İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8636 E. 2023/2849 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iskonto↗ ilamsız takip↗ ticari defter incelemesi↗ mutabakat↗ ba formu↗ ticari defter kayıtları↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ esastan ret↗ iflas↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/826 E., 2021/192 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2013 tarihinde iflasına karar verildiğini, iflas işlemlerinin iflas idaresince yürütüldüğünü, iflas idaresince davacının ticari defterlerinin incelendiği sırada davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, ancak davalının borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini ileri sürerek haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davacıya herhangi borcunun bulunmadığını, davacı hakkında iflas kararı verilmeden önce karşılıklı yapılan mutabakatla herhangi bir hak ve alacağın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların BA ve BS bildirimlerinin birbiri ile uyumlu olup davacı yanın BS formunda faturaları davalı taraf gibi %50 iskontolu düzeltilmiş hali ile beyan ettiği, defter kayıtlarından davacının davalıdan 0,02 TL bakiye alacaklı göründüğü ancak bu miktarın taraflar arasındaki hesap yuvarlamalarından kaynaklanmış olabileceği, dolayısıyla davacı tarafından davalıdan alacaklı olunduğu hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece BA-BS formlarının uyumlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, oysa iflas dosyasından alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın müflis şirkete borçlu olduğunun gözüktüğünü, dosyadaki raporlar arasındaki çelişki giderilmeden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince tarafların vergi dairesi BA-BS kayıtları, banka yazıları ve diğer bildirilen deliller toplandıktan sonra tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir tarafından yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacının davalıdan alacağının bulunmadığı sonucuna varıldığı, İlk Derece Mahkemesince tarafların iddia ve savunmalarının yeterince araştırıldığı ve ulaşılan sonucun yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı kanun) 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2214 E. 2019/1558 K.
Ortak:ticari defter · e-defter
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2013 tarihinde «iflasına» karar verildiğini, iflas işlemlerinin iflas idaresince yürütüldüğünü, iflas idaresince davacının «ticari defterlerinin incelendiği» sırada davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle davalı aleyhine «ilamsız takip» başlatıldığını, ancak davalının borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini ileri sürerek haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve «icra inkar tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
… sı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince tarafların vergi dairesi BA-BS kayıtları, banka yazıları ve diğer bildirilen deliller toplandıktan sonra tarafların «ticari defter» ve kayıtları üzerinde mali müşavir tarafından yapılan «bilirkişi incelemesi» sonucunda davacının davalıdan alacağının bulunmadığı sonucuna varıldığı, İlk Derece Mahkemesince tarafların iddia ve savunmalarının yeterince araştırıldığı ve ulaş …
… yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların BA ve BS bildirimlerinin birbiri ile uyumlu olup davacı yanın BS formunda faturaları davalı taraf gibi %50 «iskontolu» düzeltilmiş hali ile beyan ettiği, «defter» kayıtlarından davacının davalıdan 0,02 TL bakiye alacaklı göründüğü ancak bu miktarın taraflar arasındaki hesap yuvarlamalarından kaynaklanmış olabileceği, dolayıs …
Benzer bu karardaŞti'nin «ticari defterlerinde», davalı ile ilgili herhangi bir «kaydın» olmadığı, ancak davacı ile dava dışı şirket kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, çekin her iki defterde de «teminat çeki» olarak kayıtlı olduğu, çekin gerçek «hamilinin» davacı şirket olduğu, davalının «yetkili hamil» olduğunu ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulü ile dava konusu çekin davalıdan «istirdatı» ile davacıya verilmesine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminat çeki · yetkili hamil · hamil · keşideci · istirdat · çek · tacir · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaŞti'nin «ticari defterlerinde», davalı ile ilgili herhangi bir «kaydın» olmadığı, ancak davacı ile dava dışı şirket kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, çekin her iki defterde de «teminat çeki» olarak kayıtlı olduğu, çekin gerçek «hamilinin» davacı şirket olduğu, davalının «yetkili hamil» olduğunu ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulü ile dava konusu çekin davalıdan «istirdatı» ile davacıya verilmesine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çekin «tacir» «hamiline» olarak düzenlendiği, «çek» «keşidecisi» ile hamil arasında ticari bir ilişki olması gerektiği, davacı ve dava dışı ...-.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14049 E. 2018/5080 K.
Ortak:iflas
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2013 tarihinde «iflasına» karar verildiğini, iflas işlemlerinin iflas idaresince yürütüldüğünü, iflas idaresince davacının «ticari defterlerinin incelendiği» sırada davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle davalı aleyhine «ilamsız takip» başlatıldığını, ancak davalının borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini ileri sürerek haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve «icra inkar tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davacıya herhangi borcunun bulunmadığını, davacı hakkında «iflas» kararı verilmeden önce karşılıklı yapılan «mutabakatla» herhangi bir hak ve alacağın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece BA-BS «formlarının» uyumlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, oysa «iflas» dosyasından alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın müflis şirkete borçlu olduğunun gözüktüğünü, dosyadaki raporlar arasındaki çelişki giderilmeden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ...Bankası T.A.Ş.'nin «iflasına» karar verilmesi nedeniyle davacının müflis bankaya yatırdığı parasını İflas İdaresinden talep edebilecek olması karşısında davalı ...’ye «husumet» yöneltilemeyecek olmasına, ayrıca kararın sonuç itibariyle doğru bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, ... hesabına aktarılan mevduatın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın reddine ve davalı yararına «nispi vekalet ücretine» karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/132 esas ve 2005/361 karar sayılı ilamı ile ...Bankası T.A.Ş.'nin «iflasına» karar verildiği ve davacının müflis bankada bulunan parasını İİK hükümlerine göre İflas İdaresinden talep hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:külli halefiyet · nispi vekalet ücreti · halefiyet · maktu vekalet ücreti · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · usulden reddi
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» ve davalı yararına «maktu vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı yararına «nispi vekalet ücretine» karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmed …
Bankası T.A.Ş.’nin davalı ...’ye devredildiğini, bu nedenle davalı ...’nin «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek davalı ... aleyhine işbu davayı açmıştır.
… belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ...Bankası T.A.Ş.'nin «iflasına» karar verilmesi nedeniyle davacının müflis bankaya yatırdığı parasını İflas İdaresinden talep edebilecek olması karşısında davalı ...’ye «husumet» yöneltilemeyecek olmasına, ayrıca kararın sonuç itibariyle doğru bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, ... hesabına aktarılan mevduatın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın reddine ve davalı yararına «nispi vekalet ücretine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8636 E. , 2023/2849 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/868 Esas, 2021/1721 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/826 E., 2021/192 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2013 tarihinde iflasına karar verildiğini, iflas işlemlerinin iflas idaresince yürütüldüğünü, iflas idaresince davacının ticari defterlerinin incelendiği sırada davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, ancak davalının borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini ileri sürerek haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davacıya herhangi borcunun bulunmadığını, davacı hakkında iflas kararı verilmeden önce karşılıklı yapılan mutabakatla herhangi bir hak ve alacağın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların BA ve BS bildirimlerinin birbiri ile uyumlu olup davacı yanın BS formunda faturaları davalı taraf gibi %50 iskontolu düzeltilmiş hali ile beyan ettiği, defter kayıtlarından davacının davalıdan 0,02 TL bakiye alacaklı göründüğü ancak bu miktarın taraflar arasındaki hesap yuvarlamalarından kaynaklanmış olabileceği, dolayısıyla davacı tarafından davalıdan alacaklı olunduğu hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece BA-BS formlarının uyumlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, oysa iflas dosyasından alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın müflis şirkete borçlu olduğunun gözüktüğünü, dosyadaki raporlar arasındaki çelişki giderilmeden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince tarafların vergi dairesi BA-BS kayıtları, banka yazıları ve diğer bildirilen deliller toplandıktan sonra tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir tarafından yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacının davalıdan alacağının bulunmadığı sonucuna varıldığı, İlk Derece Mahkemesince tarafların iddia ve savunmalarının yeterince araştırıldığı ve ulaşılan sonucun yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı kanun) 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932858900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz