033 E. 2021/7211 K.
Ortak:tahrifat · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… NDOĞAN KÖYÜ/CEYHAN" şeklindeki yazıların yazılıp borçlu imzalarının atıldığı, daha sonra farklı mürekkepli bir kalem TAHRİFEN senedin değerinin rakamla belirtildiği «bölümde» "6" rakamı eklenerek diğer matbu bilgilerin doldurulduğu, böylelikle bahse konu senet üzerinde değer/miktar yükseltme şeklinde «sahtecilik» işleminin gerçekleştirildiği kanaatine varılmıştır.." şeklinde tespitin yapıldığı, usulüne uygun tutulan «ticari defter kayıtlarında» olduğu görülen 68.470,00 TL borç miktarının, senedin «tahrifatsız» ilk halindeki rakam olan 50.000,00 TL ile uyumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2017/4695 E. sayılı takibindeki «asıl alacak» üzerinden (650.000,00-68.470,00)=581.530,00 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine, dolayısıyla icra takibindeki asıl alacak yönünden sadece 68.470,00 TL borcu bulunduğunun tespitine, «kötü niyet tazminatının» kabulüne karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu «bonoya» ilişkin «imza itirazının» bulunmadığı, her ne kadar davacı taraf dava konusu bononun «teminat bonosu» olduğunu ve borcu olmadığını iddia etmiş ise de dava konusu bononun teminat bonosu olduğuna dair üzerinde herhangi bir ibare olmadığı, davacı tarafça söz konusu bononun teminat bonosu olduğu ve anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun «yazılı deliller» ile ispat edilemediği, davacı tarafça dava konusu bononun boş olarak verildiği iddiası karsısında sonradan senedin bedel kısmında «tahrifat» yapıldığı iddiasının çelişkili olduğu ve bu iddianın dinlenemeyeceği, dava konusu senette «malen kaydı» bulunduğu ve davacının dava konusu malları almadığını yazılı deliller ile ispat etmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda ise «senette tahrifat» yapıldığı belirlenmiş olup ceza davası sonucunda verilecek karar eldeki «menfi tespit» dosyasını da etkileyeceğinden, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü maddesi gözetilmek üzere Ceyhan 2.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi’nce, alınan bilirkişi raporunda dava konusu senette davacının açıkladığı şekilde «tahrifat» yapıldığının belirlendiği, davacının senetteki imzasını inkar etmediği, senedin tahrifatsız hali ile geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacını …
… 17 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı ... vekili süresinden sonra 12.09.2017 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuş olup Bölge Adliye Mahkemesi’nce süresinden sonra «istinaf yoluna başvurulduğu» gözetilerek davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin süreden reddine karar verilmesi gerekirken istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru görülmediğ …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/6710 E. 2025/4520 K.
Ortak:bono · menfi tespit · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «menfi tespit» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu «bonoya» ilişkin «imza itirazının» bulunmadığı, her ne kadar davacı taraf dava konusu bononun «teminat bonosu» olduğunu ve borcu olmadığını iddia etmiş ise de dava konusu bononun teminat bonosu olduğuna dair üzerinde herhangi bir ibare olmadığı, davacı tarafça söz konusu bononun teminat bonosu olduğu ve anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun «yazılı deliller» ile ispat edilemediği, davacı tarafça dava konusu bononun boş olarak verildiği iddiası karsısında sonradan senedin bedel kısmında «tahrifat» yapıldığı iddiasının çelişkili olduğu ve bu iddianın dinlenemeyeceği, dava konusu senette «malen kaydı» bulunduğu ve davacının dava konusu malları almadığını yazılı deliller ile ispat etmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kıymetli evraktan kaynaklı «menfi tespit» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının senedin aradaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının «senetle ispat kuralı» gözetilerek yazılı delille ispatlanması gerektiğini, yine takibe konu «bononun» dava dışı ...'a verildiği ve dava dışı ...'un bonoda alacaklı gözüken davalıyı aracı kullanarak hakkı olmayan paranın tahsilini sağlamaya çalıştığı yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, bononun müvekkili ile davacı arasında borç para karşılığı düzenlendiğini ve müvekkiline ait olduğunu, davacı tarafın Mahkemeyi yanıltmaya yönelik ve takip hukuku ile alakası olmayan iddialarını kabul etmediklerini, takibe konu bonodaki imzanın borçlu davacı tarafından inkar edilmediğini, bu nedenle de davacı tarafın «imzası inkar» edilmemiş takibe konu senetten dolayı yapmış oldukları senedin «sahteliği» yönündeki iddialarını da kabul etmediklerini savunarak davanın reddi ile davacı borçlunun alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere «icra inkar tazminatına» mahkum edilmesini istemiştir.
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibi nedeniyle «menfi tespit» talebine ilişkindir.
Her ne kadar dava konusu «bononun» rakam hanesinde 600.000.000 yazıyor ise de söz konusu bononun eski TL döneminde verildiğini «ispat yükü» davacı tarafta olup, davacı bu iddiasını «yazılı delillerle ispat» edememiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:senetle ispat kuralı · senetle ispat · yazılı delille ispat · imza inkarı · keşide tarihi · el koyma · sahtelik · ispat yükü
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının senedin aradaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının «senetle ispat kuralı» gözetilerek yazılı delille ispatlanması gerektiğini, yine takibe konu «bononun» dava dışı ...'a verildiği ve dava dışı ...'un bonoda alacaklı gözüken davalıyı aracı kullanarak hakkı olmayan paranın tahsilini sağlamaya çalıştığı yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, bononun müvekkili ile davacı arasında borç para karşılığı düzenlendiğini ve müvekkiline ait olduğunu, davacı tarafın Mahkemeyi yanıltmaya yönelik ve takip hukuku ile alakası olmayan iddialarını kabul etmediklerini, takibe konu bonodaki imzanın borçlu davacı tarafından inkar edilmediğini, bu nedenle de davacı tarafın «imzası inkar» edilmemiş takibe konu senetten dolayı yapmış oldukları senedin «sahteliği» yönündeki iddialarını da kabul etmediklerini savunarak davanın reddi ile davacı borçlunun alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere «icra inkar tazminatına» mahkum edilmesini istemiştir.
Her ne kadar dava konusu «bononun» rakam hanesinde 600.000.000 yazıyor ise de söz konusu bononun eski TL döneminde verildiğini «ispat yükü» davacı tarafta olup, davacı bu iddiasını «yazılı delillerle ispat» edememiştir.
Ayrıca açığa atılan imzanın anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının, «senetle ispat kuralı» gereği yazılı delillerle ispatlanması gerekmektedir.
Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/478 E. sayılı dosyasında yürütülen davaya konu olması ve esasında senedin ...'a verildiği iddiasının arama ve el «koyma» kararıyla ispatlandığını ileri sürerek davalı tarafından aleyhine başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10320 E. 2014/285 K.
Ortak:cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda… nlaşma yapıldığını, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden davalı alacaklının da talep ve istemi üzerine müvekkili tarafından davalıya imzalanmış şekilde boş «teminat senedi» verildiğini, davalı tarafından verilen teminat senedinin gerçeğe aykırı doldurularak icraya koyulduğunu, davalının bu şekilde haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, icraya konulan senedin «malen kaydı» ile davalı alacaklıya «teslim» edilmiş olup davalı alacaklının alacağa konu malları davacı borçluya teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davacı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli takip sebebiyle davalının %20'den aşağı olmamak üzere «kötü niyet tazminatına» mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu «bonoya» ilişkin «imza itirazının» bulunmadığı, her ne kadar davacı taraf dava konusu bononun «teminat bonosu» olduğunu ve borcu olmadığını iddia etmiş ise de dava konusu bononun teminat bonosu olduğuna dair üzerinde herhangi bir ibare olmadığı, davacı tarafça söz konusu bononun teminat bonosu olduğu ve anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun «yazılı deliller» ile ispat edilemediği, davacı tarafça dava konusu bononun boş olarak verildiği iddiası karsısında sonradan senedin bedel kısmında «tahrifat» yapıldığı iddiasının çelişkili olduğu ve bu iddianın dinlenemeyeceği, dava konusu senette «malen kaydı» bulunduğu ve davacının dava konusu malları almadığını yazılı deliller ile ispat etmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı taraf hisse senetlerinin depremde kaybolduğunu ve hisse senetlerine ulaşılamadığından iptallerine karar verilmesini talep etmiş ise de, yapılan araştırmada davacı adına olduğu iddia edilen hisse senetlerinin «kaydına» ulaşılamadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
A.Ş. hisse senetlerinin «zayi nedeniyle iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda da açıklandığı üzere iptali istenen hisse senetlerinin «kaydına» ulaşılamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle iptal · zayi · hamil
Benzer bu karardaA.Ş. hisse senetlerinin «zayi nedeniyle iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda da açıklandığı üzere iptali istenen hisse senetlerinin «kaydına» ulaşılamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «hamiline» olduğu iddia edilen E.
A.Ş.'nin 27.5.1998 tarih, MF/478 sayılı, 14.10.1997 tarih, MF/1094 sayılı ve Garanti Bankası A.Ş.'nin 005134 seri numaralı yazıları ile «hamiline» yazılı hisse senetlerinin davacı adına işlem gördüğü anlaşılmaktadır.
Bu durumda, bu belgelerde bahsedilen hisse senetlerinden hangilerinin iptali istendiğinin davacı tarafa açıklattırılmak ve iptali istenen senetlere ilişkin saptama yapıldıktan sonra da yasal yöntemine uygun olarak işlemlerin tamamlanmak suretiyle, hisse senetlerinin «zayi» davası ile ilgili olarak esastan bir karar verilmek üzere mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8560 E. , 2023/2842 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1808 E., 2021/927 K.
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2017/130 E., 2019/138 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.05.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tarım işi ile uğraştığını, taraflar arasında tarım arazisinde kullanılmak üzere gübre alım satımı konusunda anlaşma yapıldığını, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden davalı alacaklının da talep ve istemi üzerine müvekkili tarafından davalıya imzalanmış şekilde boş teminat senedi verildiğini, davalı tarafından verilen teminat senedinin gerçeğe aykırı doldurularak icraya koyulduğunu, davalının bu şekilde haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, icraya konulan senedin malen kaydı ile davalı alacaklıya teslim edilmiş olup davalı alacaklının alacağa konu malları davacı borçluya teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davacı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli takip sebebiyle davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının tamamen yersiz ve kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında uzun süredir gübre, tohum ve tarla satışı ile ilgili ticari ilişkinin mevcut olduğunu, tarafların aralarında hesaplaştığını ve davacının borcunu 2017 mısır hasadında ödeyeceğini söylediğini ve müvekkilinde bulunan senetleri aldığını ve takibe konu senedi müvekkiline verdiğini, ancak senedin vadesinin gelmiş olmasına rağmen davacının senedi ödemediğini ve bu nedenle icraya konulduğunu belirterek, davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/7829 soruşturma numaralı dosyası üzerinden Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğüne yaptırılan teknik inceleme sonucu düzenlenen "Uzmanlık Raporu" ile "...Senedin ilk tanziminde "50.000 / ... GÜNDOĞAN KÖYÜ/CEYHAN" şeklindeki yazıların yazılıp borçlu imzalarının atıldığı, daha sonra farklı mürekkepli bir kalem TAHRİFEN senedin değerinin rakamla belirtildiği bölümde "6" rakamı eklenerek diğer matbu bilgilerin doldurulduğu, böylelikle bahse konu senet üzerinde değer/miktar yükseltme şeklinde sahtecilik işleminin gerçekleştirildiği kanaatine varılmıştır.." şeklinde tespitin yapıldığı, usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarında olduğu görülen 68.470,00 TL borç miktarının, senedin tahrifatsız ilk halindeki rakam olan 50.000,00 TL ile uyumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2017/4695 E.
sayılı takibindeki asıl alacak üzerinden (650.000,00-68.470,00)=581.530,00 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine, dolayısıyla icra takibindeki asıl alacak yönünden sadece 68.470,00 TL borcu bulunduğunun tespitine, kötü niyet tazminatının kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı borçlu aleyhine kambiyo senedine dayalı 650.000,00 TL'lik icra takibi yaptığını, malların satışının bizzat davacıya yapıldığını, teslimin ise bazen kendisine bazen de eşine yapıldığını, bilirkişi raporları ile müvekkilinin 68.470,00 TL alacağı olduğunun tespit edildiğini ve fakat bu tespitte alacak miktarlarının güncel faizlerinin de icra takibine kadar kaç TL olduğunun da hesaplanmadığını, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu bonoya ilişkin imza itirazının bulunmadığı, her ne kadar davacı taraf dava konusu bononun teminat bonosu olduğunu ve borcu olmadığını iddia etmiş ise de dava konusu bononun teminat bonosu olduğuna dair üzerinde herhangi bir ibare olmadığı, davacı tarafça söz konusu bononun teminat bonosu olduğu ve anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun yazılı deliller ile ispat edilemediği, davacı tarafça dava konusu bononun boş olarak verildiği iddiası karsısında sonradan senedin bedel kısmında tahrifat yapıldığı iddiasının çelişkili olduğu ve bu iddianın dinlenemeyeceği, dava konusu senette malen kaydı bulunduğu ve davacının dava konusu malları almadığını yazılı deliller ile ispat etmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar ederek bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ceza davasını ve bilirkişi raporunu dikkate almadığını, bu hali ile eksik değerlendirme yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kıymetli evraktan kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci madde ve devamı
3. Değerlendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkin olup şikayet üzerine Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde iddianame düzenlenerek kamu davası açılmıştır. Ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda ise senette tahrifat yapıldığı belirlenmiş olup ceza davası sonucunda verilecek karar eldeki menfi tespit dosyasını da etkileyeceğinden, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü maddesi gözetilmek üzere Ceyhan 2. Asliye Ceza Mahkemesi 2018/517 E. sayılı dosyanın sonucunun beklenilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932917400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz